YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNDE DENGELER NASIL DEĞİŞTİ

Bu biyografi 12 Ocak 2015 - 15:57 'de eklendi ve 530 kez görüntülendi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ve Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Üyesi MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet Günal, Türkiye-Rusya ilişkilerini değerlendirdi.

Rusya’daki ekonomik dalgalanmanın hem Türkiye’ye, hem bölge ülkelerine hem de diğer ülkelere negatif etkilerinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan MHP’li Mehmet Günal, ticaret ve turizm sektörü açısından oluşabilecek olumsuzluklarla ilgili Türkiye’nin önlem alması gerektiğine dikkat çekti. Rusya’nın Güney Akım projesini iptal ederek Türkiye’ye yönelmesinin geri planında bölgedeki jeopolitik değişiklikler ve stratejik güç dengeleriyle ilgili tartışmaların yattığını kaydeden  Günal, bu tür anlaşmaların Türkiye’nin hem ekonomik hem de stratejik olarak güç dengeleri açısından önemini artıracağını söyledi. Günal,  “Ama Rusya ile zaman zaman inişli çıkışlı ilişkilerimiz oluyor. Tabi nereye gideceğini bilemediğimiz için şu anda bir şey söyleyemeyiz. Ama bu gibi ilişkilerin olması Türkiye açısından önemlidir. Bir an önce tabi Türkiye’nin de lehine olacak düzenlemelerle gerçekleşirse buradan hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak pozitif faydalanırız” dedi.

RUSYA’DAKİ DALGALANMA TÜRKİYE’Yİ DE BÖLGEYİ DE NEGATİF ETKİLİYOR

 

MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet Günal’ın açıklamaları şöyle:
– Rusya’daki ekonomik dalgalanmanın hem Türkiye hem dünya ekonomisine yansımaları sizce nasıl olur?

 

Hem petrol fiyatlarından kaynaklanan etki var, bir de Ukrayna krizinden dolayı Batı ülkelerinin uyguladığı ambargodan dolayı Rusya’nın yaşadığı sıkıntı var. En önemli ürünlerinden birisi de enerji ürünleri olduğu için, petrol ve doğalgaz da özellikle petrol fiyatlarındaki düşüş, ekonomik olarak da Rusya’yı sıkıntıya sokuyor. Bu sadece Türkiye açısından değil Rusya ile ticaret yapan diğer bölgedeki ülkeleri de negatif olarak etkileyecektir. Dediğim gibi bir de petrol fiyatlarındaki düşüş ve Rusya’nın gelir kaybını dikkate aldığımız zaman, burada hem Rusya’da hem Bağımsız Devletler Topluluğu’nda hem de o coğrafya da ana ticaret partnerlerinde önemli bir negatif etkisi olacağı kanaatindeyim. Şu anda onları kısmen de görülmeye başlandı. Ama ne kadar süreceğine bağlı olarak ki Sayın Putin’in açıklaması iki yıl dayanabiliriz diyor…  Ama, dünya konjonktüründe başka ne gelişmeler olabilir?  Bölgede siyasi veya ekonomik başka çalkantılar olursa; dünya ekonomisinde Rusya’nın ticaret yaptığı ülkeleri aynı zaman da enerji alım satımı gerçekleştiren piyasaları, enerji fiyatları üzerinden de, diğer ülkeleri olumlu veya olumsuz etkileyecek bir çok farklı faktörler gündeme gelecektir. Onun için dikkatle izlenmesi ve gerekli önlemlerin Türkiye açısından alınması gerekir. Orada yaptığımız ticaretin ayrıntılarına bakılarak Ekonomi Bakanlığımız tarafından alternatif piyasalarda oradaki kayıpların önlenmesi gerekir diye düşünüyorum. Onun için hem diğer ülkelere hem bölge ülkelere  ve Türkiye’ye etkileri kaçınılmaz, negatif etkileri olacaktır.

 

KAVGANIN GERİSİNDE GÜÇ DENGELERİYLE İLGİLİ TARTIŞMA VAR

 

– Rusya Devlet Başkanı Putin Ankara’ya geldiği zaman çok çeşitli alanlarda anlaşmalar imzalandı. Putin’in, Güney Akım projesinin iptal edildiğini açıklaması ve Rusya’nın bu projeyle ilgili Türkiye’ye yönelmesi çok tartışıldı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Buradaki kavganın geri planında bölgedeki jeopolitik değişiklikler ve stratejik güç dengeleriyle ilgili tartışmalar yatıyor. Kuşkusuz bu sadece Ukrayna meselesine bağlanacak bir şey değil ama o da karşılıklı güç savaşının bir unsuru. Bu söylediğiniz anlamda enerji kaynakları üzerindeki hesaplarda bu çerçevede önemli bir konu teşkil ediyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu havzada dünyanın önemli petrol yatakları ve doğal gaz rezervleri var.  Dolayısıyla Rusya da burada dünyanın önemli enerji aktörlerinden birisi ki, bizim Rusya ile ticaretimizin en önemli kısmını enerji oluşturuyor, doğalgaz ve petrolde en fazla alım yaptığımız ülke. Üçte iki oranda Rusya’ya bağımlı durumdayız Türkiye olarak.  Yani tırnak içerisinde aslında bu çok da doğru bir politika değil.

 

GÜNEY AKIM’DA TÜRKİYE’YE YÖNELME, TÜRKİYE’NİN ÖNEMİNİ ARTIRIR

 

Enerji yolları açısından bakarsak tabi ki, Türkiye üzerinden geçecek bir takım enerji hatları, boru hatları, nakil hatları hepsi sadece doğal gaz değil diğer enerji hatları da Türkiye’nin stratejik önemini artıran ve bölgesinde bir enerji piyasası olma, bölgesel bir enerji piyasası olma, dünyada geçerli bir piyasası olma… Daha önce de tartışılmıştı biliyorsunuz, bir takım nedenlerle kaldı. Ceyhan ve Mersin limanı, körfez düşünülerek orada bir dünyanın enerji habı da değil, yani dağıtım bölgesi ama gerçek anlamda piyasanın da oluştuğu, alım, satım, taşımanın bütün işlemlerin yapıldığı bir potansiyeli olan bir ülke Türkiye. Dolayısıyla bu tip anlaşmalar Türkiye’nin o konudaki gücünü, bölgedeki imkanlarını artırır, hem nakil açısından, hem ekonomik hem de stratejik olarak güç dengeleri açısından önemini artırır.

 

TÜRKİYE’NİN LEHİNE DÜZENLEMELER OLMALI

 

Ama Rusya ile zaman zaman inişli çıkışlı ilişkilerimiz oluyor. Daha önce de Mavi Akım’la ilgili şeyler oldu. Tabi nereye gideceğini bilemediğimiz için şu anda bir şey söyleyemeyiz. Ama bu gibi ilişkilerin olması Türkiye açısından önemlidir. Bir an önce tabi Türkiye’nin de lehine olacak düzenlemelerle gerçekleşirse buradan hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak pozitif faydalanırız diye düşünüyorum.

 

TARIM VE TURİZM İÇİN TÜRKİYE ÖNLEM ALMALI

 

– Siz aynı zamanda Antalya Milletvekilisiniz. Antalya da turizm açısından Türkiye’nin önemli kentlerinden biri. Rusya’dan gelen turistleri de yoğun olarak ağırlayan bir kent Antalya. Rusya’daki ekonomik dalgalanma ile birlikte turizmcilerde bir endişe oluştu. Turizm açısından beklentiler ne, neler isteniyor?

 

Tabi Antalya özelinde daha çok etkileniyoruz. Türkiye’ye gelen ticaret anlamında bakınca Rusya, ihracat açısından bizim ülkemizin dördüncü büyük pazarı, ithalat açısından birinci. Çünkü orada demin söylediğimiz enerji faktörü var. Onu çıkardığımız zaman da yine ilk dördün içerisinde her zaman yer alan bir ülke. Bu çerçevede bizim dış ticaretimiz üzerinde olumsuz etkileri olacaktır. Çünkü gelirin bir fonksiyonu tüketim ve yatırım. Dolayısıyla Rusya’da genel gelir düşüşü olduğu zaman, ister ekonomik krizden dolayı, ister petrol fiyatlarındaki düşüşten dolayı isterse de ambargodan dolayı bir takım faaliyetlerin kısıtlanması olsun. Doğal olarak ticaret partnerimiz, en önemli partnerlerimizden birisi olduğu için burada çok önemli bir sorunla karşılaşacağız. Onun da ötesinde asıl Antalya’yı da ilgilendiren kısmı tarımsal ürünlerde. Narenciye, sebze, meyve tarzı ürünlerde bizim Rusya ile en büyük pazarımız Antalya olarak Avrupa ile beraber iki ana pazar var. Rusya’nın da çok önemli yeri var.  Zaman zaman sorunlar yaşanıyor ama o bireysel, küçük sorunların dışında bir takım düzenlemelerle ilgili, malla ilgili, standartlarla ilgili sorunlar bazen bahane oluyor bazen gerçek sorun oluyor ama ondan sonra tekrar düzenleme yeniden yapılıyor ve geçiliyor. Ama bu daha geniş ekonomik etkileri olan ve Antalya açısından, sonrasında sosyal etkileri olan, özellikle çiftçi kesimi, ziraatla ilgili kesiminde gelir düzeyi üzerinde etkili olabilecek, ihracatı azalacağı için önemli bir husus. Antalya ekonomisinin dayandığı ana noktaları 3T dediğimiz, turizm, tarım ve ticarettir. Turizm açısından daha büyük bir şey olabilir. Şu anda arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde, sezon zaten bittiği için çok bir şey yok, kısmen azalma var ama asıl önümüzdeki sezonla ilgili, iptaller geliyor veya yeni sözleşmeler, biraz daha çekimser veya fiyat indirimleri falan isteniyor. Dolayısıyla en büyük partnerimiz bizim toplamda Türkiye’ye gelen turistlerin önemli bir kısmı Rusya’dan geliyor. Şimdi ilk beş ülkeye baktığınız zaman Rusya en başta göze çarpıyor.

 

Almanya ve Rusya iki önemli ülke, zaman zaman Almanya’nın zaman zaman Rusya’nın öne çıktığını görüyoruz, sezonun değişikliklerine, ekonomik duruma göre. Yavaş yavaş toplamda baktığımız zaman son üç yıl içerisinde birisi 4,5 birisi 5 milyon yıllık ortalama bir turist geliyor. Ama bizim açımızdan baktığımız zaman bu 4,5 milyon Rus turistin 3,5 milyonu Antalya’ya geliyor. Yani bu çerçevede büyük bir kısmı Antalya’ya geldiği için oradaki hem oteller açısından hem hizmet sektörü açısından, ürünleri sağlayan yan sanayi açısından, hatta o otellere mal zaten yine tarımla uğraşan, diğer yan esnaf ve çiftçinin durumu açısından önemli bir husus. İnşallah biran önce bu normale döner. Sonuç itibariyle Türkiye’nin yanısıra Antalya’yı da önemli ölçüde etkileyeceğini biliyoruz. Geçen hafta Antalya’da oda başkanları ile vergi ödül töreninde konuştuk. Ciddi anlamda bir takım önlemler almaya gayret ediyorlar ama alternatif pazarlar bulmadan ki uluslar arası konjonktüre bağlı olduğu için sadece bizim yapacağımız işlerlerle de tamamını çözme şansımız yok. Krizin belli ölçüde hafiflemesi ve Rusya’nın uluslar arası güçlerle anlaşarak bir orta yolu bulması durumunda normalleşme sağlanacaktır. Aksi taktirde hem Ruble’deki değer kaybı hem petrol gelirlerindeki azalma hem de genel olarak ekonomik faaliyetin ambargo nedeniyle daralması nedeniyle Rusya’nın bir süre daha bu sıkıntıyı yaşayacağı görülüyor. Biz de ona göre önlemimiz alıp en az bundan etkilenecek şekilde hem alternatif pazarlar hem de bu sorunların çözümü için ilgili kuruluşlarla diyalogu artırarak, vatandaşımızın mağduriyetini önleyecek önlemler aramamız gerekiyor.

 

ALTERNATİF PAZARLAR GÜNDEME ALINMALI

 

-Turizm sektörü açısından Rusya’ya yönelik indirimler söz konusu olabilir mi?

 

Sektör indirimlere sıcak bakmaz normalde ama bir sıkıntı devam eder, eğer  düşüş olursa o da oradaki gelir kaybı nedeniyle bir takım anlaşmalar; tabi yapılan uzun süreli sözleşmeler var, yıllık sözleşmeler var, peşin ödemeli anlaşmalar var, sezonluk anlaşmalar var, değişik şeyler olduğu için turizmde, bir şekilde onlar da etkilenecek. Tabi şu an boyutunu bilemiyoruz, kimin nasıl sözleşmeler yaptığını ama bu da sorunlardan bir tanesi, yeni yapılacak sözleşmeleri doğal olarak etkileyecek. Turu operatörleri ve seyahat acenteleri doğal olarak belli konularda müşterilerine sundukları portföyleri  ya küçültecekler ya düşük kalitede gösterecekler veya otelcilerden, servis sağlayıcılardan, tur operatörlerinden indirim isteyecekler. Başka türlü o krizi aşmaları mümkün değil. Onu yapamadıkları taktirde de oradan gelen turist sayısında belli ölçüde bir azalma olacak. Onun için bu fuarlarda, tanıtım kampanyalarında diğer ülkelere de biraz daha ağırlık vererek oradan oluşacak kaybın kapatılması gerekiyor. O anlamda söyledim bir takım önlemlerin alınması lazım. Hem ihracat pazarları açısından diğer pazarlarda biraz daha çeşitlenmeye giderek biraz daha açığın kapatılması lazım, hem de  bize turist gelen ülkelerle ilgili çeşitlime yapıp oralarda da tanıtım kampanyaları düzenletilerek buradaki negatif etkiyi öbür tarafta azaltmak lazım.kaynak: Rusya Gündem

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş “Ramazan ayı fırsata dönüştürülmeli…”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, insanların hayatına sayısız güzellikler katan ramazan ayının, kalplerde, evlerde ve yeryüzünde eşsiz bir manevi atmosfer oluşturduğunu belirtti. Ramazan ayında yapılan zekat, fitre, ikram, infak ve sadaka gibi ibadetlerle, Müslümanlar arasında paylaşma ve dayanışma bilincinin güçlendiğine, kardeşlik ve dostluk duygularının daha da pekiştiğine dikkati çeken Erbaş, "Merhametin, sekinetin ve bereketin yeryüzüne sağanak misali indirildiği ramazan ayı, bizleri hayatın gündelik meşgalelerinden bir nebze olsun uzaklaştırıp kendi ruh dünyamıza yöneltmekte, bizlere sabır, şükür, kanaat ve ilahi takdire teslimiyet hususunda güçlü bir irade eğitimi sağlamaktadır." ifadelerini kulland…

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa İl il imsakiye Diyanet imsak – iftar saatleri

Ramazan ayı geldi. Mübarek ay boyunca İslam dünyasının gündemindeki konu ise illerin imsak ve iftar saatleri oluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı ise Ramazan başlamadan hemen önce 2021 imsakiyeyi paylaşmıştı. 2020 yılında koronavirüs gölgesinde geçen oruç ayı, 2021 yılında da aynı zorlukla geçecek gibi duruyor.  İSTANBUL, ANKARA, İZMİR, BURSA İMSAK VE İFTAR VAKİTLERİ  Her yıl heyecanla beklenen Ramazan ayı 2021 yılında da coşkuyla idrak edilecek. Ramazan 13 Nisan Salı günü başlıyor. İslam alemi 8 Mayıs günü ise Kadir Gecesi'ni karşılayacak. İŞTE İL İL İMSAKİYE TIKLAYIN …

İçişleri Bakanlığı’ndan 81 İl’in valisine sondakika ‘Ramazan’ genelgesi

İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine "Ramazan Ayı Tedbirleri" konulu genelge gönderdi. Genelgede, mübarek Ramazan ayında, öteden beri uygulanması nedeniyle geleneksel hale gelen bazı davranış, etkinlik ve uygulamalar toplumsal hareketliliği artırdığından salgınla mücadele ve toplum sağlığı açısından risk oluşturacağı belirtildi. Bu çerçevede, 12 Nisan 2021 Pazartesi günü kılınacak ilk teravihle beraber idrak edilecek Ramazan ayında alınacak tedbirler şu şekilde sıralandı: 1. Vatandaşların toplu katılım gösterdiği iftar, sahur gibi kalabalık grupları bir araya getiren her türlü etkinliğe ve iftar çadırlarına müsaade edilmeyecek. Bu noktada son dönemlerde salgının yayılımında ev içi bulaşma oranının yüksekliği hususu da göz önünd…

MHP’li Belediye’den Ramazan pidesine zam yok açıklaması

YESAŞ’TA EKMEĞE ve PİDEYE ZAM YOK! Kalite ve gramaj farkıyla vatandaşın yanında olan Yenişehir Belediyesi YESAŞ Ekmek Sanayii Yönetimi, geçen sene olduğu gibi bu yıl da ramazan ayında ekmeğe ve pideye zam yapmama kararı aldı. 300 gram ekmek ve pide 1.75 TL’den satılacak. Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın, YESAŞ’ın kalite ve gramaj farkıyla ilçe halkına en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğini söyledi. “YESAŞ’ta iki yıldır ramazan ayında ekmek ve pideye zam yok” diyen Başkan Aydın, “Malum bu yılın şubat ayında iki yıldır olduğu gibi 300 gram ekmeğin 1.75 TL’den satışına devam kararı almıştık. Benzer bir kararı ramazan pidesi için de aldık. 300 gram pidenin satış fiyatı da yine 1.75 TL’den olacak” dedi. Günde 13-15 bin, yıl…

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i rahmetle anıyoruz

MHP’nin kurucu lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının yıldönümü sebebiyle açıklama yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, ‘’Partimizin kurucu Genel Başkanı Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i ebediyete irtihalinin 24.yıldönümünde hürmet ve rahmetle anıyoruz.’’ dedi. Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle, bu yıl da Anıtmezar’da bir tören gerçekleştirememenin hüznünü yaşadığını belirten MHP Lideri Devlet Bahçeli, ‘’Merhum Türkeş Bey, inanmış bir dava adamı, Türk devlet ve siyaset hayatına derin izler bırakmış bir mücadele insanıdır.’’ açıklamasında bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şu ifadeleri kullandı; ‘’Partimizin kurucu Genel Başkanı Başbuğumuz Al…

MHP Lideri Bahçeli’den Anasyasa Mahkemesi’ne HDP Tepkisi

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tarafından HDP’nin Kapatılması İstemiyle Anayasa Mahkemesi’ne Açılan Davanın İadesine” ilişkin yazılı açıklama yaptı. MHP Lideri Bahçeli'nin açıklaması şu şekilde: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17 Mart 2021 tarihinde, HDP’nin kapatılma istemiyle hazırlanıp Anayasa Mahkemesi’ne sunulan iddianame usul eksikleri gerekçe gösterilerek anılan Başsavcılığa iade edilmiştir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline gelen, Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası’nın ilgili maddeleri uyarınca hakkında temelli kapatılma talebi yapılan HDP, bu aşamada usul eksiklikler bahanesiyle zaman kazanmıştır.…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