BAK DELİKANLI!
Ahmet ZORLU
Sokağa çıktı diye alaya aldığın o ihtiyar var ya, ya 68 ya da 78 kuşağına mensup birer delikanlıdır aslında. Hani “Dede” diye alay etiklerinden bahsediyorum!
Tahakküme baş kaldırmak menteşe escort
onların yaşam tarzıydı, gençliklerinde…
Onların her biri gençliklerinde filozofça yaşadılar, çıktılar mı meydana inletirlerdi alanları, hakları ve halkı için!
Akşam evine giderken, ekmek olmasa da olur, ama gece okuyacağı kitabı gazeteyi asla ihmal etmezdi..
Cebindeki 2,5 lirayla ekmek almağa finike escort kıyamaz, ama bastırır kitap satın alırdı!
Kiminin başucunda “Nihal Atsız” ‘ın eserleri, kiminin başucunda Marks’ın “Das Kapital”i, ya da Georges Politzer’in “Felsefenin Temel İlkeleri” yer alırdı…
Ortak paydaları “ Anti Emperyalist” olmalarıydı.
Kimi “Kahrolsun Amerika kimi de “Kahrolsun Rusya” der, Emperyalizme tavırlarını ortaya koyarlardı.
Onlar sahada olduğu sürece, Emperyalizm ülkemin hava sahasına bile giremedi.
Ta ki, bu günün bazı makbulleri!, 6. Filoya karşı secde edene kadar!
O nedenle, bugün dışarı çıktı diye alay ettiğin Dede’yle muhatap olurken iki kere düşüneceksin!
Çünkü onların en genci 60 yaşında, en delikanlısı 80’ine merdiven dayadı. İstisnasız tamamı hayattan alacaklı bir nesildir onlar.
Daha ilkokul sıralarında Türkiye ve Dünyayı öğrenmeye başladıkları zamanlar el attı Emperyalizm onlara.
Gıda yardımı adı altında gönderilen UNICEF etiketli Süt Tozunu saklı-gizli içmeyerek ve yerlere dökerek yaptılar ilk eylemlerini Emperyalizme karşı.
Zira ABD Emperyalizminin amacı çocukları beslemek değil, “Senin gibi sünger beyinli” bir nesil yetiştirmekti!
Senin gibi 10 dakikada bir selfie çekmeyi bırak, onların sararmış bir siyah-beyaz çocukluk resmi bile olmadı biliyor musun?
Bazılarının yüzlerini, öldürüldüklerinde ya da idam edildiklerinde gazetelerde çıkan fotoğraflarından tanıyor, biliyoruz.
Ama o bazıların fikirleri bugün bile gerçeği gören gençliğin savunduğu, temelini Antiemperyalizmin oluşturduğu görüşlerdir, biliyor musun?
Bunlar Verem’e, Tüberküloz’a, Kızamığa kafa tutmuş, terörün, anarşinin kol gezdiği dönemde kelle koltukta yaşamış bir gençlik.
Bu nesil var ya, bu nesil, her biri ilkokulu, bazıları ortaokulu, az bir bölümü liseyi okuyabildi, ama, felsefeyi su gibi içmiş titri olmayan birer Prof.’tu.
Hemi de bu günün “Ben cahilin ferasetine güveniyorum” cusundan değil, “Bilim, ilim, ahlâk, erdem” diyeninden.
O nedenle dikkat edeceksin. Alaya almayacak, başına kolonya döküp sokak ortasında sorgulamak yerine, önlerinde düğme ilikleyip, yardımcı olacaksın.
O alaya aldığın Emmi ve Emmiler var ya, en genci 2-3 ihtilâl görmüş, en az 10 ekonomik krizden sağ salim çıkmış insanlardır. Yoklukla terbiye edilmiş, ekmeği hep elinden alınmak istenmiş, ama ekmeğini vermemek için direnmiş bir nesilden bahsediyorum.
Onlar bu vatanı hiçbir karşılık beklemeden sevmiş, kalemini onuru için kullanmış, neslinin gururu olmayı başarmış insanlardır.
Daha önemlisi nedir biliyor musun Delikanlı? Onlar karşılıksız sevdikleri bu vatan için yeri geldi dayakla, yeri geldi kurşunla, yeri geldi zindanla bedel ödediler, biliyor musun?
Ama hep, “Olsun, biz bu vatanı karşılıksız sevdik, bedeli neyse ödemeye hazırız” diyecek kadar yürekli gençlerdi. Senin gibi baba harçlığıyla gitmediler okula.
Kimi gündüz çalıştı, gece kelle koltukta gitti okula, liseye. Kimi kendi kendini eğitti, boş zamanlarında deliler gibi kitapların içinde kaybolarak.
Biliyor musun o şartlara rağmen her biri bir baltaya sap olmuş, senin ve babanın iyi yaşaması için bir hayat sermişler senin ayaklarının altına.
O nedenle onları yıkacak en son şey, senin gibi bir sünger beyinli tarafından alaya alınmaktır. Onlar geldikleri yere el etek öpmeden, palto tutmak yerine kafa tutarak geldiler.
Birer efsanedir 68 Kuşağının, 78 Kuşağının her bir ferdi. O nedenle dikkat et. Onlar kendilerini sokağa atıyorsa buldukları her fırsatta, hiç düşündün mü neden?
Onlar her korkuyu attılar üzerlerinden, ama demir parmaklıklar, zindanlar onların hayatında hep bir Kâbus olarak kaldı.
Hiçbir suçu olmadığı halde, zindanlarda, demir parmaklıkların arkasında tutulmalarını halâ bugün bile hazmedemiyorlar. Onlar isyan etmek için dağları mekân seçtiler bir zamanlar.
Tıkıldıkları zindanlarda tek hayalleri vardı: “memleketin kırlarında özgürce dolaşabilmek”. Onlar vatana aşık, toprağa aşık bir nesil.
O NEDENLE SANA TAVSİYEM, ONLARA İLİŞME! Onların kafasının tası attı mı, yaşlarına başlarına bakmadan çıkarlar yeniden meydana.
Başkaldırırlar, “Sünger beyinlerin” sorumsuzca davranışlarına.
BEN UYARAYIM DA…