Siyasal uygarlık düzeyi

Bu haber 16 Mayıs 2014 - 0:15 'de eklendi ve 567 kez görüntülendi.

   İP koptu; halk, binbir mazarrata neden olan, ülke yönetimini yüzüne gözüne bulaştıran, ulusal değerlerimizi ve beşeri ölçülerimizle olmazsa olmazlarımızı dikkate almadan icraat yapan, kendine özgü  dinci ve faşist bir yönetim sisteminin mucidi Erdoğan ile partisini Soma’da kökünden dışladı…
   Cumhurbaşkanlığı kapısını da yüzlerine kapattı!
   Bu ülkenin insanları, haddini bilmez, hastalıklı bir siyasal anlayışa sahip ve cumhura tekme tokat girişen birini, Ulu Önder Atatürk‘ün Çankaya’sında görmek istemiyor…
   Soma’da bu mesaj verildi…
   Devlet başkanı olmak için türlü çeşitli siyasal oyunlara başvuran bir başbakanın yurttaşına öfke kustuğu, hain, casus, ajan diye hakaret ettiği ve nihayet tekme tokat giriştiği nerede görüldü!
   Siyasal uygarlık düzeyini yakalamış bir ülkede böyle birini başbakan yapmazlar…
   Ezkaza yapsalar, öfkesini zaptedemeyip saldırganlık yapınca da adamı saniye kaybetmeden alaşağı ederler…
   Böyle bir tabloyu yakında seyredebiliriz…
   Yurttaş, özgür iradesiyle böyle bir tabloyu seyretmemizi sağlayacak ve öncelikle cumhurbaşkanı seçiminde, ardından da 2015 genel seçimde Erdoğan’ı ve AKP’yi hüsrana uğratacak…
   …………………………
   Başbakan’ın yurttaşına tekme tokat girişmesini halkımızın nasıl değerlendirdiğini sosyal medyaya bakarak da saptayabilirsiniz. 
   Facebook ve Twitter hesabı olanlar, halkın duygu ve düşüncelerine tercüman olarak AKP’ye ve Erdoğan’a ilişkin genel eğilimi, ilginç ifadelerle dile getiriyor…
   Bu öfke adamının kafası, kızmaya görün; Allah muhafaza yarın bu nedenle her iki sosyal medya terminalini de kapatıverir…
   …………………………
   Soma’daki son durumu soruyorlar…
   Son durum yok; ocaktan hâlâ şehit işçi çıkarılıyor; bu iş biraz daha sürecek gibi…
   Olay vardiya sırasında meydana geldiği için de aşağıda toplam kaç işçi olduğu saptanabilmiş değil…
   Ayrıca bütün galerilere de girilemediğinden şehit sayısı sağlıklı olarak ortaya çıkmıyor…
   Bir neden daha var bu belirsizliği yaratan; her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes farklı rakam veriyor…
   Demek ki maden işletmesi ciddiyeti ve hassasiyeti bu işletmede yerleşmemiş; şu savrukluk onu gösteriyor…
   …………………………..
   Televizyonlarda ve gazetelerin yayınladığı resimlerde ocaktan çıkarılmış bir tek maskeli işçi görmedim. 
   İşçiler herhalde maskesiz yani donanımsız ocağa indirilmiş olmalı…
   “Hepsinin maskesi vardı” diyen işletme sorumluları demek ki doğruyu söylememiş, gizlemiş…
   Maske yok, dünyadaki maden ocaklarında bulunan “Hayat odaları” yok, havalandırma boruları yıpranmış, oksijen kaçağı olduğu için gaz galerilere yeterince ulaşamıyor ve yangının büyümesine neden oluyor…
    Kısacası, işletme sanki deve, eğri olmayan yeri yok!
………………………….
  Burhan Kuzu, soyadının aksine kocaman ve hırçın mizaç bir hukuk profesörü, AKP’li…

    Sıfatına da, profesörlüğüne de, kişiliğine de, AKP’liliğine de yakışmayacak twitler atmış ve Soma’da  meydana çıkan halkın tepkisini konu edinerek tweet yazıp ahaliye bir has s….r çekmiş…
    O nedenle bu edepsiz ifadenin sahibini protesto ediyor ve Kuzu’yu artık muhatap almıyorum…
    Twitter hesabım olsaydı benden mutlaka cevabını alırdı…
    ………………………….
    Bir onun hırçınlığına ve nezaketsizliğne bakınız bir de, bindirildiği cankurtaran aracında beyaz örtüyü kirletmemek için çizmelerini çıkarmaya kalkan maden işçisinin saf ve samimi davranışına…
    Hangisi ahlâk sahibi, içten pazarlıksız ve edepli!
    Böyle bir maden işçisinin yeri, başımızın üstüdür; kuzuların yeri ise otlak alanları.
      …………………………..
    Daldan dala geçiyorum…
    İşletmenin sahibi şirket, Türkiye’nin en büyük özel madencilik kuruluşlarından biri…
    İşletmede beş bin beş yüz kişi çalışıyor; bunların beş yüzü büro elemanı, yüz otuzu mühendis, geri kalanı işçi…
    Noksanı yok mu?
    “Var” diyorlar; kurtarma birimi yeterli değilmiş; keza sağlık birimi de yokmuş, hayat odasına sahip değil. Oysa galerilerde onlarca “Hayat Odası” olması gerekiyormuş…
    Kurtulan işçiler söylüyor bunları…
    İlgililer mutlaka kulak versin…
    Böyle büyük bir işletmede meydana gelen yangınla başa çıkılamaması ve işçilerin kurtarılamaması da ayrı bir nakısa; bütün yamukluklar herhalde önemli nedenlere bağlı olmalı…
    O nedenler mutlaka bulunup ortaya çıkarılsın…
      …………………………..
     İşletmenin sorumlu müdürü yangının trafodan çıkmadığını söylüyor; trafoyla yangının başladığı yer arasında dört yüz metre varmış.
    Nedeni bilinmeyen bir kızışma meydana gelmiş ve kömür tutuşmuş…
    Nedeni nasıl bilinmez, o da ayrıca sorgulanmalı… 
    ………………………….
    Trafo sağlam duruyormuş…
    Peki o zaman galerilerde elektrik olması gerekmiyor mu?
    Trafo, dedikleri gibi sapasağlam kalsaydı asansörler çalışır, havalandırma boruları oksijen basmayı sürdürür, işçi tahliye edilirdi…
    Müdürün bu açıklaması ne kadar tutarlı bilemiyorum ama soruşturmanın bu iddiaya da dönük olarak yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
    …………………………….
    Ülkemizin başında uğursuzluk rüzgârları esiyor…
    Yalan, dolan, yolsuzluk, hırsızlık, siyasal ahlâksızlık, sömürü, baskı, işkence, küfür, tekme tokat, açlık, işsizlik, sosyal karmaşa, gericilik, milli değerlere düşmanlık, el âlemle şapur şupur olup kendi insanıyla kavga etmek herhalde cezasız bırakılacak olgular değildir…
    Böylelerini kul sevmez, Yaradan affetmez!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments