
Hasan Korkmaz
Gökyüzünü Kaybedenlere Kutup Yıldızı: Kimleri Örnek Almalı, Nasıl Bir Yol İzlemeli?
Gündelik siyasetin sığ sularında boğulan, popüler kültürün dayatmaları altında ezilen ve “Nereye gidiyoruz?” sorusunu kalbinde taşıyan her bir ülkücü genç için, geçmişin büyük fikir işçileri ve çağımızın isimsiz kahramanları sadece birer isim değil, birer yol haritasıdır. Bugünün “influencer” dünyasına karşı, Türk-İslam Ülküsü’nün sarsılmaz kalelerini, fikir ve eylem adamlarını yeniden hatırlıyor, onların mirasını geleceğe taşıma sorumluluğumuzu bir kez daha idrak ediyoruz.
1. Gaspıralı’nın Vizyonu: “Dilde, Fikirde, İş Birliği”nden Turan’a Giden Yol
19. yüzyılın sonunda, coğrafi engellerin ve siyasi baskıların en yoğun olduğu dönemde, İsmail Gaspıralı gibi ileri görüşlü bir liderin “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” şiarı, bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında birleşen Türk Dünyası’na adeta ışık tutmaktadır. 2026 yılında Türk coğrafyası ekonomik, kültürel ve askeri alanda entegrasyonu derinleştirirken, gençlik bu vizyonu sadece devletlerarası ilişkilerde değil, kendi bireysel hayatlarında da benimsemelidir. Ortak dil, ortak bilim, ortak teknoloji hedefleriyle, dijital platformlarda bile “Türk Birliği”ni tesis edecek o “ortak dili” yeniden inşa etmek, her ülkücü gencin kutsal görevidir. Gaspıralı’dan ilhamla, kültürel yozlaşmaya karşı kendi dilini, kendi müziğini, kendi bilimini üreten bir gençlik, Turan idealinin en güçlü neferidir.
2. Arvasi Hoca’nın Diyalektiği: “Türk-İslam Ülküsü” ile Maneviyatı Kuşanmak
Maddeciliğin, tüketim kültürünün ve bireysel çıkarların kutsandığı modern dünyada, Seyyid Ahmet Arvasi’nin “Türk-İslam Ülküsü” şuurunu genç zihinlere aşılamak, her zamankinden daha hayati bir önem taşımaktadır. Arvasi Hoca’nın “Kendini arayan insan” düsturu, gençliğin maruz kaldığı anlamsızlık boşluğunu dolduracak yegane reçetedir. O, sadece bir fikir adamı değil, aynı zamanda manevi bir rehberdi. Türk gençliği, İslam’ın evrensel değerleriyle Türk töresini harmanlayan bu müstesna sentezi idrak ederek, milli ve manevi kimliğini sağlam temeller üzerine inşa etmelidir. Özellikle sosyal medyanın sunduğu sanal kimliklere karşı, Arvasi’nin ‘şahsiyetli insan’ tanımı, gençliğin manevi boşluğunu dolduracak ve onları “yeni insan” idealiyle donatacaktır.
3. Modern Çağın Alperenleri: Gönüllü Neferler, Şehit Öğretmenler ve Mühendisler
Tarihin derinliklerindeki ulu atalarımız kadar, yakın geçmişimizde ve hatta günümüzde, vatan, millet ve dava uğruna canını ortaya koyan isimsiz kahramanlarımız da bizler için birer pusuladır. PKK terörüne karşı duruşuyla sembolleşen Aybüke Yalçın gibi şehit öğretmenlerimizden, Fırat Yılmaz Çakıroğlu gibi dava şehitlerimize; Bayraktar Akıncı’yı üreten genç mühendislerden, Türk dili ve kültürünü yaşatmak için Anadolu’nun dört bir yanında fedakârca çalışan Türkologlara kadar uzanan bu “modern çağın Alperenleri” zinciri, bizlere ilham vermeye devam etmektedir.
Bu kahramanlar, klavye başında değil, hayatın her alanında mücadele eden, üreten, savunan ve yaşayan örneklerdir. Gençlik, sadece büyük devlet adamlarının değil, kendi yaşından, kendi mesleğinden, kendi coğrafyasından çıkan bu “gönüllü neferleri” de takip etmeli, onların cesaretinden, azminden ve inancından feyz almalıdır.
“Kadro”ya Düşen Görev: Hafızayı Taze Tutmak, Geleceği Aydınlatmak
Ulkucukadro.com olarak bizler, sadece güncel haberleri aktarmıyor; aynı zamanda bir hafızayı taze tutuyor, bir şuuru diri tutuyor ve bir fikriyatı geleceğe taşıyoruz. Bu “Öncü Şahsiyetler Rehberi”, popüler kültürün sığ sularında boğulmak istemeyen Türk gencinin elindeki en büyük silahtır: Şuur. Milli ve manevi değerleriyle donanmış, tarihinden dersler çıkarıp geleceğe yön veren, üreten ve düşünen bir gençlik, 2026 ve sonrasında Türk milletinin en büyük güvencesi olacaktır. Unutmayın, “Davamız; her şeyden önce Türk Milleti ve Türk Vatanı!”

