YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Nasıl haberi olmaz!?

Bu haber 27 Ağustos 2014 - 1:47 'de eklendi ve 639 kez görüntülendi.

 PUSU kurarak askerimize ilk mermiyi sıkan ve bir Mehmetçik‘imizi şehit eden bölücü katilin Lice‘de mezarlığa dikilen heykeli yerle bir edildi…
   Yarın kaidesi de ortadan kaldırılır…
   Bölücü örgütün kentlerde eylem yapan yandaşları, heykelin kaldırılması üzerine misilleme yapmaya kalkıştı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün büst ve heykellerine saldırmaya başladı…
   İhanetin boyutuna dikkat!
   …………………………
   Katilin heykeli dikilirken devlet uyuyor muydu?
   Bu soruya kimse yanıt vermedi, daha doğrusu veremedi…
   Heykel bir gecede kurulmuş değildi; dolayısıyla vali, emniyet müdürü, savcı ve öteki yetkililer “Görmedik, haberimiz olmadı” diyemezdi ama dediler…
   Sadece onlar demedi, İçişleri Bakanı da “Haberimiz olmadı, duymadık, görmedik” dedi…
   Oysa İçişleri Bakanı’nın, ülkenin en ücra köşesinde meydana gelen her türlü olaydan haberdar olması gerekmez mi?
   İçişleri Bakanı, ülkede olanı biteni duymaz, bilmez ve görmezse o toplumun düzeni, huzuru ve güvenliği nasıl sağlanır?
   Dediğim gibi, bölücü militanın heykeli, “Şehitlik” adını verdikleri mezarlığa kaşla göz arasında dikilmiş değil; heykeli birkaç aylık süre içerisinde dikmişler. Ama Lice âdeta kurtarılmış bölge haline getirildiği için ne bir kişi ihbarda bulunmuş, ne de orada görevli kaymakam, jandarma komutanı, emniyet müdürü ve savcı harekete geçmiş…
   ……………………….
   Erdoğan’ın ve AKP iktidarının açılım diyerek başlattığı terör çetesiyle pazarlıktan çözüm süreci çıkmış gibi gözükse de taraflar bunun mümkün olmayacağını biliyor. Nitekim karşılıklı olarak kendi çöplüklerinde ötmekle yetiniyor ve sanki anlaşmış gibi, bölünmeyi hızlandıracak adımlar atmayı seçiyorlar…
   İspatı ortada…
   PKK eylemleri ve heykel dikiminin görmezden gelinmesi…
   Hepsi, tarafların çözümsüzlüğü pekiştirmeye dönük girişimleri değil midir?
   * * *
   TAYYİP Erdoğan bugün yemin edecek ve hem başbakan, hem AKP Genel Başkanı sıfatlarını bırakacak.    Tarafsızlığı gerektiren siyaset üstü bir göreve gitmesine rağmen yeni bir siyasal hayata başlayacak…
   Daha önce açıkladı; oturan, etliye sütlüye karışmayan bir cumhurbaşkanı olmayı düşünmediğini alenen söyledi. Ülkenin her alandaki sorunlarıyla yakından ilgilenmenin de cumhurbaşkanının görvleri arasında olduğunu hatırlattı…
   Meraka değer…
   Yol, su, elektrik, gaz, telefon, ulaşım…
   Hepsi, görevinin kapsamında mı olacak?
   Peki anayasa böyle mi diyor?
   Anayasamız farklı şeyler söylüyor ama isteyen istediği gibi yorumluyor…
   Temel yasamız cumhurbaşkanına, yasama, yürütme ve yargı erklerine ilişkin görevler vermektedir.
   Bu doğru…
   Demek ki üç erkin bir elde buluşması, kuvvetler ayrılığına ters filan değil
   Peki öyle mi!?
    Anayasamızın 104. maddesini iyi okumak lâzım…
   O madde, üç erkin bir siyasal yapı içerisinde birlikte olamayacağı hükmünü cumhurbaşkanına vererek geçerli hale getiriyor, yani tersine çeviriyor.
   Öğrenmek istiyoruz; bu durum bir hukuk garabeti değil midir!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.