
Kenan EROĞLU
Odgurmuş: Hani siz “Biz de milliyetçiyiz” diyorsunuz ya! Bu cümleyi de arada tekrarlıyor ve sanki kendinizden başkaları şüphe ediyormuş gibi bir havaya girip “Biz de milliyetçiyiz” cümlesini nakarat gibi tekrarlıyorsunuz.
Monşer: Elbette milliyetçiyiz. Bizim milliyetçiliğimizden şüphe etmek kimin haddine.
Odgurmuş: Şimdi soralım bakalım: nedir milliyetçilik? Elbette milliyetçilik içinde yaşanılan milleti sevmekle başlar.
Peki bu millet kavramının içine neler girer? Millet nedir ki; milletin neyini seveceğiz, insanını mı, dağını taşını mı, ırmaklarını mı, şehirlerini mi, yollarını, akarsularını, göllerini mi seveceğiz. Havasını mı, suyunu mu, madenlerini mi seveceğiz?
Monşer: O da laf mı yani, elbette biz hepsini severiz. Şüpheniz mi var?
Odgurmuş: İçinde yaşadığımız bu milletin bir tarafını sevip diğer bir tarafını sevmemek olur mu. Günümüzü kutsayıp yüceltmek ve geçmişimizi karalamak milliyetçiliğin neresindedir.
Okumuşunu, aydınını sevip de halkını sevmemek onu “geri ve sürü, iki paket makarnaya satılıyor” görmek milliyetçiliğinizin neresindedir.
Monşer: Bizim de kendimize göre sevdiklerimiz vardır, sevmediklerimiz vardır. Dağdaki çobanın oyu ile üniversitedeki Profesör’ ün kullandığı oy elbette aynı olmamalı. Bu cahil cühela yüzünden 1950’den beri başımıza gelen bu gerici iktidarlarla bir adım ileri gidemiyor, bir türlü çağdaşlaşamıyoruz. O zaman ben bu milletin cahillerinin neresini seveyim.
Odgurmuş: Ben bugüne kadarki gözlemlerimden çıkardığım kadarıyla siz ve sizin gibiler zaten Türk milletine biraz uzaksınız.
Bu yüzden sizi bir türlü anlamak mümkün değil. Siz neyin milliyetçisi hangi değerlerin takipçisi kimin milliyetçisisiniz pek belli değil. Hangi geçmişte yaşamış bize yol ve ışık göstermiş Türk milliyetçisi büyüğümüzün yolunda ve izindesiniz.
Sizin hangi paylaşımınızda bizim tarihte yaşamış Türk büyükleri var. Ya da var da ben mi göremiyorum.
Sizin hangi yazı ve paylaşımınızda Oğuz Han var?
Hangi paylaşımınızda tarihin derinliklerinden beri yaşamış cihangir Başbuğ’lar, Hakan’lar, Sultan’lar hakkında bilgiler var.
Hangi paylaşımınızda tarihte Türkistan ve Ön Asya’da kurulan bu iki devletlerimiz hakkında bilgi var?
Hangi paylaşımınızda Cihan devletimiz Devlet-i Aliyye-i Osmani var.
Hangi paylaşımınızda bu devletler hakkında bilgiler var?
Hangi paylaşımınızda Birinci Dünya savaşı, Balkan savaşı ve Yunan’a karşı verilen Millî Mücadele var?
Hangi paylaşımlarınızda Bilge Kağan, Kültigin, Bumin Kağan, Kür’ şad, Celalettin Harzemşah, Tuğrul ve Çağrı beyler, Sultan Alparslan, Melikşah, Babür Şah, Ekber Şah, Satuk Buğra han, Sultan Baybars, Selahaddin’i Eyyubi, Ertuğrul Gazi, Osman ve Orhan beyler, Yıldırım, Bizans’ı Fetheden Fatih Mehmed, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid var? Söyler misiniz bunlar yoksa kimler var.
Monşer: Bunları neden sıralıyorsunuz?
Odgurmuş: Daha bitmedi. Sizin paylaşımlarınızda geçmişte yaşamış Türk milliyetçiliğine hizmet etmiş büyüklerimizden kim var.
Paylaşımlarınızda Süleyman Hüsnü Paşa, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Fuat Köprülü, Nihal Atsız, Osman Yüksel Serdengeçti, Nihat Sami Banarlı, Cemil Meriç, Arif Nihat Asya, İbrahim Kafesoğlu, Osman Turan, Alparslan Türkeş, Erol Güngör, Mehmet Eröz, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Seyyit Ahmet Arvasi, Galip Erdem, Dündar Taşer, Nevzat Kösoğlu ve ismini sayamadığım pek çok büyük zatlar neden yok.
Yoksa siz kaya kovuğundan mı çıktınız. Yazılarınızda o büyüğümüz yok, paylaşımlarınızda bu büyüğümüz yok, öteki değerimiz yok. O zaman siz nasıl varsınız.
Yoksa siz Türk milletine, Türk devletine, Türk tarihine, dinimiz İslamiyet’e, Türk kültürüne, her şeye ve her duruma muhalefet için mi varsınız. Her konuya, her duruma eleştiri getirip kulp takmaktan başka ne iş yaparsınız? Neye yararsınız?
Söyleyin ne işe yararsınız?

