
Kenan EROĞLU
** Tanırız bu gibi tipleri. Şöyle etrafımıza bakmak yeterli. Mum yakmamıza, fener almamıza gerek yok. Az biraz dikkatli bakmalıyız. Aslında etrafımızda bu tiplerden çok vardır. Allah bu tiplerden bizi korusun. Bu tiplerin şerrinden korusun
** Bu tipleri anlamaya çalışmalı. Korkunun ecele faydası yoktur. Takdir-i İlahi ne ise o olur. İşler her zaman rast gitmez. El elden üstündür. Bir gün O’nu da sigaya çekecek bir Molla Kasım gelir.
** Bunlar, nev-i şahsına münhasır tiplerdir. Örnekleri az bulunur. Ama her yerdedirler. Yalnız onlar benzerlerine bile tahammül edemez çünkü, iki cambaz bir ipte oynamaz. Onlar, bunu iyi bildiği için hep tek oynar ve oynatır.
** Siz bu ben merkezlileri tanımadığınız için onlar sizi de oynatır. Oynamıyorum sanırsınız ama kendinizi oyunun içinde bulursunuz. Onlar, sizin de anlayamayacağınız bir maske takar, bir renk kullanır ve siz onları tanıyamazsınız.
** Ama öyle olmasına rağmen, onlar ve benzerleri her yerdedirler. Benzerleri de vardır. Her yerde bulunur. Her mecliste. Her ortamda. O, çağın vebası gibidir. Bulaşır, bulaştırır.
** Bunlar, bu ben merkezliler, Ebu Cehil gibidir. Ebu Cehil olmasaydı o onun yaptıklarını da muhtemel ki yapardılar. Allah bu gibilerden herkesi korusun. Bu gibiler düşman başına. Bunlar yalan söylerken de aynı inançla söyler. Doğruları söylerken de aynı inançsızlıkla söylerler.
** Bu ben merkezlilerin sözleri ve ezberledikleri hep malzeme içindir. Kesinlikle inanmak için değildir. Bunlar, bildiklerini bilgi için bilir. İnanmak için bilmez, yaşamak için bilmez. Laf ebeliği yapar.
** Bu ben merkezliler asla sevmez, seviyormuş gibi görünür. İnanmaz, inanıyormuş gibi görünürler. Bunlar inancını, davasını yaşamaz, yaşıyormuş gibi görünür. Bunlar, öyle bir şekildir ki inandırır da. Bunlar, pek de ender tiplerden değildir. Kendilerini ender görür. Bunlar gibiler kendilerini belki de yüz yılda birkaç tane yetişir olarak görürler.
** Bunlara benzer tek yaratık Bukalemundur. Çok dikkatli bir şekilde yüzüne bakarsanız. O bukalemun gibidir. Yalnız dikkatli bakmalısınız. Çok dikkatli bakmalısınız, sizi de yanıltabilir. Gerçek yüzü görülemez.
** Bunlar çok renklidir. Elinin altında bir sürü renk vardır. O gittiği yere bulunduğu yere göre renk kullanır. Bulunduğu ortama göre hemen renk değiştirir. O’nun için renkten renge geçmenin hiçbir önemi yoktur. O, maskesinin yanında rengini de sürekli kullanır. Bugün başka renk, dün başka renk, yarın başka renk. O her gittiği şehirde ayrı bir renk kullanır. O’nun rengi biraz da içindedir. Hemen dışa vurur.
** Bunlar duygu ve düşüncelerinin evrensel olduğuna dahi inanır. Bunlar dersini iyi almıştır. Hatta dersini iyi çalışmıştır. Bunlar aynı zamanda çok yüzlüdür. Ve O tabir yerindeyse iyi siyaset yaparlar.
** Bunlar pek çok Politik manevralar yaparlar. Kelimenin lügat manasından çok toplumda oluşmuş kaypak insanları kastediyoruz. Bu açıdan iyi bir politikacıdır. Bunların maskesi artık yüzüyle, derisiyle, şahsiyetiyle, karakteriyle bütünleşmiştir.
** Bunlara göre bunlar ne yaparsa mübahtır. Başkası yaparsa en büyük yanlıştır. Bunlar, Ülke için yaratılmıştır. Ülke’ de sanki bunlar içindir. Hatta bunlar Ülkeye bile sığmaz. “Yaşanmaz bu ülkede”, “Cahil cühela arasında” dediği de çok olur. Siz bunlar için evrenseldir de diyebilirsiniz.
** Bunlar kendilerini kolay kolay bir yere sığdıramaz. O kendini saraylara layık görür. Belki Kremlin’e, belki de kim bilir Beyaz Saray’a. Bunlar, küçük arabalara bile sığmaz. Bunlara Otobüslerin üstü bile dar gelir. Eğer mümkün olsa O, dünyanın üstüne çıkar. Tek başına evrene hitap eder.
** Bu gibi ben merkezlilerin yüzüne dikkatli bakanlar için O sürekli ipuçları verir. O öyle bir tip ki siz de çok yakından tanıyorsunuz. Hemen yanımızda, yanı başımızda. Çevremizde.
** Bunlar, aslında “Gündüz külahlı, gece silahlı” cinsindendir fakat onlar bu deyimin ne mana ifade ettiğini bile bilmez. Anlamaz. O, buradaki silah kelimesine kafayı takmıştır., “Benim silahla ne işim olur” der. O buradaki mecazi manayı anlayamaz. Anlamak ihtiyacı duymaz. Belki de anlamak istemez.
** Bunlar olduğundan fazla mütevazı göründüğü için yüzündeki maskeyi çıkarmadığı müddetçe anlama kaabiliyetini bile göremeyiz. O’na göre her şey kendinden menkuldür. O’nun maskesinin arkasında neler olduğunu tahlil etmek için ruh doktoru olmaya gerek yok.
** Bunlar, olduğundan daha yumuşak davranır. Çok mütevazı görünür. Yakından tanıdığınızda “Allah Allah, o adam bu adam mı?” diye hayret edersiniz.
** Bunlar çok kibirlidirler, çok gururludurlar. Bu memlekete eğer komünizm bile gelecekse ancak o ve onun gibiler getirirler. Tek parti döneminin klasik zihniyeti O’nun şahsında devam etmektedir.
** Bunlar asla birine danışmaz, bunlar fazla konuşmazlar. Bunlar dünyayı kendilerinin idare edeceğine inanırlar.
** Bunlar için, İşin en ilgi çekici tarafı ise hatalarının söylenmesinden asla hoşlanmamalarıdır çünkü bunlar kendilerinin hatasız olduğunu ve bu hususiyetlerinin de Allah vergisi olduğunu kabul ederler.
** Elbette yanlışlar yaparlar, yanlışları ve hataları da olur fakat bunlara göre onun yanlışı ve hatası yoktur. Buna göre sadece ve sadece kendisi doğrudur. Kendisinin yanlışı yoktur, yanlış yapmaz.
** Bazen siz O’nu tanıyamazsınız çünkü yüzünde maske vardır. Yüzündeki maske tevazu maskesidir. O maskenin arkasındaki hırs ve niyetlerini anlayamazsınız. O, o maskeyi kullanarak en yakınlarını bile etkiler. Kendi gibi düşünmeyenleri peşinen mahkûm eder.
** İnsan vardır, problemdir. Başlı başına meseledir. İnsan vardır, sözü sohbeti dinlenir. İnsan vardır, yüktür, yolda yürürken bile sırtınızda gezer. İnsan vardır. Sürekli maske takar. Alışkanlık hâline getirmiştir. Maskesiz dolaşamaz. Bazen de yüzünde maske var mı yok mu anlaşılmaz.
** İnsan vardır, mütevazıdır. Onun mütevazılığı efendiliğindendir. Aldığı terbiyeden gelir. Aldığı dinî inancından gelir.
** Fakat insan vardır, mütevazı görünür. Tevazu sahibiymiş gibi görünür/davranır. Aslında içinde fırtınalar vardır. İnsanlara hükmetmek, onları idare etmek, yön vermek, onlarla oyuncak askerler gibi oynamak ister.
** Ben merkezliler işte böyledir. Hükümetin Bakanlarının peşinde koşar tayin-nakil yaptırırlar, sol bir partinin Belediye başkanına ve diğer beş benzemezlere övgüler dizerler, yakınlarını işe yerleştirirler ardından da dürüstlük taslarlar. Çünkü enaniyet onları böyle yapmıştır.

