EKMEĞE DAİR

Efendi Barutçu

Oktay Vural: Andımızın neresi size batıyor?

Bu haber 04 Ekim 2013 - 23:18 'de eklendi ve 1.778 kez görüntülendi.

foto16215b490

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, partisinin yarın miting yapacağı Kazlıçesme Meydanı’nda incelemelerde bulundu. Vural, daha sonra basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi’ni eleştirdi. Vural, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türk Milletinin birlik ve bütünlüğüne, milli değerlerine yönelik saldırılar karşısında bu değerlerimizi koruyup yaşatmak ve demokrasimize sahip çıkmak amacıyla Bursa’da başlattığımız mitinglerin bu safhasında demokrasi mitingiyle İstanbullularla birlikte olacağız” dedi.

“BUGÜN GELDİĞİMİZ BU NOKTADA MİLLİ EGEMENLİK KAVRAMI ÇÖZÜLMEK İSTENMEKTEDİR”

“Bugün geldiğimiz bu noktada milli egemenlik kavramı çözülmek istenmektedir” diyen Vural, “Milli iradenin küllüliği yerine marjinalleştirilmesi için seçim yasası değiştirilmek istenmektedir. Bireylerin milli toplumla yapısı irtibatı kesilmek istenmektedir. Dil ekseninde kültür, eğitim ve yönetim ayrışması yapılmaktadır. Demokratik denge ve denetim mekanizmaları ortadan kaldırılmıştır. Yürütme açıkçası AKP, yargıyı ve yasamayı kontrol altına almıştır. AKP, medyayı kontrol etmekte ve baskı altına almaktadır. Medya özgürlüğü ortadan kaldırılmıştır. AKP, her türlü denetimden kaçmaktadır. AKP meslek örgütlerine baskı yapmaktadır. AKP, iş adamlarını tehdit etmekte ve iş adamlarını vergi denetmenleri yoluyla adeta susturmak istemektedir, tehdit etmektedir. Milletimizin mülkiyet hakkı tehdit altındadır” diye konuştu.

“BU TARTIŞILAN DEMOKRASİ PAKETİ ASLINDA BİR DEMOKRASİ PAKETİ OLMAKTAN ÇOK UZAKDIR”

Hükümeti eleştiren Vural, “Bugün geldiğimiz Türkiye’de herşeyden önce demokrasiyi pakete sığdıranların, demokrasiyi paketleyerek gönderenlerin aslında yönetim anlayışının sorgulanması gerekir. Bugün Türkiye’de asıl AKP’nin demokratikleşmesi için bir pakete ihtiyaç vardır. Öncelikle yapılması gereken AKP yönetim zihniyetinin demokratikleşmesidir. Bugün Dünya özgürlük endeksi içerisinde maalesef Türkiye kısmen özgür ülkeler içerisinde yer almaktadır. Basın özgürlüğünde 154’üncü sıraya gelmişiz. Hukuk düzeni endeksinde 97 ülke arasında 76’ıncıyız. Ceza adaletinde 71’inciyiz. Güvenlikte 70’inci sıradayız. Dünya demokrasi endeksi içerisinde 167 ülke içerisinde 89’uncu sırada yer almaktayız. O bakımdan bugün geldiğimiz bu noktada demokrasinin bir değerler bütünü olduğunu idrak etmemiz gerekiyor. Bu tartışılan demokrasi paketi aslında bir demokrasi paketi olmaktan çok uzakdır. Demokrasi bu mudur’ AKP demokrasisinden kim memnundur’ Sözde demokrasi paketini yutturmaya çalışanlar gerçekten siz demokratmısınız ki’ Millete demokrasi paketi sunuyorsunuz'” ifadelerini kullandı.

“ANDIN NERESİNDEN RAHATSIZSINIZ'”

Vural, “Tarihine, diline, kültürüne, anayasasına ve hukukuna karşı darbe yapan bir hükümetle karşı karşıyayız. Sayın Başbakan’a soruyorum’ Andın neresinden rahatsızsınız’ Bundan rahatsız olduğunuzu ifade ediyorsunuz’ Türküm demekten mi rahatsızsın’ Doğruyum demekten mi rahatsızsın’ Atatürk’ten mi rahatsızsın’ Yoksa ‘Ne mutlu Türküm diyene’ demekten mi rahatsızsın’ And konusunda yargının verdiği bir karar vardır. Yargının verdiği bir karar vardır. Bu andın hiçbir zaman bahsedildiği gibi etnik kimliklere vurgu yapan bir and olmadığını Türk isminin bu millete izafi edildiğini ortaya koymasına rağmen bugün AKP kendi eliyle bu andtaTürk kelimesi geçiyor diye Atatürk kelimesi geçiyor diye ‘Ne mutlu Türküm’ diyene kelimesi geçiyor diye kaldırmıştır. Bu millete Türk demek faşiştlik midir’ Ne mutlu Türküm diyene demek faşiştlik midir’ Millete doğruluk çalışkanlık adletmek faşistlik midir'” diye konuştu.

