ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4548
EURO
9,9713
ALTIN
483,77
BIST
1.427
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

YENİ DÜNYA DÜZENİ -21-

YENİ DÜNYA DÜZENİ -21-
15.05.2016
0
A+
A-

Safter TANIK

12 Mart Muhtırası İle Son Bulan Sürecin Miladı    

1965 ve 1966 yılı, öğrenci kesiminin; önce sağ ve sol şeklinde bir bölünme yaşadığı, daha sonra sağda; “ülkücü, mukaddesatçı, milli mücadeleci, liberal”, solda; “devrimci, sosyalist, sosyal-demokrat” gibi grupların ortaya çıktığı bir dönemdi.

Öğrenci ve gençliğin örgütlü olduğu Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF), Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (TMGT) seçimleri de; bu grupların, ilk çekişme ve gerginlik alanı oldu.

İsminden en çok söz ettiren ve 1969’da Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (Dev-Genç) adını alan Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) ile Ülkü Ocakları Birliği’nin kuruluşu da bu yıllardır.

Örgütlü Öğrenci ve Gençlik

Öğrenci ve gençliğin, örgütlü bir yapısı vardı. Öğrenci ve gençliği örgütlü kılan ise: Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF), Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (TMGT) gibi kurumsal bir özelliğe sahip örgütlerdi.

Milli Türk Talebe Birliği (MTTB)

MTTB; 1916’da, İttihat Terakki’nin desteği ile Dar-ül Fünun (üniversite) öğrencileri tarafından kuruldu; Türkçü düşünceyi savundu, Türk milliyetçiliğinin yaygınlaşma ve güçlenmesinde rol oynadı, Rusların 93 Harbi (1876-1877) anısına diktiği anıtın yıkımındaki öncülüğü ile de sesini duyurdu.

Kapatıldığı 1936’ya kadar; düşünce çizgisini korudu, Türk Ocakları ile birlikte faaliyet gösterdi, “Vatandaş Türkçe konuş!” kampanyası ve “Hatay’ın İlhakı Mitingleri” ile öne çıktı.

Kapatılmasında; “Hatay’ın İlhakı Mitingleri” ile ilgili eylemleri gerekçe gösterildi ise de, gerçek neden; öğrenci ve gençliği, “Halk Evleri” gibi tek bir örgüt çatısı altında toplamayı amaçlayan projeydi.

MTTB; ikinci kez, 1946’da kuruldu.

MTTB’de, 1946-1965 döneminde; sol düşünce öne çıkarken, bünyesinde farklı düşünceye sahip gruplara da yer verdi. Kamuran Evliyaoğlu, Nejat Cerman, Orhan Sakarya, Yaşar Özdemir, Faruk Narin ve Yüksel Çengel ise; bu dönemde, genel başkanlık yapmış isimlerdir.

1965’te Rasim Cinisli’nin genel başkan olmasıyla; milliyetçi, ülkücü, mukaddesatçı grupların, 1967’de; İsmail Kahraman’ın genel başkan olmasıyla da mukaddesatçı grubun etkin olduğu bir örgüte dönüştü.

Düzenlediği “Komünizmi Tel’in Mitingleri” ile adından en çok söz ettiren öğrenci örgütü oldu.

1975’te; Rüştü Ecevit’in genel başkan olmasıyla savunduğu İdeolojik İslam düşüncesini açık bir şekilde dile getirdi, kurulduğu yıldan beri kullanılan “Bozkurt” amblemini “Kitap” amblemi ile değiştirdi.

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ile de kapatıldı.

Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF)  

TMTF; 1948’de, yükseköğretim kurumlarındaki öğrenci derneklerinin bir üst kuruluşu olan birlik temsilcilerinin üye olduğu bir örgüt olarak kuruldu. Amacı ise; tüm yükseköğretim gençliğini bir çatı altında toplamak, özlük haklarını savunmak, yurtiçi ve yurtdışında temsil etmek, milli konularda ilgi ve hassasiyetini sağlamak ve Atatürk inkılaplarını korumaktı.

1949’da; Ankara, İstanbul, İzmir’deki fakülte ve yüksekokullarda bulunan öğrenci birlikleri TMTF’ye üye oldu. Ayrıca Lozan Talebe Cemiyeti de TMTF’ye katıldı.

TMTF, genel başkanlığı; Ankara’da, ikinci başkanı da; İstanbul’da olmak üzere teşkilatlandı. Ulusal Öğrenci Birlikleri Koordinasyon Sekreterliğine (COSEC) üye olurken, Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı’nın (TMGT) kuruluş çalışmalarını başlattı ve bunun kurucu üyesi oldu.

Başlangıçta; öğrenci kesiminde, milli bilinci güçlendirmeye yönelik bir faaliyet gösterdi. “Anadolu’yu Fiilen ve Fikren Kalkındırma”, “Cehaletle Mücadele” kampanyaları ve “Komünizmi Tel’in Mitingleri” ile tanındı. Ayrıca yükseköğretim gençliğinin özlük hakları konusunda çalışmalar yaptı.

1950’li yıllarda; Demokrat Parti’nin (DP), Atatürkçülük ve dini konularda izlediği politikayı protesto etti.

Görkemli Kıbrıs Mitingleri’nin öncüsü oldu, Nisan-Mayıs 1960’taki öğrenci olaylarında öne çıktı, 1961 Anayasası’nın kabulü yönünde faaliyet gösterdi.

1965’te, Türk-İş ile birlikte “Milli Petrol Kampanyası’nı” gerçekleştirdi.

1966’da; Sakarya’da yapılan kongrede, sağ ve sol kanatlara bölünerek etkisini kaybetti.

12 Mart 1971 Muhtırasından sonra da kapatıldı.

Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (TMGT)

TMGT; 1949’da, Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) önderliğinde, öğrenci ve gençliği bir çatı altında toplamak, yurtiçi ve yurtdışında temsil etmek, milli konularda ilgi ve hassasiyetini sağlamak, özlük haklarını savunmak, Atatürk inkılaplarını korumak amacıyla kuruldu.

1957’de; Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF), Türk Kadınlar Birliği, Yeşilay Gençlik Kolu, Anadolu Oymağı, Milliyetçiler Derneği, Türk Devrim Ocakları, Türkiye Tekstil ve Örme Sanayi İşçileri Sendikaları Federasyonu, Avrupa ve Dünya Federasyonu Fikrini Yayma Cemiyeti, Türkiye İzciler Birliği gibi öğrenci-gençlik-kadın-işçi-izci kuruluşların; temsilcilerini içeren bir örgüt durumuna geldi.

Merkezi Brüksel’de bulunan Dünya Gençlik Örgütü’nde Türkiye’yi temsil etti, Avrupa Milli Gençlik Komiteleri Konseyi (CENYC) ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyeliğinde bulundu.

1961 Anayasası’nın kabulü yönünde faaliyet gösterdi, petrol-maden politikaları, eğitim, beslenme, gıda konularında toplantı ve seminerler düzenledi.

1964’te; bakanlar kurulu kararıyla, “kamu yararına çalışan” derneklerden sayıldı.

1966’da; sağ ve sol şeklindeki ayrışma sonucu, sol eğilimli öğrenci ve gençliğin yer aldığı bir örgüte dönüştü.

Amerikan 6. Filosu’na karşı düzenlenen gösteriler ve üniversite reformu talebi ile başlayan 1968-1969 öğrenci eylemlerinde öne çıktı.

12 Mart 1971 Muhtırası ile bazı yöneticileri tutuklandı ve yargılandı, 1975’te de kapatıldı.

Metin Kumbasar, Çetin Özek, İsmet Giritli, Alp Kuran, Bozkurt Nuhoğlu, Engin Ünsal ve Aydın Aybay ise genel başkanlığını yapmış isimlerdir.

Türkiye İşçi Partisi’nde (TİP) İlk Bölünme

Parti içinde devam eden “Sosyalist Devrim” ile “Milli Demokratik Devrim” tartışması, Parti’nin 1966 Malatya Kongresi’nde zirveye ulaştı. Milli Demokratik Devrim düşüncesinin ideoloğu Mihri Belli ve taraftarı partiden ihraç edildi. Partiden ihraç edilen gençler ise Sadun Aren’ciler tarafından kurulan Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) içinde yer alarak, burada etkin bir konuma geldi.

“Sosyalist Devrim” ve “Milli Demokratik Devrim” nedir?

Sosyalist Devrim; işçi sınıfının doğrudan devrimini, Milli Demokratik Devrim ise; geniş tabana dayalı bir hareket ile sol askeri darbe ve ardından işçi sınıfının devrimini içeren bir stratejidir. Bunun için de; bunlara, “Sol Cuntacı” da dendi.

MDD tezi, Mihri Belli’nin ürünü mü?

Mihri Belli, Kuva-yi Milliyeci bir aileden geliyor.

Robert Kolej mezunu; ABD’de, iktisat dalında yükseköğrenim gördü.

1940’ta; Türkiye’ye döner dönmez ilkokul arkadaşı Davit Nae aracılığı ile SSCB güdümündeki yasa dışı Türkiye Komünist Partisi’ne (TKP) girdi, 1942’de; TKP’nin Merkez Komite üyeliğine getirildi.

1943-1944’te; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Ord. Profesör Fritz Neumark’ın asistanlığını yaptı, İlerici Gençler Birliği’nin kurucu olarak tutuklandı, iki yıl hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı.

1946’da; Yunan İç Savaşı’na katıldı, Demokratik Yunan Ordusu safında savaştı, yaralanması sonucu Bulgaristan ve SSCB’nde tedavi gördü.

1950’de; Türkiye’ye izinsiz giriş yaptı, izinsiz giriş ve tabanca bulundurmaktan kısa bir süre hapis yattı.

1960’lı yıllarda; Türkiye İşçi Partisi’nde (TİP) etkili olmaya çalıştı, ancak partiden ihraç edildi.

1968 başında, MBK üyesi tabii senatör Kadri Kaplan başkanlığında; TMTF, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS), 27 Mayıs Milli Devrim Derneği ile 26 kuruluşun içinde yer aldığı Devrimci Güç Birliği’nin (Dev-Güç) kuruluşunda rol oynadı. Ancak; faaliyeti, birkaç etkinlik dışında, sınırlı kaldı ve dağıldı.

1968-1969 öğrenci olaylarında; devrimci öğrenci liderlerinden Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan ile ilişki kurdu, 68 kuşağı gençliğinin Marksist görüşü benimsemesinde önemli bir rol oynadı, Deniz Gezmiş ile olan beraberliği devam etti, Mahir Çayan ile yolları ayrıldı.

12 Mart 1971 Muhtırası ardından yakalanmamak için yurt dışına çıktı.

1979’da; bir silahlı saldırı sonucu, ağır şekilde yaralandı.

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra, 1981’de; önce Ortadoğu ülkelerine, oradan da İsveç’e gitti.

1992’de; Türkiye’ye döndü, kurduğu veya yer aldığı birçok sol dernek veya siyasi parti başarılı olamadı.

1997’de; PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşerek, “Kürt sorununun; federasyona gidilmeden, üniter devlet yapısı içinde gönüllü beraberlik ile çözümü” başlığı altında, dile getirdiği tezi sundu ve bunu kabul ettirdi. HDP’nin; ateşkes, Türkiye Partisi, Kürt temelinde tüm etnik ve mezhebi grupları bir çatı altında toplama, Marksist Sol ile eylem birliği gibi taktikleri de bu teze dayanır.

2011’de de, solunum yetmezliği nedeniyle vefat etti. Hayatı boyunca; anlaşılmaz, anlaşılamayan bir kişilik sergiledi.

MDD tezine gelince, kimi; “ SSCB’nin, gelişmekte olan ülkeler için hazırladığı bir devrim projesidir”, kimisi de “ Arap Baas Hareketi, Endonezya Milli Komünist Partisi, Mao’nun Çin Devrimi’nden esinlenerek ortaya koyduğu bir devrim tezidir” diyor.

27 Mayıs Sonrası İlk Öğrenci Boykotu

27 Ocak 1967’de, FKF ve TMGT; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, yeni yönetmenlik hükümlerini protesto etmek için boykota gitti. Bu, 27 Mayıs 1960’tan sonraki ilk öğrenci boykotu idi.

DİSK’in Sahneye Çıkışı     

13 Şubat 1967’de; Türk-İş’ten ayrılan Maden-İş, Lastik İş, Basın-İş ve Bağımsız Gıda-İş; Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (DİSK) kurdu. Maden İş Sendikası başkanı Kemal Türkler de DİSK’in başkanı olarak seçildi.

Yunanistan’da Askeri Darbe  

21 Nisan 1967’de, Yunanistan’da; George Papadopoulos liderliğindeki askeri cunta, yönetimi ele geçirdi.

CHP’de Bölünme 

30 Nisan 1967’de; CHP’nin 4. Olağanüstü Kurultay’ında kabul edilen, “Ortanın Solu” siyasetine karşı çıkan ve liderliğini Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu’nun yaptığı, 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.

Fransa’nın Türkiye’ye Destek Vermesi

30 Mayıs 1967’de, Yunan Cunta Yönetimi ve dolaylı olarak ABD’ye tepki gösteren Fransa; Kıbrıs’ta, iki topluluğun varlığını kabul etti.

6 Gün Savaşı   

5 Haziran 1967’de, İsrail; Mısır, Ürdün ve Suriye topraklarına girdi.

Tarihe; “6 gün savaşı” diye geçen savaş sonunda, İsrail; Mısır’ın Sina Yarımadası’nı, Suriye’nin Golan Tepeleri’ni, Filistin’in Gazze Şeridi’ ve Batı Şeria topraklarını işgal etti, yüzölçümünü de yaklaşık dört katına çıkardı.

Savaşta, ABD ve İngiltere; İsrail’e teknik-silah ve mühimmat, Arap Birliği içinde yer alan Suudi Arabistan-Irak-Sudan-Fas-Tunus-Cezayir; Mısır-Suriye ve Ürdün’e asker, silah ve mühimmat desteği verirken, SSCB hareketsiz kaldı.

Savaş sonucu; Arap ülkelerinin SSCB ile olan yakınlaşma politikası sorgulanır hale geldi, Pan Arabizm düşüncesi önemini kaybetti, toprağını tekrar kazanmada Mısır-Suriye ve Ürdün birbirinden ayrı farklı bir dış politika izledi, Arap ülkeleri ile Türkiye-İran-Pakistan’da solcu ve dinci hareketler önem kazandı.

Türkiye’nin; arabulucu olarak davet edildiği BM Güvenlik Konseyi’nde, İsrail’i destekler bir tutum sergilemesi; İslam Konferansı Örgütü’nde,  İsrail ile ilişkilerin kesilmesi kararını veto etmesi ise Arap Dünyası’nda tepki ile karşılandı.

Amerikan 6. Filosu Protestoları        

24 Haziran 1967’de; FKF ve TMGT’na bağlı öğrenci ve gençlik;   İstanbul’da, Amerikan 6. Filosu’nun limana gelişini protesto etti.

Protesto gösterileri; daha sonra bir büyüme ve süreklilik arz etti,  bazı Amerikan askerlerinin denize atılmasına kadar varan olaylar yaşandı. Bu da; ABD’nin dikkatini Türkiye’ye çevirmesine, Türkiye’nin de; ABD için tekrar önem kazanmasına yol açtı.

Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Doğu Mitingleri

16 Eylül 1967’de; Türkiye İşçi Partisi (TİP), “Doğu Mitingleri” adını verdiği 12 mitingin ilkini Diyarbakır’da yaptı. Amacı ise; 1966’da Türkiye Birlik Partisi’ne (TBP) kaptırdığı Alevi tabanı, Kürt kökenli taban ile ikame etmekti. Bunun; Molla Mustafa Barzani’nin, SSCB’den Irak’a dönüş yaptığı bir zamana rastlaması da ilginçti.

Doğu Mitingleri sonucu; Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ve İlkokul Öğretmenleri Sendikası (İLK-SEN); solcu ve muhafazakâr Siyasi Kürtçülerin güç kazandığı bir örgüte dönüştü. Bu da; 1969’da, Siyasi Kürtçülük hareketinin temel örgütü olan Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nı (DDKO) doğurdu.

Özel Yüksekokullar Protestosu

7 Kasım 1967’de; FKF ve TMGT;  İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ),  özel yüksekokullar uygulamasını protesto etmek için boykota gitti.

Kıbrıs Gerginliği ve Türkiye ile Yunanistan’ın Karşı Karşıya Gelmesi

Yunanistan’da; askeri cuntanın yönetimi ele alması, Kıbrıs’ta; hem Rumlar, hem de Rumlar ile Türkler arasındaki gerginlik ve çatışmayı tırmandırdı.

Türkiye’yi kayıtsız kalmakla suçlayan Türkiye’deki Kıbrıslı mücahit ve öğrenciler, hükümeti protesto eden bir gösteri yaptı. İçişleri Bakanı Faruk Sükan’ın, protestocuları sınır dışı etmekle tehdit etmesi ise bir tepkiye yol açtı.

1 Kasım 1967’de; Rum polisi, adaya gizlice giren Kıbrıs Türk Toplumu liderlerinden Rauf Denktaş’ı tutukladı. Yunanistan’ın; Kıbrıs Rum tarafının tutum ve davranışını onaylaması da Türkiye ile Yunanistan’ı karşı karşıya getirdi.

Türk ve Yunan orduları; birbiri ardından teyakkuz durumuna geçti, askeri ve sivil tedbirlere başvuruldu.

Türk Deniz Kuvvetleri; Kıbrıs karasularına girdi, çıktı; Türk uçakları, Makarios’un sarayı üzerinde uçtu.

Sonuçları:

Yunanistan, Türk tarafının Kıbrıs konusundaki koşullarını kabul etti. Askeri Cunta yönetimine karşı bir darbe düzenleyen Yunan Kralı, Roma’ya kaçtı. Kıbrıs’ta, geçici Türk yönetimi ilan edildi.

DEVAM EDECEK

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal