DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

MUHAYYEL

Yayınlanma Tarihi :
MUHAYYEL

Halim Kaya

Adnan İslamoğulları’nın daha önce yazmış olduğu “Bizimkisi Bir Ocak Hikâyesi”, “Kuyu”, “Külhan”, “Müntehir” adlı kitaplarını okumuş, ülkücü geçmişinden bahseden hatıralar ve romanlarındaki kahramanlarına içlerine dönük psikolojik tahliller yaptıran üslubuyla edebi yönünü sevdiğim bir son dönem milliyetçi yazar olarak Adnan İslamoğulları’nın “Muhayyel” adlı kitabını da çıkar çıkmaz sipariş ettim. Adnan İslamoğulları “Muhayyel” romanın ismini de tıpkı “Kuyu”, “Külhan”, “Müntehir” romanlarının isimleri gibi okuyucuya merak ettirecek, okuyucu tarafından içinde mecazi manalar barındıracağı konusunda merak uyandıracak bir şekilde koymuştur.

Adnan İslamoğulları’nın yazdığı “Muhayyel” romanı Ötüken Neşriyat tarafından İstanbul’da 2026 yılında 153 sayfadan ibaret bir roman olarak basılmıştır. Ve yazmasa da büyük ihtimalle bu baskısı ilk baskıdır. “Muhayyel” romanı içersine Besim Dalgıç tarafından çizilmiş, romanın konusuyla bütünleşen 18 adet resim serpiştirilmiştir. Adnan İslamoğulları’nın adeta kitapta yazarak anlatmak istediği sahnenin, okuyucunun gözünde canlanmasını istediği şekilde çizilmiş olan bu resimler, adeta bu anlatılanları bu resimlerdeki gibi düşünün, böyle hayal edin demektedir.

Kitabına başlarken hemen ilk sayfaya koyduğu resim ile Adnan İslamoğulları yine hemen kitabına yazamaya başlarken yazdığı ilk cümlede yaptığı, “Mermer süs havuzunun içinde dönüp durdukça menevişlenen balıklar kadar mahpustu. Balıklar ve dış dünyadan mahrum mahkûmlar ne kadar da benziyorlardı bir birlerine.” (s.9) şeklindeki kendine ait orijinal bir benzetme ile insanları ters köşe ediyor. Cezaevinde hapis yatan bir mahkûmun hayatını havuzda yüzen balıkların havuzla sınırlı hayatıyla karşılaştırarak bugüne kadar yapılmış edebi benzetmelerde kafesteki kuş’un hayatı ile özgür kuşun sonsuzluğa uzanan hayatı arasındaki kıyaslama ile mahkûm hayatlarındaki kısıtlılığa değinen benzetmelerle mahkûmun mahrum kaldığı özgürlüğü betimlemekten kaçınıp aksine Ömer’in cezaevinde, balıkların havuzda yaşadığı sınırlı hayatların sınırlılığıyla hayatın dar alanda yaşanmasını bir birine benzeterek betimlemektedir.

Adnan İslamoğulları’nın “Kuyu”dan sonraki romanlarını okurken farkına vardığım bir özellik bu “Muhayyel” romanında da devam etmektedir. Farkına vardığım söz konusu özellik bütün romanların bir biriyle bir şekilde irtibatlı olması, aynı konuyu anlatmasa bile ilk romanda veya önceki romanlardaki herhangi bir derdin aynısının yaşandığının aktarılmasıdır. Bu aktarışla kurduğu bağ romanın önceki veya ilk romanın ismiyle doğrudan alakalıdır. Romanın ismini zikrederek başka bir olay anlatır, önceki romanlarını okuyucuya unutturmaz. Burada da ilk romanı “Kuyu”yu çağrıştıracak bir irtibat kurmaktadır. “Kapıdan girdiği gibi karşısında gittikçe derinleşen bir boşluk gördü. Tarihi taş duvarlarıyla yatay bir kuyu gibiydi koğuş. Kuyunun dibinden “Allah kurtarsın, geçmiş olsun,” sesleri geliyordu.” (s.12)

Psikolojik bir roman yazıp da insan psikolojisini tamir eden meşguliyetlerden bahsetmeden olur muydu? Adnan İslamoğulları da roman kahramanı Ömer’i meşgul ederek tedavi eden her şeyi terapi mahiyetinde ele almaktadır. “Yem tedavisi…” (s.9), “İkili kanepe terapisi” (s.10), “Düğüm terapisi” (s.11), “Balık terapisi” (s.14) v.s. …

Adnan İslamoğulları psikolojik romanlar yazar dedik ya. Yazılan bu psikolojik romanların ana konusu ve ana konu etrafındaki olaylar örgüsü çok yer kaplamaz romanda. Daha çok anlık hallerin psikolojik tahlilleri, yorumları romanın muhteviyatını doldurur. Mesela Ömer’in koğuşa bırakılmasından ziyade onun koğuştaki ilk psikolojik algıları, davranışlarıdır koğuş sahnesini dolduran. Koğuştakilerin tutumları, davranışları, bakışları pek önemli değildir. Roman’ın kahramanı Ömer’in psikolojisiyle ilgisi kadardır koğuşta kalan diğer herkesin sahnesi.

Adnan İslamoğulları diğer romanlarında olduğu gibi bu romanında da zaman zaman başvurduğu erotik ifadeler, Nü resimler ile aşırı müstehcenliğe kaçmadan romanlarını tek boyutlu bir hayat algısından kurtararak insanın yaşantısının her zaman ahlaki çizgide veya manastır hayatı katılığında bir dini boyutta olmadığını göstermeye çalışmaktadır. “çünkü aklında atın tenasül uzvuna konan bir kelebek resmi yapmak vardı” (s.17) ve bu ifadeyi tablolaştıran 18. Sayfadaki resim ile “İki üzüm tanesini alıp birini birkaç milim kadar aşağıya olmak üzere yan yana koydu. “Husye,” dedi.” (s.25) yan yana koyduğu üzümleri erkek cinsel uzvunun bir kısmına benzetmesi ve 67. Sayfadaki normal doğum yerine ağzından roman kahramanı Ömer’i defalarca kusan Nü kadın resmi, 72. sayfadaki “asma yapraklarını vajina gibi, asma dalını penis gibi, üzüm tanelerini husye gibi” (s.73) çizdiği resim bizim Adnan İslamoğulları hakkındaki kanaatimizi desteklemektedir. Bir ressamın çizdi Nü tablonun ince kıvrımlarıyla, bir heykeltıraşın yaptığı heykeldeki estetik detaylar ile süsleyerek ortay koyması gibi Adnan İslamoğulları da pornografiye kaçmadan edebi söz ve ifadelerle yumuşatarak süslediği metinlerinde kıvamında ve dozunda bir erotizme yer vererek pornografiden kurtarmaktadır.

Ancak pornografiden kurtulmuş olan Adnan İslamoğulları halkın kullandığı bazı argo sözleri kullanmaktan da imtina etmemektedir. Tıpkı  “Siktiğimin delisi” (s.38), ve “O zaman siktir git dedi” (s.39) ile “Taşak evladım taşak” (s.73), “Tükürmedim, sıçtım senin ağzına”, “ama sıçtığını yıllarca temizleyemedi ağzından”, “Yıllarca ağzında Deli Murat’ın bokuyla yaşadığı gibi” (s.78) ifadelerini kullandığı gibi.

Hemen yukarıda yazdığımız iki paragraf göstermektedir ki muhafazakâr bir yazar olan Adan İslamoğulları eserlerinde dozunda erotizm ve argoya yer vermekten çekinmemektedir. Bu yönüyle Adnan İslamoğulları’nı sanatta estetik modernizmi, avangart argoyu gerçek sanatın bir parçası olarak gördüğünü söyleyebiliriz.

daha ilk gün okulda bir halt etmiş, suç işlemişti. Kendisine küfreden bir çocuğu merdivenlerden itmişti.” (s.26)  Adnan İslamoğulları günümüzde okullarda yaygın ve sanki moda hale gelen bir suç türü olan yaşı küçük çocukların akranlarına karşı uyguladığı şiddet ve öldürme olaylarını anlatmak için kullanılan “akran zorbalığı” denilen toplumsal bir problemi ele almaktadır.  Roman kahramanı Ömer’in cezaevine girmesine de sebep olan bu olayı, “bir arkadaşını merdivenlerden itmesi” olarak işlenmektedir.

Adnan İslamoğulları aile yapımızdaki çarpıklık ile İslam dinine olan bağlılıklarımızdaki kusurları yine Ömer ve ailesi üzerinden kıyaslayarak ortaya koymaktadır. Aile de hiç kimse Kur’an okumayı bilmezken Ömer’in Kur’an Kursuna gönderilmesi onun kontrol edilemeyen davranışlarını kontrol altına almak, ıslah etmek için daha doğrusu “adam olsun” diye Kur’an kursuna vermeleri, ailede ne ağabey ne abla ne de annesi namaz kılmazken yaramazlıkları boyunu aşan Ömer’in namaz kılmasına saygı göstermeleri, kahve yanında likör içmeleri gibi olaylar da aile içinde çifte standartlı bir İslami yaşantıdan haber vermekte, toplumumuzdaki aile yapısının aykırılığını tutarsızlığını ortaya koymaktadır. “Yaz geldiğinde ablasının denize mayo ile girmesine asla izin vermeyeceğini söylüyordu. Annesinin başörtüsü takmamasına kızıyor, ziynet yerlerinin ve saçının bir tek telinin bile görünmemesi gerektiğini hatırlatıyordu sık sık Komşularla dedikodunun gıybet olduğunu ve gıybetin eden kişinin mümin kardeşinin ölü etini yemiş gibi olduğunu söylüyordu. Abisinin her akşam bira içmesine kızıyordu.” (s.34) Adnan İslamoğulları bu ifadelerle hem İslam’ın emir ve yasaklarına uymada Müslüman olmanın ya da Müslüman olduğunu söylemenin çelişkisini gözler önüne seriyor. Hem de ailede İslam’ı öğrenen birisi ile İslam’ı bilmeyen yaşamayan diğer fertlerin yaşadığı çatışmaya dikkat çekiyor. Şu bir gerçek ki İslam’dan bihaber aileler davranışlarını beğenmedikleri çocuklarını Kur’an öğrensin, dini öğrensin belki adam olur uslanır diye çıktıkları bu yolda zamanla kendi yaşantılarına muhalif bir ev halkı yetiştirmiş olmakta, ancak bu tek kişi bütün aileyi değiştirip kendine benzetmekte, aile dönüşerek İslamı yaşayan bir aileye dönüşmektedir. Bu düşüncemize en iyi örnek ülkemizin seküler, laik bir yapıya doğru giderken İmam Hatip Liselerinin açılmasından sonraki dönüşümüdür. Geçmişten günümüze İslam görüntüsü veren partilerin aldıkları oy miktarlarındaki artış yönündeki değişimi de bunu göstermektedir. İmam hatip Öğrencileri zamanla ailelerini değiştirmiş ve dönüştürmüş ve bugünkü sosyolojik ve siyasi tablo ortaya çıkmıştır. Belki de İslam’ın tanışık olduğu kişiler üzerinde oluşturduğu ikna etme vasfının yüksekliğinden kaynaklı bir durum. Tıpkı Ömer’in öldürmeye gittiği Hz. Muhammed’i ararken Eniştesinin evinde duyduğu Kur’an tilavetinin tesirinde kalarak Müslümanlaşması, hemen sonra İslam’a girmesi gibi…

Ya da İslam’ı bilmese ve yaşamasa da bir saygısı olan ailelerde roman kahramanı Ömer’in iki hafta gittiği Kur’an Kursunda öğrendiği dini bilgiler ile ailedeki noksanlıkları dile getirmesiyle bozulan aile huzurunu temin etmek için Ömer’in annesinin yaptığı gibi çocuğu bir daha Kur’an Kursuna göndermemeyi tercih etmeleri, Kurs hocasına da “Ömer’e Kur’an okumayı ben öğreteceğim” diyerek yalan söyleyerek çocuğu dini bilgi edinmekten tamamen alıkoymaları, aileyi dini cahilliğinde boğulacak inkâr okyanusuna sürüklemekte, tamamen seküler bir aileye dönüştürecek zamana mahkûm etmektedirler. Bu mahkumiyetin sonucunda da yeni yetişen bütün nesiller, hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıkları İslam’a düşman olup çıkmaktadırlar. Düşmanlığın boyutu artık her ahlaki davranışın kökenini İslam’dan kaynaklı zannederek en temel insani ahlaka bile karşı tavır alıp, doğru ve ahlaki olanı da Müslümanlardan sadır olduğu gerekçesiyle reddeder bir hale geliyorlar.

Adnan İslamoğulları roman kahramanı Ömer’in cezaevine girip koğuşta yaşadığı hayat ile cezaevine girmeden önce yaşadığı hayatı hatırlatarak, ayrıca Ömer’in sayrıları arasından hatırladığı Hz. İsa’nın hayatı gibi bir takım hikâyelerden oluşan hayatları yazdığı romanında sanki okuyucuya iç içe geçmiş paralel giden üç farklı roman hikâyesi anlatılıyormuş gibi gelse de biraz dikkatlice düşününce her iki hayatında Ömer’in hayatı olduğunu anlıyor. Sadece Adnan İslamoğulları romanında daha tek düze yaşanılmış sırasıyla roman konusu olan Ömer’in hayatının o kesitini ilk günden başlayarak anlatmıyor da cezaevindeki koğuşta hatırlamalar ve koğuştaki olaylarla irtibatlar kurarak gelgitlerle anlatıyor. Yanın da üçüncü bir hikâye daha ekleyerek bu kısa hikâyelerle okuyucuyu bilgilendiriyor. Anlatmak istediğinin çoğunu bu hikâyeler sıkıştırıyor. Bu anlatım tarzı da romanın psikolojik karakterini yalnız Ömer’in ruh halinin tahlillerine bırakmayarak psikolojik olayları anlatım tarzıyla biraz daha destekliyor, besliyor ve güçlendiriyor. Kısaca Adnan İslamoğulları aslında tek bir hayat olan Ömer’in hayatını cezaevinden önceki ve cezaevindeki hayat olmak üzere başka başka, farklı hayatlar olarak anlatırken eklediği üçüncü hayat hikâyeleriyle birbirine girmiş girift yekpare bir hayat olarak, bir romanın konusu yapmış ve üç farklı hayat hikâyesini paralel hayatlar olarak başarıyla anlatıyor.

Adnan İslamoğulları Türk İslam Ülküsü gibi şahsi fikri yapısının temelli olan iki kaynaktan biri olan İslam anlayışını detaylı bilgi vermeden, ancak insanlarda oluşturmaya çalıştığı merak ile yaptığı yönlendirmeler ve sorduğu sorularla İslami bir hayat ile kurduğu bağ gibi yine kendisinin fikri temelini oluşturan iki kaynaktan ikincisi olan milliyetçilik ile “Raftaki bir kitaba takılmıştı gözü. Çekti aldı. Kapağında uzun saçlı, börklü, elinde kılıcı ve yanında kurt olan bir savaşçı vardı.” (s.48) ifadeleriyle bir bağ kuruyordu. Yine merak uyandırıyor ve sorularla yönlendirme yapıyordu ama bu sefer milliyetçi hayatın sembolleriyle, eski Türklerin hayat tarzını yaşatan bir kitap kapağıyla, ama kitabın hangi kitap olduğunu söylemeden kurulan bir bağ ve okuyucuya araştırma isteği veren bir ifadeyle… Acaba söz konusu kitap kapağı Hüseyin Nihal Atsız’ın “Bozkurtlar” adlı kitabının kapağımıydı?

Diğer yarısı karanlıktı gökyüzünün. O karanlığın karanlık kürsülerinden vaazlar veriliyordu. Saçının görünen tek teline asıyorlardı kadınları, ziynet yerlerine gömüyorlar, seslerini haram kılıyordu karanlık vaizler. İlk kan damladığında evlendiriliyorlardı seksek oynayan kızları.” (s.59) Adnan İslamoğulları kadını ele aldığı bu üç kısa cümlede “Saçının görünen tek teline asıyorlardı kadınları” ve “ziynet yerlerine gömüyorlar” ifadelerinde muhteşem iki büyük benzetme yaparak kadınların günlük hayatta nasıl kısıtlandığını, nasıl namahrem kılındıklarını veciz bir şekilde anlatıyor, ancak bu iki yasaklamanın da kadının hayatını sonlandırdığını, adeta yaşayan birer ölü kıldığını ifade ediyor. Türkler İslam’a girdikten sonra günah işleyenleri veya kötülük yapanları “kara” kelimesiyle anlatırlar. Burada da Adnan İslamoğulları kadınları erkeklerle denk, her şeyi ile İslam ile noksansız mükellef kadın olmaktan alıkoyan din adamlarını “karanlık vaizler” olarak vasıflandırarak, kadınları bu yasakların arkasına hapseden din adamlarını kötü olduğunu, koydukları yasaklarının da yanlış olduğunu hata “Cehennemin ateşini harlıyorlar, içine atıyorlardı canlarının istediklerini.” (s.59) ifadeye bu vaizlerin her şeyi yasaklayarak herkesi cehennemlik ettiğini izah etmeye çalışıyor.

Bir söz vardır hani “Tilkinin kırk hikâyesi var kırkı da tavuk üzerine…” ülkücü olup da, Hüseyin Nihal Atsız’ın Bozkurtlar, Deli Kurt kitaplarından, ülke meselelerine dalmaktan dolayı yaşanmamış aşklardan, okulda karşı fikir mensuplarıyla kavgalardan, mahkûmiyetten bahsetmeyen ülkücü olur mu? Adana İslamoğulları da sanki Ülkücü tema olmadan bir roman yazmış diyeceğimiz bir sırada Roman Kahramanı Şizofren Ömer’i Almıla adlı kızla buluşturup onu ismini zikretmediği derneğe, aslında Ülkü Ocakları olan yere götürüp tuhaf duruma düşmesini anlattıktan sonra derneğin kitaplığından Deli Kurt kitabını alması ve Ocak tarafından Ömer’in kim olduğunun araştırılmak istenmesi ve nihayet “O gün okul çıkışında yine kavaga başladı. Ömer başroldeydi. Elinde sopa karşısına kim geçerse vuruyordu. Ona da vuruyorlardı. Almıla’yı gördü bir an. Elinde bir sopa, Ömer’e vurana vurmaya çalışıyordu. Koştu yanlarına, Almıla’nın elinden sopayı aldı ve Ömer’i altına alanın kafasına vurdu. Yere düştü, üzerine atladı, yumruklamaya başladı. ‘Ömer, dur benim,’ diyordu yumrukladığı. Durdu. ‘Ömer benim Sedat’ dedi bu kez.” (s.87)  okul önünde çıkan kavgada Almıla’nın arkadaşı Ömer’e vuran Sedat’a sopayla vurduğunu gören Şizofren Ömer’in sopayı Almıla’nın elinden alarak kim olduğunu anlamadan Sedat’ın kafasına vurması, Şizofren Ömer’in Almıla’nın gittiği dernek tarafından yapılacak araştırmanın bitmesine ve bizden diyerek kabulünü sağlaması ülkücü bir tema olarak kitapta ki yerini almaktadır.

Şizofren Ömer, Almıla sayesinde ilk kavgasına karışıyor, ülkücülüğe ilk adımını atarken Sedat’ın da düşmanlığını kazanıyor. Sedat son zil çaldığında sınıftan çıkarken elini silah gibi yaparak ateş eder gibi yaparak Ömer’i işaret edip çıkıyor. Okul kavgası dolayısıyla artık Ömer Almıla’nın grubuyla okuldan çıkmaya başlamıştır. Adnan İslamoğulları tan burada Ülkücü Hareketin ilk şehirlerinden Dursun Önkuzu’yu çağrıştırıp, okuyucuya hatırla diyor. “Çıktı ve Almıla’nın grubuna katıldı Ömer. Şehrin ana caddesinin karşı kaldırımında marşlar söyleyerek yürüyüşe geçtiler. Bir kuzu önde gidiyordu, son kuzu ölmedikçe bayrak yere inmiyordu. Kuzlar neden ölüyordu? Kuzular koç olacak, toy düğün olacaktı, bu yılki kuzuların adarlı öç olacaktı.”  (s.101) Dursun Önkuzu’nun şehit edildiğinde merhum Niyazı Yıldırm Gençosmanoğlu tarafından yazılmış şiiri de ayrıca anımsatacak şekilde ele aylıyor.

 

Önkuzu hey! … Önkuzu! …
Önde gider Önkuzu…
Anası ‘Dursun’ demiş…
Durmaz… gider Önkuzu.
Kuzu yürür… kuzu yürür…
Önde Önkuzu yürür…
Kuzular meledikçe
Gönlüme sızı yürür! …
Önkuzu hey! … Önkuzu! …
Önde gider Önkuzu…
Bu bayrak düşmez yere
Ölmedikçe son kuzu! …
Dursun adı… Dursun adı…
O gitti, dursun adı.
Dillerde türkü olsun,
Yürekte vursun adı! …
Kuzular koç olacak,
Toy, düğün, göç… olacak
Bu yıl ki kuzuların
Adları ‘öç’ olacak! ! !

Romanın hikâyesi adı sanı bilinmeyen soyut bir mekânda geçerken, yazar roman içersinde Merinos, Kültürpark, Setbaşı,  Setbaşı Köprüsü, Mahfel, Atatürk caddesi ve Tayyare Sineması, Çelebi han, Tekfur Sarayı, Namazgâh gibi Bursa’ya has, Bursa’da yaşamış ve Bursa’yı bilen herkesin dikkatini çekecek yer adlarını tekrar etmesi yazarın Bursa’da ikamet ettiğini ya da daha öncesinden Bursa ile bir şekilde irtibatlı olduğunu göstermektedir.

Her ülkücünün ilk icraatı en güzel Bozkurt resmini çizmektir. Ömer’de sokaklara sloganlar yazmak, bozkurt resimleri çizmek için ilk çıktığı yazı yazma işinde arkadaşlarının Bozkurt’u iyi çizemediğini gördüğü arkadaşlarından boyayı alarak daha güzel Bozkurtlar çizmiştir. “Resimlere baktı, çok kötüydü. Eğer dirilecekse bir gün, en azından anatomileri doğru çizilmeliydi ki dirildiklerinde bilinçsiz ve her isteneni sorgusuzca yapan, öz benliğini yitirip düşmanın kuklası ve kölesi bir mankurta dönüşerek dirilmemelilerdi. (…) Duvarlara bir kayanın üzerinde duran pek çok kurt yaptı o gece. Daha heybetli duruyordu yaptığı kurtlar. İçi rahattı, yaptığı kurtlar dirildiklerinde mankurt gibi değil, özgür bir kurt gibi uluyabileceklerdi. ” (s.112)

Geleni gideni belli olmayan bir öğrenci evi, ya da teşkilat evi. Ömer’de kalacak yeri olmadığı için Ömer ve Almıla ile bu eve yerleştirilmiştir. Öğrenci evi pis olduğu için Şizofren Ömer okuldan erken çıkıp eve gitmiş, evdeki bulaşıkları yıkamış, terekleri silmiş, tuvalet ve banyoyu yıkamış, evi süpürüp çöpleri iki soka yukarıdaki çöp konteynırına atmıştır. O gece evi polis basmış ve evde birsinde silah çıkmıştır. “Evde bir kişinin üzerinden silah çıkmıştı, [o] gün boyu [evde] uyuyan kişiydi.” (s.114) Tabi neticede karakoldan salınmışlardı, ancak herkes yeni olması ve hiç kimsenin onu iyi tanımamsı nedeniyle Şizofren Ömer’den şüphelenmiştir. Ömer’in iç sesi “Seni muhbir olmakla suçlayacaklar, asıl muhbir dün evde uyuyandı.” (s.118) diyerek ikaz ediyordu Ömer’i. Derneğe çağrılan Ömer sorguya çekilir. Sorgucu “Ara vermeden art arda sorular sormaya başladı. Dün eve neden erken gittiğini, temizlik bahanesiyle evde arama yapıp yapmadığını, çöp dökmek için dışarıya çıktığında neden geç döndüğünü, bir yerlere telefon edip etmediğini sordu. Dün geceki polis baskınını sorguluyordu.” (s.118) Şizofren Ömer aslında temizlik yaparken orada yardım etmeyip de gün boyu yatıp uyuyan adamdan şüphelenmiştir. Hem silah da onun üzerinden çıkmıştır. Baz ajanlar ve provokatörler böyle masum bir davaya inanmış adamların arasına karışarak onları hem suça itiyor, hem de işledikleri suçlar ile suça bulaştırıyorlardı. Ömer “Dernekte itibarlı biriydi. Onu sorguya çeken ve istihbarat teşkilatının adamı olan sarkık bıyıklının irtibatını ortaya çıkarıp dernekten aforoz etmiş ve kendisini ispat etmişti.” (s.120) ancak teşkilatlara sızan ajanların kökü kesilmiyordu. “Fakat onlar soğanlı bitkiler gibi yine ve yeniden bitip filizleniyorlardı.” (s.120)

Ömer tıbben deliydi ama vatan sevdalılarından, vatan delilerinden biriydi aynı zamanda. Ömer’in deliler hastanesinin penceresinden kar yağmış yiyecek bulamamış olan bir Güvercinin eline konuşunu ve onun sigara izmaritiyle yaktığı elinin yarasını gagalarken düşünüyordu. Acaba bu güvercin üşüyor muydu? “Dışarıda kar yağıyordu. (…) Bir güvercin konmuştu pencere kenarına. Üşüyordu.” (s.134) Tıpkı Muhsin Yazıcıoğlu’nun cezaevinde koğuş camından dışarıyı seyrederken hissettiklerini hissediyordu. Üşüyordu, yerler soğuktu. Ama Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaderi ömrünün sonunda son defa karlar üstünde üşümekti. Kar apak, tertemizliğin, güvercin masumiyetin günahsızlığın sembolüydü ama ona kıyanların kapkaranlık insanların günahları ….

İstihbarat elemanı ajanı dernekte deşifre etmesinden dolayı bir komplo kurarak onu hastaneden kaçırarak kahvehane baskını ile öldürdüğü iki kişinin katili olmakla suçlandığı bir bir suça bulaştırmış, silahıyla birlikte de hastane odasında yakalatmıştır. Kitabın başından beri cezaevinde Şizofren bir mahkûm olarak yatan Ömer ile lise son sınıf öğrencisi psikiyatrik tedavi gören Ömer’in hayat hikâyesi gelim cezaevinde yatan mahkum şizofren Ömer’de birleşmiştir. Bir insanın doğuşuyla başlayan özgür hayatıyla tutuklandıktan sonraki hayatı bir noktada kesişiyor, cezaevi. İstihbarat kendisinin maskeli olduğu ve yanında Ömer’in de bulunduğu kahve baskınında iki kişiyi öldürmüş, baskından önce Ömer’e verdiği silahı alarak bir müddet sonra al sende kalsın diyerek kendisinin iki kişiyi öldürdüğü silahı Ömer’e vermiştir. Akabinde de Ömer hastane odasında insan öldürülmüş silahla yakalanmıştır. Fikri hareketlerde içeriye sızan istihbarat ajanlarını tespit edip onları dışlamak, dışlanmasın temin etmek suça bulaştırılmakla sonuçlanan bir planlı devlet suçu halinde karşımıza çıkan en aşağılık bir komplo ve provokasyondur. Devlet vatandaşını suça teşvik etmez, işlemediği suçlara bulaştırmaz, hele hele kendi vatandaşını suçluda olsa öldürüp suçunu da başka masumların üzerine yüklemez. Adana İslamoğuları kitap boyunca verdiği mesajların en önemlisini bu son ile vermiştir.

Adan İslamoğulları işaret ettiği sembol ve müphem kelimeler ile yarım bıraktığı kitabın hikâyesinin tamamının okuyucunun zihninde muhayyel olarak oluşmasına fırsat sunmaktadır.

Adnan İslamoğulları “Muhayyel” adlı bu kitabından Türkiye’de yaşanmış hayatların hikâyesini yüklediği Şizofren Ömer’in meçhul mekânlarda yaşadığı cezaevi hayatı ile ondan önceki hayatına paralel Ömer’in iç sesinin dillendirdiği hayalli bir hayat hikâyesinin teslis “üçlü” halini girift bir şekilde anlatarak meseleyi yine ülkücü bir hata tarzına bağlamaktadır. Ancak okuyucu her okuduğu cümleyi tefekkür ederek gerçek dünyadaki halini de araştırırsa okuduğunda daha çok müstefid olacaktır.

 

 

YORUM YAP

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetritzbettaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbet1winbetwoonbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelermecidiyeköy escortgrandpashabetgrandpashabetcasibomtürk ifşamatbetsekabettambetmatbetsmartbahisimajbettambetpusulabetjojobetjojobet girişcasinoroyalbetsalvadorpalacebetteosbetbahiscasinobetgitromabetgameofbetromabetimajbetgrandpashabetsekabetholiganbetpusulabetgrandpashabetsahabetamgbahisonwincasinomilyoncasinomilyonnesinecasinotambetwbahisnesinecasinomarsbahisnesinecasinowbahisteosbetbetgitteosbetsekabetmanavgat escortcasibomPusulabet Hepyek girişroyalbetBetwoonsüperbetincasinoperbetnanocasibomcasibom girişimajbetcasibomperabetmatbetJojobetJojobetCasibom GirişCasibomcasibom girişJojobethttps://google3.comHoliganbetCasibomCasibomyakabet girişkocuceGrandpashabetholiganbetpusulabet güncel girişGrandpashabetExtrabetExtrabetExtrabetgalabetroyalbetholiganbet girişcasino apisonbahiskralbetdoedatophillbettophillbetmeritkingsuperbetinmobilbahiskralbetjojobetDeneme BonusubetofficebahsinesahabetmatadorbetmatadorbetbetasusholiganbetavvabetKingroyalMarsbahisrestbetmarsbahisbetgitcasinopersplashgrandpashabet girişmatbet güncel girişpusulabet girişsekabet girişholiganbet
escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Bayrampaşa escort Beylikdüzü escort Güngören escort İstiklal escort Kadıköy escort Sultanbeyli escort Üsküdar escort Avsallar escort Mahmutlar escort Oba escort Mecidiyeköy escort Ölüdeniz escort Güllük escort Kültür escort Ataşehir escort Avcılar escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Adapazarı escort Yalıkavak escort güvenilir casino siteleri Yalova escort Muğla escort Aydın escort Çanakkale escort Balıkesir escort Tekirdağ escort Manisa escort Trabzon escort Kahramanmaraşescort Kütahya escort Osmaniye escort Sivas escort Tokat escort Çorum escort Yozgat escort Isparta escort Elazığ escort Ordu escort Edirne escort Erzincan escort Zonguldak escort Rize escort Uşak escort Kırşehir escort Erzurum escort Giresun escort Amasya escort Sinop escort Niğde escort Bolu escort Karaman escort Kırıkkale escort Bayburt escort Ardahan escort Gümüşhane escort Artvin escort Çankırı escort Bartın escort Sinop escort Bilecik escort Karabük escort Burdur escort Nevşehir escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kastamonu escort Düzce escort Aksaray escort Adıyaman escort Afyon escort Arnavutköy escort Bebek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beyoğlu escort Büyükçekmece escort Çatalca escort Çekmeköy escort Eyüpsultan escort Kağıthane escort Sancaktepe escort Sarıyer escort Şile escort Silivri escort Şişli escort Taksim escort Zeytinburnu escort Aliağa escort Balçova escort Bayındır escort Bayraklı escort Bergama escort Beydağ escort Bornova escort Buca escort Çeşme escort Çiğli escort Karşıyaka escort Fehiye escort Marmaris escort Gaziemir escort Dikili escort Menderes escort Menemen escort Torbalı escort Atakum escort Çerkezköy escort Yenişehir escort Bodrum escort Toroslar escort Tarsus escort Silifke escort Mezitli escort Erdemli escort Anamur escort Akdeniz escort Melikgazi escort Elbistan escort Lüleburgaz escort İzmit escort İlkadım escort Çorlu escort Battalgazi escort Yeşilyurt escort Milas escort Ceyhan escort Çukurova escort Kozan escort Sarıçam escort Seyhan escort Emirdağ escort Sandıklı escort Merzifon escort Suluova escort Taşova escort Altındağ escort Batıkent escort Çankaya escort Çubuk escort Etimesgut escort Haymana escort Kahramankazan escort Keçiören escort Kızılcahamam escort Mamak escort Polatlı escort Pursaklar escort Sincan escort Ulus escort Yenimahalle escort Aksu escort Alanya escort Belek escort Demre escort Döşemealtı escort Elmalı escort Finike escort Gazipaşa escort Kaş escort Kemer escort Kepez escort Konyaaltı escort Korkuteli escort Kumluca escort Lara escort Manavgat escort Muratpaşa escort Serik escort Side escort Didim escort Efeler escort Nazilli escort Söke escort Altıeylül escort Ayvalık escort Bandırma escort Bigadiç escort Burhaniye escort Dursunbey escort Edremit escort Erdek escort Gömeç escort Gönen escort Havran escort İvrindi escort Karesi escort Kepsut escort Susurluk escort Büyükorhan escort Gemlik escort Görükle escort Gürsu escort Harmancık escort İnegöl escort İznik escort Karacabeyescort Kestel escort Mudanya escort Mustafakemalpaşa escort Nilüfer escort Orhangazi escort Osmangazi escort Yıldırım escort Biga escort Çan escort Gelibolu escort Karahayıt escort Merkezefendi escort Pamukkale escort Keşan escort Aziziye escort Palandöken escort Yakutiye escort Odunpazarı escort Tepebaşı escort Araban escort İslahiye escort Karkamış escort Nizip escort Nurdağı escort Oğuzeli escort Şahinbeyescort Şehitkamil escort Yavuzeli escort Bulancak escort Espiye escort Görele escort Altınözü escort Arsuz escort Antakya escort Defne escort Dörtyol escort Erzin escort Hassa escort İskenderun escort Kırıkhan escort Kumlu escort Payas escort Reyhanlı escort Samandağ escort Eğirdir escort Yalvaç escort Foça escort Karabağlar escort Kemalpaşa escort Kiraz escort Kınık escort Konak escort Narlıdere escort Ödemiş escort Tire escort Urla escort Safranbolu escort Akhisar escort Alaşehir escort Kırkağaç escort Salihli escort Sarıgöl escort Şehzadeler escort Soma escort Turgutlu escort Yunusemre escort Akkışla escort Bünyan escort Develi escort Kocasinan escort Talas escort Yahyalı escort Gazimusağa escort Girne escort İskele escort Lefke escort Lefkoşa escort Başiskele escort Çayırova escort Darıca escort Afşin escort Dulkadiroğlu escort Göksun escort Onikişubat escort Türkoğlu escort Kızıltepe escort Mut escort Dalaman escort Gümbet escort Datça escort Kavaklıdere escort Köyceğiz escort Menteşe escort Turgutreis escort Ula escort Yatağan escort Fatsa escort Altınordu escort Ünye escort Düziçi escort Kadirli escort Ardeşen escort Akyazı escort Arifiye escort Erenler escort Geyve escort Hendek escort Karasu escort Kaynarca escort Sapanca escort Derince escort Dilovası escort Gebze escort Gölcük escort Kandıra escort Karamürsel escort Kartepe escort Körfez escort Akşehir escort Beyşehir escort Bosna escort Ereğli escort Karapınar escort Meram escort Selçuklu escort Gediz escort Simav escort Tavşanlı escort Doğanşehir escort Bafra escort Çarşamba escort Boyabat escort Kapaklı escort Süleymanpaşa escort Erbaa escort Niksar escort Turhal escort Akçaabat escort Of escort Ortahisar escort Yomra escort Armutlu escort Çiftlikköy escort Çınarcık escort Akdağmadeni escort Boğazlıyan escort Sarıyaka escort Sorgun escort Alaplı escort Çaycuma escort Devrek escort Ereğli escort Kilimli escort Kozlu escort