ÇOCUK SESLERİ

Ahmet URFALI

Fidan kampanyası

Bu haber 18 Kasım 2013 - 16:24 'de eklendi ve 924 kez görüntülendi.

   DERSANELERİN kapatılmasına ilişkin çalışmalar sürerken cemaatle AKP arasında söz düellosu da başladı.
   Zaten öteden beri hem bu konu üzerinde, hem başka konularda taraflar arasında görüş ayrılığı vardı. O ayrılık, türlü yalanlamalara rağmen nihayet su yüzüne çıktı. 

Ergun KAFTANCI

Ergun KAFTANCI

   Birkaç konuda olduğu gibi dershane konusunda da cemaat, AKP iktidarının bakışını ve tasarruflarını beğenmiyordu. Cemaatin yazarları, AKP iktidarının birçok kararını yanlış ve zararlı buluyordu.
   Bunlara göre iktidar bazı odakları, cemaate kontra gitmeye yönlendiriyordu. 
   Durum taraflarca halkın dikkatinden kaçırılmak istenmiş ve gerilim, sahte gülücüklerle perdelenmişti…
   Fazla sürmedi; Eğitim Bakanı Nabi Avcı gerilimi yalanlamaya çalışırken Fethullah Gülen, taa Amerika’dan cemaatine“Firavun size karşı ise doğru yoldasınız demektir” mesajı gönderdi… 
   Böylece gerilim taraflarca neredeyse aynı anda tescil edilmiş oldu…
   * * *
   İlginçtir; Gülen birilerini Firavun’a benzetiyor ama kimleri olduğunu açıkca söylemiyor. İşaret ettiği Firavun ya Tayyip Erdoğan, ya da operasyonu yürütmekle görevli kılınan akıl hocası Nabi Avcı…
   Bunlar değilse bir başka AKP’li…
   Demek ki Fethullah Gülen hocaefendiye göre iktidar, bir ya da çok sayıda Firavun’un elinde…
   İma bu yönde…
   Mesajın ikinci önemli vurgusu ise cemaatine, “Bildiğiniz gibi devam edin” talimatı vermesi..
   “Doğru yoldasınız” işareti bence bu anlama geliyor…
   Hatırlayacaksınız, AKP ile Gülen arasında ortaya çıkan gerilimi Başbakan, Amerika’ya götürdüğü Bülent Arınç‘ı görevlendirerek dindirmeye çalıştı ama cemaati kızdıran tasarruflarda bulunmaktan vazgeçmeyince de bunu başaramamış sayıldı…
   Gülen Hocaefendi AKP’den umudunu o kadar yitirmiş olmalı ki cemaatine yolladığı mesajda “Bunlar cennetin kapılarını bile kapamak isterler. Kimseler girmesin biz girelim derler…” diye de hatırlatma yaptı…
   …………………………..
   Çoğu dershane Gülen’ci; bakalım konu nasıl ve ne yöne doğru gelişecek…

   AKP iktidarı her konuya el atmak, her kapıdan içeri başını sokmak, her yemeğe maydonoz olmak, her eşiğe yüz sürmekten geri kalmıyor. Bunlar icraatsa vallahi iktidara bravo; bu gidişle başarmadığı (!) iş kalmayacak demektir… 
   * * *
   DİLE kolay; beş milyon üniversite öğrencisi adına beş milyon fidan…
   İktidardan tribünlere dönük yeni oyun……
   Gazi Üniversitesi kampüsünde bu amaçla bir tören düzenlendi ve ilk fidanı da Başbakan Erdoğan dikti..
   Katılanların yaptıkları tek espriyi hayli ilginç buldum…
   “Başbakan’ın diktiği bu ikinci fidan” cümlesi beni hem güldürdü, hem düşündürdü..
   Başbakanın Hakan Fidan’ı MİT’e atamasına atıfta bulunmak kimin aklına geldi acaba..
   ………………………..
   Erdoğan’ın diktiği fidanın üzerine yeni doğan torunu Ali Tahir‘in adının yazılı olduğu bir de plaket asıldı…
   Ali Tahir inşâllah büyüyecek, kocaman olacak…
   Fidan da onunla büyüyecek… 
   Ömrü boyunca “Bu dünyada bir ağacım bile olmadı” diye serzenişte de bulunamayacak…
   Dedesi sağolsun!
   ………………………..
Ne diyelim Allah çok versin…
   Asıl söyleyeceğim şu, iktidar ağaç dikmekle övüneceğine bir dal bile kesmemekle övünmeyi öğrenseydi daha iyi olmaz mıydı…
   Gezi direnişi yapılmasaydı, tribünlere oynamaktan öteye gitmeyen bu fidan dikme gösterisi de yüzsüzlüğün makyajı olmayacaktı…
   Şimdi mecburen bir süre daha bu makyajla idare edecekler…
   * * *
   TFF Galatasaray’dan koparıp aldığı antrenör Fatih Terim ile yedi yıllık bir anlaşma yaptı…
   Bu sürenin iki yılı opsiyonlu…
   Bizde kulüp yönetimleri, takımı çalıştıran hocalarla uzun soluklu anlaşamaz. Âdettendir, takım peş peşe yenildi mi hocaya kapı gösterilir…
   Milli takımda görev yapanlar için de durum aynıdır; Abdullah Avcı‘nın başına gelen unutuldu mu?
   Takım yenildikçe yöneticilerle arası açıldı, sonunda yolcu edildi; birlikte görev yaptığı teknik kadro da çil yavrusu gibi dağıldı…
   Fatih Terim döneminde de aynı sıkıntı hasıl olursa ne yapacaklar, Terim’i de Avcı gibi yolcu mu edecekler… 
   “Ederiz” diyorlarsa o zaman sorarlar adama, “Neden yedi yıllık anlaşma imzalandın ve hocaya mal bulmuş mağribi gibi sarıldın, neden”… 
   Sahi neden!
   Şimdiiii…
   “Yollarsak tazminatını da öderiz” diyecekler…
   İyi de o tazminat ne kadar?
   ……………………….
   Hocasına vereceği maaşı saklayan bir federasyonla karşı karşıyayız…
   Fatih de alacağı maaşı herhalde nazara gelmesin diye söylemiyor…
   Federasyon’un başında, dönen paranın halkın parası olduğunu ve rakamların alenen telâffuz edilmesi gerektiğini düşünmeyen bir zihniyet var; parayı karanlık basınca kullandığında şaibeli duruma düşeceğini hesaplamayan bir zihniyet…
   O zihniyetin de icabına bakmak lâzım…
   ……………………….. 
   Federasyon, Beşiktaş Kulübü değildir Yıldırım Bey; başındakilerin hesap kitap yapmaya, almaya ve vermeye mecbur olduğu bir tüzel kişiliktir… 
   Biraz akıllı olun lütfen ve Fatih Hoca’ya ayda kaç lira maaş verileceğini açıklayın…
   Evet, söyleyin bakalım Yıldırım kardeş; kaç lira vereceksiniz ve hocanın tazminatı de ne kadar tutacak… 
   Bunları öğrenmek halkımızın hakkı değil mi!!
Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments