ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,5750
EURO
54,9324
ALTIN
6.326,19
BIST
13.687,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

SOSYOLOJİK DÜŞÜNMEK Toplumsal Gerçekliğin İnşası

5 Ağustos 2026 07:34
5
A+
A-

SOSYOLOJİK DÜŞÜNMEK

Toplumsal Gerçekliğin İnşası

 

Halim Kaya       

Sevgili Kardeşim Murat Şahin mesaj atıp abi kitabın hazır deyince hemen Site cami altındaki Çay Ocağında buluştuk. Bana “Sosyolojik Düşünmek Toplumsal Gerçekliğin İnşası” adlı çalışması sonrası basılan son kitabını “Kıymetli Büyüğüm: Halim Kaya Ağabeyime saygı, dua ve muhabbetle… 08.07.2026” diye imzalama lütfunda bulunarak hediye etmiş, bizi iki kere bahtiyar kılmıştır. Hem böyle bir çalışmayı yapmış bir kardeşe sahip olmanın, hem de saygı dolu ifadelerle bize bu kitabını hediye edecek kişiler arasında görmenin mutluluğunu yaşatmıştır.

Ayrıca benim gibi; Türkiye gibi okumanın asgari seviyelerde olduğu bir ülkede gelirinin önemli bir kısmını her ay kitaba veren ve ayda hiç olmazsa beş veya altı kitap okuyarak okuduğu kitaplar hakkında bir değerlendirme yazısı yazan, bir okuyucu için artık kitap almanın külfete dönüştüğü ekonomik ortamda yeni bir kitaba sahip olmanın sevinci de ayrı bir mutluluktur.

Doç. Dr. Murat Şahin’in yazdığı“Sosyolojik Düşünmek Toplumsal Gerçekliğin İnşası” adlı kitabı Nisan 2026 tarihinde Net Kitaplık yayıncılık tarafından 327 sayfa olarak basılmıştır. Fakat kitabın kaçıncı baskısı olduğu yazmamaktadır. Muhtemelen ilk baskıdır. Çünkü Türkiye’deki bazı yayınevleri hala kitapların birinci baskılarına baskı numarası vermiyorlar.

Murat kardeşim ile beraber olduğumuz zamanlarda dikkatimi çeken bir şey, kardeşimiz ahirete göç etmiş aile fertlerini günlük hayatta hiç unutmamakta sık sık dua ve Allah’tan rahmet dilekleriyle ifade ederek anmaktadır. Sık sık andığını fark ettiğim müteveffa eczacı ablası ve bu kitabı adına atfederek hayırlı bir evlat olduğunu gösteren merhum babasıdır.

Doç. Dr. Murat Şahin’in yazdığı “Sosyolojik Düşünmek Toplumsal Gerçekliğin İnşası” adlı kitabı üç bölümden oluşmaktadır. Kitapta; “Giriş”, Birinci Bölüm: “Kültür ve değerler Ekseninde Birey, Grup ve Toplum”, İkinci Bölüm: “Sosyolojik Analizin Temel Boyutları”, “Mekân: İlişkilerin Yerleşikliği ve Sınırları”, “Zaman: Tekrar, Süreklilik ve Değişim”, “Sosyal İlişkiler: Bağların Örgütlenişi”, “Bütüncül Analiz: Gündelik Bir Olayın Üç Boyutlu Çözümlemesi”, Üçüncü Bölüm: “Mekân, Zaman ve Sosyal İlişki Bağlamında Sosyolojik Çözümlemeler.”, “Sonuç”, “Kaynakça” başlıklarını görmekteyiz. Doç. Dr. Murat Şahin’in kitabın ekseriyetini “Mekân, Zaman ve Sosyal İlişki Bağlamında Sosyolojik Çözümlemeler.” konusuna ayırmıştır.

Doç. Dr. Murat Şahin bireysel davranışları etkileyen unsurları “Bireyin davranışlarını yalnızca içsel dinamiklerle açıklamanın yeterli olmadığını; bireyin içinde yer aldığı sosyal ilişkiler ağını, tarihsel birikimi ve kültürel bağlamı birlikte düşünmek gerektiğini” (s.9) diyerek ifade etmekte, insanların bir davranışı sergilerken onu sade içsel dinamiklerinin bu davranışa sevk etmediğini, sosyal ilişkiler ağı, tarihsel birikim vekültürel bağlamı da o davranışın oluşum ve şekillenişine tesir ettiğini ve bu etkenlerin tesirinde kalarak hareket ettiğini savunmaktadır. Bu ifadelerden bir davranışın oluşumu zaman, mekân ve sosyal ilişkiler ağının birlikteliğiyle oluşuğunu yani “üç boyutun bileşkesi”nin (s.10) bir davranış üretip ortaya koyduğunu ifade etmektedir.

Doç. Dr. Murat Şahin “Sosyolojik düşünme işte bu-Toplumsal düzeni oluşturan davranışın ardındaki etkileşim biçimlerini, mekânsal yerleşiklik ve ilişkisel örüntüyü bir zaman içindeki- inşa sürecini görünür kılma çabasıdır. Görünen davranışın ardındaki etkileşimin biçimlerini, bu etkileşimlerin zaman içindeki oluşumunu ve mekânsal bağlamını birlikte kavramaya yönelir.Böyle bir bakış açısı içinde hiçbir toplumsal olgu tek başına açıklanamaz; her olgu bir süreç içinde gelişir, bir yerde yerleşir ve ilişkiler aracılığıyla anlam kazanır.” (s.20) İfadelerinde olduğu gibi sosyolojik düşünmenin bir davranışın ardındakimekân, ilişkisel örüntü ve devam eden bir zaman kavramının bütüncül ürünü olarak gören bakış açısı olarak tarif eder. Yani “Sosyolojik düşünme… toplumsal olguları tek boyutlu açıklamalardan kurtararak, onların oluş süreci, mekânsal bağlamı ve ilişki örüntüsü içinde birlikte değerlendirmeyi gerektirir.” (s.22)

Doç. Dr. Murat Şahin davranışçı kuramların davranışın; “dışsal uyarıcı-tepki bağlantısı” (s.28) sonucu oluştuğunu, Bilişsel yaklaşımlar ise davranışı “bireyin dünyayı nasıl algıladığı, zihinsel olarak nasıl yapılandırdığı” (s.28) yani bireyin algılayış biçimi ve algıladıklarını zihninde yapılandırmasının davranışlarını oluşturduğu şeklinde açıkladığını,Psikanalatik perspektif ise davranışları “bilinçdışı dinamiklerin ve erken dönem yaşantıların” (s.28) bastırılmış deneyimlerle ilişkilendirerek açıkladığını, Hümanist yaklaşımlar ise davranışların “bireyin kendini gerçekleştirme arayışı ve öznel deneyimi” vasıtasıyla “içsel potansiyelin açığa çıkışı” (s.28) şeklinde oluştuğunu  bütün bu yaklaşımların ortak yönünün ise “davranışın temel belirleyicisinin bireyin içsel yapısı” (s.29) olduğudur.  Ancak Doç. Dr. Murat Şahin’e göre psikoloji ve sosyal psikoloji davranışların sadece içsel süreçlerle açıklanamayacağını “Tutumların oluşumu, grup baskısı, uyma davranışı, rol beklentileri ve sosyal kimlik” gibi dış etkenler olarak “bireyin karar ve eylemlerinin sosyal bağlamdan bağımsız” gerçekleşemeyeceğini savunur.

Bütün bunların davranışları açıklanmaya yetmeyeceğini, davranışların açıklanabilmesi için “Bireyin duygu, düşünce ve davranışlarını, yalnızca içsel mekanizmalar ya da kişiler arası etkileşim düzeyinde değil; kültür, değerler ve kurumsal düzen içinde konumlandıran bir bakış” açısına gerek olduğu, çünkü “birey yalnızca psikolojik bir özne değil; aynı zamanda belirli bir kültürel evrende doğan, değerler dünyası içinde sosyalleşen ve anlamlarını bu kolektif zeminden devralan toplumsal bir varlık” (s.30) olması dolayısıyla sadece psikoloji veya sosyal psikoloji ile insanın davranışlarını izah edemeyeceğimiz düşünülmektedir.

Doç. Dr. Murat Şahin yukarıdan beri sıralamaya çalıştığımızı bütün düşünce sistemlerinin “bireyin toplumsal bağlamla ilişkisini” açıklamaya yetmediğini bunun için “Sosyoloji, bireyi daha geniş bir yapısal çerçeve içinde ele alarak farklı bir yönelim geliştirmiş” (s.34) olduğunu ifade ederek insan davranışlarını anlama ve izah etmede sosyolojinin daha geniş bir perspektif sunduğunu düşünmektedir.

Doç. Dr. Murat Şahin kollektif bir birey tanımı yaptıktan sonra bireyin varlık sebeplerini “Birey, salt biyolojik ya da psikolojik bir özne değil, kültür ve değerler sistemi içinde konumlanan, ilişkiler aracılığıyla varlık kazanan sosyal bir aktördür.” (s.36-37) şeklinde ifade eder.

Kültür, bireysel davranışları yalnızca sınırlayan değil; onlara yön veren ve anlam kazandıran kolektif bir çerçeve.” olması kültürün sadece içselleştirilmiş bir değerler bütünü olmadığını, aksine daha geniş bir alana tesir etmesi bakımından grup ve toplum düzeyinde örgütlenmiş yapısını ortaya çıkarır.Kültür hem bireyi oluşturan hem de birey tarafından üretilen yapısıyla birey ve kültür devamlılığını sağlar. Sosyal birey hem kültürü üretir hem de kültürün devamlılığını sağlar. “Sosyal birey, hem kültürün ürünü hem de onun taşıyıcısıdır.” (s.45)

Doç. Dr. Murat Şahin “Sosyolojik Düşünmek” kitabında hemen hemen her satırda farklı tezler ile sosyolojik düşünmenin tarifini yaparak sadece bir tez ortay atıp onu çeşitli örneklerle anlaşılır kılmaya çalışan diğer kitaplardan ayrılmaktadır. Anlatımdaki sadelik ve akıcılık bu kadar girift tezler yumağının püsür olmadan tereyağından kıl çeker gibi problemsiz bir şekilde yumaktan çözülen ip gibi sıralanan tezleri anlaşılır kılmaktadır.

Sayı artışı toplumsallık üretmez; toplumsallığı üreten şey ilişkidir.” (s.46) Doç. Dr. Murat Şahin bir milletin sadece sayısının artmasının o milletin yardımlaşma ve dayanışmanın da içinde olduğu sosyal hayatının mükemmel olduğu anlamına gelmediğini, nüfus ayısının artmasına rağmen eğer ilişkiler ağıda genişlemiyorsa birbirinden habersiz ve kopuk bir kalabalıklar güruhu oluşacağını, asıl sosyalleşmenin insanların bir biriyle irtibatının artmasıyla oluştuğunu; sosyalleşmiş nüfusu az milletlerin daha içi içe birbirlerinin derdiyle hemdert olacağını, sosyalleşmenin sonucu homojen bir kültüre sahip olacaklarını dolaylı da olsa anlatmaya çalışmaktadır.Sosyalleşmeyen toplumların sayıları ne kadar artarsa artsın birbirinden kopuk habersiz bireyler arasında farklılıklar ve bölünmüşlükler doğuracağı, ancak sosyalleşmiş ve ilişkiler ağı çok yoğun az nüfuslu milletlerin birlik içinde aynı karakterde bireylere sahip olacağı anlamına gelmektedir.

Grubu değerlerin tanındığı ve kabullenilerek yeni değerlerin üretildiği bir laboratuvar olarak gören Doç. Dr. Murat Şahin, grupların kurumsallaştırdığı değerlerin başka gruplar tarafından etkilenerek kabul edilmesiyle toplumun oluştuğunu ifade ettikten sonra grupların aile, arkadaş çevresi birincil ve dini cemaat, okul, iş yeri, meslek topluluğu gibi ikincil gruplara ayrıldığını (s.52) her bireyin bu gruplar içinde uyum ve üretim fonksiyonlarını yerine getirerek nihayetinde  belirli bir coğrafyada yaşayan insanların toplam sayısından ibaret olmayan ancak gruplar arası iletişim ve etkileşim ağlarının genişleyerek kurumsallaşmasıyla biçimlenmiş ilişkiler ağından oluşan makro düzeydeki toplumu meydan getirdiğini ifade etmektedir (s.52).“Bireyler arasındaki iletişim ve etkileşim grup dinamiklerini oluşturur; gruplar arasındaki iletişim ve etkileşim ise toplum denilen yapıyı meydan getirir.”(s.53) ancak bu oluşumun odak noktası ya da bel kemiği olamazsa olmazı bireylerin maddi varlıkları değil, “bireyler arasındaki ilişki örüntüsüdür.” (s.53) yani grup ve toplum bireyleri arasındaki ilişkiler ne kadar girift ve çok ise o grup veya toplumun yapısı o kadar güçlüdür. Hani şaire diyor ya “Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez

Doç.Dr. Murat Şahin’in kültür ver değerler üzerinden anlamlandırılma (s.55) olarak izah ettiği “İlişkisel Ontoloji” (s.54) açısında “toplumsal gerçekliğin temel birimi ne tekil birey ne de bireylerden bağımsız, aşkın bir ‘toplum’ varlığıdır. Asıl kurucu unsur bireyler arasındaki etkileşim ağlarıdır.” (s.54)Birey ilişkiler içinde anlam kazanıp, grup ilişkilerin düzenli hale gelmesiyle biçimlenir ve toplum da ilişkilerin kurumsallaşarak süreklilik kazanmasıyla biçim, şekil alır. “Birey değerleri öğrenir; grup değerleri düzenler; kurum değerleri standartlaştırır; toplum ise bu standartlaşmayı tarihsel sürekliliğe dönüştürür.” (s.67) Norm ve değerlerin kalıcılığı, kazanacağı konum bu çok katmanlı yapı içinde belirlenir.

Doç. Dr. Murat Şahin kısa ve anlaşılır cümlelerle toplum ve toplumun sürdürülebilir ilişkiler bütününün öyle güzel izah etmiş ki yazmış olduğu her satırı yoğun bilgi içermekte, ancak insanı zorlamamaktadır. Okuyucu birey grup ve toplumun katmanlı oluşum ve geçişleri ve kültürün oluşum ve değişimi bu kadar güzel anlatılamazdı. Doç. Dr. Murat Şahin konuyu bir cümle yazıp sonra nu izah etmek için sayfalarca lüzumsuz bilgi ile kitabını doldurmuyor, ters çevrilmiş bir piramit misali bir noktadan başlayarak gittikçe genişleyen bir perspektif ve açı ile genişleyen ve tuğlalar misali üst üste konulan bilgiler ile zihinde bir şekil oluşturarak kavramayı ve anlamayı kolaylaştırmaktadır.

Kültür, yalnızca ortak anlam üretimi değil; zaman ve mekân içinde şekillenen bir uyum ve düzenleme sürecidir.” (s.69) “Toplumsal yapı, bireylerin anlık karşılaşmalarının değil; zaman içinde birikmiş ve mekân içinde yerleşmiş ilişkilerin kurumsallaşmış bütünüdür. Toplum, insan ihtiyaçlarına verilen kültürel cevapların tarihsel süreklilik kazanmış örgütlenmesidir.” (s.70) Bütün bunların neticesi de “İlişkiler birikir, yerleşir ve kültür aracılığıyla kurumsallaşır. Kurumsallaşma ise toplumsal düzeni görünür, sürdürülebilir ve aktarılabilir kılar.”(s.70)

Doç. Dr. Murat Şahin’e göre sosyolojik analiz bakımından “Mekân,yalnızca fiziksel bir yer ya da coğrafi koordinat değildir; ilişkilerin yerleştiği, tekrarlandığı ve kalıplaştığı bir bağlamdır.” (s.77) “Kültür, mekanla kurulan karşılıklı etkileşim içinde oluşur: İnsan mekânı biçimlendirir [coğrafimekân yapar]; mekân da insanın yaşam tarzını ve toplumsal örgütlenmesini biçimlendirir.” (s.82)

Doç. Dr. Murat Şahin“Sosyolojik Düşünmek Toplumsal Gerçekliğin İnşası” adlı kitabında öyle yoğun bilgi sunmaktadır ki her bilgiye temas etmek istesek kitabın tıpkı basımı gibi yeniden yazmamız gerekecektir. Hem kullandığı akıcı üslup ve güncel canlı kelimeler sayesinde kitapta anlaşılmayacak bir nokta kalmadığından kitap hakkında yazdığımız bu yazıda biz sadece bize enteresan gelen veya ilk duyduğumuz, okuduğumuz hususlara temas ederek geneli hakkındaki değerlendirmeyi kitabı bu yazı sayesinde okuyacaklara bırakmak zorunda kaldık.

Doç. Dr. Murat Şahin “Toplumsal düzen, bir anda icat edilen kuralların değil, süreklilik içinde pekişen pratiklerin ürünüdür. Tekrar, davranışı sıradanlaştırırken aynı zamanda meşrulaştırır; uzun süre devam eden her düzenlilik, doğal ve kaçınılmaz görünmeye başlar.” (s.105) ifadesinde toplumsal düzeni sağlayan kuralların bir anda ortaya çıkmadığını insanların tekrar ettiği ve süreklilik kazandırdığı pratiklerin zamanla kurallaşarak toplum düzenini sağlayan kurallara dönüştüğünü ifade etmektedir.

Toplumsal zaman, yalnızca bugünün ritimleriyle değil; geçmişten devralınmış uzun süreli yapıların gölgesi altında akmaktadır.” ve “Dolayısıyla toplumsal zamanı anlamak için yalnızca gündelik ritimlere değil; yavaş işleyen yapısal zamana, olay zamanına ve coğrafi zamana birlikte bakmak gerekir.” (s.109)

Doç. Dr. Murat Şahin’e göre “modernleşme yalnızca yeniliklerin art arda eklenmesi değil; farklı zamansal katmanların birbirine eklemlenmesi sürecidir.” (s.120) modernleşme yenilerin hâkim olması değil geçmişteki mevcut modernleşmiş varlıklarla yenilerin ortaklaşa yeni bir ortam oluşturmasıdır. Modernleşme eski terk değil eskinin yanında yenilerinde hayat bulmasıdır.

Kültürel formlar koparak değil; geçmişle kurulan ince bağlar üzerinden dönüşür.” (s.123) “Kültürel pratikler yüzeyde biçim değiştirirken, derin katmanlarda süreklilik üretmeye devam eder.” (s.123) “Kültürel değişimi ani kırılmalarla değil; zamansal katmanların üst üste binmesiyle3 gerçekleşir.” (s.124) Günlük hayatta yaşanılan kültürün değişimi geçmişten kopuk olmaz, atalardan gelen kültür ile arasında bir bağ kurarak gelenekleşir ve değişerek de kendisini geleceğe taşır. Yaşanılan zamana ait kültür hem geçmişi yaşatır hem geleceği inşa eder.

Doç. Dr. Murat Şahin kitabını yazarken kitaba ad olarak koyduğu “Sosyolojik Düşünmek” kavramını anlatırken, toplumsal hayatın varlığını, yaşayış ve değişimini kültürel değişim üzerinden anlatarak kullandığı örneklerle soyutluktan çıkarıp somutlaştırmakta hem sosyolojik düşünmeyi hem de kültürel değişimi anlaşılır ve anlamlı kılmaktadır.

Mekân insanları bir araya getirir; zaman tekrar aracılığıyla davranışları kalıcılaştırır; fakat toplumsallık asıl olarak karşılaşma, iletişim ve etkileşim içinde kurulur. Bu nedenle sosyal ilişkiler, ne yalnızca fiziksel yakınlığın ne de takvimsel eşzamanlılığın sonucudur. Onlar, geçmişten devralınan anlam kalıplarının bugünkü karşılaşmalar içinde yeniden icra edilmesidir.” (s.136)davranışlar mekanlarda karşılaşır, zaman içinde tekrar ederek kalıcılaşır ancak toplum mekân-karşılaşma, zaman-tekrar etme ile bireyler arasındaki sosyal ilişkilerin-iletiş ve etkileşimiyle oluşur. Toplumun temeli olan sosyal ilişkiler sadece mekânda karşılaşmanın, fiziki yakınlaşmanın ürünü olmadığı gibi takvimsel zamanda; aynı zaman aynı tarih veya güne denk gelmenin de ürünü değildir. Bu saydıklarımız olurken birbiriyle ilişki kurarak etkileşmesi birbirinin tesirinde kalarak değerleri alıp-vermesidir.

Doç. Dr. Murat Şahin’in “Sosyolojik Düşünmek”kitabında verdiği örnekler ile göstermiştir ki; doğum ve isim koymaritüellerinden insanın uyku düzenine, insanlar arası ilişkilerden ölüm halinde yapılacak törenlerin şekline, kısaca insanla ilgili olan ve hayat boyu icra edilen ilişki ve törenlerin gerisindeki nedenler sosyolojinin konusunu oluşturmaktadır.

Modernleşme, hızlanma ve dijitalleşeme süreçleri sosyal ilişkilerin ritmini ve biçimini dönüştürmüş olsa da, karşılıklılık, tanınma ve meşruiyet ihtiyacı ortadan kalkmamıştır. Sosyal bağ çözülmekten ziyade yeniden örgütlenmiş; yüz yüze temasın yerini zaman zaman ağsal eşzamanlılık almış; fakat ilişkisellik toplumsal hayatın merkezindeki konumunu korumuştur.” (s.167) sosyal ilişkilerin modernlik ile ritmi ve biçimi değişse de ilişkilerdeki karşılıklılık, tanınma ve meşruiyet ihtiyacı değişmeden devam etmektedir.

Sosyolojik yöntem, olayın kendisini değil, olayın arkasındaki tarihsel birikimi araştırır. Bir toplumsal kriz, ani bir kırılma değil, yavaş bir yoğunlaşmanın eşik noktasıdır. (…) sosyoloji, yüzeydeki kırılmayı değil; o kırılmayı mümkün kılan sürekliliği analiz eder” (s.172)Sosyoloji olayları değil kalıcı ağrı değişen yapılar üzerinde inceleme yapar ve sosyolojik açıklama olarak kalıcı olanı merkeze alır. Kalıcı olan yapılardaki değişimi yorumlamaya çalışır. “Sosyoloji, olayın anını değil, o anı mümkün kılan tarihsel sürekliliği analiz eder.” (s.179)

Sosyolojik analiz, yalnızca tarihsel kökenleri ya da yalnızca mekânsal düzeni değil; bu düzenin gündelik ilişkiler içinde nasıl yeniden üretildiğini birlikte incelemek”tedir.(s.183)“Sosyoloji, … görünür olanın ardındaki yavaş zamanı okumayı gerektirir. Olay, yalnızca görünen yüzdür; asıl belirleyici olan, onu mümkün kılan uzun süredir işleyen ilişkisel ve mekânsal yapılardır.” (s.196) “Hiçbir olasy yalnızca kendi, anında oluşmaz; her karşılaşma, her kırılma ve hatta her ölüm, geçmişten taşınan normların, belirli mekânsal düzenlerin ve karşılıklı bağımlılık ağlarının yoğunlaşma noktasıdır.” (s.197)

Doç. Dr. Murat Şahin “Sosyolojik Düşünmek”in usul ve erkanını ele alırken Türk edebiyatındaki romanların konusu ve kahramanlarından vermiş olduğu örneklerle aslında edebi romanların toplumsal dönüşüm ve değişimin meşrulaştırılarak içselleştirilmesi ve toplumsal dönüşüm ve değişimin yönüne nasıl etki ettiğini gözler önüne sermektedir.

Doç. Dr. Murat Şahin üçüncü bölümde baştan beri bir olayın nasıl analiz edilmesi gerektiği hususundaki önerileri kapsamında olay olarak seçtiği trafikteki bir karşılaşmayı “Mekân, Zaman, Sosyal İlişkiler” (s.197) bağlamında çözümleyip analiz etmektedir. Olayın ardındaki sebepleri olay anının sebebine bağlayarak bir çözüm önermemektedir. Sosyolojik analiz için önerdiği usul olan tarihsel ve mekânsal ve ilişkiler yumağına istinadeden bir bakış açısıyla geçmişten gelen birikimler olarak bakmakta ve analizini de bu çerçevede oluşan ilişkiler üzerinden yapmaktadır.

Doç. Dr. Murat Şahin kadına şiddet hususunu “şiddet, bir ‘karakter bozukluğu’ndan ziyade, içselleştirilmiş normların kriz anında sertleşmiş bir tezahürü olarak” (s.214) şeklinde ifade ederek kadına şiddetin arkasında toplumsal normların olduğunu ortaya koymaktadır.Doç. Dr. Murat Şahin “Şiddeti anlamak, onu bireysel bir sapma olarak etiketlemekten değil; onu mümkün kılan yapısal ve ilişkisel zemini kavramaktan geçer.” (s.215) ifadesiyle de şiddetin bireysel bir sapma olmadığını toplumsal yapının ve toplumsal ilişkilerin bir sonucu olduğunu düşüncesinde olduğunu göstermektedir.

Doç. Dr. Murat Şahin Türklerin Çin seddinden Viyana kapılarına kadar üç kıtada yayılmasını ve kültüründeki değişim ve gelişimi sosyolojik düşünce bazında “Türklerin tarih içinde farklı coğrafyalara yayılması, mekânın kültürü dönüştürücü etkisini daha görünür kılar. Anadolu’ya yerleşme süreci, göçebe hareketlilik ile yerleşik tarım kültürünün sentezin, doğurmuştur. Şehirleşme, mimari, vakıf sistemi ve kurumsal devlet yapıları, yeni mekânsal düzenin ürünüdür. Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi farklı iklim ve toplumsal yapılara sahip bölgelerde Türk kültürü, yerel unsurlarla etkileşime girerek yeni sentezler oluşturmuştur. Bu durum kültürün mekân tarafından şekillendiği kadar, kültürün de mekânı dönüştürüldüğünü gösterir. Cami, han, hamam ve çarşı gibi kamusal mekanların kurulumu, yalnızca fiziksel bir inşa değil; sosyal düzenin mekânsal ifadesidir.” (s.220)şeklinde izah etmektedir.

Doç. Dr. Murat Şahin, milliyetçiler ülkücüler için iki önemli isim olan Ömer Lütfü Barkan ile Mümtaz Turhan’ı ele alıp Türk kültürüyle ilgili görüşlerini yeniden değerlendirmektedir.Ömer Lütfü Barkan’ın “Kolonizatör Türk Dervişleri” (s.222) eserinde savunduğu ‘Kolonizatör Derviş’ anlayışının sadece bir askeri dönüşümü ifade etmediğini, kültürel ve sosyal sivil bir değişimi ifade ettiğini, Mümtaz Turhan’ın “Kültür Değişmeleri” (s.225) adlı kitabındaki değişimin de Türk Modernleşmesi vasıtasıyla gerçekleşen bir değişim olduğunu ancak Türk Modernleşmesi yani kültür değişimini de “ne bütünüyle başarısız bir taklit olarak ele alır ne de eksiksiz bir ilerleme olarak görür”(s.228) diyerek sosyolojik düşünmek çerçevesinde ele alıp yorumlamaktadır.

Karadeniz mutfağının sadece bir yemek tarifleri olmadığını, doğayla bütünleşmiş tarihsel hafızanın ve toplumsal örgütlenme biçiminin ürünü olarak Karadeniz mutfağı “Göç hareketleri ve şehirleşme süreci; Karadeniz mutfağını bölgesel sınırların dışına taşımış, yöresel yemekler ulusal ölçekte tanınır hale gelmiştir. Böylece yerel olan, zaman içinde geniş bir coğrafyaya yayılarak kimlik sembolüne dönüşmüştür.” (s.233)

Doç. Dr. Murat Şahin suça yönelen çocuklar meselesini ele alarak suç işlemenin ani bir kararla olmadığını ve zaman içinde biriken deneyimlerin, mekân koşullarının, sosyal ilişkilerin kesiştiği noktada ortaya çıktığını ifade ederek “Çocuğun suça sürüklenmesini, ani bir karar değil, toplumsal uyum sürecindeki aksaklıkların zaman içinde yoğunlaşması” (s.235) olarak tarif etmektedir. Bu ifade ile de çocuğu suça iten etkenin çocuktan ziyada toplumsal ilişkiler ağındaki aksaklıklar ve mekânın sunduğu şartların olumsuzluğuna bağlamaktadır.

Doç. Dr. Murat Şahin Hocamın özel okullar ile devlet okullarını kıyasladığı “Eğitimde İki Dünya: Özel ve Devlet Okulu Deneyimi” (s.261) başlıklı yazıda durum tespiti açısından gerçeklik payı çok olmasına rağmen özel okullar hakkındaki “Özel okullar genellikle geniş kampüs alanları, spor salonları, laboratuvarlar, sanat atölyeleri ve güvenlikli fiziksel ortamlar sunar.” (s.262) tespitine yüzde yüz katılmak mümkün değildir. Bu söz konusu imkanları sağlayan özel okullar olduğu gibi çoğunluğunun bu imkanları sağlayamadığı da aşikardır. Bugün gecekondulaşma ya dayerden mantar biter gibi diyebileceğimiz şekilde özel okul açıldığı bir ortamda çoğu okullar yeterli kampüs ve sosyal tesisi olmadan sanki sokak arasında sıkışmış bir apartman vaziyetinde açılmaktadır. Bu özel okul meselesi İlkokul, Ortaokul, Lise ve Üniversite seviyesinde de aynıdır. Yer kıtlığı ve sermaye yetersizliği nedeniyle sosyal tesisler yapılamadığı gibi kaliteli öğretmen çalıştırmayı da imkânsız kılmaktadır. KPSS’yi kazanamamış öğretmenler asgari ücretle çalışmakta ve kendini geliştirecek ekonomik gelir elde edemediği için de yetersiz kalmaktadır. Ülkemizde öğretmenlerin maaşlarını ödeyemediği için kapanan özel okullar mevcut olduğunu geçmiş haberler araştırıldığında görülecektir. Yaklaşık 18 yıl önce OMÜ’den bir doçent yanıma gelerek oğlunun bir özel okulun orta kısım kolejinde okuduğunu ve lise için okul yöneticilerinin aynı okulun Fen Lisesi kısmına devam etmesini istediklerini, ancak kendisinin tespitine göre öğretmenlerin şişirme bol keseden not verdiklerini, başarıların gerçek olmadığını ve okul birincisi ile okul ikincisi arasındaki mezuniyet puanı bakımından on puan fark oluştuğunu, ancak bunun devlet fen lisesinde mümkün olmadığını birinci ile on puan aşağıdaki öğrenci arasında on veya on beş öğrencinin olduğun, sıralamanın bir puan ve daha aşağıda puanlarla farklılaşarak sıralandığını puanların birin altında sayılar ile hesaplandığını ifade etmişti. Bu yüzden de sizin çocuğun mezun olduğu Devlet Fen Lisesine vermek istiyorum demişti. Okul hakkında benden bilgi almaya çalışıyordu. Özel okullara milyonlar veren aileler Devlet okullarına iki üç bin lira bağış yapmaktan kaçınıp şikayetçi olmaktadırlar. Halbuki on on beş aile özel okula verdikleri milyonların her yıl %10’nubir Devlet okuluna bağış olarak yapsalar devlet okullar daha modern ve daha donanımlı olur. Bu sayede de bu parayı veremeyecek çocukların da o okullarda eğitim görmesini sağlayarak bir sosyal bir görev ifa etmiş olurlar. Milletimizin geleceği olan Türk çocuklarına yatırım yapmış olurlar. Çocukları da gerçeklikten uzak yapay bir sosyal ortamda yetişip ülke gerçeklerinden uzak kalmamış olurlar.

Doç. Dr. Murat Şahin modernleşmeyi sadece bir teknolojik gelişim olarak düşünenlere “Modernleşme yalnızca teknolojik gelişme, sanayileşeme ya da kentleşme değildir; aynı zamanda toplumsal yapının yeniden örgütlenmesi sürecidir. Bu yeniden örgütlenme, bireyin konumunu, kimliğini ve ilişki biçimlerini dönüştürür.” (s.26-270) modernleşmenin teknolojik, gelişme, sanayileşeme yani fabrikasyon, kentleşme ile birlikte bireyin toplumsal konumu, kimliği ve ilişkilerinin de değişimi olduğunu ifade etmektedir. Modernleşme insanı bireyleştirirken hem özgürleştirir hem de yalnızlaştırarak kendisi merkezli bir dünya kurmasın sağlar (s.272).

Doç. Dr. Murat Şahin kurmuş olduğu zaman, mekân ve sosyal ilişkiler üçlemesinden hareketle sosyolojik olayları yorumlama modeli olan sosyolojik düşünmek modelinin farklı ölçeklerdeki ve farklı içeriklerdeki olgulara uygulanabilir esnekliğe sahip olmasının modelin analitik gevşekliği anlamına gelmeyeceğini “Aksine, her örnekte aynı üç unsurun sistematik biçimde sorulmasını zorunlu kılar. İşte modelin sahadaki gücü tam da bu disiplinli tutarlılıktan kaynaklanmaktadır.” (s.310) kurmuş olduğu modeli savunurken modelin bazı sorunların görünmesini engelleye bileceğini de ifade eder.Doç. Dr. Murat Şahin’e göre “Zaman, mekân ve sosyal ilişki ekseninde kurulan üçlü model, olay ile yapı arsındaki bağı yalnızca teorik düzeyde değil, uygulanabilir bir çözümleme disiplini olarak yeniden kurmaktadır.” (s.316)

Doç. Dr. Murat Şahin“Sosyolojik Düşünmek” kitabında sosyolojik düşünmenin nasıl olması gerektiğini, sosyolojik düşünme usul ve metodunun unsurlarıyla birlikte sosyolojik düşünmenin muhteviyatının nasıl olması gerektiğini ele alırken kültürel değişimin sürekliliğini, zamana yaygın hızını ve katmanlaşmasını örnekler ile ele alarak değişimi görünür kılmakta ya da algılanmasını, anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Bu kitap bir nevi öğretici bir ders kitabı mahiyetinde metodik bir perspektifle yazılmış ancak okuma kitabı olarak herkesin okuyup kendisine bilinçli bir sosyolojik düşünme yolu oluşturmasına yardımcı olacak el kitabı özelliği taşımaktadır.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabetjojobet girişjojobetdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusujojobetchild pornbahiscasinoMarsbahismatbetjojobetgrandpashabetmatbetvdcasinoholiganbetjojobetgrandpashabetgrandpashabetDeneme Bonusu Veren Sitelerkavbetjojobet girişjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabetchild pornholiganbetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetjojobetgrandpashabetjojobetjojobetjojobetjojobetcasibomgrandpashabetjojobetgrandpashabetgrandpashabetjojobetcasibomjojobetjojobetgrandpashabetromabet girişromabetradissonbet girişbetgitholiganbetgrandpashabetGrandpashabetmatbetimajbetpusulabetgrandpashabetmatbet güncel girişsuperbetingrandpashabetcratosroyalbetcasinoroyal girişradissonbetcasinomilyongrandpashabet girişibizabet girişcasinoroyalcasinomilyon girişibizabet girişibizabetgrandpashabet girişpusulabet girişchild pornmatadorbetsuperbetin girişjojobetjojobetjojobetjojobetcasibomcasibomJojobetnesinecasinograndpashabetJojobetcasibom