“KLAVYEYE GÖRE ETNİK AYRIMCILIK YAPAN BİR ZİHNİYETİN DEMOKRASİYE HİZMET ETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Vural, “Sayın Başbakan Q klavyeye verdiği bir cevap vardır. Son derece entresan. Efendim milletin aklıyla alay ediyor. Koca koca adamlar oturmuş karşısında soru soruyorlar. Verdiği cevaba bakın. Efendim F klavye vardı şimdi de Q klavye de var. F klavye olduğu zaman Q harfi yok mu orada’ W harfi yok mu’ Yani milletle alay ediyor. Bir tanesi de kalkıp bizimle alay mı ediyorsun diye söylemiyor. Yani Kürt kökenli kardeşlerim bu klavyeyi daha rahat kullanacakmış. Peki F klavye kullanamıyordu. Ama bu zihniyet bunu geçiştirmek suretiyle asıl Kürtçe bir alfabe hazırlamak suretiyle Kürtçe eğitimin önünü açmak bir zihniyetin temsilcisi olduğunu söylüyor. Demek ki, bugüne kadar F klavye kullananlar Kürt kardeşlermiş. Klavyeye göre etnik ayrımcılık yapan bir zihniyetin demokrasiye hizmet etmesi mümkün değildir. Bütün bu adımların hepsi Kürt kardeşlerimize için bir tuzaktır. Bunlar Kürt kökenli kardeşlerimizi milli toplum yapılardan koparmak azınlık statüsüne düşürmek isteyen bir zihniyetin eseridir. O bakımdan bugün millilikten uzaklaştırıp yerelleştirmek ve ayrıştırmak istiyorlar.” dedi.

“ANDIMIZIN NESİNDEN RAHATSIZSINIZ HANGİ SÖZLERİ SİZE BATMAKTADIR”

Vural, “Alfabeye yeni harflerin eklenmesi kimin talebidir’ Andımızın nesinden rahatsızsınız hangi sözleri size batmaktadır’ Yer adlarının değiştirilmesi kim istemektedir’ Ne yapacaksınız yani’ Sakarya’yı Sangaryos, Konya’yı İkonyum mu yapacaksınız’ Bu İstanbul’u Konstantinapol mu yapacaksın’ Ne yapacaksın ‘ Bu demokratikleşme paketiyle PKK dışında kim kendisini daha fazla hür hissediyor’ Size soruyorum; değerli gazeteci kardeşim, yazan kardeşim, kameraya çeken kardeşim, soru soran kardeşim, eleştiren kardeşim siz kendinizi daha fazla hür hissediyormusunuz'” diye konuştu.

“DEMOKRASİMİZ TEHDİT ALTINDADIR”

Vural, “Onun için millete bu adımları demokrasi adımı olarak, demokrasi paketi olarak hazmettirmeye çalışmayın. Bu paketin özü; milletin etnik kimliklere göre bölmek, Kürt kökenli kardeşlerimizi azınlık statüsüne dönüştürmektir. Bugün Irak’ta, Suriye’de yaşanan etnik kimlik ve mezheplere göre ayrışma ve çatışmanın zemini Türkiye’de oluşturulmaktadır. Onun için demokrasimiz tehdit altındadır. Demokrasi de her şeyden önce vatandaşların birbirini anlaması, ortak tarih, ortak kültür bilincine sahip olması lazım. Eğer bir tarihimizi, kültürümüzü, dilimizi etnik kimliklere göre ayırırsak eğer egemenliğimizi etnik kimlik ve bölgelere göre ayırırsak demokrasi nasıl gelişecektir. Irak’ta çok mu fazla demokrasi var’ Suriye’de çok mu fazla demokrasi var’ O bakımdan demokrasiyi saptırmayalım. Bu adımların hiçbirisinin demokrasiyle alakası yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak işte bu anlayış içerisinde milli tarihimize milli değerlerimize sahip çıkmak için meydanlardayız. Kazlıçeşme’de bu demokrasi anlayısı içerisinde demokrasiye sahip çıkmak için milletin iradesini kullanmak için meydanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi. Vural konuşmasının sonunda İstanbullluları mitinge davet etti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments