DOLAR
8,4705
EURO
10,2921
ALTIN
502,04
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Salı Parçalı Bulutlu
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
Perşembe Gök Gürültülü
23°C
ZULÜMLE ABAD OLANIN AHIRI BERBAD OLUR FAHRETTİN MASUM BUDAK İsrail Yahudileri 20. yüzyılın başlarında, göz koyduğu bu günkü topraklara dönüş için çok korktukları Osmanlı Devletinin zayıf anını beklediler! Osmanlı İmparatorluğu yıkılmaya yüz tuttuğu andan itibaren de bu bölgeye yerleşmek amacıyla geniş araziler satın almaya başladılar. Takriben bir asır önce Filistin...
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN Efendi BARUTÇU Aziz dostlar, muhterem arkadaşlar;Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. Yüce Allah’tan idrak ettiğimiz Ramazan hürmetine, bu ayda inen Kur’an hürmetine, bir lokma ekmeğini bile paylaşıp hiç şikayet etmeksizin yüksek bir iman ve ibadet şuuruyla oruç tutan; gariplerin, mazlumların, masumların oruçları hürmetine, dünyanın dört bir tarafında zulme uğrayan,...
    “ Sakın Gözüme Gözükme Bayramda da Evime Gelme!” Kadir KESKİN Hafta sonları pansiyon öğrencileri, pansiyon müdür yardımcısının izniyle ailelerinin yanına giderler. Biz de yemeklerin israf olmaması için pansiyonda kalan öğrenci sayısına göre yemek çıkarırız. Bir hafta sonu lisemizin birinci sınıfında okuyan ve okul pansiyonunda kalan dört öğrenci, Pansiyon Müdür Yardımcısı...
KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM Kemal ÇOPUROĞLU Şimdi her istenildiğinde alınan Ve daha eskimeden çöpe atılan  Ayakkabı, pantolon, gömlek değil; Kadri kıymeti bilinen Ve Yıllarca giyilen Bayramlıklara sarılmadan uyuyamayan, Uyuyunca da Bir bayram rüyâsı gören: Gönençli, Kıvançlı Ve Mutlu çocukların bayramıydı bizim bayramlarımız… Bizi mutlu kılan; Belki içten bir kucaklanış, Ve...

Zulümle Barışık Dervişler!

Zulümle Barışık Dervişler!
02.02.2013
0
A+
A-

Şükrü Alnıaçık 

 

Ahmet Eflaki tarafından 14. yüzyılda kaleme alınan Menâkıbü’l-Ârifin, tarikat-velayet-marifet konularını anlatan değerli bir eserdir. Bu dönemle ilgilenen Tarih, Edebiyat ve İlahiyat çevrelerinin başvuru kaynağı olan esere göre 13. yüzyıldaki Cevlâkî dervişleri, “Biz dervişleriz. Bizim nazarımız Allah’ın iradesine bağlıdır. O, iktidarı kime verirse biz de onun tarafını tutarız…” sözleriyle, “neden zalim Moğollara hizmet ettiklerini” anlatmaya çalışıyorlardı.

Bu cümleler, devletin fırsat verecek kadar zayıfladığı dönemlerde Müslümanların arasından güçlü düşmanlarla işbirliği yapan gruplar çıkabildiğinin kanıtıdır.

Dönem, Moğolların kan dökerek ön Asya’ya hakim oldukları Moğol İstilası dönemidir. Anadolu Selçukluları’nın 150 yılda biriken bütün zenginliği bu dönemde İran’ı merkez alan İlhanlı Devleti’ne yıllık haraç olarak aktarılmış ve Anadolu’da kıtlıklar baş göstermiştir.

Kayseri, Avşar kültür zemini üzerindeki güçlü Ahi teşkilatı sayesinde Moğollara karşı en fazla direnen ilimizdi. İbn-i Bibi, “El-Evamiru’l-Alaiyye” adlı eserinde Cevlaki dervişlerinin de Ermeniler ve Moğol askerleriyle birlikte Kayseri şehir surlarından gedik açmaya çalıştıklarını anlatır. Yani bu dervişlerde sadece teslimiyet değil, “aktifhizmet” seviyesine varan kozmopolit bir “otoriteye sadakat” mevcuttu.

Saçlarını ve kaşlarını da kazıttıkları için halkın “cavlakî” dediği bu dervişler, İran merkezli Kalenderi tarikatının bir kolunu teşkil ediyordu. Bugün Anadolu’da hala cavlak sözü cascavlak pekiştirmesiyle kafasını kazıtanlar içinkullanılır ve Kayserililer buna ilaveten korkunç, çirkin bir yüz gördüklerinde “hortlak gibi” deyimi yerine “callakı gibi” sözünü kullanırlar.      Moğol İlhanı Gazan Han’ın”Ah! Şu Karamanlı Türkmenler olmasaydı Moğol atlıları güneşin battığı yere kadar ulaşırdı” sözü, Moğollara karşı Anadolu’da yüz yıl boyunca kahramanca direnen Türkleri, adeta bugünkü Ülkücüleri anlatır. Kayseri direnişi de Karamanoğlu Mehmet Bey’in dil isyanı da bu cümlenin içindedir.

ABD’nin1 Mart 2003 tezkeresinden sonra başlattığı psikolojik “Moğol istilası

Türkiye’deki cemaatler ve ideolojik gruplar için bir turnusol kağıdı etkisi yapmış ve safların netleşmesine yol açmıştır. Bu süreçte Milliyetçiliğe yakın durabilen ideolojik gruplar ve tekbirin manasını kavramış İslami cemaatler ile Ülkücüler arasında bir yakınlaşma hasıl olmuştur. Bu durum, 13. yüzyılda Gazi Dervişliğin ve 20. yüzyılda da Kuva’y-ı Milliye’nin tarihi oluşum süreçlerine uygun bir merkezileşmedir.

Moğolların şehzadeleri İran’da rehin tutması gibi ikamete mecbur bırakılan modern şeyhlerin Amerika ve İsrail zulümleri konusundaki “yatıştırıcı” sözleri, bize zalim hükümdarları İslamiyet’in katı siyasi düsturlarına rağmen meşru gören Cevlaki Dervişlerini hatırlatıyor. Irak’taki katliamdan sonra Amerikalıları bugünün istilacı Moğolları olarak görebilenler için bu benzerlik hiç de afakî bir yakıştırma değildir.

İradesini bir lidere teslim eden ve Bâtıni bir muhakemeye tabi olarak Moğol’a mı İngiliz’e mi, Ermeni’ye mi ABD’ye mi hizmet edeceği önceden belli olmayan insan tipinden asker çıkmazdı. Bu düşünceyle ve geçmişteki tecrübelerin de etkisiyle TSK, askeri disiplinin kendine özgü mantığına uzak müritleri arasına almamakta kararlı davranmıştı.

Cemaat liderinin, AKP’nin büyük bir teslimiyetle uyguladığı, ABD, BOP, Ermeni ve PKK politikalarını da yetersiz bularak İsrail’in zulümlerine bile onay vermesi, alınan bu tedbirin ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Tarih, bir Cevlaki medeniyetine tanıklık etmemiştir ama zulme karşı savaşırken Osmanlı medeniyetini kuran Gazi Dervişler, zalim otoriteye sadakat göstererek tekkelerini kurtaran Cevlakilerin o zaman da karşısında olmuşlardı; bugün de karşısındadır.

Kalemini kirli siyasetin emrine vermiş dindar görünümlü münafıklar bilmelidirler ki; Allah-u Ekberin manasını ateşten gömlek giyerek kavramanın adı olan Ülkücülük, Allah’tan ümidini keserek, haksız kuvvete hizmet eden “zulümle barışık derviş taklitçileri” tarafından idrak edilemeyecek kadar derin ve soylu bir duruşun adıdır.

Moğollar, İngilizler, Yunanlılar, Amerikalılar… Yeni Cevlakilerini de yanlarına alarak “geldikleri gibi” gideceklerdir.

Yeni bir Türk-İslam medeniyetinin ruhunu temsil eden Ülkücülük ise dünya durdukça yaşamaya devam edecektir.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.