
2025 yılı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) için bir “atılım yılı” olarak tarihe geçiyor. Bişkek’in “Türk Dünyası Dijital Başkenti” ilan edilmesinden, Zengezur Koridoru’ndaki tarihi uzlaşmaya kadar pek çok kritik eşik bu yıl aşıldı.
yüzyılı “Türk Asrı” yapma hedefiyle ilerleyen Türk Devletleri Teşkilatı, 2025 yılının son çeyreğinde hem sahada hem de masada somut kazanımlar elde etmeye devam ediyor. “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” ülküsünün ekonomik ve stratejik ayakları, atılan yeni imzalarla hiç olmadığı kadar güçlü bir zemine oturdu.
Zengezur Koridoru: Türk Dünyasının Kesintisiz Bağlantısı
Aralık 2025 itibarıyla Zengezur Koridoru konusunda tarihi bir eşiğe gelindi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Bakü temaslarında vurguladığı üzere, bu hat sadece bir ulaşım yolu değil, Türk dünyasını birbirine kenetleyen bir “Kalkınma Koridoru” olarak tanımlanıyor. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış görüşmelerinde sağlanan ilerleme, Doğu-Batı eksenindeki “Orta Koridor”un rekabet gücünü zirveye taşıyacak.
Ekonomik Entegrasyon: Türk Yatırım Fonu Devrede
Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığının en önemli sütunu olan Türk Yatırım Fonu, 2025 yılı sonunda operasyonel faaliyetlerine resmen başladı. 500 milyon dolarlık başlangıç sermayesiyle kurulan fon; KOBİ’lerin desteklenmesi, ulaştırma altyapısı ve tarım teknolojileri gibi stratejik alanlarda üye devletler arasında ortak yatırımları finanse edecek. Bu adım, Türk devletlerinin küresel finans sisteminde tek bir blok olarak hareket etme iradesinin en somut göstergesi.
Dilde Birlik: 34 Harfli Ortak Alfabe Uzlaşısı
Kültürel entegrasyonun temel taşı olan alfabe konusunda da 2025 yılında devrim niteliğinde adımlar atıldı. Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu, 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi önerisi üzerinde tam mutabakata vardı. Türkiye’nin öncülük ettiği bu süreçte, alfabeye eklenecek yeni karakterlerle lehçeler arasındaki farklılıkların asgari düzeye indirilmesi ve ortak bir edebiyat/medya alanı oluşturulması hedefleniyor.
2025 Vizyonu: Dijital ve Yeşil Dönüşüm
Bişkek’in “Dijital Başkent” ilan edilmesiyle birlikte, üye ülkeler arasında dijital ekonomi ortaklık anlaşmaları imzalandı. Ayrıca “Türk Yeşil Vizyonu” çerçevesinde yenilenebilir enerji projelerinde ortaklıklar kurulması, Türk dünyasının geleceğin dünyasında da söz sahibi olacağını kanıtlıyor.
Sonuç Olarak: 2025 yılı, Türk devletlerinin sadece bölgesel bir güç değil, küresel bir aktör olarak konsolide olduğu bir yıl oldu. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan bu büyük coğrafya, artık ortak bir akıl ve ortak bir ekonomiyle geleceğe yürüyor.

