DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

GÜNDEMDEKİ DİNİ SORULAR

Yayınlanma Tarihi :
GÜNDEMDEKİ DİNİ SORULAR

Halim Kaya

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu güzel bir hizmet yaparak “Gündemdeki Dini Sorular” adlı bu kitabı hazırlamıştır. Kitap, Yayın Yönetmen; Cafer Tayyar Doymaz, Yayın Koordinatörü; Önder Özkan, Proje Koordinatörleri; Prof. Fr. Ahmet Yaman, Prof. Dr. Cağfer Karadaş, Editörler, Dr. Mehmet Nur akdoğan, dr. Mahmut Demir, Dr. Abdurrahman Han, Hüseyin Arı, tashih Ramazan Özalpdemir işbirliğiyle müşterek bir emek sonucu çıkarılmış, söz konusu kişilerin bilgi ve emeklerinin yanı sıra da Din İşleri Yüksek kurulunun manevi ve bilgi birikimi sorumluğu altında yayınlanarak güvenilir olma vasfını daha baştan kazanmıştır.

Kitaptaki sorulara verilen cevaplar; günümüz dini hayatında müminlerin akıllarını çelmek, dine hayata ve inanca şüpheler sokmak için çeşitli mihrakların ilmi olmaktan öte, sathi ve detaylı araştırılmamış, kısır ve indi fikirler ile ortaya çıkarak ortalığı karıştırmaya ve zihinleri bulandırmaya, Müslümanları bu bilgilerle fikir ve mezhebi ayrılıklara sevk etmeye başladığı bir zamanda İslam’ın sahih ve Salih kaynağına bağlı Müslümanları bu tehlikeden koruyacaktır.

Kitap Din İşleri Yüksek Kurulu 06.06.2020 tarihli 16 sayılı kararı ile hazırlanmış ancak ilk baskısını ne zaman yaptığı hakkında bilgi bulunmamaktadır. Elimizdeki kitap nüshası 3. Baskı olup, Ankara’da 2024 yılında basılmıştır. Baskı Tek Ses Ofset Matbaacılık tarafından yapılmış, Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Basılı Yayınlar Daire Başkanlığı yayınıdır. Kitap; “İçindekiler”, “Önsöz”, “Kur’an’a göre Hz. Âdem’in babası var mıdır?”, “Hz. Âdem’in Nesli Nasıl Çoğaldı?”, “Hz. İsa Beşikteyken konuşmadı mı?”, “Allah’ın özel olarak seçtiği veya görevlendirdiği bir cemaat var mıdır?”, “Günahsız İnsan var mıdır?”, “Cuma Namazı kadınlara Farz mıdır?”, “Kadınların özel hallerinin ibadet hayatına etkisi var mıdır?”, “Kadının eğitim-öğretim süreçlerinde yer alması nasıl değerlendirilir?”, “Kadının çalışması nasıl değerlendirilir?”, “Kadın Yönetici olabilir mi?”, “Hadislerin sayısını tespit etmek mümkün nüdür?”, “Keşif veya rüya yoluyla hadis alınabilir mi?”,  “Uydurma rivayetlerle ya da kaynaklarda yer alan her rivayetle amel edilebilir mi?”, “Hadis aktarımında kaynak kullanımı nasıl olmalıdır? Bütün kaynaklar aynı derecede güvenilir midir?”, “Hz. Peygamber’e ait bazı hatıraların (Na’l-i şerif, Şa’r-ı şerif gibi) ticarete konu edilmesi doğru mudur?”, “Cihad nedir, nasıl anlaşılmalıdır?”, “Bir Müslüman’ı küfürle itham etmek (tekfir) doğru bir tavır mıdır?”, “İslam belli bir kıyafet tarzını emretmiş midir?”, “Başka dinlere ve kültürlere ait sembollerin Müslümanlara tarafından kullanılmasının hükmü nedir?”, “Safer ayında uğrusuzluk var mıdır?”, “Bir tarikata veya cemaate mensup olmak şart mıdır? Bu mensubiyet kişiyi ahrette hesaptan kurtarır mı?”, “Keramet nedir, nasıl anlaşılmalıdır?”, “Kur’an-ı Kerimi tecvidli okumak gerekli midir?”, “Cefr (Cifir) yönteminin dinde yeri var mıdır?”, “Kaynakça” gibi önemli sorulardan oluşan konu başlıkları ve bölümlerden oluşmaktadır.

Hz. Âdem’in ilk ve tek şekilde yaratılan insan olup, babasının olup olmadığı tartışmasının “Hz. Âdem’in ve diğer insanların nutfeden yaratıldığını” ifade eden ayetten kaynaklandığını, ancak Kur’an’ı Kerimde “Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının…” (Nisa 4/1) ayeti kerimesinde geçen “tek bir nefis” ifadesi Hz. Âdem olarak, “eşi” ifadesi ise Hz. Havva olarak anlaşılmıştır. Ayrıca, “nefis” kelimesinden sonra “tek/bir” anlamına gelen “واحدة kelimesinin yer alması da ilk yaratılan insanın “Tek” olduğunu teyid etmektedir (s.11). Bu izahattan anlaşılan Hz. Âdem’in ilk ve tek yaratılan insan olduğudur. Ondan da Hz Havva yaratılmıştır. Dolayısıyla “tek bir Âdem değil”, “Âdemler”in var olduğu iddiası da anlamsız kalmaktadır. Secde suresi 7. Ayette de “O yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.” Buyurarak ilk insan Hz. Âdem olduğuna göre işte onu Allah’u Teala çamurdan yaratmıştır. Kur’an’da “insanın yaratıldığı madde toprak (türâb), çamur (tîn), akışkan ve süzme çamur (sülâle min tîn), yapışkan çamur (tîn lâzib), kurumuş çamur (salsâl) şeklinde sıralanmaktır” (s.12) ancak bu Hz. Âdem’in ilk defa topraktan yaratılırken bu yaratılış aşama ve evrelerinde toprağın aldığı hali izah etmektedir. Yoksa Hz. Âdem’in her defasında farklı karakterde topraktan yaratıldığını ifade etmez. Hz. Âdem ve ondan da Hz. Havva yaratıldıktan sonra Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın evlenmesi yoluyla birleşmeleri sonucunda insanlar nutfeden yaratılmaya başlanmıştır. Hz. Âdem’in babasının var olduğu iddiaları hakkında Âl-i İmrân Sûresi 59. Ayet de “Allah nezdinde –yaratılış bakımından- Îsâ’nın durumu Âdem’e benzer; Allah onu [Âdem’i] topraktan [babasız olarak] yarattı; sonra ona “ol!” dedi ve oluverdi.” Allah-u Teâlâ bu ayette Hz. İsa’nın babası yaratılışını Hz. Âdem’in topraktan babasız yaratılışına benzetmekte ve nasıl Hz. Âdem topraktan yaratılırken babasız yaratılmış ise Hz. İsa da nutfeden yaratılırken babasız yaratılmıştır, demek istemektedir. Her şekilde yaratan Allah’tır. O “ol!” der ve her şey oluverir.

İlk İnsan ve tek olarak topraktan yaratılıp ondan da Hz. Havva’nın yaratıldığı “Hz. Âdem’in çocukları nasıl çoğaldı?” (s.17) sorusuna Allah’ın her şeyi yaratmaya kadir olduğunu ve yaratmasından dolaya sorgulanmayacağını, şeriatların da zamanının şartlarına uygun helal ve haram hükümler içerdiğini, zamanlarına göre doğru ve yanlış mantıklarının, ahlak anlayışlarının olduğunu, he şeriatın dönemindeki insanlara farklı buyruklar verdiğini ancak bazı helal ve haramların –yasak meyvenin ne olduğu gibi- sonraki şeriatlara bildirilmediğini, Hz. İsa’nın bir anneden babası yaratıldığı gibi olağan üstü durumlar da göz önüne alındığında Hz. Âdem’in çocuklarının nasıl çoğaldığı hususu Kur’an’da bildirilmediği için bugünkü mantıkla bakarak geçmişi yargılayamayacağımızı, ne şekilde çoğaldılarsa o günkü şeriat ve ahlak kurallarına uygun çoğaldıklarını ifade etmektedir.

Hz. İsa’nın babasız doğduğu gibi beşikteyken annesini tasdik etmek babından konuşmasını (s.20) dil yönünden ispat ederek ortaya koyan kitabı hazırlayan heyet Hz. İsa’nın konuşmadığını ileri sürenlerin hem onun doğumunun hem de konuşmasının mucize olduğunun inkârına ortam hazırlamak, bu konuyu açıklayan Kur’an ayetlerini inkâr etmek, Hz. Meryem ve Hz. İsa ile ilgili mucizelerinin inkârının (s.23) ardında ise Hz. İsa’nın Peygamberliğini inkar yatmaktır ki bunun da bir Yahudi oyunu olduğu ifade edilmektedir.

İslam’da Peygamberlerden başka seçilmiş, görevlendirilmiş kişi, grup ve cemaat olmadığını (s.23), ancak kendilerinin seçilmiş ve görevlendirilmiş olduğunu söyleyen kişi, grup ve cemaatler de “Mutlak anlamda itaatin benimsendiği” ve “akletme, sorgulama ve muhakeme büyük ölçüde devre dışı” bırakıldığı ve bu kişi, grup ve cemaatlerin “ekonomik, siyasi ve sosyal nüfuz elde etme ve güç devşirme” (s.24) gibi bir takım dünyevi çıkarları uhrevi vaatler ile elde etmeye çalıştıklarını ifade etmektedir. Bir hadisi şerifte Hz. Muhammed; “…âlimler, peygamberlerin varisleridir. Peygamberler altın ve gümüş miras bırakmazlar; sadece ilim miras bırakırlar. O mirası alan kimse, bol nasip ve kısmet almış olur.” (s.25) Buyurmuştur. Bu hadis-i şerifte peygamberlere muris olan âlimler “o mirası alan kimse” olarak zikredilerek seçilmişlikten ziyade kendi iradesi ile peygamberin bıraktığı ilmi alan, ilim tahsil edenler kastedilerek bir çaba ve gayret ortaya koyanlar, ilim tahsili uğrunda çalışan vasıfları vurgulanmıştır. Bizzat Allah ve peygamber tarafından seçilerek âlim olarak görevlendirilmemiş, mevcut ilimi elde etmek için eşitler arasından birsi olarak kendi iradesi ile ilim elde etmek için çabalaması tavsiye edilmiştir. Peygamberlerden başka seçilmiş bir kişi, grup, cemaat yok iken “herhangi bir kişi ya da grubun hakikati tekeline alıp tek doğru olarak kendini görmesi, kendi cemaatinin dışındakileri dışlaması ve kendi müntesiplerini diğer bütün Müslümanlardan üstün görmesi Kur’an ve Sünnet’in ilkelerine aykırıdır.” (s.29) Ben aciz bir kul olarak her zaman Allah’a şöyle dua ederim.”Ey Allah’ım bana verdiğin akıl ve ilim ile Ülkücü oldum. Eğer Ülkücüler senin nezdinde makbul bir topluluk ise onları muzaffer kıl ve Sen’den talep ettikleri her muradlarını ver. Türk milletine ve İslam ümmetine hadim kıl. Ola ki aklım ermemiş ilmim yetmemiştir de ben yanlış öğrenmiş ve bilmiş olabilirim. Eğer başkaları Senin murad ettiğin şekilde yaşıyorlarsa onları muzaffer kıl. Senden talep ettikleri muradlarını ver.Onları Türk milletine ve İslam ümmetine hadim kıl. Beni, ilmimin yetmemesi ve aklımın ermemsinden dolayı muaheze etme

Ehl-i Sünnet inancına göre peygamberler dışında ‘ma’sum’ yani günah işlemekten korunmuş kimse yoktur. Bu sebeple her hangi bir kimsenin günahsız olduğunu kabul etmek onu peygamber konumuna yükseltmek anlamına gelir. Bu da İslam inancına göre aykırı bir durumdur. Zira günahtan korunmuşlu (ismet sıfat) sadece peygamberlere aittir.” (s.30) tövbe kapısının açık bırakılması da insanların günah işlemeye yatkın oldukları ancak irade-i cüzziyeleri ile bundan kaçındıkça makbul insan durumun geldikleri, günah işleyince tövbe ederek Allah’a yalvardıkları zaman da bağışlandıkları, Allah tarafından her zaman tövbe etmeye davet edildikleri ortay konulmaktadır. “Hata ve kusurdan korunmuş olmak, insan için ne kadar mümkün değilse günahkâr olarak dünyaya gelmek de aynı şekilde imkânsızdır. İslam inancına göre, Hristiyan teolojisinde olduğu gibi asli günah [doğarken günahkâr doğmak]söz konu değildir.” (s.30-31) Hiç kimse kimsenin günahını yüklenmez.  Bazı cemaat ve tarikatların ise ‘İsmet/Ma’sumiyet’ yerine onu çağrıştıran ‘sıyanet’ kökünden gelen ‘masuniyet’ kelimesinin manasını kendi liderlerine atfetmekte, “liderlerinin de tıpkı peygamberler gibi korunmuş olduğunu iddia etmektedirler. Oysa ‘korunmuşluk’ anlamına gelen ‘masuniyet’ de peygamberler dışında hiç kimse için söz konusu değildir. Söz konusu gruplarca ‘ma’sumiyet’ ya da ‘masuniyet’  söyleminin benimsenmesi, aslında seçkincilik anlayışının bir sonucudur.” (s.32) Hata, kusur ve günaha meyilli olmak peygamberler dışındaki her insan için mümkündür. “Herhangi bir dini grubun liderinin ya da yapının bizzat kendisinin sadece peygamberlere özel olan ‘günahtan korunmuşluk’ vasfına haiz olmaları mümkün değildir.” (s.32)

İslam âlimleri; Kur’an, ameli ve kavli sünnet, sahabe uygulaması, icma ve akli delillere istinaden Cuma namazının, gerekli şartları taşıyan erkeklere farz olduğu, kadınlara ise farz olmadığı hususunda ittifak etmişlerdir. Asr-ı sadetten günümüze değin uygulama da bu şekilde süregelmiştir. Bununla birlikte kadınların Cuma namazına katılmalarının önünde dini bir engel bulunmamaktadır.” (s.33) günümüzde kadınların Cuma namazı kılmasının farz olduğunu söyleyenler hiç farkında değillerdir ki kadınların isterlerse Cuma namazı ve bayram namazını kılabilecekleri hakkındaki fıkhî hüküm onlardan daha önce İslam âlimleri tarafından [İbnü’l-Münzir, el-İcma, I, 40; İbn Rüşd, Bidaye, I, 166; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, II, 1278-1279) verilmiştir. Ameli sünnet bakımından Hz. Peygamber zamanında sınırlı sayıda kadın dışında kadınlar Cuma namazına katılmamışlardır. Kavli Sünnet bakımından ise “Dört kimse; köle, kadın, çocuk ve hasta hariç cemaatle Cuma namazı kılmak, her Müslüman farzdır.” Hadisi şerifine göre kadınlara Cuma namazı farz değildir. Fiili sünnet bakımında ise kadınlara Cuma namazı farz değildir ancak diledikleri takdirde Cuma namazına katılabilir ve hutbeden istifade ederler, katıldıkları takdirde öğle namazını kılmış kabul edilirler.

Hadis sayısı konusunda kesin bir sayı veremeyen heyet “Bazı araştırmalarda, Müslümanlarca en çok müracaat edilen dokuz hadis kitabında (Kütüb-i Tis’a) tekrarsız hadis sayısının on bin civarında olduğu, sahabe ve tabiin sözleri de dâhil tekrarsız toplam hadis sayısının ise otuz bini geçmediği kanaati yer almaktadır.” (s.55) ifadelerinde geçen tahminleri yapmaktadırlar. Çeşitli coğrafyalara dağılan sahabelerin talebelerinden yapılan rivayetlerin daha detaylı derlenmesiyle hadis sayısının arttığı doğru olmakla birlikte ilk dönemdeki asıl rivayetlerin çok sınırlı olduğu, sonraki merviyatın (rivayet olunmuş hadisler) asılsız olduğu anlamına gelmez (s.55). Çünkü hadisleri toplamak ancak ulaşıldıkça gerçekleştiği için ilk zamanlarda rivayet edilmiş olsa da rivayet edilmiş olan hadisi o zaman derleyen birsi olmadığı için daha sonraki zamanlarda bir derleyen tarafından derlenmiş olabilir. Bu derlenen hadisin uydurma olduğu anlamına gelmez henüz o hadise derleyici birinin ulaşamadığı ve kitaplara kaydedilemediği anlamına gelir.

Keşif, rüya ve ilhamla hadis alma ve reddetme İbn-i Arabî ile başlamıştır. “İbn-i Arabi dışında; Sadreddin Konevi, İmam Şa’rânî, İbn Hacer el-Heytemî, Abdulaziz ed-Debbâğ, Aclûnî, İsmail Hakkı Bursevî, Dihlevî gibi âlimler de keşif yoluyla rivayette bulunmayı muteber görenler arasındadırlar.” (s.56) Abdullah Leknevî ve Dümeynî ile “Benzer tespitleri yapan Mübarekfûri^, keşif, rüya ve ilhamla hadis tashihinin bilinemeyeceğini, hadis tashihinde ölçünün isnat olduğunu söylemiştir. Sıhhati bilinmeyen bir hadisin Resûl-i Ekrem’in (s.a.s.)rüyada yapmış olduğu bir tashihle sabit olmayacağı gibi, keşif ve ilham yoluyla da sübut bulmayacağını, çünkü bir hadisin sahih olduğunu anlamanın yolunun isnada dayandığını söylemiştir. ” (s.57) “Dini bilgiler açısından objektif bilgiye ulaştırıcı bir vasıta olarak kabul edilmeyen keşif, ilham ve rüya bir bilgi kaynağı olarak görülmez.” (s.58)

Hadislerin red veya kabulü üzerinden toplumda tartışmalar olduğu ve bu tartışmaların da toplumda ayrılıklara, bölünmelere ve ötekileştirmelere neden olduğunu söyleyen heyete göre  “Hadisleri toptan reddetmek ilmî bir temelden ne kadar yoksun ise muteber olsun olmasın kaynaklarda yer alan her rivayeti tartışmasız olarak Resulullah’a (s.a.s) isnad etmek de bir o kadar yanlış bir yaklaşımdır. Her iki yaklaşım da hadis ilmine dair ortaya konan ilmî mirası ve tarihî tecrübeyi yok sayan ya da küçümseyen tutumlardır.” (s.59) Hadislerin kabulü Hz. Peygamberin vefatından yarım asır sonra hicri I. Asrın sonları (miladi VII. Yüzyılın sonları) II. asrın başlarından (miladi VIII. Yüzyılın başları) itibaren sözlü olarak rivayet edilen hadisler ve ravilerin kimlikleri ile şahsiyetleri titizlikle incelenmeye başlandı. Dolayısıyla isnad, cerh-tadîl gibi rivayet ilimlerinin teşekkülü başlamış, ricale/hadis ravilerine dair muazzam bir külliyat oluşmuştur. Hadisin altın çağı hicri III. asırda (miladi IX. Asır) tedvin edilen hadis eserleri de hicri I.asırdan itibaren başlayan bu hassasiyetle kaleme alınmışlardır. Bu tedvin döneminde de “İlmu rivayeti’l-Hadis” denilen ilmin sahih, hasen, zayıf, merdud, münker vb. kavramlar ilmi disiplin içersinde ifade edilmeye başlandı (s.60).

İbn Hacer el-Heytemî’nin (ö.974/1567) hadis rivayeti veya aktarımı/paylaşımı ile ilgili fetvasında “hadis ehlinden olmayan bir âlimin kitabında görülen bir hadise itimad etmenin caiz olmadığını” ve “vaizlerin çoğunun bu hatayı işlediğini ve bunu yapanların yetkililer tarafından cezalandırılması ve engellenmesi gerektiğini” (s.67) söyler.

Hz. Peygamber’in mirası ilahi hitap olan Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyyesidir. Na’l-i şerif (Hz. Peygambere ait sandalet veya terlik) ve şa’r-ı şerif (Hz. Peygamberin sakalı)’in yıkanarak ticarete alet edilmesi, bu eşyalardan medet ummak, şifa kaynağı kabul edip sıkıntıları gidereceğine inanmak İslam’ın inanç esaslarına aykırıdır. “Hz. Peygamberin (s.a.s.) hatıralarının ticari rant devşirmeye alet etmek, apaçık bir din istismarıdır.” (s.71)

Cihad terim olarak “Allah yolunda can, mal, dil, kalem ve diğer bütün vasıtalarla çaba sarf etmek; kullar yarına mutlak adalet ve maslahat esasına dayanan ilahi mesajı insanlara ulaştırmak” (s.71) anlamlarını içermektedir. Düşmanla savaşmak yanında nefs ile mücadele, iyiliği tavsiye, kötülükten alıkoymak, toplumda İslam’ın yaşanmasın temin etmek cihat kapsamındadır.

Tesettür konusunda aslolan, insanın örtülmesi gereken yerlerinin görünmemesi [örtülmesi] ve namahreme bakılmamsıdır.” (s.81) diyen kitabı hazırlayan heyet Allah’ın Nur Suresi 30. ayette erkelere “gözlerini haramdan sakınsınlar”, Nur Suresi 31. ayette de kadınlara “gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Açıkta kalanlardan başka süslerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar” ve Ahzab Suresi 59. ayette “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle” buyurarak tesettürün sadece görünmemesi gereken yerleri örtmek olmadığını, haram olana bakmamak ve gösterilmemesi gereken yerleri göstermemek de tesettürden sayılmıştır. Tesettür örtmek, bakmamak, göstermemektir. Vücudun örtülecek yerlerini giysi ile örtmek, günah sayılan yerlere ve fiillere bakmamak, örtünmesi gereken yerleri bugün giyilen tayt gibi dar, sıkış, ince veya şeffaf giysiler giyerek uzvun ortaya çıkmasına, görünmemesi gereken yerlerin başlayış ve bitiş sınırlarının bilinmesine sebep olmamak şeklinde izah edebiliriz.

Hz. Peygamber (Ebu Davud, Libas 4.) geçen “Kendisini bir topluma benzetmeye çalışan kimse onlardandır.” hadisi şerifte ve (Tirmiz, İsti’zan 7.) de geçen “Bizden başkasına benzemeye özenen bizden değildir.” Hadisi şerifte İslam ümmeti dışında kalan başkalarına inanç ve dini hayat bakımından benzemeye çalışmayı yasaklamıştır. “Yukarıdaki hadiste geçen ‘teşebbüh’  kelimesi tesadüfen bir benzemeyi değil, bir özenti içersinde bilinçli olarak benzemeye çalışmayı, onlar gibi inanmayı ve yaşamayı yani onları bilerek ve isteyerek taklit etmeyi ifade etmektedir.” (s.83)

Kur’anı Kerimde kelime olarak geçmemekle birlikte keramet manasını çağrıştıracak olaylar aktarılmıştır (s.90). “İslam dinine göre gaybdan haber verdiğini söyleyen, ilham yoluyla geçmişi ve geleceği bildiğini iddia eden kişilere inanılmaz.” (s.94) ve “Ayrıca ‘keramet zahir olur, izhar edilmez’ yani keramet ancak, Hakk’ın dilemesi ile meydan gelir, isteğe bağlı olarak gösterilemez.” (s.95) Asıl keramet Allah’ın emir ve yasakları karşısındaki itaat halidir.

Bir heyet tarafından hazırlanan ve Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından da onaylanan “Gündemdeki Dini Sorular” adlı kitaptaki bazı konular hakkındaki görüşlerimiz her okuyucu kendisinde eksik olanı ve kendinse lazım olanı bulacağı inancıyla kısaca ortaya koyduk, her okuyucu da kendisinde lazım olanı alıp istifade edecektir.

Gündemdeki Dini Sorular” adlı kitapta yer alan sorular genelde farklı düşündüğünü sanan insanların ileri sürdüğü yeni ve farklı düşüncelerden dolayı gündem olmakla birlikte bazen Müslümanların zihinlerini bulandırmak isteyen art niyetli kişiler tarafından da ortaya atılmaktadır. Bu sorulara ilmi bir heyet tarafından verilen cevaplar ilme ve mantığa daha yakın, doğruluk derecesi daha yüksek ve anlaşılır sade bir Türkçe ile yazılmış cevaplar olması dolayısıyla toplumu bilgilendiren ve çıkacak fitneyi durduran bir görev ifa etmektedirler. İnsanlar Dimlerini doğru olarak öğrenerek itikat ve amellerini bozguncuların tesirinde kalarak bozmaktan kurtulmuş oluyorlar. Üslup ve dili bakımında da kolay anlaşılır bir kitap olarak toplumuza sağlıklı bir dini bilgi sunmuş olmaktadır.

YORUM YAP

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetritzbettaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbet1winbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelermecidiyeköy escortiptv satın altaraftarium24iptv satın alcasibomfixbetbahis forumkralbetsahabetkralbetmarsbahisinterbahisgrandpashabet girişvdcasino güncel girişgrandpashabetsweet bonanzagrandpashabetcasibomgrandpashabet türkiyepusulabet giriştambetmatbetgrandpashabetsekabetpusulabetsmartbahisvdcasino girişpusulabettambet girişjojobetjojobet giriştipobetmercurecasinocasinoroyalcasinomilyonpalacebetbetgitromabetgameofbetcratosroyalbetgameofbetgrandpashabetcratosroyalbetradissonbetvdcasinopusulabetmarsbahisgrandpashabetnesinecasinobetgitpalacebetteosbetjojobetcasinoroyalromabetpalacebetcratosroyalbetpalacebetromabetjojobetromabetcratosroyalbetimajbetmanavgat escortavvabetmadridbetmadridbetroyalbetsuperbetinbetnanobahislionjojobetcasibom girişmatbetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren sitelerceltabetJojobetJojobetCasibom GirişCasibomJojobetJojobetJojobethttps://google2.com/CasibomCasibombahiscasinoslotraholiganbetextrabetextrabetextrabet girişroyalbetholiganbet girişganyanbetbetgit girişgrandpashabetkralbetHoliganbet GirişdoedaluxbetluxbetMarsbahismeritkingholiganbet girişholiganbet giriş
escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Bayrampaşa escort Beylikdüzü escort Güngören escort İstiklal escort Kadıköy escort Sultanbeyli escort Üsküdar escort Avsallar escort Mahmutlar escort Oba escort Mecidiyeköy escort Ölüdeniz escort Güllük escort Kültür escort Ataşehir escort Avcılar escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Adapazarı escort Yalıkavak escort güvenilir casino siteleri Yalova escort Muğla escort Aydın escort Çanakkale escort Balıkesir escort Tekirdağ escort Manisa escort Trabzon escort Kahramanmaraşescort Kütahya escort Osmaniye escort Sivas escort Tokat escort Çorum escort Yozgat escort Isparta escort Elazığ escort Ordu escort Edirne escort Erzincan escort Zonguldak escort Rize escort Uşak escort Kırşehir escort Erzurum escort Giresun escort Amasya escort Sinop escort Niğde escort Bolu escort Karaman escort Kırıkkale escort Bayburt escort Ardahan escort Gümüşhane escort Artvin escort Çankırı escort Bartın escort Sinop escort Bilecik escort Karabük escort Burdur escort Nevşehir escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kastamonu escort Düzce escort Aksaray escort Adıyaman escort Afyon escort Arnavutköy escort Bebek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beyoğlu escort Büyükçekmece escort Çatalca escort Çekmeköy escort Eyüpsultan escort Kağıthane escort Sancaktepe escort Sarıyer escort Şile escort Silivri escort Şişli escort Taksim escort Zeytinburnu escort Aliağa escort Balçova escort Bayındır escort Bayraklı escort Bergama escort Beydağ escort Bornova escort Buca escort Çeşme escort Çiğli escort Karşıyaka escort Fehiye escort Marmaris escort Gaziemir escort Dikili escort Menderes escort Menemen escort Torbalı escort Atakum escort Çerkezköy escort Yenişehir escort Bodrum escort Toroslar escort Tarsus escort Silifke escort Mezitli escort Erdemli escort Anamur escort Akdeniz escort Melikgazi escort Elbistan escort Lüleburgaz escort İzmit escort İlkadım escort Çorlu escort Battalgazi escort Yeşilyurt escort Milas escort Ceyhan escort Çukurova escort Kozan escort Sarıçam escort Seyhan escort Emirdağ escort Sandıklı escort Merzifon escort Suluova escort Taşova escort Altındağ escort Batıkent escort Çankaya escort Çubuk escort Etimesgut escort Haymana escort Kahramankazan escort Keçiören escort Kızılcahamam escort Mamak escort Polatlı escort Pursaklar escort Sincan escort Ulus escort Yenimahalle escort Aksu escort Alanya escort Belek escort Demre escort Döşemealtı escort Elmalı escort Finike escort Gazipaşa escort Kaş escort Kemer escort Kepez escort Konyaaltı escort Korkuteli escort Kumluca escort Lara escort Manavgat escort Muratpaşa escort Serik escort Side escort Didim escort Efeler escort Nazilli escort Söke escort Altıeylül escort Ayvalık escort Bandırma escort Bigadiç escort Burhaniye escort Dursunbey escort Edremit escort Erdek escort Gömeç escort Gönen escort Havran escort İvrindi escort Karesi escort Kepsut escort Susurluk escort Büyükorhan escort Gemlik escort Görükle escort Gürsu escort Harmancık escort İnegöl escort İznik escort Karacabeyescort Kestel escort Mudanya escort Mustafakemalpaşa escort Nilüfer escort Orhangazi escort Osmangazi escort Yıldırım escort Biga escort Çan escort Gelibolu escort Karahayıt escort Merkezefendi escort Pamukkale escort Keşan escort Aziziye escort Palandöken escort Yakutiye escort Odunpazarı escort Tepebaşı escort Araban escort İslahiye escort Karkamış escort Nizip escort Nurdağı escort Oğuzeli escort Şahinbeyescort Şehitkamil escort Yavuzeli escort Bulancak escort Espiye escort Görele escort Altınözü escort Arsuz escort Antakya escort Defne escort Dörtyol escort Erzin escort Hassa escort İskenderun escort Kırıkhan escort Kumlu escort Payas escort Reyhanlı escort Samandağ escort Eğirdir escort Yalvaç escort Foça escort Karabağlar escort Kemalpaşa escort Kiraz escort Kınık escort Konak escort Narlıdere escort Ödemiş escort Tire escort Urla escort Safranbolu escort Akhisar escort Alaşehir escort Kırkağaç escort Salihli escort Sarıgöl escort Şehzadeler escort Soma escort Turgutlu escort Yunusemre escort Akkışla escort Bünyan escort Develi escort Kocasinan escort Talas escort Yahyalı escort Gazimusağa escort Girne escort İskele escort Lefke escort Lefkoşa escort Başiskele escort Çayırova escort Darıca escort Afşin escort Dulkadiroğlu escort Göksun escort Onikişubat escort Türkoğlu escort Kızıltepe escort Mut escort Dalaman escort Gümbet escort Datça escort Kavaklıdere escort Köyceğiz escort Menteşe escort Turgutreis escort Ula escort Yatağan escort Fatsa escort Altınordu escort Ünye escort Düziçi escort Kadirli escort Ardeşen escort Akyazı escort Arifiye escort Erenler escort Geyve escort Hendek escort Karasu escort Kaynarca escort Sapanca escort Derince escort Dilovası escort Gebze escort Gölcük escort Kandıra escort Karamürsel escort Kartepe escort Körfez escort Akşehir escort Beyşehir escort Bosna escort Ereğli escort Karapınar escort Meram escort Selçuklu escort Gediz escort Simav escort Tavşanlı escort Doğanşehir escort Bafra escort Çarşamba escort Boyabat escort Kapaklı escort Süleymanpaşa escort Erbaa escort Niksar escort Turhal escort Akçaabat escort Of escort Ortahisar escort Yomra escort Armutlu escort Çiftlikköy escort Çınarcık escort Akdağmadeni escort Boğazlıyan escort Sarıyaka escort Sorgun escort Alaplı escort Çaycuma escort Devrek escort Ereğli escort Kilimli escort Kozlu escort