Siyasi tercihleri bir kenara bırakarak belediyelerde yoğunlaşan ahlâk/yasa dışı despot, soygun/gasp/haraç/yıldırma/sindirme ve benzeri çılgınlıklar artık “adli olay” sınırını çoktan aşmış bir “içtimai çürüme” ye dönüşerek başlıbaşına milli güvenlik konusu olmuştur. Artık uyanmalı ve ciddi ciddi çözüm aramalıyız.
Tarihi birikimlerimize/değerlerimize bağlı, asrın gerçeklerini yakalamış, milletimizin geleceği üzerine endişe duyan mesuliyetini müdrik, Sosyal psikolog/sosyolog/toplum planlamacısı ilim, siyaset insanlarından kurulacak geniş katılımlı bir akademi hızlıca bir araya gelmelidir.
Çeşitli başlıklar altında farklı komisyonlar kurularak çürümenin sosyal ve kültürel sebepleri belirlenerek çözüm ve çıkış yolları hızlıca programlandırılmalı ve siyasilerin önüne “emir saygınlığında” kabul edilme şartıyla sunulmalıdır.
Bir yandan “Türk yüzyılı” hedefine kilitlenmiş idealist mucitler ordusu ibadet saflığında mesai harcarken öbür yanda vicdan çürümesinin zirvesinde sarhoş dolaşan vurgun/soygun çetelerin,n arsızlıklarına devam edemez.
Bu edepsiz savrulma, içinde olgunlaştığı sosyal ortamla beraber bilim ve adalet ekseninde/ışığında mutlaka yok edilmelidir.
Değişik siyasi tercihlere sahip bütün Türk münevverleri hep beraber toplumu doğru eksende buluşturmalı, farklılıklarıyla beraber yeniden milli hedeflere kol kola yürümenin önünü açmalı şartlarını hazırlamalıdır.
Hasan Külünk