
Ahmet KABAKLI
Sovyet hükümetinin resmî gazetesi İzvestia yazmış: «Türk – Sovyet münasebetlerinin gelişmesi için, bunu arzulamayan grupların mevcudiyetine rağmen, müsait bir ortam vardır.» demiş. Biz o «istemeyen gruptan» değiliz. Ama Sovyetlerin gılgışsız bir Türk dostluğu istediğine inanmayanlardanız. Ve samimi dostluğun açık belirtilerini görmedikçe, ne kadar nutuk dinlesek inanamayız buna.
Ruslar bize 300 yıl düşmanlık taarruzu yapmışlardır. Beş altı yıldan beri yaptıkları ise, tersine, dostluk taarruzudur. Niyet değişmiş değil, yani tutum değişmiştir. İster Çarlık, ister Sovyetler Birliği olsun Rusya’nın gayeleri ebedidir.
O, Karadeniz’i Rus gölü haline sokmak, Boğazlardan Ege’ye, oradan Akdeniz’e geçmek ve nihayet eski İngiliz sömürge imparatorluğuna halef olmak peşindedir. Petro’dan beri sürüp gelen bu büyük hayalin karşısında ilk engel ise benim vatanımdır. Rusya, bu amacından vazgeçerse Rusluğunu kaybetmiş olur. Ben de onun «dostluk» sözlerine kanıp uyursam yalnız Türklüğümü kaybetmekle kalmam, âlem haritasından da silinirim.
Anlaşılıyor mu yani? Rusya’nın millî politikası, varolmak felsefesi beni çiğneyip geçmek, yahut parçalayarak yutmak, böylece dünya hâkimiyeti sağlamaktır. Benim millî politikam, varoluş felsefem onlara çiğnenmemek, gafilce yutulmamak ve bir gün güçlenerek Sovyet esiri Türk kardeşlerimi kurtarmaktır.
İster Osmanlı ister Cumhuriyet olsun hiçbir Türk devleti, ister CHP veya AP olsun hiçbir hükümet esasen başka türlü düşünemez. İster Çarlık, Komünistlik, ister Petro, Lenin, Hruşçef veya Kosygin olsun hiçbir Rus hükümeti bu çizginin dışına çıkamaz. «Çıkıyoruz» diyorsak bu, ancak birbirimizi aldatmak içindir. Kanmamak, aldanmamak ise Rusya’dan ziyade bize düşer. Çünkü vaktiyle Lenin’e inanmış olan Azerbaycan, Kırım, Türkistan, Özbekistan, Başkırdistan hükümetlerinin feci akıbetleri meydandadır. Onlar «Sovyet» masalına ve komünizm şeklinde tezahür eden Lenin milliyetçiliğine inandılar. İstiklâlleri, hürriyetleri, canları, malları elden gitti. Şimdi de azar azar dinlerini, dillerini, varlıklarını yitiriyorlar.
Biz ki yeryüzünde kalakalmış tek Türk devletiyiz. İleri, bağımsız, hür bir cumhuriyetiz. Ruslara yutulmamak ve esir soydaşları kurtarıp büyük Türklüğü kurmak için ne lâzımsa yapacağız.
Millî Hareket Dergisi, 1 Ocak 1967

