betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
9,6155
EURO
11,1969
ALTIN
554,22
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Sağanak Yağışlı
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Az Bulutlu
16°C

Asıl “Yuh” size…

Asıl “Yuh” size…

Ergun KAFTANCI

    KONYA’da oynadığımız İzlanda maçını seyretmeye gelenlerin Ankara Garı önünde yaşanan bombalı saldırıda ölenleri yuhalaması, AKP iktidarının 13 yılda ülkeyi nasıl kutuplaştırdığını ve yurttaşlarımızı nasıl ayrıştırdığını göstermektedir…
    Yazıklar olsun bu dinci anlayışa…
    Müslümana ölüsünün arkasından, bırakınız yuh çekmeyi, tek olumsuz kelime kullanmayı dahi yasaklayan yüce dinimize rağmen, ayrıştırmacı siyaset yüzünden insanlarımızın ne hale geldiğini görünüz…
    AKP’yi ve onu ayrıştırma özelliğiyle dekore ederek günümüze kadar getiren siyasetçileri herhalde hayırla anmıyoruz…
    Ayrıştırma ve ona koşut gerilim politikalarıyla ülkeyi nereye getirdiklerini göremiyorlarsa ve hâlâ o iğrenç tavrı sürdürüyorlarsa -ki sürdürüyorlar- Allah müstahakları neyse onu versin… 
    Davutoğlu başbakan olarak, selefi Erdoğan‘ın izinden gitmek zorunda mıydı!?  
    * * *
    ERDOĞAN tarifeli uçakla, yani bilet parasını cebinden karşılayarak ziyaretimize gelen Finlandiya Cumhurbaşkanı’nın önünde kendisini savunmak durumunda kaldı. 
     “Halk sizden korkuyor, diktatör olduğunuzu söyleyenler var, ne diyorsunuz” diye soran ve güzel Türkçe konuşan Finli gazeteciye Tayyip Bey‘in verdiği yanıt, zaman zaman söylediklerinden hiç de farklı değildi:
    -Diktatörün olduğu bir ülkede bu soruyu soramazsınız…
    Aksine, bu soru sorulur ki muhatabın verdiği cevap, kişinin diktatör olup olmadığını, diktatörse nasıl bir diktatör olduğunu göstersin…    
    Tayyip Bey ardından, başka bir savunma cümlesi kullandı:
    -Türkiye özgürlüklerin sınırsız yaşandığı bir ülkedir…
    Yani herkes istediğini düşünebilir, baştakine de diktatör diyebilir…
    Onu ima etti…

    Acaba öyle mi?
    Savunmasını, lâfı ailesine getirerek sürdürdü:
    -Medya, şahsım, çocuklarım ve eşim başta olmak üzere her türlü hakareti sınırsız olarak yapmaktadır…
    Yani “Diktatör olsaydım buna asla izin vermezdim” demek istedi… 
    Soruyu soran Finli gazeteci edepli biri olduğu için Erdoğan‘a “Onun için mi onlarca gazeteci içeride; onun için mi konuşan, yazan ve düşüncesini açıklayan insanlar yargılanıyor, onun için mi adınızın geçtiği her cümleyi hakaret sayıp dava açtırıyorsunuz” diye karşılık vermedi ve her çeşit özgürlüğün kısıtlandığını söyleyemedi…
     Terbiye ve efendilik işte!  
     Finlandiya Cumhurbaşkanı’na Erdoğan‘ın sözleri tercüme edildi mi, edildiyse konuğumuz ekselans Cumhurbaşkanı Tayyip Bey hakkında ne düşündü bilemiyoruz.
     Türkçeyi su içer gibi konuşan Finli meslektaşımız Tom Kankkonen de bu konuda herhangi bir bilgi vermedi ve açıklama yapmadı…  
     Erdoğan diktatör mü, değil mi tartışması sonunda taa Finlandiya’ya kadar uzanmış oldu…
     * * *
 BAŞBAKAN Davutoğlu ekrana çıktı, hikmet üstüne hikmet yumurtladı.
     Biri de şu:
     -IŞİD ya da DEAŞ, PKK ile anlaştı ve birlikte üzerimize gelmeye başladı. Ankara saldırısı bunun kanıtı…
     Haydaaa…
     PKK, Suriye’deki kolu PYD ve Barzani peşmergeleri el ele, açtığımız koridordan geçerek IŞİD’in üzerine birlikte yürümediler mi; dün kanlı bıçaklıydılar demek ki bugün bize karşı ortak oldular…
     Aklı olan buna inanır mı!?
     …………………….…………………
     Seçim konusunda da konuştu.
     AKP’nin hedefi, tek başına iktidarmış, istikrar ancak böyle sürermiş…
     Neyin istikrarı?
     Sıralamadı; hukuksuzluğun, kanunsuzluğun, vicdansızlığın, yolsuzluğun istikrarından halkın bıktığını aklına getiremedi…
     7 Haziran’da ortaya çıkan sonuçtan sonra yeni bir seçime gidilmesi için ülkenin koalisyon pazarlıklarıyla (!) oyalandığını, 1 Kasım’a tek başına iktidar olmak amacıyla gidildiğini söyleyen deDavutoğlu idi… 
     İkrara dikkat!
     …………………….……………….
     İnsan papağan gibidir…
     Duyduğunu tekrarlamayı sever…
     Tayyip Bey, bombalı saldırıdan sonra bakanların istifaya çağrılmasına karşı çıktı ya, Davutoğlu da durmadı Hemen kelle isterük” diye bağrılamayacağını söyledi…
     Malûm, saldırıdan hemen sonra herkes sırıtık bakanla, asık suratlı bakanı istifaya çağırmıştı…
     Buna karşılık Davutoğlu onlardan önce bürokratların sorumlu olduğunu söyledi, örnek olarak da görevden alınan polis müdürlerini işaret etti. 
     Devlet otoritesinin kaybolması, terörün tırmanması, ortalığın toz duman olması, asayişin bozulması, faillerin bulunamaması gibi işlerde başbakanın ve bakanların zerre kadar sorumlulukları yok mu?
     Bütün sorumluluk bürokratlarda mı?
     …………………………………..
     Siyasal irade topa vurmayı biliyor ama gol atmayı bir türlü beceremiyor!!
    
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal