DOLAR
8,7598
EURO
10,4283
ALTIN
502,04
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
26°C
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
25°C
Çarşamba Gök Gürültülü
28°C
Perşembe Gök Gürültülü
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C
TARİH TEKKERÜR EDER Mİ? Fuat YILMAZER Tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğru olduğuna inanmıyorum. Tarih tekerrür etmez ama aynı veya benzer hataları tekrarlarsan aynı veya benzer olaylarla karşılaşmak tabidir. Bu tarihin tekerrürü değil, hataların tekrarı ile aynı veya benzer sonuca varmanın karşılığıdır. Hataların tekrarlanmaması için bilinçlenmek, bilinçli olarak hafızayı taze tutmak...
ZİYA GÖKALP MÜZESİ Kenan EROĞLU Ünlü düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyorum.  Bu gün Ziya Gökalp’in büyük damadı  Ali Nüzhet Göksel’in  “ZİYAGÖKALP MÜZESİ” açılışı nedeniyle 1956 tarihinde  ulusal ölçekte yayın yapan  “VATAN” gazetesine yayınlanan açıklamasını yorumsuz olarak aktarmak istiyorum.          “ Dün (23 Mart 1956) Ziya Gökalp’ın doğumunun 80. yıldönümü idi. Bu vesile ile Diyarbakır’daki evi...
SECCEDEN SEHPAYA ELMA VE BIÇAK Asena Kınacı MORAL Ş. Adnan Şenel tarafından yazılan “Secdeden Sehpaya Elma ve Bıçak”*, “ismiyle müsemma” diyebileceğimiz bir roman: Yüreği imanlı alnı secdede bir gençliğin sehpalarda, işkencelerde, falakalarda, Filistin askılarında umutlarının ellerinden alınışını anlatmış ve adına da yakışmış. Ak alınlarıyla secdeden sehpaya gidenleri en güzel anlatan...
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL – 13 Ahmet URFALI      Yunus, şairden çok bir filozof ve ahlâkçı idi. Düşüncelerini tasavvufa dayanarak savunmaktadır. Onda tasavvuf kaos içindeki bir toplumda kozmoza varan bir yoldur.                                                   İ.Hakkı Baltacıoğlu 37. Aşk uluları söyledi aşktan kuruldu bu yurt Gönül kardeşliğinin ışığı alınlarda şavklandı Yıldızlardan sağılan sevgiyi çoğaltıp bengisuyla Kırbalar...

Nerede hak ve hukuk

Nerede hak ve hukuk

Ergun KAFTANCI

 
 
     BİZİM Anadolu gazetesinde okudum; Cumhurbaşkanı “Bu ülkede yaşayan herkes eşittir, aynı şekilde değerlidir” buyurmuş…
    Bu, zaten anayasa hükmü…
    Bu hükmün yani eşitlik kavramının farkında olmayanlara ya da unutanlara gerçeği hatırlatmış oldu…
    İçinden çıkıp geldiği partiyi yönetenler, herhalde bundan kelli yurttaşların eşitliğine saygılı olacak ve hepsini aynı şekilde değerlendirecektir…
    Umut işte…
    ………………………………….
    AKP’yi yöneten Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, işaret yüksek yerden geldiğine göre bu anayasa hükmünü uygulayacak ve inşâllah, atadığı bakanlardan yurttaşlara eşit davranmaya özen göstermelerini isteyecektir.
    Hepsinin bu konuda özenli olması muhtemel…
    …………………………………..
    Yurttaşlar eşit olduklarına göre aynı hak ve hukuka sahip bireylerdir. Herkes özgürlükleri, yasallığın dışına çıkmadan ve başkasının özgürlüğünü ortadan kaldırmadan yaşamak hakkına sahiptir.
    Öyle mi arkadaşlar!?
    ………………………………….
    Mesela…
    Siyasal iktidara mensup birinin evlâdına bir kurum ya da kuruluş ne tür olanak sağlıyorsa, aynı hak ve hukuka sahip yani siyasal kimlik edinmemiş sıradan bir yurttaşın evlâdına da benzer olanak tanınmalıdır…
    Ne demek istediğimi anlatabildim mi!?
    Kimse yanlış anlamasın; daha iyi anlatabilmek için bir örnek vereyim…
    Sümeyye Erdoğan‘ın girişimiyle iki yıl önce kurulan ve açılımı “Kadın ve Demokrasi” olanKADEM adındaki vakıf statüsüne sahip kuruluşa  50 bin dolar karşılığında bilmem kaç odalı ve hamamlı köşkü kiralayabilme olanağı sağlanıyorsa bizim semtin takımı olan ve amatör mahalli ligde yer alan Hilal Futbol Kulübü‘ne de benzer olanak sağlanmalıdır.
     Eşitlik böyle olur…
     “Efendim KADEM’in parası var” diyecekler…
     Olabilir…
     Nereden ve nasıl sağlandığını sormayacağım; bizim kulübün de parası var ama topu topu üç beş kuruş; bir salaş dükkân için yönetim aylık olarak ancak 400 lira ödeyebiliyor, o parayı da duvar kağıdı satan santrafor Çetin temin ediyor…
     Salaş dükkân, kulübün lokali…
     Hilâl’in sahası yok, formaları eskidi, topçuların kramponları felâket, deplasmana giderken –dikkat buyrun kent içi seyahat- otobüse biniyorlar ama kulübün değil belediyenin otobüsüne…
     Nerede kaldı eşitlik…
       Yanıt beklemiyorum çünkü nerede kaldığını biliyorum; dillerde kaldı efendim dillerde…
     * * *  

     İBRAHİM Tatlıses galiba iki kez AKP’den aday olmaya kalktı, kimse itibar etmedi…

     Gönüllere girdi ama listelere giremedi…

     Üçüncü defa reddedilince gitti, memleketi Şanlıurfa’dan bağımsız aday oldu. Tam kolları sıvamışken eski bakan Faruk Çelik ile bir telefon konuşması yaptı ve adaylığını geri çekti…

     Türkçesi, vazgeçti.

     Ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Tatlıses, “Adaylıktan çekilme kararımda hiçbir siyasi ismin ve partinin baskısı ya da ricası olmamıştır” dedi.
     İnandınız mı!?
Telefonda Faruk Çelik Tatlıses‘e, Mars’ta bulunan tuzlu suyun tuz oranına ya da asgari ücretin artırılmasına ilişkin bilgi vermiş olabilir mi!?

     * * *

     DAVUTOĞLU ile İran Cumhurbaşkanı Ruhani ABD’de buluştu. Görüşme sırasında masanın üzerinde İran Bayrağı vardı, Türk Bayrağı yoktu..

     Başbakan bu konuda yapılan eleştirileri “Biz onlara gittik. Karşılıklı bir ziyaret söz konusu değildi” diyerek yanıtladı…

     Bu savunmadan “Tarafların bayrakları ancak karşılıklı ziyaret sırasında konuluyor” anlamı çıkıyor…

     Kestirmeden bir şey söyleyim mi…

     Tutarsız bir söz ne kadar akla yatkın hale getirilmeye ve ne denli yorumlanmaya çalışılırsa çalışılsın, niteliğini değiştirmez…

     Kısacası, zırva tevil götürmez!

     * * *

     AKP iktidarının yargı tarafından verilen kararları tanımadığı ve uygulamadığı ortaya çıktı…

     Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve birkaç kişi bu nedenle

tazminat ödemeye mahkûm edildi.

     Hangi yargı kararlarını tanımadıklarına gelince, sıralamışlar, o kararlar şöyle:

     AOÇ arazisinde inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı için verilen karar

     ANKAPARK hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararları…

AKAY kavşağına ilişkin verilen yargı kararı…

Meşrutiyet Caddesi’nde bulunan üst geçitlere ilişkin yargı kararları…

3’üncü köprüye ilişkin verilen yargı kararları…

Eti Alüminyum’un özelleştirmesine ilişkin verilen yargı kararı…

Bergama Ovacık’taki altın madenine ilişkin yargı kararı…

Orhangazi’deki Cargill fabrikası hakkında verilen yargı kararı…

Kardemir, Petkim, Tüpraş, İskenderun, Mersin, Giresun, Hopa, Ordu, Rize, Sinop ve Tekirdağ limanlarıyla, 16 Orman Ürünleri Sanayi İşletmesi ve 14 Sümer Holding işletmesinin özelleştirmesi hakkında Danıştay tarafından verilen özelleştirme karşıtı kararların tamamı…

Bu gerçeğe rağmen AKP iktidarını savunanlar hâlâ hak, hukuk, adalet sözcüklerini dillerinden düşürmüyor ama sıra yargı kararlarına gelince, dilleri de, akılları da tutuluyor…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.