DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Recep Doksat Dündar Taşer’i Anlatıyor

Yayınlanma Tarihi :
Recep Doksat Dündar Taşer’i Anlatıyor

Kenan EROĞLU

 

Odgurmuş: Dündar Taşer konusunda yaptığımız hayali söyleşilere devam ediyoruz. Bu söyleşimizde ünlü Psikiyatri profesörü Recep Doksat ile birlikte olacak ve onun; Dündar Taşer’in vefatının ardından Devlet Gazetesinde 26 Haziran 1972 tarihli yazısından söz edeceğiz.

Büyük düşünürümüz Dündar Taşer’in erken vefatı tüm çevrelerde büyük üzüntü yaratmıştı. Cenazenin kaldırılmasının ardından sevenleri onun hakkında yazılar yazdılar, Taşer’i anlattılar. Onun hakkında bilinmeyenleri dile getirdiler. Bu cümleden olarak biz hayali söyleşilerimize ünlü Psikiyatr Recep Doksat hocamızla devam edelim.

Değerli Hocam Dündar Taşer’in ölümünün ardından Devlet Gazetesinde bir yazı kaleme almıştınız. Yazıda Taşer’i çok değişik bir açıdan bakarak anlatmış. Taşer’in evindeki atmosferi ve sevenlerinin telaşını da dile getirmiştiniz. O günlerde abonesi olduğum Devlet Gazetesinde bu yazınızı okumuş ve çok etkilenmiştim.

Hocam O yazıda ne demiş Taşer’i nasıl anlatmıştınız?

Recep Doksat: İmmortalite … Ölümsüzlük! İmmm… ve mortalite? “İm” olumsuzluk ön-takısı ve “Mortalite”, fanilik, ölümlülük… Fransızcada ön, Türkçe ‘de son takı ile, zıddı mana ifade ediveriyor: “İmmortalite”, ölmezlik, ölümsüzlük, layemut olma… İnsanların hatırasında daima yaşama manasına da geliyor. Bir lengüistik ve sermantik problemi. Niye Fransızca da ve diğer batı dillerinde nef’i edatı asıl kelimenin önünde de Türkçe ’de arkada geliyor.  Bu bir “Weltanschauungen” meselesi mi, yani dünya görüşü alemi telakki tarzı farkından mı doğuyor? Fena, fena, çok fena! Nasıl oldu? Nasıl da oluverdi? Fena… Amma, fani de fena’dan geliyor… Fani ölümlü, muvakkat… Ve fena, yok olma, yokluk, geçip gitme…

Bütün insanlar fanidir, Dündar Taşer’de insandır… İnsandı! Hem de ne insan! Öyleyse Dündar Taşer de fanidir., faniydi… Ve göçtü gidiverdi işte! Ve biz de…

Odgurmuş: Taşer’in vefatının ertesi günü siz de Taşer’in evindeydiniz. Evdeki durumu, evde bulunanların ne yaptıklarını, çabalarından söz eder misiniz?

Doksat: Telefon, telefonlar… Ve numaralar, numaralar… Telefon numaraları…

Telefon ahizesinin başında Orhan Kabibay Dündar beyin evindeyiz. Kızı Yasemin’in odası. Kabibay, yanında Türkeş, onun da yanında… Hepimiz eve dolmuşuz. Bir şeyler yapmak arzularının, daha doğrusu bir şeyler yapamamanın aczi içinde sessiz çırpınışlar… Sükûtu ya bir telefon zili ya da bitişik odadan fışkıran bir kadın hıçkırığı bıçak gibi deliyor, bağrımıza saplanıp yankılanarak.

Odgurmuş: Milli Birlik Komitesinden kader arkadaşı Orhan Kabibay’ın çabalarından söz eder misiniz?

Doksat: Kabibay, Bakanları arıyor. Kabine toplantıdaymış. “Not gönderin, telefon etsin lütfen buraya!”  Diye, özel kalem müdürüne mesajlar bırakmakta. Realitenin, korkunç ve değiştirilemez gerçeğin kıskacından kaçmak isteyen şuurum, tedailerin ve serseri dikkatlerin takılışları ile oyalanma gayretinde… Tetkik ediyorum Kabibay’ı. Her an vazgeçmeye hazır bir bıçkın nezaketi ile, bir salon adamı zerafetini meczetmeye çalışan sivri burunlu siyah ayakkabılarından ipek çoraplarına ve üst üste atılmış bacaklarının pantolon kıvrımlarından, birden alnına atlıyor dikkatim. Geniş ve fırlak bir frontal… Orta Asya’dan süzülen kim bilir hangi kromozom maceralarını ifşa eden çekik gözler. Soğuk bir sakinlikle konuşuyor. Lider vasıfları mı?

Odgurmuş: Sanırım aynı evde MHP Genel Başkanı Türkeş’te var.

Doksat: Yanında oturan Türkeş’e kayıyor gözlerim. Çökmüş bir dağ gibi. Öylesine müteessir. Daha basık bir alın. Fakat derinlik ve ketumiyet dolu. Alnından aşağıya doğru keskin çizgilerle inen yüz hatları, taviz vermeyen bir karakter selabetinin belirtisi bir çene yapısının köşeliliğinde sonlanmakta. Ve kısılmış dudakları. Yaralı bir pars gibi.

Odgurmuş: Orhan Kabibay büyük çaba sarf ediyor. Telefonun başından ayrılmıyor. Kimleri arıyor?

Doksat: Kabibay kodamanları arıyor. Taşer’i şehitliğe defnedebilmek için. Bir vefa jesti. Güzel! Nihayet kodamanlardan bir Kodamanoğlu’nu buluyor. Anlatıyor, anlatıyor. Türkeş, ilave etmesi için ikazda bulunuyor. “İrfan Baştuğ Paşa da. Fikret Kuytak da şehitliğe gömülmüşlerdi. Baştuğ da bir trafik kazasında vefat etmişti.” Diye.

Odgurmuş: Şehitliğe defnedilmek için dilekçe mi vermek gerekiyormuş?

Doksat: İstida vermek lazımmış. Kodamanoğlu kodamanın tavsiyesi bu. İstida Başbakanlık Müsteşarlığına verilecekmiş de. Prosedüre göre sonra Kabinede konuşulabilirmiş de…

Odgurmuş: Taşer’in şehitliğe gömülmemesi için CHP’nin engelleri ile mi karşılaşılıyor.

Doksat: Bir tipik CHP’nin ayak oyunları. İşine gelirse esas, gelmezse usul, yokuşa sürmeleri! Bu da devlet adamı ve devleti idare edecek diye hayıflanıyorum. Kabibay zerre kadar sinirlenmiyor. Soğukkanlı lider vasıfları mı? Köşkü arıyor, Cihat Alpan Paşa’yı. Nihayet konuşuyor: “27 Mayıstan sonra 1 numaralı kanunun altında imzası bulunanlar tarihe hizmetlerinden dolayı Şehirliğe gömülürler diye bir Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılırsa. Mevzu halledilir ve hepimiz oraya gömülürüz.” Ne hazin! Sağlıklarında beraber kalamayanları, demek ölüm bir araya getirecek! Numaralar, numaralar, telefon numaraları; istida Başbakanlık Müsteşarlığına değil de Millî Savunma Bakanlığına verilmeliymiş… Yine telefonlar… Bir kombinezon dehası olabilir Kabibay, bir entrika kabiliyeti denebilir, amma bir lider? Siyasi macerasını düşünüyorum orada. CHP’nin ve İnönü’nün entrikaları ile saf dışı edil, sonra da hem CHP’ye hem de İnönü’ye kapılan. Bir liderde bulunması gereken azim ve sebattan, ruhtan mahrum… Dündar Taşer’in Şehitliğe defni ile gerçekleşsin! Ya gerçekleşmezse? Telaşından eser yok davranışlarında. Nerden geliyor bu soğukkanlılık diye düşünüp tetkik ediyorum. Bu bile onun için değerlendirilmesi, kaçırılmaması gereken bir fırsat meselesi; Bir numaralı kanun altında imzası bulunanlardan biri sıfatiyle… Ve tarihe hizmetine devam edecek Kabibay, İnönü’nün dizinin dibinde… Numaralar numaralar…

Odgurmuş: Sayın Doksat; Taşer’in şehitliğe gömülmesi elbet gerekli fakat illa oraya gömülmesi gerekiyor mu?

Doksat: Dündar Bey şehitliğe gömülse ne olur gömülmese ne lazım gelir? Şehid, Hak yolunda hayatı istihkar edip bir anda feda etmeye kararlı olan ve feda ediveren insan demek. Taşer Hak ve hak yolunda, serveti, ikbali, mevkileri istihkar eden ve hayatını bu yola gerçekten adamış bir insandı.

Odgurmuş: Biraz Taşer’den söz edebilir miyiz?

Doksat: Yanında değil tabanca, tırnak çakısı bile taşımaksızın, hem de en azgın zamanlarında komünist kızıl militanlarla mücadeleyi yürütüyordu. O, milliyetçi, ülkücü gençleri idare etmeseydi, frenlemeseydi, bu tertemiz potansiyelin kabarışlarını kanalize etmeseydi, kim bilir daha nice kanlar akardı. Dev-Genç denen cüce fikirli kızıl fesat ocağı mukabele-i bilmisil’den çekinmeseydi, kaç general, kaç bakan, kaç kodaman suikastlara hedef olup katledilecekti.

Odgurmuş: Devleti idare edenlerin devlete sahip çıkmayışlarından sanırım pek rahatsızdı.

Doksat: Acaba bunu müdrikler mi? O devrin, 12 Mart öncesinin aciz iktidarının sahip çıkamadığı devlete, Devlet’le o sahip çıkmıştı. En çok affetmediği ve hayıflandığı husus da zaten bu idi. O aciz iktidarın aciz başında, devlet kavramının bulunmayışı! Devleti ilelebet anlayışından ve azimliliğinden mahrum olan, içi barajlar gibi sadece su tolu kafaya kızar, hayıflanır ve acırdı da…

Odgurmuş: Yine biraz Taşer’den bahsedebilir miyiz?

Doksat: Son günlerde pek üzgündü ve dalgındı da… “Gençlere tahriklere mukavemet ve hatta dayak yeme emri vermiş!” Orta Doğu Teknik Üniversitesinde, dokuz solcunun, hem sapından tutulup kırılarak hunhar bir silah haline getirilen bir şişe ile hastanelik edecek derecede dövüp hırpaladıkları bir masum milliyetçi gencin ve onun yardımına koşan bir arkadaşını, niye kaçmadılar da dayak yediler diye, bir ay bir gün cezalandırarak yurttan ve üniversiteden atılmalarını bir türlü havsalasına sığdıramıyordu. Kederli idi. 12 Mart ve sonrasında çok şeyler beklemenin hüznü idi bu… Müessir kazada, bu melül dalgınlığın da payı olsa gerek.

“Melali anlamayan bir nesle aşina değiliz!”

Yazık ne yazık melali ne aşinayı anlıyan bıraktılar.

Dündar Bey’i Şehitliğe gömseler ne olur, gömmeseler ne eksilir ondan ve onun hatırasından?… İmmortalite kondisiyonel… Hep, bu tabir takılıyor aklıma.” İmmortalite condıtıonnelle”, şarta bağlı ölümsüzlük. Bazı Hristiyan tarikatlarında var bu inanç kökü ta., animizm’a kadar uzanıyor. Ancak “Mana” denen sırlı ve sihirli kudrete sahip olanlar, mesela krallar, prensler, şefler ölümsüzlüğe layıktır. Eski Mısır’da önceleri yalnızca firavunların inhisarında olan bu imtiyaz, sonraları zamanla zadegana ve nihayet halka da teşmil edilmiş imiş… Aynı zihniyetin, arkaik kalıntı ve tortuları. İrfan Baştuğ Paşa bir trafik kazasında öldüğünde, Milli Birlik Komitesi Üyesi idi. Fikret Kuytak keza… Onların o zamanlar MBK “Mana” ’ları vardı. Mana?… Mana, Orenda, Manitu, Wokanda, Megbe, Elima!… Bu mistik-majik kudretin ne çok ismi var. Biri de iktidar! İktidar ve onun, ona yakın olmanın imtiyazı.

Odgurmuş: Netice itibariyle Taşer’in şehitliğe gömülmesi mümkün olmamıştı.

Doksat: Ve şehitliğe gömdürülmedi Dündar Bey! Ne ehemmiyeti var? Dündar Taşer “Mana” ’sını halisiyetinden asaletinden hiç eksilmeksizin kanında ruhunda taşıyan bir insandı. Ülkücülükte kararlılığı zaten her an şehid’lik hazırlığında idi. Onun manevi mertebesini Tanrı katı tayin eder ve etmiştir. Kodamanoğulları değil!

Zihnimi sel gibi hatıralar istila ediyor. Beraberliklerimiz, sohbetlerimiz… Amma şuurum, bütün Ege savunma mekanizmalarını kullanarak kaçıyor, kaçmak istiyor bunlardan.

Odgurmuş: Taşer’den söz etmek istemiştiniz.

Doksat: Ah! Sizlere Dündar Taşer’i anlatmak isterdim.

Hiç akıl erdiremediğim bir muamma var ki üzerinde hep düşünür, dururum. Bilhassa oğlum hatırıma geldikçe. Bir varlık ki bir insan… Pattadak hayatımıza giriveriyor. Ondan evvel vardım ve yaşıyordum. Ne oldu birdenbire? Artık onsuz bir dünya düşünemiyorum. O, sanki hep vardı, doğmadan evvelki hayat parçamda da hep mevcuttu gibi geliyor bana. Onun için her şeyi yapabilirim, ölebilirim de… Aşklarımız da böyle değil mi? Ve dostluklarımız… Aşkın betonarme olmuş şekilleri bunlar: Ana, baba, evlat, eş kardeş ve dost sevgileri. Hayatımıza renk ve mana katan onlar. Niçin, niye ve nasıl oluyor da bir insanı seviyoruz böyle? İçimize nasıl da yerleşiyor? Hiç çıkmamacasına… Öyleyse diyorum, içimizdeki yeri hazırdı; hatta zaten içimizdeydi de onun mevcudiyetine rastlayınca bu yerin idrakine varıyor şuurumuz. Ruhlarımız çok daha öncelerden tanışmış olmalılar. Ruhlarımız biliyor ve tanıyor birbirini. Ve unutmuyor, unutamıyor… Unutamayacak da…

Odgurmuş: Taşer’in ölümü sizi çok üzmüş olmalı. Çünkü çok yakından tanıyordunuz.

Doksat: Dündar Taşer’ siz bir dünya, Dündar Beysiz bir Türkiye? İnanamıyorum, tasavvur da edemiyorum. Amma kaskatı bir realite, acı bir gerçek. Nasıl tahammül edebiliyor insan, dostlar, yakınlar birer birer göçtükçe?… Ediyor, edebiliyor, çükü ruhumuzun derinlikleri için mesafe yok, zaman yok, ayrılık yok. Her an irtibattayız. Ve vademiz hulül edince, öteki alemde aynı şartlarda buluşacağımızı biliyor ruhumuz.

Alem-i fena’dan alem-i beka ’ya göçüldüğünü ruhumuzun mahrem derinliklerindeki “Kalubela” sırrı bilmese, bir an tahammül edemezdik bu hayata.

Ah’ ah! Sizlere Dündar Taşer’i anlatmak, anlatmak istiyorum. İnsanlığı ile, çelebiliği ile; vefası, dostluğu ile; o harikulade mantığı, tahlil ve terkib kabiliyeti ile; düşmanlarını bile büyüleyen zarif şahsiyetinin sıcaklığı ile…

Mazur görünüz, yapamayacağım şimdi…

Odgurmuş: Sayın Doksat o günlerle ilgili çok çarpıcı bilgiler verdiniz. Çok da duygusal bilgiler.

Dündar Taşer’i tanımayanlar için pek önemli bilgiler verdiniz.

Size çok çok teşekkür ediyor, Taşer büyüğümüze de Allah’tan rahmetler diliyorum.

**

Recep Doksat: İstanbul’da doğdu. Babası Ahmet Bey, annesi Havva Hanım’dır. Diyarbakır Ziya Gökalp İlkokulu’nda (1932-1937), Balıkesir Ortaokulu’nda (1937-1940) okudu; lise tahsilini ise 1940-1943 yılları arasında İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde tamamladı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi ve ihtisasını da aynı fakültede tamamlayıp nöropsikiyatr olarak 1957’de mezun oldu. “Tatbikatı ve Nazariyatı ile Hipnotizma” isimli ihtisas tezi için bu muhtevada Türkçe yazılmış ilk eserdir denilebilir.

Kaynak: “Dündar Taşer’i Rahmetle Anıyoruz”, Yayına hazırlayan: Meriç Coşkun. www.eskimeyendostlar.net, Ankara 2012, Sayfa:30-34.

Not: Recep Doksat Hoca’nın bu yazısı “Devlet Gazetesi” 26 Haziran 1972.   Tarihinde yayınlanmıştı.

YORUM YAP

vaycasino girişmarsbahis girişcasibomcasibom girişmarsbahiscasibom girişcasibomcasibom girişmarsbahis girişmarsbahiscasinolevant girişcasibom girişpusulabet girişjojobet
escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Bayrampaşa escort Beylikdüzü escort Güngören escort İstiklal escort Kadıköy escort Sultanbeyli escort Üsküdar escort Avsallar escort Mahmutlar escort Oba escort Mecidiyeköy escort Ölüdeniz escort Güllük escort Kültür escort Ataşehir escort Avcılar escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Adapazarı escort Yalıkavak escort güvenilir casino siteleri Yalova escort Muğla escort Aydın escort Çanakkale escort Balıkesir escort Tekirdağ escort Manisa escort Trabzon escort Kahramanmaraşescort Kütahya escort Osmaniye escort Sivas escort Tokat escort Çorum escort Yozgat escort Isparta escort Elazığ escort Ordu escort Edirne escort Erzincan escort Zonguldak escort Rize escort Uşak escort Kırşehir escort Erzurum escort Giresun escort Amasya escort Sinop escort Niğde escort Bolu escort Karaman escort Kırıkkale escort Bayburt escort Ardahan escort Gümüşhane escort Artvin escort Çankırı escort Bartın escort Sinop escort Bilecik escort Karabük escort Burdur escort Nevşehir escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kastamonu escort Düzce escort Aksaray escort Adıyaman escort Afyon escort Arnavutköy escort Bebek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beyoğlu escort Büyükçekmece escort Çatalca escort Çekmeköy escort Eyüpsultan escort Kağıthane escort Sancaktepe escort Sarıyer escort Şile escort Silivri escort Şişli escort Taksim escort Zeytinburnu escort Aliağa escort Balçova escort Bayındır escort Bayraklı escort Bergama escort Beydağ escort Bornova escort Buca escort Çeşme escort Çiğli escort Karşıyaka escort Fehiye escort Marmaris escort Gaziemir escort Dikili escort Menderes escort Menemen escort Torbalı escort Atakum escort Çerkezköy escort Yenişehir escort Bodrum escort Toroslar escort Tarsus escort Silifke escort Mezitli escort Erdemli escort Anamur escort Akdeniz escort Melikgazi escort Elbistan escort Lüleburgaz escort İzmit escort İlkadım escort Çorlu escort Battalgazi escort Yeşilyurt escort Milas escort Ceyhan escort Çukurova escort Kozan escort Sarıçam escort Seyhan escort Emirdağ escort Sandıklı escort Merzifon escort Suluova escort Taşova escort Altındağ escort Batıkent escort Çankaya escort Çubuk escort Etimesgut escort Haymana escort Kahramankazan escort Keçiören escort Kızılcahamam escort Mamak escort Polatlı escort Pursaklar escort Sincan escort Ulus escort Yenimahalle escort Aksu escort Alanya escort Belek escort Demre escort Döşemealtı escort Elmalı escort Finike escort Gazipaşa escort Kaş escort Kemer escort Kepez escort Konyaaltı escort Korkuteli escort Kumluca escort Lara escort Manavgat escort Muratpaşa escort Serik escort Side escort Didim escort Efeler escort Nazilli escort Söke escort Altıeylül escort Ayvalık escort Bandırma escort Bigadiç escort Burhaniye escort Dursunbey escort Edremit escort Erdek escort Gömeç escort Gönen escort Havran escort İvrindi escort Karesi escort Kepsut escort Susurluk escort Büyükorhan escort Gemlik escort Görükle escort Gürsu escort Harmancık escort İnegöl escort İznik escort Karacabeyescort Kestel escort Mudanya escort Mustafakemalpaşa escort Nilüfer escort Orhangazi escort Osmangazi escort Yıldırım escort Biga escort Çan escort Gelibolu escort Karahayıt escort Merkezefendi escort Pamukkale escort Keşan escort Aziziye escort Palandöken escort Yakutiye escort Odunpazarı escort Tepebaşı escort Araban escort İslahiye escort Karkamış escort Nizip escort Nurdağı escort Oğuzeli escort Şahinbeyescort Şehitkamil escort Yavuzeli escort Bulancak escort Espiye escort Görele escort Altınözü escort Arsuz escort Antakya escort Defne escort Dörtyol escort Erzin escort Hassa escort İskenderun escort Kırıkhan escort Kumlu escort Payas escort Reyhanlı escort Samandağ escort Eğirdir escort Yalvaç escort Foça escort Karabağlar escort Kemalpaşa escort Kiraz escort Kınık escort Konak escort Narlıdere escort Ödemiş escort Tire escort Urla escort Safranbolu escort Akhisar escort Alaşehir escort Kırkağaç escort Salihli escort Sarıgöl escort Şehzadeler escort Soma escort Turgutlu escort Yunusemre escort Akkışla escort Bünyan escort Develi escort Kocasinan escort Talas escort Yahyalı escort Gazimusağa escort Girne escort İskele escort Lefke escort Lefkoşa escort Başiskele escort Çayırova escort Darıca escort Afşin escort Dulkadiroğlu escort Göksun escort Onikişubat escort Türkoğlu escort Kızıltepe escort Mut escort Dalaman escort Gümbet escort Datça escort Kavaklıdere escort Köyceğiz escort Menteşe escort Turgutreis escort Ula escort Yatağan escort Fatsa escort Altınordu escort Ünye escort Düziçi escort Kadirli escort Ardeşen escort Akyazı escort Arifiye escort Erenler escort Geyve escort Hendek escort Karasu escort Kaynarca escort Sapanca escort Derince escort Dilovası escort Gebze escort Gölcük escort Kandıra escort Karamürsel escort Kartepe escort Körfez escort Akşehir escort Beyşehir escort Bosna escort Ereğli escort Karapınar escort Meram escort Selçuklu escort Gediz escort Simav escort Tavşanlı escort Doğanşehir escort Bafra escort Çarşamba escort Boyabat escort Kapaklı escort Süleymanpaşa escort Erbaa escort Niksar escort Turhal escort Akçaabat escort Of escort Ortahisar escort Yomra escort Armutlu escort Çiftlikköy escort Çınarcık escort Akdağmadeni escort Boğazlıyan escort Sarıyaka escort Sorgun escort Alaplı escort Çaycuma escort Devrek escort Ereğli escort Kilimli escort Kozlu escort