ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5610
EURO
10,1207
ALTIN
495,99
BIST
1.358
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
33°C
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Atilla Çilingir        1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını...
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...
Değerli okuyucularım hatırlayacaksınız, 9 Temmuz 2021 tarihinde Zülfi Livaneli’nin Halk TV’de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’e yönelik ağır tenkidleri üzerine hem devreye giren MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit ile ilgili övgülerle dolu bir beyanatta bulunmuştu. Biz de –bir MHP’li olarak- bu övgülere katılmadığımızı ifade etmiş ve ülkemizin değişik...
Fuat Yılmazer 15 Temmuz 1974 Kıbrıs’ta ihtilal oldu. EOKA cı Nikos Sampson Rum Milli Muhafızları ile beraber Makarios’a karşı darbe yaptı. Amacı Adayı Yunanistan’a ilhak etmekti. Bu durum Garanti Antlaşmasında imzaları bulunan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın anlaşmasına uymuyordu. Zaten 1963-1967 de Rumlar Kıbrıs Türküne jenosit uygulamıştı. Dünya da Rumların yaptığı...

Siyasal uygarlık düzeyi

Siyasal uygarlık düzeyi
16.05.2014
0
A+
A-

   İP koptu; halk, binbir mazarrata neden olan, ülke yönetimini yüzüne gözüne bulaştıran, ulusal değerlerimizi ve beşeri ölçülerimizle olmazsa olmazlarımızı dikkate almadan icraat yapan, kendine özgü  dinci ve faşist bir yönetim sisteminin mucidi Erdoğan ile partisini Soma’da kökünden dışladı…
   Cumhurbaşkanlığı kapısını da yüzlerine kapattı!
   Bu ülkenin insanları, haddini bilmez, hastalıklı bir siyasal anlayışa sahip ve cumhura tekme tokat girişen birini, Ulu Önder Atatürk‘ün Çankaya’sında görmek istemiyor…
   Soma’da bu mesaj verildi…
   Devlet başkanı olmak için türlü çeşitli siyasal oyunlara başvuran bir başbakanın yurttaşına öfke kustuğu, hain, casus, ajan diye hakaret ettiği ve nihayet tekme tokat giriştiği nerede görüldü!
   Siyasal uygarlık düzeyini yakalamış bir ülkede böyle birini başbakan yapmazlar…
   Ezkaza yapsalar, öfkesini zaptedemeyip saldırganlık yapınca da adamı saniye kaybetmeden alaşağı ederler…
   Böyle bir tabloyu yakında seyredebiliriz…
   Yurttaş, özgür iradesiyle böyle bir tabloyu seyretmemizi sağlayacak ve öncelikle cumhurbaşkanı seçiminde, ardından da 2015 genel seçimde Erdoğan’ı ve AKP’yi hüsrana uğratacak…
   …………………………
   Başbakan’ın yurttaşına tekme tokat girişmesini halkımızın nasıl değerlendirdiğini sosyal medyaya bakarak da saptayabilirsiniz. 
   Facebook ve Twitter hesabı olanlar, halkın duygu ve düşüncelerine tercüman olarak AKP’ye ve Erdoğan’a ilişkin genel eğilimi, ilginç ifadelerle dile getiriyor…
   Bu öfke adamının kafası, kızmaya görün; Allah muhafaza yarın bu nedenle her iki sosyal medya terminalini de kapatıverir…
   …………………………
   Soma’daki son durumu soruyorlar…
   Son durum yok; ocaktan hâlâ şehit işçi çıkarılıyor; bu iş biraz daha sürecek gibi…
   Olay vardiya sırasında meydana geldiği için de aşağıda toplam kaç işçi olduğu saptanabilmiş değil…
   Ayrıca bütün galerilere de girilemediğinden şehit sayısı sağlıklı olarak ortaya çıkmıyor…
   Bir neden daha var bu belirsizliği yaratan; her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes farklı rakam veriyor…
   Demek ki maden işletmesi ciddiyeti ve hassasiyeti bu işletmede yerleşmemiş; şu savrukluk onu gösteriyor…
   …………………………..
   Televizyonlarda ve gazetelerin yayınladığı resimlerde ocaktan çıkarılmış bir tek maskeli işçi görmedim. 
   İşçiler herhalde maskesiz yani donanımsız ocağa indirilmiş olmalı…
   “Hepsinin maskesi vardı” diyen işletme sorumluları demek ki doğruyu söylememiş, gizlemiş…
   Maske yok, dünyadaki maden ocaklarında bulunan “Hayat odaları” yok, havalandırma boruları yıpranmış, oksijen kaçağı olduğu için gaz galerilere yeterince ulaşamıyor ve yangının büyümesine neden oluyor…
    Kısacası, işletme sanki deve, eğri olmayan yeri yok!
………………………….
  Burhan Kuzu, soyadının aksine kocaman ve hırçın mizaç bir hukuk profesörü, AKP’li…

    Sıfatına da, profesörlüğüne de, kişiliğine de, AKP’liliğine de yakışmayacak twitler atmış ve Soma’da  meydana çıkan halkın tepkisini konu edinerek tweet yazıp ahaliye bir has s….r çekmiş…
    O nedenle bu edepsiz ifadenin sahibini protesto ediyor ve Kuzu’yu artık muhatap almıyorum…
    Twitter hesabım olsaydı benden mutlaka cevabını alırdı…
    ………………………….
    Bir onun hırçınlığına ve nezaketsizliğne bakınız bir de, bindirildiği cankurtaran aracında beyaz örtüyü kirletmemek için çizmelerini çıkarmaya kalkan maden işçisinin saf ve samimi davranışına…
    Hangisi ahlâk sahibi, içten pazarlıksız ve edepli!
    Böyle bir maden işçisinin yeri, başımızın üstüdür; kuzuların yeri ise otlak alanları.
      …………………………..
    Daldan dala geçiyorum…
    İşletmenin sahibi şirket, Türkiye’nin en büyük özel madencilik kuruluşlarından biri…
    İşletmede beş bin beş yüz kişi çalışıyor; bunların beş yüzü büro elemanı, yüz otuzu mühendis, geri kalanı işçi…
    Noksanı yok mu?
    “Var” diyorlar; kurtarma birimi yeterli değilmiş; keza sağlık birimi de yokmuş, hayat odasına sahip değil. Oysa galerilerde onlarca “Hayat Odası” olması gerekiyormuş…
    Kurtulan işçiler söylüyor bunları…
    İlgililer mutlaka kulak versin…
    Böyle büyük bir işletmede meydana gelen yangınla başa çıkılamaması ve işçilerin kurtarılamaması da ayrı bir nakısa; bütün yamukluklar herhalde önemli nedenlere bağlı olmalı…
    O nedenler mutlaka bulunup ortaya çıkarılsın…
      …………………………..
     İşletmenin sorumlu müdürü yangının trafodan çıkmadığını söylüyor; trafoyla yangının başladığı yer arasında dört yüz metre varmış.
    Nedeni bilinmeyen bir kızışma meydana gelmiş ve kömür tutuşmuş…
    Nedeni nasıl bilinmez, o da ayrıca sorgulanmalı… 
    ………………………….
    Trafo sağlam duruyormuş…
    Peki o zaman galerilerde elektrik olması gerekmiyor mu?
    Trafo, dedikleri gibi sapasağlam kalsaydı asansörler çalışır, havalandırma boruları oksijen basmayı sürdürür, işçi tahliye edilirdi…
    Müdürün bu açıklaması ne kadar tutarlı bilemiyorum ama soruşturmanın bu iddiaya da dönük olarak yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
    …………………………….
    Ülkemizin başında uğursuzluk rüzgârları esiyor…
    Yalan, dolan, yolsuzluk, hırsızlık, siyasal ahlâksızlık, sömürü, baskı, işkence, küfür, tekme tokat, açlık, işsizlik, sosyal karmaşa, gericilik, milli değerlere düşmanlık, el âlemle şapur şupur olup kendi insanıyla kavga etmek herhalde cezasız bırakılacak olgular değildir…
    Böylelerini kul sevmez, Yaradan affetmez!
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.