Ergun KAFTANCI
GİRİŞİM kaçınılmaz oldu başlıklı yazımda Suriye’de 500 bin Bayırbucak Türkmeni olduğunu yazmıştım. Bilgisayarımın azizliği, sıfırın birini basmamış, 500 bin de olmuş mu size 50 bin..
Kısacası ikinci sıfır sehven silinmiş…
Aslında sınırımıza yakın Suriye toprağında yaşayan Bayırbucak Türkmen nüfus 500 bin küsur…
Gerisi, ülkenin değişik bölgelerindeki Türkmen köylerinde yaşıyor.
Suriye’nin tamamındaki Türkmen nüfus, bir milyon civarında.
Esad’ın babası da diktatördü; onun döneminde ülkede 3 milyon
civarında Türkmen vardı. Asimilasyon ve kıtal sonucu Türkmen sayısı geriledi ve 1 milyona kadar düştü. Çoğunluğu, köylerde ve dağınık olarak yaşıyor…
Suriye’yi yöneten zihniyet yıllardır nedense Türkmen nüfusa ilişkin sağlıklı rakam vermiyor, vermek işine gelmiyor…
Öğrenmek isteyenleri de uyduruk rakamlarla oyalıyorlar…
………………………………………….
Türkmenler’in IŞİD ile bir sorunu yok. Soydaşlarımızı ortadan kaldırma projesi (!) Esad ile dostu Ruslar’a ait. Bu konuda da işbirliği halindeler.
Türkiye, bir an önce Rusya’ya dur demeli…
Diplomatik girişimlerini sürdürmeli…
Sokağa dökülüp Esad’ı ve Ruslar’ı lanetlemekle kıyam durdurulamaz.
O yolla sadece kendimizi tatmin etmiş oluruz…
…………………………………………
Çarlık döneminde de, Sovyet döneminde de hep Türkler’in üzerine yürüdüler. Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Tacik, Azeri, Gagavuz ve Sibir Türkleri‘ni, tamamen ortadan kaldırmaya çalıştılar. Baktılar ki başaramıyorlar, hepsini silah zoruyla ve de ekonomilerini kontrol altında alarak peyk yaptılar.
Şimdi de Suriye’deki Türkmenleri ortadan kaldırmaya kalkıyorlar…
Tencere kapak gibi, iki gaddar ırk birbirini buldu ve yeniden kıtala başladı…
Unuttuğumuzu sanmasınlar; 1915’te ermeni çetelerini kullanarak Doğu Anadolu’dan toprak almaya kalkışan Rusya’nın kadim Türk düşmanlığının derecesi, Bayırbucak Türkmeni kardeşlerimizin üzerine yağdırılan bombalarla daha net anlaşılır hale geldi.
Bu ortak canavarlık bitecek gibi değil!
……………………………………………..
MİT TIR’larıyla sevkedilen insani malzeme (!) Türkmen kardeşlerimizin eline geçseydi Esad’ın askerleri hanyayı gonyayı görürdü…
Hanya, Girit Adası’nın en büyük kentiydi…
Bu kente yakın bir yerde de ünlü Gonya Manastırı vardı…
Şimdi ikisi de yok, büyük katliamlar sonucu tarihte kaldılar; Hanya’nın adı değişti, Gonya Manastırı da yerle bir oldu.
Hanya’yı Gonya’yı görmek deyimi, bu yok oluştan geliyor.
…………………………………………….
İnsani malzemenin Türkmenler’in değil de teröristlerin eline geçtiği söyleniyor. Bu iddia doğruysa vah geldi başımıza…
Konuya ilişkin değişik iddialar da var…
Mesela…
Davutoğlu‘na göre, MİT TIR’larını durduranlar yaşanan katliamdan sorumluymuş.
Neden sorumlu olsunlar; TIR’lar durduruldu ama gidecekleri yere ulaşmaları engellenmedi ki… Sorumlu olanlar, araçlardaki insani malzemenin Türkmenler’in eline geçmesini sağlamayanlar, dönüp onlara baksınlar…
Başbakan’ın bu suçlamasını MHP‘den kaçıp giden ve sığındığı AKP’de baş tacı edilen Tuğrul Türkeş henüz MHP’liyken yalanladı:
-Herkesin huzurunda söylüyorum, vallahi de billahi de o TIR’lar Türkmenler’e silah götürmüyordu…
Bunu söyleyen Türkeş, sorumluları işaret etmiş olmuyor mu!?…
Tuğrul Bey şimdi AKP’nin gözbebeği…
Bu sözlerini Ahmet Hakan‘ın CNN‘deki programında ve milyonların huzurunda söyledi.
Yüreği el veriyorsa buyursun, söylediğini yalanlasın!
* * *
24 KASIM Öğretmenler Günü idi…
Coşkuyla kutlandığını sanmıyorum…
Facebook hesabıma düşen bir deyiş dikkatimi çekti; gönderen herhalde bir öğretmen olmalı.
Şöyle yazmış:
-Öğretmenin hakkı ödenmez dediler ve ödemediler…
Öğretmenler Günü‘nü buruk hale getiren acı gerçek işte bu…
Bu vesileyle bütün öğretmenleri kutluyor, aramızdan ayrılanlara da rahmet diliyorum…
* * *
YİNE internette bir fotoğraf dolaşıyor…
Bilmem gördünüz mü…
Cemaatçi diye suçlanan bir holdinge atanan kayyum İmran Okumuş‘un halen Tahran’da cezaevi sakini olarak yaşayan ve Reza Zarrab‘ın ortağı olduğu ileri sürülen Zencani ile çekilmiş fotoğrafından bahsediyorum…
Bu ikilinin yan yana fotoğraf çektirecek düzeydeki birlikteliğinin altında ne yatıyor acaba!?
Bu ne iş arkadaşlar; Okumuş’u kayyum olarak atayan kimse açıklasın da bilelim!