
Kenan EROĞLU
Odgurmuş: Evet başladı. Siz de şimdi başlarsınız.
Yok öyle değildi, yok böyle değildi.
Konu ile alakası olmayan bir sürü hayali senaryolar üretirsiniz. Yok gelmişti, yok gelmemişti.
Yok dik durmuştu.
Yok eğilmişti.
Nerden bulursunuz bu kadar hayali senaryoyu şaşırmamak elde değil.
Devam edersiniz.
Bu dava bir siyasi davadır. Bu dava sanık İmamoğlu’nun önünü kesme davasıdır.
Bu dava sanık İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme davasıdır.
Böyle demez misiniz?
Monşer: Evet her birini deriz. Siz de sanki benim aklımı okudunuz.
Evet ve tabii ki bu bir siyasi davadır.
Elbette İmamoğlu başkanın önü kesilmek isteniyor.
Elbette kendi Cumhurbaşkanlığı tehlikeye giren Erdoğan hakimleri ve savcıları vasıtasıyla İmamoğlu’nu engelleme yoluna gidiyor.
Ekrem başkana bir selamlama konuşması dahi yaptırmadılar.
Odgurmuş: Sanık İmamoğlu’nun ne selamlama konuşması. Ne engellemesi? Mahkemelerde böyle bir uygulama mı var? Yeni icat ettiniz herhalde. Sonra kimi neyi selamlayacakmış. Unutmayınız ki size rağmen Türkiye’de devleti ve milleti konusunda hassasiyeti çok yüksek hakimler ve savcılar var da İmamoğlu’nun yapmak istediği gösteriye izin vermedi.
Monşer: Devleti ve milleti konusunda yüksek hassasiyeti olan hakimler savcılar varmış. Neredeymiş bunlar. Ben göremiyorum?
Odgurmuş: Elbette o vatansever savcılar ve hakimler var. Hiç kimse mahkemelere, savcılara, hakimlere baskı yapamaz. Hiç kimsenin mahkemede gösteri yapmasına da izin verilemez.
Mahkemede herkes sanık sıfatıyla yargılanır. Hiç kimsenin sıfatına, makamına vs. bakılmaz. İmamoğlu ’da sanıktır.
Hiç kimse mahkemeye “Şöyle yap, böyle yap” diye talimat da veremez.
Siz nerede yaşadığınızı ve nerede yargılandığınızı ve de haddinizi bileceksiniz.
Ama siz farklısınız; mahkemeyi eften püften konularla meşgul etmeyi, iddiaları sulandırmayı, olmayan konulara dikkat çekmeyi, sorulara cevap vermeyip dağdan tepeden, dereden otlaklardan iyi bilirsiniz.
Hâkim sorar: Belediye paralarından Cumhurbaşkanlığı adaylığı için finansman sağladınız mı?
İmamoğlu ….
Soru: Sarıyer’de 480 milyon TL’lik 2 villanın İmamoğlu inşaata usulsüz devredildiği doğru mu?
İmamoğlu ….!!! Oturmuyorum…
Soru: Özel jetinizin uyuşturucu ve fuhuş partilerinde kullandığınızdan haberiniz yok muydu?
İmamoğlu …!!! Seyircilere siz de oturmayın dedi onları kaldırdı.
Soru: Fatih Keleş ve Murat Ongun ile belediye dışındaki gizli toplantıların amacı neydi.
İmamoğlu: …!!! Ben avukatımı göremiyorum.
Soru: Belediyedeki kişisel verilerin, yabancı istihbaratlarla paylaşıldığı iddiasına ne diyorsunuz?
İmamoğlu …!!! Usul hakkında söz almak istiyorum.
Soru: İBB’de çıkar amaçlı suç örgütü kurdun mu?
İmamoğlu: !!!
Soru: Çok sayıda rüşvet suçlaması var. İhale karşılığı para aldığınız iddiaları doğru mu?
İmamoğlu: !!!
Monşer: Bunlar ne böyle. Ahiret sorusu mu. İmamoğlu’nun işlediği bir tek suç yok. Kimden rüşvet almış, kime irtikap yapmış belli değil. Ortada delil yok, ispat yok hiçbir şey yok. O iddianame bomboş. Zaten bizim yancılar da öyle savunuyorlar. Bu yancılar var ya eskiden bizden değillerdi ve bize düşmandılar. Ama bugün İBB davasını bizden çok bunlar savunuyorlar. Tanrı bu yancıların yokluğunu vermesin. Bize güç katıyorlar.
Odgurmuş: Ne hesap yaparsanız yapınız ister Lenin tarzı ister Mao tarzı ne gibi taktikler kullanırsanız kullanınız. Diploma işi bitti. Sorgu da yapılır. İtirafçılar da konuşur. Her şey çarşaf çarşaf ortaya dökülür. Ortada milyarları bulan yolsuzluklar ve rüşvet olayı var. Bu durumdan bir çıkış yolunuz yok artık. İtiraf edin mahkemeyi de milleti de partinizi de meşgul etmeyin.
…
Not: 11.03.2026 tarihli Yaşar Gören Facebook sayfasından faydalanılmıştır.

