
Kenan EROĞLU
Odgurmuş: Ne hayallerdi ama! Batılılaşacaktık, batı gibi olacaktık. O yola koyulduk. Hatta tek parti döneminde devlet eliyle batılılaşma başlamıştı. Kılık kıyafet, şapka, harf devrimi, batıdan alınan tüm kanunlarla biz Türk milleti olarak batılı gibi olacaktık. Ama görüldüğü gibi olmadı, Batılılaşamadık.
Monşer: Elbette Batılılaşacağız. Batılı gibi olacağız. Yoksa Suudi Arabistan gibi mi olmalıydık?
Odgurmuş: Evet Batılılaştırılacaktık. Kendimiz olmaktan çıkacak, Batılı gibi giyinecek, batılı gibi düşünecek, batılı gibi davranacak, batılı gibi yaşayacak, batı gibi şehirler kuracak, batılılar gibi yemek adetleri edinecektik. Batılılar gibi alkol tüketecektik, şampanya patlatacaktık. Madem batı bunları yapıyor biz neden yapmayalım dedik. Batılı kanunlarla idare edilecektik. Batı bunları yaparak gelişmiş güçlenmiş ve müreffeh bir toplum haline gelmişti. O zaman biz neden onlar gibi davranıp müreffeh olmayalım. Ama olmadı. İyi ki de olmamış. İyi ki de Batılılaşamadık. Batının ne halde olduğu Her gün biraz daha ortaya çıkıyor. O günlerden bu günleri görememişiz.
Monşer: Birçok şeyimizi batıdan aldık da kötü mü ettik. Doğudan mı alacaktık. Afganistan’dan, İran’dan mı alacaktık. Batı gelişmiş, batı zengin, batıda demokrasi var, insan hakları var, özgürlük var. Doğuda ne var? Gerilik, çarşaf, sefalet, her türlü meniyet var.
Odgurmuş: Biz Batı ve Batılılaşma derken siz her zamanki alışkanlığınızla hemen öcü gibi doğuyu gösteriyorsunuz. Biz doğuya benzeyelim, her şeyimizi doğudan alalım demiyoruz ki.
Biz kendimiz olalım, kendimiz gibi olalım, kendi medeniyetimize dönelim. Kendi medeniyetimizi inceleyip oradan ipuçları çıkartarak günümüzü okuyalım diyoruz. Batının menfaate ve kazanmaya dayanan değerler yargısının yerine hoşgörü ile paylaşmayı, birlikte olmayı, biz kendisine ev yaparken komşusunun evini gölgelemekten çekinen ev sahipleri gibi olalım diyoruz.
Bizim ekonomik gelişememiş olmamız kanunlarımızdan, kılık kıyafetimizden ve gelenek ve inançlarımızdan değildi. Siz bunu anlamadınız. Bizim bulunduğumuz coğrafyada kurtlar sofrasının ortasında bir başka millet var mıdır?
Bizim kendi kanunlarımız yok muydu? Devlet-i Aliyye’i altı yüz sene ayakta tutan şeyler kanun değil de acaba ne idi.
İnsanımız o zaman mı mutlu idi, şimdi mi daha mutlu. Tarihi verilere bakmak lazım.
Biz tarihte daha mı muhteşemdik? Şimdi mi daha çok muhteşemiz. Tarihte Türk’ün iradesi ve gücü kıtalara uzanıyordu. Ya şimdi? O beğenmeyip değiştirilen kanun ve nizamlarla ve de inanç sistemimizle biz dünyaya hükmediyorduk.
Biz bu kanunları aldıktan sonra ne gibi bir atılım ve hamle gösterdik söyler misiniz? Olan sadece kılık kıyafetimize, başımızdaki şapkaya, tekkelere, zaviyelere, dinimize, ibadetlerimize oldu. Bu da bizi harap etti.
Monşer: Ne demek şöyleydik, böyleydik. O dediklerin geçmişte kaldı. Ayrıca öyle geçmişte yaşamaya da gerek yok. Dünya değişti, Türkiye değişti. Ama bir türlü siz değişemediniz.
Odgurmuş: Batı Batı dedik ve o zamandan beri geri kalmış ülkelerin arasında miskin miskin dolaşıyorduk.
Batının nesine özenecektik. Kiliselerin, okulların bahçelerinden çıkartılan yüzlerce çocuk cesetlerine mi özenecektik. Abd Kızılderililerin neredeyse tamamını katletti. Biz bunlara mı özenecek.
Daha geçen asrın başına kadar kadınlarını pazarlarda satan erkeklere mi özenecektik.
Afrika’da, Hindistan’da elleri kolları kesilen işçilerin ellerini kollarını kesenlere mi özenecektik.
Birinci ve ikinci dünya savaşlarında milyonlarca insanı katleden batılılara mı özenecektik.
ABD’de şeytana tapanlara, kan içenlere, çocukları istismar edenlere mi, açık çıplak gezenlere mi özenecek benzeyecektik.
Afrika’nın elmas madenlerini, altın madenlerini ve ön Asya bölgesinin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini ülkelerine taşıyan sömürgecilere mi özenecektik.
Yoksa Avrupa’nın cazına, dansına yok bilmem ne müziğine mi özenecektik.
Monşer: Ya anlamıyorum Batı gerçekten böyle miydi? Bu kadar eli kanlı mıydı?
Odgurmuş: Siz ve sizin gibilerin dünyadan haberiniz yok. Batı bu zenginliği, bu ekonomik gelişmişliği nasıl elde etti sanıyorsunuz.? Batı denilen tek dişi kalmış canavarın yapıp ettikleri, canilikleri, zulüm ve işkenceleri, talan ve soygunları elbette bu kadar değil. Aslında saymakla bitmez.
İşte hep beraber görüyoruz ABD’de açılan Epstein’in kirli çamaşırları her şeyi gözler önüne seriyor. Bugüne kadar bu Batı gerçeğini göremeyenlerin gözlerine sokarcasına etrafa saçılıyor.

