Ergun KAFTANCI
CEMAATÇİ gibi gösterilmek istenen ve darbeye girişimle suçlanan Beşiktaş’ın gurur verici topluluğuÇarşı, geçen yılın son günlerinde yargılandı ve beraat etti.
Çarşı’yı ortadan kaldırmak ve kocaman bir camiayı karalamak için tezgâh kuran AKP’lilerin burunları herhalde sürtülmüştür!
Bu beraat, yargı mensuplarının yüz akıdır değerli okurlar…
Karar, ülkemizde tarafsız ve bağımsız bir yargı olduğunu bir kez daha gösterdi ve herkese “Bizde de yargıçlar ve savcılar var” dedirtti.
Örgüt kurmak, örgüt mensubu olmak ve darbe yoluyla hükûmeti devirmek iddiasının ütopik bir söylemden ibaret olduğu ve iktidar tarafından sindirme amacıyla gündeme taşındığı da bu beraatle ortaya çıkmış oldu.
35 Beşiktaşlı aklanarak bu konuda da camiaya leke sürdürmedi; alınları ak, başları dik olarak, onurlu ve vakur duruşlarını muhafaza ettiler.
Hatırlayacaksınız, AKP iktidarının, 17-25 Aralık sürecine ilişkin olarak yargıya yollamadığı yurttaş da, kuruluş da kalmamıştı.
Hepsinin hakkındaki iddialar fos çıktı…
Kabataş’ta çocuklu bir hanım yurttaşın saldırıya uğradığı, gösteri yapanların Dolmabahçe Camii‘nde (Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii) içki içtikleri iddiaları da ispatlanamadı, hepsinin iftira olduğu anlaşıldı…
Böylece AKP iktidarının siyaseti, iftira, karalama, şiddet gibi iğrenç malzemeleri kullanarak yaptığı da müseccel hale geldi…
Değerli okurlar; bugünkü AKP, o günkü AKP’dir, yani aynı hamurdan…
* * *
GIDALARI yalan…
Tasmalı basın yani yandaş gazeteler, Türk- Amerikan ilişkilerinin sevindirici düzeyde gittiğini göstermek için Tayyip Erdoğan‘ın Washington’daki bir camiyi Başkan Barak Obama ile birlikte açacağını yazdı…
Bu haberi Beyazsaray sözcüsü derhal yalanladı ve böyle bir açılışa Başkan’ın katılımının söz konusu olmadığını açıkladı…
……………………………………………..
Malûm medyanın son yalanlarından biri işte bu; diğerlerini sayamam, sayarsam sütunum, yalancıların hezeyanıyla işgal edilmiş olur!
* * *
GEÇENLERDE bir gazetede okudum, iktidar ODTÜ‘nin idari ve bilimsel yönetimini de ele geçirmek istiyormuş.
Demek ki Rektör’ü sevmiyorlar…
Bilim adamı kadrosunu da…
Bu defa da aynı şeyi yaptılar…
Geçmişten gelen yöntemi uyguladılar ve yandaş üç beş çocuğu “Mabet yok” diyerek ayaklandırdılar. Çocuklar da taciz edilmeden namaz kılacak mescit istediklerini açıkladı…
Düpedüz tezgâh…
Gazetedeki açıklama, herkes gibi beni de aydınlattı. Meğer ODTÜ yerleşkesinde ibadete açık tam 14 mescit ve iki bin kişinin aynı anda namaz kılacağı bir cami bulunuyormuş.
Bu mabet bolluğuna rağmen, o çocukları utanmadan ve arlanmadan kullanmaları, yalana ve dolana âlet etmeleri, hoş görülecek ve bağışlanılacak bir siyasal tavır değildir…
Elbet de iğrenç bir siyasal oyundur!
………………………………………………
“Komplo teorisi cemaate aittir” diyorlardı, değilmiş…
Sonuçta AKP silkindi, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan seçkin insanların “Kumpas”kurbanı olduklarını açıklayarak aklanmaya kalktı…
Ancak beyhude bir tavır; komplo teorisiyle kumpas uygulaması, salt cemaatin değil, o dönemdeki ortağı AKP’nin de özelliğiymiş. Bugün bu, daha iyi anlaşılıyor…
İktidar, bu metotu kullanarak ele geçirmedik kale bırakmak niyetinde değil!
* * *
DÜN bir haber sitesinde okudum; yeni yılla birlikte lahmacun üretimi de, tıpkı beyaz peynir üretimi gibi yeni koşullara bağlanmış…
Bundan böyle lahmacun üreticilerinin kullanacağı kırmızı et oranı, yüzde 35 olacak…
Demek ki bugüne kadar yediğimiz lahmacunlarda kırmızı et oranı hayli düşüktü. Öyle olmalı ki bu karar alınmış…
“Yüzde 35 oranında kırmızı et olacak” derseniz adama sorarlar, “Peki yüzde 65’i ne olacak”
Gerisi soğan ve sakatat ya da beyaz et mi?
Kapalı kalmayı sevdiğimiz için lahmacun üretimine bile açıklık getiremiyoruz…
Yoksa bu konu da mı devlet sırrı!?
* * *
DERKENAR: Elektronik posta adresime yeni yıl tebriği gönderen okurlarıma alenen teşekkür ediyor, 2016’nın hepsine sağlık, huzur ve refah getirmesini diliyorum.