YAŞAMA İZ BIRAKANLAR…

Atilla ÇİLİNGİR

Vural: Seçim vaadi olarak uygulanacak gibi

Bu haber 21 Ekim 2013 - 15:55 'de eklendi ve 1.398 kez görüntülendi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na, uzun dönem askerliğin 15 aydan 12 aya indirilmesi uygulamasının 1 Mart 2014 tarihinden itibaren başlaması yönünde bir teklifte bulunulduğunu açıklamasına ilişkin, “Genelkurmay Başkanlığı bunu, 1 Mart olmasını hangi ihtiyaca göre belirlemiş. Önce bayram öncesi dediler, sonra bayram sonrası dediler, şimdi seçim öncesi seçim vaadi olarak uygulanacak gibi, bakalım ne çıkacak” diye değerlendirdi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, askerlik süresinin kısalma tarihinin 1 Mart 2014 olmasının “seçim öncesi vaat” algısı olacağını savunarak, bu tarihin, TSK’nın yıpratılmaması gereken kurum olduğu kanaatini de zayıflatacağını söyledi.

Vural, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, bakanların Kurban Bayramı’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “basın sözcüsü” gibi konuştuğunu savundu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, çözüm süreci başladığında, karşı çıktıkları için MHP’yi barajın altında kalacağı şeklinde korkutmaya çalıştığını, bayramda ise “MHP bu seçimde yüzde 20 oy alamazsa Bahçeli istifa etsin” dediğini ifade etti. Vural, “Bize aba altından sopa gösteren Arınç, şimdi bahisçiliğe soyunmuş. MHP’den o kadar korkuyorlar ki seçimler yaklaştıkça bahis oranlarını artırmış. Seçim yaklaştıkça Arınç’ın bahis oranı artacak. MHP, AKP’nin ve PKK’nın korkulu rüyasıdır” diye konuştu.

Bülent Arınç’ın, “Dar bölge sistemini getirelim, size kıyak yapalım” dediğini belirten Vural, şunları söyledi:

“Seçim milletin seçimi. Kime ne kıyak çekileceğine sen mi karar veriyorsun? Sen kıyakçı mısın? Başbakan Yardımcısı değil, sanki AŞTİ’de değnekçi. Millete hakkı olanı vermeyi, AKP’nin kıyağı olarak görüyorlar. Bu zihniyetin demokrasiyle ne alakası var? Siz çekseniz çekseniz bu kıyakları çözüm ortağınız PKK’ya çekersiniz. Arınç’a hatırlatmalıyım ki kıyakçılığın sonu ayakçılıktır. Bugün AKP hükümeti de PKK’nın ayakçısı konumuna gelmiştir. AKP artık, Kandil’in ve İmralı’nın çözüm önerilerine ne kadar bağlı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. AKP sözcülerinin İmralı ve Kandil’i aklayan, meşrulaştıran ifadelerini dikkate aldığımızda, BDP ile AKP, PKK’nın siyasi kanadı olma noktasında rekabete girmişlerdir. Bu ifadelerle AKP ve hükümet, PKK’nın siyasi kanadını temsil etmeye aday olduklarını ve bunu BDP’den daha iyi yapabileceklerini ifade etmiştir.”

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suriye’den Kürt ulusal Konseyi Heyeti’ni kabul ettiğini anımsatan Vural, görüşmenin içeriğine göre hükümetin “Kuzey Suriye’de oluşuma izin vermeyiz” noktasından, “Suriye’de Kürt otonomisine karşı değiliz” noktasına geldiğini öne sürdü.

Oktay Vural, Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde “balık avlamaya gidenleri terör örgütü üyelerinin dövdüğü” şeklinde haber yer aldığını anlatarak, bunu “üçüncü sayfa haberi”ne benzetti.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da “halk mahkemeleri” kurulduğuna, terör örgütünün makbuzla halktan zorla para topladığına dikkati çeken Vural, “Bunlar nerede? Böyle bir psikolojik harekatın içinde Genelkurmay’ın bu tür açıklamalarının yer alması, olan bitenin gerçek yüzüyle ortaya çıkmasının engellenmesi kabul edilebilir değil” diye konuştu.

ABD gazetelerinde hakkında çeşitli iddialar yayınlanan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı savunan bakanları da “büyükşehir belediyesi park bahçeler müdürlüğü fidan söküm dikim ekibi”ne benzeten Vural, “Bir de bunu millilik adına yaptıklarını söylüyorlar. Dış politikadaki her adımı ABD ve İsrail’e yarayanların, Türk milliyetçiliğini ayaklar altına almakla övünenlerin, terörist başıyla müzakere masası kuranların Fidan’ı millilik adına savunmaları ayrı bir garabettir” ifadesini kullandı.

Fidan’ın KCK soruşturmasında şüpheli olduğunu anımsatan Vural, şöyle devam etti:

“Bu ülkede her bürokrat aynı derecede önemlidir ama görüyoruz ki Başbakan’ın sır küpü daha önemli. MİT’in Ortadoğu’daki asimetrik savaşlarda yıpratılmasına sebebiyet verecek her türlü ilişkinin yanlış olduğunu düşünüyoruz. MİT, Türk milletinin emrinde olduğunu unutmamalıdır. Gerek KCK davasında gerek İmralı görüşmelerinde ve son demokratikleşme paketinde görülen PKK’ya dönük kıyakların mimarlarının, ocağımıza incir ağacı dikmesine de karşıyız. MHP’ye mensup iş adamlarının fişlenmesi, MHP’nin izlenmesi, dinlenmesi gibi konularda böylesine bir kurumun üstlendiği rollerin de Türk milletine hizmeti anlamında hiçbir katkı sağlamadığını ifade etmek isterim.”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vural, ODTÜ ormanında geceleyin yol açılmasını değerlendirdi.

Ankara’nın yol ihtiyacı olabileceğini ve bununla ilgili usul ve kanun bulunduğunu belirten Vural, şöyle konuştu:

“Bir ülkede bir devlet gece yarısı yol açmaya başlıyorsa karanlık devlet demektir. Kimden kaçıyorsun? Sen devletsin. Böyle bir rezalet olur mu? Daha önce vatandaşları sürüyordu gecekondu yapıyor diye, meğer devlet de gecekondu yola başlamış. AKP karanlığı, tezgah altını, kayıt dışılığı seviyor. Hukuka uygunsa, ihtiyaç varsa, gerekli izinler alınmışsa, Türkiye Cumhuriyeti devleti geceyarısı baskınlarıyla yol yapmaz. Bu despot yönetim anlayışının tezahürü. Bu tavır, devleti hukuk dışı işler yapıyormuş noktasına getiriyor.”

Vural, askerlik süresinin kısaltılmasında Genelkurmay Başkanlığı’nın 1 Mart 2014 tarihini önermesinin, seçim öncesine gelmesi açısından eleştirildiğinin ifade edilmesi üzerine, “Bayramda ailelerine kavuşturacaklardı, bayramdan sonra olacaktı. Millet bekledi. Kararınız varsa açıklayacaksınız ama niye 1 Nisan değil?” dedi.

Askerliğin kısalma tarihinin 1 Mart olmasının “seçim öncesi vaat” algısı olacağını ve TSK’nın yıpratılmaması gereken kurum olduğu kanaatini zayıflatacağını savunan Vural, “Genelkurmay Başkanlığı’nın ifadelerinin siyasi amaç taşıyor noktasında değerlendirilmesini her şeyden önce Genelkurmay Başkanı’nın açıklaması gerekiyor” diye konuştu.

Oktay Vural, başka bir soru üzerine, TBMM Başkanı ile parlamentoda temsil edilen partilerin grup başkanvekillerinin içtüzükte anlaşılamayan maddeler çerçevesinde toplantı yapacağını söyledi.

AK Parti’nin, kadın milletvekillerinin etek, tayyör ya da ceket-pantolon giymesiyle ilgili verdiği teklifte milletvekillerinin başörtüsü takmasıyla ilgili düzenleme bulunmadığını anımsatan Vural, “Bu konuda MHP olarak biz mevcut içtüzük çerçevesinde ne yapılması gerekir, değerlendirir, yaparız. Türkiye artık bunları aşabilecek noktaya gelmelidir” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun uzlaştığı 60 maddenin yasalaştırılmasıyla ilgili diğer partilerin grup başkanvekilleriyle görüşeceğini açıkladığının hatırlatılması üzerine de Vural, “Bize böyle bir talep gelmedi. Bununla ilgili açık tavrımızı Genel Başkanımız ortaya koydu. MHP olarak parçalı anayasa değişikliğinin, komisyonu akamete uğratabileceğini düşündüğümüz için komisyonun çalışmalarına devam etmesi düşüncemizi Genel Başkanımız açıkladı” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments