ŞEHİR VE İNSAN

Ahmet URFALI

BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

Hayırlı olur inşâllah

Bu haber 28 Mart 2014 - 13:04 'de eklendi ve 719 kez görüntülendi.

   YARIN cumartesi, son gün; seçim propagandası güneşin batmasıyla kesilmiş olacak.
   Kulaklarımız pazar günü geç saatlere kadar küfür, argo, yalan, hezeyan, karalama duymayacak.
   Kısa süre de olsa yalan söylenemeyeceği gibi talan da yapılamayacak.
   Gündem de ilk kez rahat nefes alacak…
Sandıklar açılıp da sonuçlar geldikçe nelerin olacağını 
bilemiyorum…
   ………………………..
   Kazananlar taşkınlık yapar mı dersiniz…
   Ya da kaybedenler…
   Sanmıyorum!  
   Ama fanatikler sokaklarda rahat durmayabilir ve bu seçime de gölge düşürmek isteyebilirler.
   Demokratik sonuçlardan rahatsız olacak o kadar çok akılsız ve katı yürekli insan yetiştirildi ki her biri sokaklarda patlamaya hazır bomba gibi geziyor…
   “Bu tiplerin ne yapacağı hiç belli olmaz” diyorum ve yurttaşları, ne olur ne olmaz diyerek uyanık olmaya çağırıyorum…
   Geçmişte çok tanık olduk; artık fanatizme de tahammül gücümüz kalmadı, illallah ettik…
  ……………………….
   Adayların ve partilerinin gazetelere ilan vermeye başlamasıyla, satışların düştüğü saptanmış… 
   Doğrudur, düşmüştür…
   Okur döne döne aynı lâfları okumaktan bıkmıştır da ondan…
   Sabah gazeteden oku, akşam televizyonlardan dinle…
   Önce kafalar şişti, sonra yürekler…
   Anlayacağınız, millet yalana da, hezeyana da, karalamaya da doydu!!
   …………………..
   Okuduğum gazeteyi değiştirdim; hep AKP’nin ilan vermediği gazeteleri okudum; başım dinç kaldı, sinirlerim de yıpranmadı. Böylece, terbiyesiz siyasetçilere muhatap olmaktan da uzaklaştım…
   O nedenle okurların, ilanlarda yer alan ne tür hezeyanlarla kandırılmak istendiğini de bilemiyorum.
   Yalnız söylenen şu:
   -Vatandaş, ilanlarda yere alan yalan ve tezviratı yutmadı…
   İnşallah…
   Pazar günü, yutmadığını da göreceğiz!
     * * *
   Sandığa beş kala hâlâ 17 Aralık operasyonuyla ve yapanlarla uğraşıyordu…
   Kastamonu’da ve Samsun’da konuşurken operasyondan “Devrim” diye bahsetti. Sonra lâfı şöyle toparladı:
   -Bu devrim millete karşı yapılmış bir eylemdir. Millete yaptılar benim şahsıma değil, Türkiye Cumhuriyet’ine karşı, bu göz ardı edilemez. Onun için bu bir istiklal, istikbal mücadelesidir…
   Şu lafın tutarlı yanı var mı?
   Hatırlayın, daha evvel “Bu operadikkatsyon beni ve ailemi hedef alarak yapıldı” demişti hem de ağlamaklı bir sesle; bu defa lâfı çevirdi, millete ve devlete karşı yapıldı dedi…
   Oysa operasyonun devletin ve milletin soyulmasını durdurmak amacıyla yapıldığını sağır sultan bile duydu…
   Bu adam demek ki daha sağır sultan!
   Ayrıca yapılan bir “İstiklal” mücadelesi filan da değildi; toplumun istikbalinin karartılmasını engelleme mücadelesinden bir sahneydi…
   * * *
   Sandığa, zihinlerimize yerleşen bu ve benzeri çelişkili laflarla gidiyoruz. Bu durumda AKP’yi yerel iktidardan uzaklaştırmak atacağımız ilk adım olmalı.
   Bunu yaparsak Türkiye bir nebze olsun rahatlayacak. 2015’te de merkezi iktidardan yolcu ederiz.
   Ülkemizin hızlı biçimde bir hukuk ülkesi olmasını isteyen AKP’ye oy vermez.
   Hasret kaldığımız hukukun üstünlüğü, eşitlik, adalet, özgürlükler, refah, bağımsızlık ve milli onurumuz yerli yerini bulur.
   İnsan gibi yaşamak neymiş görürüz…
   Gücümüz ortaya çıkar, itibarımız geri gelir…
   Üçüncü dünya ülkesi muamelesine maruz kalmayız…
   Uluslararası zeminlerde lafımıza değer verirler; sözümüz dinlenir, öngörülerimiz değerlendirilir… 
   Sağlık, eğitim öğretim ve yargı, karmaşadan ve kargaşadan kurtarılır, bunlara ait sorunlar derhal çözülür.
   Üniversiteler muhtar kurumlar haline gelir, gençler huzur içinde bilim üretirler…
   İşsizlik, açlık, yoksulluk yenilir; yolsuzluk, hırsızlık, yalan, talan, fitne fesat ve her türlü kanunsuzluk sonlandırılır…
   Velhasılı kelâm bunların hepsinin elde edilmesi için pazar günü vereceğimiz oylar önemlidir.
   Fanatizmden sıyrılalım ve aklı selimle oy kullanalım. Bu millete hayır yapmak, Allah’ın rızasını kazanmak isteyen, AKP’ye oy vermez!
     * * *
   Sandık alanlarında bulunmak için izin filan gerekmiyor. Özellikle oyların sayıldığı sırada gözlemcilik yapabilirsiniz. Böylece yanlış yapılmasını, oyların çalınmasını varlığınızla önlemiş olursunuz. Sandığa yaklaşmanız yasaktır ama bir iki metre mesafeden gözlemcilik yapmak serbesttir.
   Esasen her sandıkta partilerin belirlediği temsilciler de görev yapacaktır. Herhangi bir uygunsuzluğu  
tutanakla saptamak mümkündür. Bu tutanağa görevliler ve olaya tanık olan yurttaşlar, açık adreslerini de belirterek imza atabilirler.
   Bu da sandıkta yaşanacak uygunsuzluklara fren olacak bir husustur.
   Seçim ülkemize ve milletimize hayırlar getirir inşâllah!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments