DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

ANADOLU TASAVVUF TARİHİNE NOTLAR 2 (Halvetî-Uşşâkiler)

Yayınlanma Tarihi :
ANADOLU TASAVVUF TARİHİNE NOTLAR 2 (Halvetî-Uşşâkiler)

Halim Kaya

 

Mahmut Erol Kılıç’ın “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 1-Osmanlı Dönemi-Cumhuriyet Dönemi” adlı çalışmasının damağımızda bıraktığı lezzetle bu kitabın devamı olan ikinci cildi “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 2 Halvetî-Uşşâkiler” kitabını da Mübarek Ramazan ayı okumaları içinde okumaya başladım.

Mahmut Erol Kılıç’ın “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 2 Halvetî-Uşşâkiler” kitabının Sufi Kitap yayınevi tarafından 192 sayfa olarak İstanbul’da Eylül 2016 tarihinde birinci baskısı yapılmıştır. Bu Kitap; Mahmut Erol Kılıç hakkında yaklaşık bir safiden oluşan biyografik bilgiden sonra “İçindekiler”, “Önsöz”, “Adını Uşşâk Şehrinden alan Bir Osmanlı Tasavvuf Okulu: Pir Hüsameddin Hasan-ı Uşşâkî (v.1001/1592) ve Uşşâkilik”, “Uşşâkiye, Halvetiyye-Ahmediyye Hüsameddin Uşşâkî’ye (v.1001/1593) Nisbet Edilen Kolu”, “Manisalı Şeyh Memicân-ı Saruhanî (v.1008/1600) ve Eserlerinde Mevlanâ’dan Tesirler”, “Kutub Ömer Dede (Karîbî) Gelibolulu Bir Halvetî-Uşşâkî Şeyhi ve Şiirleri”, “Üç Gümülcineli Mutasavvıf”, “Yanlış Nisbet Edilen İki Divan Üzerine Tespitler, 1.’Hüsâmî’ Mahlaslı Uşşâkî şair kimdir?; 2.Bilinmeyen Bir Bayrâmî- Melâmî Şairi Mehmed Şafî2î kimdir?”, “Cemaleddin Uşâkî (v.1164/1751) Halvetiyye-Uşşâkiye Tarikatının Cemaliyye Şubesinin Kurucusu, mutasavvıf-Şair”, “Cemalîzâde Tekkesi Şeyhi Seyyid Muhammed Cemaleddin-î Uşşakî ve Şiirlerinden Örnekler”, “Abdullah Selâhî Efendi (Kesriyye 1705-İstanbu 1782)”, “Osmanlı’nın İbn Arabî’si Şeyh Abdullah Selahaddin-î Uşşâkî’nin (1705-1782) >hayatı, Eserleri ve Düşünceleri”, “Bursa’da Uşşâkîler”, “Abdurrahman Sami Efendi’nin Farsça Bir Şiiri”, “Seyyid Nesîmî’nin (?) Bir Beytinin Şerhi”, “Takriz I”, “Takriz II”, “Fotoğraflar-Belgeler” başlıklarıyla isimlendirilmiş bölümlerden oluşmaktadır.

Pir Hüsameddin Hasan-ı Uşşâkî (v.1001/1592) hakkında kaynaklarda bilgi bulamayan Mahmud Erol Kılıç müridlerinin de “Mekıbname” hazırlamadıkları ve halifelerinin de kendi eserlerinde bahsetmedikleri (s.20) için bilgi bulmanın güçleştiğini ifade etmektedir. Halifelerin kitaplarında şeyhleri hakkında bilgi yazmamsını da “satırlarla değil sadırlarla uğraştıklarını” (s.20) ve fazla yazılı eser vermediklerini müşahede ettik diyerek izah etmektedir. Pir Hüsameddin Hasan-ı Uşşâkî ve halifeleri “Tasavvufta marifetin yazıya geçirilemeyeceği, geçirilenin ise marifet olmayacağı” (s.20) prensibinden dolayı tıpkı diğer ezoterik okullar gibi eser yazmaya çok rağbet etmediği, yazılı kültürden ziyade şifahi kültürün önemsendiği şeklinde açıklamaktadır.

Manisalı Şeyh Memîcân-ı Saruhânî’nin halifesi Mehmed Kadı-i Çorûmî tarafından şerh edilmiş sultanlara medh ve dalkavukluk babından bir kaside ihtiva eden “Uknûmü’l-hikem fi Mârifeti Sırri’l-kıdem” (s.48) adlı bu kitap hakkında Mahmut Erol Kılıç “İstiğrak ve huzûr halinde olan pîrin ağzından sâdır olan sözlerin bizzat kendileri tarafından yazılmaya çalışılması durumundan bu halin kaybolacağı düşünüldüğünden, bir ikinci şahıs bunları kaleme alması, düzenlemesi, tasavvufî literatürde sıkça rastlanılan bir durumdur.” (s.48) diyerek adı geçn eserdeki sözlerin Memican Efendiye ait olmasından dolayı kayıtlarda yazarının farklı gözükmesine rağmen Mahmut Erol Kılıç tarafından asıl yazanın Manisalı Şeyh Memîcân-ı Saruhânî olduğu kabul edilmektedir (s.49). Ve ifadeleriyle de “Bu yönüyle bir şairin kendi şiirini yine kendisinin şerh etmesi uygulamasına güzel bir örnek de bu eser olmaktadır.” (s.49) eserin Manisalı Şeyh Memîcân-ı Saruhânî kasidesini yine kendisinin halifesi Mehmed Kadı-i Çorûmî vasıtasıyla şerh ettiğini izah etmektedir. Mahmut Erol Kılıç bu tür kitap yazımı konusunda Mevlanâ Celaddin Rûmî’nin Hüsameddin Çelebi’yi, İbn Arabi’nin de Abdullah Bedr Habeşî’yı vasıta kılarak kendi kitaplarını kendilerini yazdıklarına örnek göstermektedir (s.48).

Mahmut Erol Kılıç “Hüsâmî” Mahlaslı Uşşakî Şaiir Kimdir?” sorusunun cevabını aramış ve nihayet “Bütün bu karineleri topladığımız zaman “Hüsâmî” mahlasıyla şiirleri olan Uşşakî Pîr [Hüsameddin Hasan-ı Uşşâkî] değil Şeyh Ahmed Hüsameddin Efendi olduğu kesinlik kazanmaktadır.” (s.80) diyerek vardığı sonucu ortaya koymuştur. Yine aynı kanaatini “Bütün bu karineleri topladığımız zaman “Hüsâmî” mahlasıyla şiirleri olan ilk Uşşakî’nin Pîr değil, ondan yaklaşık bir asır sonra yaşamış olan Şeyh Ahmed Hüsameddin Efendi olduğu kesinlik kazanmaktadır.” (s.81) diyerek teyit etmiştir. Mahmud Erol Kılıç bu kitapta bu güne kadar yanlış bilinen ve yanlış aktarılan bir tarihi ilgiyi düzeltmektedir.

Mahmud Erol Kılıç kaynaklarda Pîr Hüsameddin Hasan-ı Uşşâkî ile karıştırılan Bayrâmî-Melamî şeyhi Mehmet Şafiî arasındaki bu karışıklığı düzeltmek için çalışmış ve yazılan şiirlerin metin incelemesini yaparak şiirlerin kime ait olduğunu ortaya koymuş ve neticede “Söz konusu bu mecmuada yer alan birinci divândaki Hüsâmî mahlaslı şair Şeyh Ahmed Hüsâmî’dir. Birinci şair Uşşâkî’dir ama Pîr Husameddin değildir. İkinci divan ise ne Pîr Hüsameddin ile bir akrabalığı ne de Uşşakîlik tarîkatı ile bir alakası bulunan pek bilinmeyen bir Bayrâmî-Melami şeyhi Mehmed Şâfiî’nindir.” (s.91) Sonucuna varmıştır.

Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 1-Osmanlı Dönemi-Cumhuriyet Dönemi” adlı kitabında İbn Arabî’ye ve Vahdeti Vücud öğretisine ve Anadolu’daki tesirlerine sık sık temas eden Mahmud Erol Kılıç Bu kitabında yurtdışına taşarak İbn Arabî’nin Hint ve diğer ülkelerdeki Müslüman olmayan herkesin üzerine olan tesirinin araştırılmasını salık vermesinden bizi kendisi hakkında günümüz Türkiye’sindeki en önemli İbn Arabî taraftarı ve temsilcisi olarak görmemize sebep olmuştur. Mahmut Erol Kılıç hakkında oluşan kanaatimizin birinci sebebi ilk kitaptaki İbn Arabî temasları ise de bu kitaptaki sebep işte bu ifadeleridir. “Onun evrenselliğinin belirli çevrelerde nasıl anlaşılıp yorumlandığı, üzerinde araştırma yapılması beklenen oldukça önemli bir tasavvuf tarihi konusudur. Farklı kültürlerde yaşayan ve onun öğretilerine ilgi duyan herkesin, milliyet ve mezhep sınırlarını aşıp İbn Arabî vasıtasıyla adım adım evrensel bir perspektife ulaşacağı çok açıktır. İbn Arabî, bütün bu birleştiricilik gayretleri için bir mimar olabilir.” (s.106)  ve nitekim kendisini İbn Arabî izini sürmeye adamış olduğunu da yine aynı ifadenin bir sonraki paragrafında “Binaenaleyh bu makalede amacım, İstanbul’da yaşayan bir akademisyen olarak İbn Arabî’nin izini kendi topraklarımda sürmek olacaktır.” (s.106) şeklinde açıkça ortaya koymaktadır. Mahmud Erol Kılıç bu ifade de her ne kadar “Bu makalede” diyerek başlamış olsa da onun yukarıda bahsettiğimiz “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 1-Osmanlı Dönemi-Cumhuriyet Dönemi” adlı kitabında da İbn Arabî’ye çokça yer vermesi göstermektedir ki Mahmut Erol Kılıç’ın İbn Arabî izini sürmesi sadece bu makale ile sınırlı kalmamıştır.

Mahmud Erol Kılıç’ın da katıldığını ifade ettiği Seyyid Hüseyin Nasr’ın İbn Arabî için ortay koyduğu “İslam metafizikçilerinin ve filozoflarının yüzyıllar boyunca gördüğü İbn Arabî ile, yaşayan bir üstattan alınan sözlü derslere müracaat edilmeksizin bütün eserleri yan yana konularak yapılan akademik bir çalışmadan ortaya çıkan İbn Arabî aynı kişi değildir. Kaşânî, Molla Sadrî, Nablusî ya da İsmail Hakkı’nın gördüğü İbn Arabî ile Batılı olsun Müslüman olsun kendilerine yalnızca mevcut metinleri temel alan modern akademisyenlerden birinin gördüğü İbn Arabî arasındaki fark; nesiller boyu üstatlar tarafından sonraki yüzyıllara aktarılan sözlü gelenektir. Bu üstatlardan bazıları İbn Arabî ekolünün sözlü geleneğine tarihi bakımdan mirasçı olmanın yanında İbn Arabî ile gayb âleminde doğrudan temasta bulundukların da söylemişlerdir.” (s.116-117) şeklindeki tespit ile de İbn Arabî’nin yazdığı kitaplardaki metinler üzerinden yorumlandığı tasavvuf ehli mensuplarının yolu ile modern akademisyenlerin yorumlarının farklı olduğu bunun da İbn Arabî ile doğrudan gaybî irtibat kurmaktan kaynaklandığını ifade etmektedir. Yani Modern akademisyen denilen kesim gaybî irtibat kuramadığı veya gaybi irtibat kurulmasına inanmadığı için salt metin okumalarıyla okunan metnin künhüne vakıf olamadıkları için yorumların da gaybi derinliği yakalayamadıkları vurgusunu yapmaktadır.

Mahmud Erol Kılıç’a enteresan gelen bir kadın mutasavvıfın bir tarikata “şeyha” olarak atanması ile ilgili “Hüsameddin Efendi’nin [Pîr Hüsameddin Hasan-ı Uşşâkî] yetiştirmiş olduğu yüz kusur halife içersinden üç tanesinin doğrudan Bursalı olduklarını gördük: Şeyh Hasan Dede el-Bursevî, Şeyh Ömer Halife el-Bursevî, Şeyha Fatma Hatun el-Bursevi” (s.122) tespitini yaptıktan sonra bir kadının bir tarikata “Şeyha” olarak atanması hususunda da “fark edileceği üzere sonuncu halifenin bir ‘hatun’ kişi olduğu anlaşılmaktadır ve buhusu tarikat tarihinde ‘Kadın ve Şeyhlik’ deinlen probleme ilişkin Uşşakîlerin tavrını göstermesi açısından önemli bir belgedir.” (s.122)  İfadeleriyle dikkat çekmektedir.

Mahmud Erol Kılıç “eski tarikat kültüründe bir şeyhin oğlu veya torunu yani ‘Şeyhzâde’ tabir edilen kimselerin eğer dedelerinin yolundan kendilerini irşâd edecek kimse kalmamış ise söz konusu o yol kapanmasın diye ona yakın tarikat şeyhleri tarafından sahiplenilip kendilerine seyr ü sülûk yaptırılması geleneği [vardır] (…) ‘on iki tarikattan mücâz’ veya ‘camu’t-turûk’olma , bir manevi kudret ifadesi olarak eski metinlerde sıkça rastgelinen bir olgudur.” (s.146) tarikatlarda farklı tarikatlardan icazet alma geleneğinin bulunduğunu, birbirleri arasında geçişlerin olabildiğini ifade etmektedir. Hatta “bazı şeyhlerin ‘mum dibine ışık vermez’ fehvâsınca kendi oğullarını bizzat kendileri yetiştirmek yerine güvendikleri bir başka şeyhe teslim etmeleri âdetinin” (s.146) de çok yaygın olduğunu ifade etmektedir.

Bursa’daki Uşşâkî dergâhlarının (s.158) ele alındığı yazıda Üç-Kozlar Dergâhının tekke postnişînlerinin sırasının listelendiği (s.160) listede görülen “dergâhın yarı hissesinde”, “Yarı hissesinde” ifadeleriyle izah edilen (s.160) aslında “Üçkozlar Dergâhı ‘evlada meşrut’ yani babadan oğla geçişin esas alındığı aile dergâhı. Bunun bir miras gibi telakki edilmesi sebebiyle kardeşler arasındaki ihtilaflardan dolayı 5.şeyhten itibaren dergâhın meşîhati hep ikiye bölünerek (nısf hisse) sürdürülmüştür.” (s.161) İfadesinde anlatılmak istenen şeyhliğin de tekkenin kullanımının da ölen şeyhin iki oğlu arasında paylaşılmasını ifade etmektedir. Bu atadan evlada geçen sistemde maddi miras neyse de şeyhlik makamı bakımında tam yetişmeme ve liyakat kesbetmeme gibi sakıncalar doğuracağı aşikârdır.

Tarikatların birleşmesi, şeyhlerin birkaç tarikattan icazet alması, camu’t-turuk tasavvuf tarihinde normal karşılandığını ifade eden Mahmut Erol Kılıç nacak bu durumun tasavvuf araştırıcıları tarafından üç farklı manada yorumlandığını ifade etmektedir. Bazı tasavvuf araştırmacılarının “bir tarikatın başka bir tarikata sızması yahut kendini başka bir kılıf altında gizlemesi faaliyeti” (s.186) olarak gördüğünü, bazı tasavvuf araştırmacılarının da “bir üstünlük meselesi” (s.186) olarak gördüklerini, üçüncü grup bazı tasavvuf araştırmacılarının da “sıır-ı tevhide ermiş hakikat erbabının daha batinî bakan … meseleye mahzâ tasavvuf ilmi nokta-i nazarından bakma denemesi “(s.186) olarak bakanlar “neş’eler cümbüşü [farklı neş’elerin birleşmiş cümbüşü olarak] tarikatlar grupçuluk yapmak için vücuda gelmiş değillerdir. (…) sırr-ı tevhid ancak bütün bu manaları cem edebilenlerde zuhûr eder.” (s.186-187) şeklinde gördüklerini ifade eder. Üçüncü görüş bütün farklı neş’elerin toplanması, bütünü, tek tek değil de hepsinin bir olması halinde tevhidin sırrına vakıf olunabileceğini düşünür. Asıl tevhidin sırrını zatında bütün tarikatları toplamış kişilerin ereceğini, tevhidin asıl manasına onların erdiğini, zevkini onların tattığını ileri sürmektedir.

Mahmut Erol Kılıç’ın “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 2 Halvetî-Uşşâkiler”  adlı eseri “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 1-Osmanlı Dönemi-Cumhuriyet Dönemi” adlı eserinin tasavvufun doktiriner ilkelerini ele alan ve yeni bilgiler sunan özelliğinden farklı olarak tasavvuf tarihinin eksik olan müphem kalmış noktalarını yani bilgilerle tamamlamaktadır. İlk kitap nerdeyse tamamen tasavvufun ilkelerini ya da özelde tarikatların ayrıldığı kendine has ilkelerini tespit etmeye çalışmışken ikinci eser tasavvufun yaşanmış tarihinden bu güne kadar bilinmeyen ya da yanlış bilinen tarihini özelde tarikatların şeyhlerini, halifelerini tespit etmektedir. Birinci eser ilkeleri ele alması dolayısıyla ahlaki yönden sunduğu düsturlar sebebiyle bütün insanlığı ilgilendirirken ikinci eser yaşanılmış hayatın eksikliklerini ismi bilinmeyen şahısların isimlerini tespit edip tarihi bilgi noksanlıklarını tamamladığı için tarihe ilgi duyanlar ile tarihçileri, özelde ise sadece tasavvuf tarihçilerini alakadar eden bir özellik taşır.

Mahmut Erol Kılıç’ın “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 1-Osmanlı Dönemi-Cumhuriyet Dönemi” adlı çalışmasında belli aşlı bir tasavvuf ekolü ele alınmamış, tarihi belgelerden karşılaşılan bilgiler aktarılmışken “Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar 2 Halvetî-Uşşâkiler” kitabında daha belli başlı bir tasavvuf ekolü üzerine belgeler ele alınmış ve ilkinden farklı olarak da bazı tasavvufî şiirler şerh edilmiştir.

YORUM YAP

casibomcasibom girişcasibom girişjojobet girişjojobet girişjojobet girişjojobet giriş
escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Bayrampaşa escort Beylikdüzü escort Güngören escort İstiklal escort Kadıköy escort Sultanbeyli escort Üsküdar escort Avsallar escort Mahmutlar escort Oba escort Mecidiyeköy escort Ölüdeniz escort Güllük escort Kültür escort Ataşehir escort Avcılar escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Adapazarı escort Yalıkavak escort güvenilir casino siteleri Yalova escort Muğla escort Aydın escort Çanakkale escort Balıkesir escort Tekirdağ escort Manisa escort Trabzon escort Kahramanmaraşescort Kütahya escort Osmaniye escort Sivas escort Tokat escort Çorum escort Yozgat escort Isparta escort Elazığ escort Ordu escort Edirne escort Erzincan escort Zonguldak escort Rize escort Uşak escort Kırşehir escort Erzurum escort Giresun escort Amasya escort Sinop escort Niğde escort Bolu escort Karaman escort Kırıkkale escort Bayburt escort Ardahan escort Gümüşhane escort Artvin escort Çankırı escort Bartın escort Sinop escort Bilecik escort Karabük escort Burdur escort Nevşehir escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kastamonu escort Düzce escort Aksaray escort Adıyaman escort Afyon escort Arnavutköy escort Bebek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beyoğlu escort Büyükçekmece escort Çatalca escort Çekmeköy escort Eyüpsultan escort Kağıthane escort Sancaktepe escort Sarıyer escort Şile escort Silivri escort Şişli escort Taksim escort Zeytinburnu escort Aliağa escort Balçova escort Bayındır escort Bayraklı escort Bergama escort Beydağ escort Bornova escort Buca escort Çeşme escort Çiğli escort Karşıyaka escort Fehiye escort Marmaris escort Gaziemir escort Dikili escort Menderes escort Menemen escort Torbalı escort Atakum escort Çerkezköy escort Yenişehir escort Bodrum escort Toroslar escort Tarsus escort Silifke escort Mezitli escort Erdemli escort Anamur escort Akdeniz escort Melikgazi escort Elbistan escort Lüleburgaz escort İzmit escort İlkadım escort Çorlu escort Battalgazi escort Yeşilyurt escort Milas escort Ceyhan escort Çukurova escort Kozan escort Sarıçam escort Seyhan escort Emirdağ escort Sandıklı escort Merzifon escort Suluova escort Taşova escort Altındağ escort Batıkent escort Çankaya escort Çubuk escort Etimesgut escort Haymana escort Kahramankazan escort Keçiören escort Kızılcahamam escort Mamak escort Polatlı escort Pursaklar escort Sincan escort Ulus escort Yenimahalle escort Aksu escort Alanya escort Belek escort Demre escort Döşemealtı escort Elmalı escort Finike escort Gazipaşa escort Kaş escort Kemer escort Kepez escort Konyaaltı escort Korkuteli escort Kumluca escort Lara escort Manavgat escort Muratpaşa escort Serik escort Side escort Didim escort Efeler escort Nazilli escort Söke escort Altıeylül escort Ayvalık escort Bandırma escort Bigadiç escort Burhaniye escort Dursunbey escort Edremit escort Erdek escort Gömeç escort Gönen escort Havran escort İvrindi escort Karesi escort Kepsut escort Susurluk escort Büyükorhan escort Gemlik escort Görükle escort Gürsu escort Harmancık escort İnegöl escort İznik escort Karacabeyescort Kestel escort Mudanya escort Mustafakemalpaşa escort Nilüfer escort Orhangazi escort Osmangazi escort Yıldırım escort Biga escort Çan escort Gelibolu escort Karahayıt escort Merkezefendi escort Pamukkale escort Keşan escort Aziziye escort Palandöken escort Yakutiye escort Odunpazarı escort Tepebaşı escort Araban escort İslahiye escort Karkamış escort Nizip escort Nurdağı escort Oğuzeli escort Şahinbeyescort Şehitkamil escort Yavuzeli escort Bulancak escort Espiye escort Görele escort Altınözü escort Arsuz escort Antakya escort Defne escort Dörtyol escort Erzin escort Hassa escort İskenderun escort Kırıkhan escort Kumlu escort Payas escort Reyhanlı escort Samandağ escort Eğirdir escort Yalvaç escort Foça escort Karabağlar escort Kemalpaşa escort Kiraz escort Kınık escort Konak escort Narlıdere escort Ödemiş escort Tire escort Urla escort Safranbolu escort Akhisar escort Alaşehir escort Kırkağaç escort Salihli escort Sarıgöl escort Şehzadeler escort Soma escort Turgutlu escort Yunusemre escort Akkışla escort Bünyan escort Develi escort Kocasinan escort Talas escort Yahyalı escort Gazimusağa escort Girne escort İskele escort Lefke escort Lefkoşa escort Başiskele escort Çayırova escort Darıca escort Afşin escort Dulkadiroğlu escort Göksun escort Onikişubat escort Türkoğlu escort Kızıltepe escort Mut escort Dalaman escort Gümbet escort Datça escort Kavaklıdere escort Köyceğiz escort Menteşe escort Turgutreis escort Ula escort Yatağan escort Fatsa escort Altınordu escort Ünye escort Düziçi escort Kadirli escort Ardeşen escort Akyazı escort Arifiye escort Erenler escort Geyve escort Hendek escort Karasu escort Kaynarca escort Sapanca escort Derince escort Dilovası escort Gebze escort Gölcük escort Kandıra escort Karamürsel escort Kartepe escort Körfez escort Akşehir escort Beyşehir escort Bosna escort Ereğli escort Karapınar escort Meram escort Selçuklu escort Gediz escort Simav escort Tavşanlı escort Doğanşehir escort Bafra escort Çarşamba escort Boyabat escort Kapaklı escort Süleymanpaşa escort Erbaa escort Niksar escort Turhal escort Akçaabat escort Of escort Ortahisar escort Yomra escort Armutlu escort Çiftlikköy escort Çınarcık escort Akdağmadeni escort Boğazlıyan escort Sarıyaka escort Sorgun escort Alaplı escort Çaycuma escort Devrek escort Ereğli escort Kilimli escort Kozlu escort