ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5213
EURO
10,1036
ALTIN
494,42
BIST
1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
37°C
İstanbul
37°C
Sıcak
Cumartesi Gök Gürültülü
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Volkan Yaşar BERBER (*) Tarihte papazların iç ve dış işlerimize karışmaları Haçlı Seferlerine kadar dayanır. Rusyanın İstanbul sefiri General Nikola İgnatyef, II. Mahmut devrinde Yunan isyanında Rusçarı I. Aleksandra yardım ettiği için astırılan Patrik Grigoryos’un  bir mektubundan bahsediyor. ”Türkleri maddeden ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler, çok sabırlı ve...
Safter Tanık  “Osmanlı; 17. Yüzyılda, düşünce-bilim alanında durgunluğa girdi, sistem-kurumlarını geliştiremedi, çağın değişim-gelişimine ayak uyduramadı.”.  “Osmanlı’da, Aristokrat sınıfı yoktur. Kapıkulu vardır. Bu; hem hanedanın, hem de Osmanlı Devleti’nin uzun ömürlü olmasını sağladı. Ancak; XVII. yüzyıldan itibaren, sağlıklı bir yaşamı olmadı.”.   Aristokratik Monarşiden Mutlak Monarşiye  Osmanlı; Fatih Kanunnamesine kadar, Büyük Selçuklu...
Fuat Yılmazer     Türklerde toprak namustur inancı hâkim bir inançtır. Son yıllarda ona uymayan davranışlar sergilense de bu inanç Türk insanının genlerinde olan ve hiç unutulmayacak bir imandır. Toprak vatandır, vatan İstiklal ve istikbalinizin özgürce haykırıldığı yerdir. Toprak vatandır, vatan namustur. Namus inancı, Türkün özünde sökülüp atılamayacak kadar yerleşiktir. Türkün...
Asena Kınacı Moral Caddede, sokakta, kahvehanede, iş yerinde, her yerde bildiğini de bilmediğini de, üzerine vazife olanı da olmayanı da sürekli, boş ve gereksiz konuşanlar için Türkçemizde bir cümle icat etmişiz. Herkes ve her şey hakkında bilerek- bilmeyerek, anlamlı-anlamsız konuşanlar için söylenen “Ağzı olan konuşuyor.” cümlesi  “halk felsefesi(!)”ne ait güzel...

Teşatüm yakışmadı

Teşatüm yakışmadı
02.12.2013
0
A+
A-

 KAMER Genç, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına konuşmasına karşı çıkarken kadınları ötelemedi, resmi sıfatı olmayan bir insana bu hakkın tanınmış olmasını eleştirdi.
   Ama münafık çevreler konuyu, taa “Kadının ötelenmesi” ne kadar taşıdı… 

Ergun KAFTANCI

Ergun KAFTANCI

   Asıl utanmazlık bu!
   ……………………….
   Başlatılan karalama sürüp gidecek gibi…
   Bu çıkış, CHP’de de değişik yorumlara yol açtı…
   Demek ki olayın neden ve Kamer Bey’in hangi duygu ve düşüncesinden neşet ettiğini düşünmek ve görmek istemeyenler var…
   Sözünü esirgemeyen ve deli dolu bir ruh haline sahip Kamer Genç‘in maksadı başka olsaydı ya da iddia edildiği gibi kadınları öteleme amacı taşısaydı, yaptığı çıkış daha ağır sonuç yaratacak boyutta olmaz mıydı…
   Bir de bunu düşünün…
   ………………………… 
   Hanımefendinin devleti temsilen konuşmasını normal bulup savunanlar da var…
   Demokrasilerde olaylar farklı pencerelerden seyredilebilir ve yorumlanabilir; o nedenle Egemen Bağış‘ın bu yöndeki çıkışını eleştirecek değilim. Ancak dediği kabul edilemez; çünkü bu konuşmanın mütekabiliyet esasına uygun olarak yapıldığı iddiası inandırıcı değil…
   Egemen Bey’in iddiasına göre Japon Başbakanı’nın eşi, Tokyo’da Ertuğrul Fırkateyni ile ilgili serginin açılışında konuşmuş. Buna bir jestle karşılık verelim demişiz; Emine Erdoğan Hanımefendi de bu konuşmayı yapmış…
   Nasıl bir “Mütekabiliyet” anlayışı bu…
   Çünkü ortada bir açılış filan da yok; sadece Japonya’nın milli günü kutlanıyor. O nedenle devletimiz adına konuşma yapacak olanlar belli, aralarında hanımefendinin olmaması lâzım…
   Kamer Genç, işte bu uygulamaya karşı çıktı…
   Bazıları Enerji Bakanı dahil, Genç’in bu çıkışını yanlış diye değerlendirdi ve üzerine çullandı, hem de ağız dolusu söverek…
   Asıl bu, ne Enerji Bakanı’na yakıştı, ne korumalarına, ne de etrafındaki yalakalara…
   Enerji Bakanı Taner Yıldız, sinirlerine hakim olmalı ve bundan sonra enerjisini, kaba ifadeleri kullanırken ve teşatüm sürecinde değil, görev alanına giren işleri yaparken göstermeli!
   * * *
   DEĞERLİ okurlar, izninizle ibret olacak bir siyasal gelişmeyi nakletmek istiyorum…
   Letonya, yakın zamana kadar Sovyet bloğunda yer alan bir ülkeydi. Komünizmin yıkılmasıyla bu ülke de bağımsızlığına kavuştu…
   Nüfusunu Kuzey Asya Slavları oluşturuyor; demokrasiye yeni yeni alışıyorlar…
   Yıllarca komünizmin ağır boyunduruğu altında yaşadıktan sonra özgürlüğe ve bağımsızlığa alışmak kolay değil. Ama Letonya’da siyasetçiler ve halk, özgürlüğü ve bağımsızlığı hızlı biçimde sahiplendi; artık demokrasinin gereklerini yerine getiriyorlar…
   Riga ülkenin başkenti…
   Adı Valdis Dombrovskis olan adam da Başbakan…
   Dombrovskis görevinden istifa etti…
   Nedeni de bize göre şaşırtıcı…
   Bir alışveriş merkezinde meydana gelen çatı çökmesi sırasında 54 kişinin hayatını kaybetmesini ihmalkârlık saydı ve onu da üstlenerek kimseye bırakmadı…
   İstifasını açıklarken de “Halkım beni affetsin” diyerek bir başka insanlık davranışını da sergilemiş oldu. 
   ……………………………
   Olaya ilişkin tek bir sözcük bile yazmayacağım ve yorum yapmayacağım değerli ülküdaşlar…
   Yalnız el nerelerde, biz neredeyiz demekle yetineceğim…
   Söylediğimden herkes ne anlamak istiyorsa onu anlasın!
   * * *
   ŞİMDİ de şamar tartışması başladı…
   Tayyip Erdoğan cemaatten şamar yediğini söylüyor, cemaat ise AKP’den…
   Karışık durum…
   Yalnız şu var; Fethullah Gülen Hocaefendi meseleye açıklık getirdi, dedi ki:
   –Şimdiye kadar kimseye yapmadığımız şeyleri yaptık. Şamarı başkası değil biz yiyoruz…
   Çok ama çoook anlamlı bir cümle…
   AKP’nin bugüne cemaat sayesinde geldiğini ve onun da karşılık olarak cemaate istediklerini verdiğini çağrıştıran bir ifade…
   Cümleden o anlam çıkıyor…
   ………………………… 
   Siyasal anlayışın dinsel anlayışla ne kadar iç içe sokulduğunu başka cümlelerle ifade etmek bu kadar kolay ve inandırıcı olmayacaktı.