
Ziya Gökalp ve Kurduğu “Gençlik Derneği”
Kenan EROĞLU
Ziya Gökalp konusunda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Gökalp hakkında birinci elden aktardığım bu yazılar, onun çevresi, yaptığı faaliyet ve çalışmaları hakkında bilgi edinmek açısından çok önem arz etmektedir.
Daha önce de belirttiğim gibi, bu yazı dizisinde Ziya Gökalp’in fikir ve düşünceleri üzerinde derinlemesine durulmamıştır. O’nun fikirleri Osmanlının son dönemlerinde dağılan veya dağıtılan bir İmparatorluğun içinde o zamanı yaşayan bir mütefekkirin düşüncelerini ifade etmektedir.
Bu gün için bazı fikirleri üzerinde durulabilir ve gelişen fikir dünyamızda meydana gelen ilerlemeler neticesinde geçerliliğini yitirmiş olabilir. O’nun fikir, düşünce ve tekliflerine yaşadığı kendi zamanı ve şatları içerisindeki bir aydının o günkü düşünceleri diye bakmak gerektiği kanaatindeyim.
Şimdi Gökalp’in büyük damadı Ali Nüzhet Göksel’in Diyarbakır’da kurduğu fakat kısa sürede meydana gelen ikilik nedeniyle dağılan “Gençlik Derneği” hakkındaki hatırasını aktarıyorum.
**
““Z. Gökalp’ın Diyarbekir’de Kurduğu «Gençlik Derneği»
Mütareke yıllarında Diyarbekir Sultanisi (Lisesi)nde, hocasızlık yüzünden, ikinci devre kapanmıştı. Yüksek tahsil yapmak isteyen gençlere de Istanbul’a gitmek imkânsız gibi olduğu için memlekette başıboş kalmışlardı. Z. Gökalp bu âvâre gençliği bir araya toplayıp, bunları bir gaye etrafında çalıştırmak istiyordu. Bunun için bir gün bunlardan bir kısmını bir yere topladı. Bunlara, bir dernek kurup okumak ve beraber çalışıp memleket folklorunu toplamak, ileride memleketin sosyal meseleleriyle alâkadar olmak lüzumunu anlattı. Ve onlara bir çalışma programı yazıp verdi.
Filhakika, kısa zamanda bir «Gençlik Derneği» kuruldu. Bunlar bir ev kiraladılar, hazırlandılar, bir açılış töreni yaptılar; çok kalabalık bir davetli toplantısı karşısında nutuklar okudular. Bundan sonra ”Gençlik Derneği” resmen teessüs etti. Bir gün sonra da aralarında seçim yaptılar. Bunlar, önceleri çalıştılar. Yavaş yavaş Dernekte bir “Okuma Salonu”, kuruldu. Bütün işsiz kalan gençler burada toplanıyor, arasıra galeyanlı içtimalar yapıyorlardı. Hatırlıyorum: 23 Temmuz Hürriyet Bayramı töreninde Dernek, hakikaten memleket çapında bir toplantı yaptı; bu, herkes tarafından beğenildi. 1922 Ağustos ortalarında Cenup Cephesi Kumandanı Cevad Paşa, bu Derneğin «Fahrî Reisi» olmayı kabul etti.
Fakat çok geçmeden İdare hey’eti aralarında Reislik ve Umumikâtiplik mücadelesi başladı. İki nüfuzlu ailenin çocukları bu makamlar için birbirine girdiler, bu yüzden Dernek ikiye bölündü. Yapılması icap eden faaliyetler durdu. Ziya Gökalp bu duruma bir çare bulmak için bir gün bunları topladı. Orada Gökalp ve Şeref Uluğ bunların arasını yapacaktı. Gökalp’ın emriyle ben de onlara katılmıştım. «Gençlik Derneği» ne gittik, iki tarafı da ayrı ayrı dinledik; anlaşmaları hakkında Ziya Beğ konuştu, Şeref Beğ söyledi. Fakat o iki nüfuzlu âile çocuğu bir türlü anlaşma yoluna yanaşmıyorlardı. Bizim bulunduğumuz odanın karşısında geniş salondaki gençler de, gürültülü münakaşalar yapıyorlardı.
Nihayet, biz, yeniden reislik seçimine gidilmesine karar verdirdik. Fakat, reylerin tasnifi neticesinde o rakip gençlerden birisi Reis, öteki Umumîkâtip seçilince tekrar münakaşalar başladı. Kâtip seçilen genci tutanlar, tekrar seçime gidilmesini, ilk seçimin hileli olduğunu söyleyince, bizler meclisi terkettik. Onlar yeniden münakaşaya başladılar. Yolda Ziya Beğle ben yalnız kalmıştık. Gökalp, bu vaziyete üzülerek:
“İşte, dedi, yıllardanberi bu âile nüfuzlarının mücadelesi yüzünden bu memlekette birşey yapılamıyor. Hâlbuki bu gençler arasında bu ikisinden çok daha ehliyetli kimseler vardır. Fakat berikiler halk çocukları oldukları için bunları başa getiremiyorlar. Bu memlekette asıl mücadele edilecek dert, bu haleti ruhiye meselesidir. Hakikî islâhat, köylerden Ağaların, Beğlerin, şehirlerde de âile nüfuzlarının sultasını (otoritesini) kaldırmaktır. Bu yapılmadıkça, bu memlekette halkçılık zihniyeti tahakkuk edemez”, demişti.
Bir türlü bitmeyen bu mücadeleler, nihayet, Derneğin dağılmasına sebeb oldu. Ziya Gökalp’ın ümitle kurduğu, Cephe Kumandanı ve Vâli ile sık sık oraya gidip sohbetler yaptığı ve başıboş gençlerin bir nevi fikir ve hareket kulübü haline gelmek yolunu tutan Dernek, .o iki gencin ihtirası uğruna dağılıp gitti.””
…
Not – 1: Bu yazı; “”Doğumunun 80. Yıldönümü Dolayısıyla ZİYA GÖKALP ve açılan Ziya Gökalp Müzesi” kitabındaki Ali Nüzhet Göksel (Z. Gökalp’ın büyük damadı) yazısı, Işıl Matbaası İstanbul 1956, sayfa: 136-137”” den alınmıştır.
Not – 2: Yukarıya aldığım Ali Nüzhet Göksel’e ait “Ziya Gökalp’in Diyarbakır’da Kurduğu Gençlik Derneği” ile ilgili yazının diline dokunulmamış olduğu gibi aktarılmıştır.

