DOLAR
8,6794
EURO
10,3935
ALTIN
497,88
BIST
1.412
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Sağanak Yağışlı
28°C
Cumartesi Gök Gürültülü
29°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Gök Gürültülü
29°C
Türkistan İnanç Dünyası Üzerine Notlar Celil ALTINBİLEK           İslamiyet ten önce Türkistan topraklarında, müşterek inançlar kam veya ozan denilen kişilerin ellerinde kopuzları ile birlikte nağmeli- şiirli sözlerle, mûsıkili icra edilirdi. Bu sözler basit, saf,  içten, canlı ve özlü idi. Bunlar kopuzlarıyla sihirbazlık yapar,gelecekten haber verir, insanları tedavi ederlerdi.      İslamiyet, Türkistan’da çetin...
TARİH TEKKERÜR EDER Mİ? Fuat YILMAZER Tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğru olduğuna inanmıyorum. Tarih tekerrür etmez ama aynı veya benzer hataları tekrarlarsan aynı veya benzer olaylarla karşılaşmak tabidir. Bu tarihin tekerrürü değil, hataların tekrarı ile aynı veya benzer sonuca varmanın karşılığıdır. Hataların tekrarlanmaması için bilinçlenmek, bilinçli olarak hafızayı taze tutmak...
ZİYA GÖKALP MÜZESİ Kenan EROĞLU Ünlü düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyorum.  Bu gün Ziya Gökalp’in büyük damadı  Ali Nüzhet Göksel’in  “ZİYAGÖKALP MÜZESİ” açılışı nedeniyle 1956 tarihinde  ulusal ölçekte yayın yapan  “VATAN” gazetesine yayınlanan açıklamasını yorumsuz olarak aktarmak istiyorum.          “ Dün (23 Mart 1956) Ziya Gökalp’ın doğumunun 80. yıldönümü idi. Bu vesile ile Diyarbakır’daki evi...
SECCEDEN SEHPAYA ELMA VE BIÇAK Asena Kınacı MORAL Ş. Adnan Şenel tarafından yazılan “Secdeden Sehpaya Elma ve Bıçak”*, “ismiyle müsemma” diyebileceğimiz bir roman: Yüreği imanlı alnı secdede bir gençliğin sehpalarda, işkencelerde, falakalarda, Filistin askılarında umutlarının ellerinden alınışını anlatmış ve adına da yakışmış. Ak alınlarıyla secdeden sehpaya gidenleri en güzel anlatan...

ÜLKÜCÜ SORUMLULUĞU(M)!

ÜLKÜCÜ SORUMLULUĞU(M)!

H. Nurcan YAZICI

 

Değerli okurlarım, kıymetli dostlar, uzun bir aradan sonra yine beraberiz. Şükür kavuşturana…

Sizlerden uzak kalmamın nedeni, talihsiz bir kaza neticesinde geçirdiğim kalça kırığı ameliyatı ve devam eden tedavim… Elbette bu günlerde hiç boş durmadım. Birçok konu başlığını daha sonra sizlerle paylaşmak için not aldım… Bol bol okuma, mevcut durumları değerlendirme, ülke ve dünya gündemini yorumlama fırsatı buldum…

Özellikle engellileri yok sayan, onlara hiç de dost olmayan kurumları, sosyal alanları, kent mimari yapılarını ve belediye hizmetlerini, yaşadıklarımdan yola çıkarak ilerleyen günlerde yazacağımı ifade edeyim.

………………

Bugün, ülkemizin içinde bulunduğu kaos ortamının mimarı olan iktidarın, başkanlık sistemi konusunda yarattığı bilinmezliği, bu konuyla ilgili siyasi projelerini ve her yolu mubah sayan tavırlarını, devamında da MHP’den beklentileri yorumlamak istiyorum…

Çok iyi bildiğiniz gibi siyasallaşmanın bütün devlet kurumlarını içine aldığı bir süreci yaşamaktayız.

Partili cumhurbaşkanından sonra, siyasi parti taraftarı olarak görünmekten hiç de rahatsızlık duymayan yargı mensuplarını hayretle izledik… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “halka yaklaştırıyorum” diyerek, yargı mensuplarını çay toplamaya götürmesi, yeşillikler içinden boy boy resimler çektirmesi, yargı bağımsızlığı ve devamında “tarafsızlığına” koca bir kara lekedir…

Güneydoğu’da bir türlü normalleşemeyen hayat, her gün gelen şehit haberleri, ülke ekonomisinin hızla çıkmazlara doğru sürüklenişi, (Cumhurbaşkanımız “Devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışması” olarak ifade ettiği) resimler, insanımızı ülke geleceği ile ilgili daha da büyük bir umutsuzluğa sürüklemiştir.

Büyük dava adamı M.Akif Ersoy’un Türk Milletine,

“Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…

Sesler de: ‘Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş! ‘

Lâkin hani, milyonları örten şu yığından,

Tek kol da yapışsam demiyor bir taraftan!

Sahipsiz olan memleketin batması haktır;

Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır. ”diyerek, “İnsanı hayata bağlayan ümitleridir” seslenişini hatırlatmak isterim…

Ülkelerinin sorunları çözülünce kendi sorunlarının çözüleceğini inanan fedakar, vefalı ve aşk insanları, başta ülkücüler, milletine umut olmak adına, tam da bu noktada sorumluluklarına bir kez daha dört elle sarılmaktadırlar… Bu duygu, ideallerin kazandırdığı erdem, dava adamı olmanın en açık ispatlarıdır.“Allah, şeklinize ve kalıbınıza değil, niyetlerinize ve davranışlarınıza bakar.” (Hadis No: 3312, Buharî, Nikâh 45)

Ülkem insanı, bu karanlık ve bilinmezlik ortamından bir çıkış kapısı ve umut ararken, adres olarak yine gözlerini ülkücülere, MHP’ye çevirmiş durumdadır.

Dolayısıyla ülkücülerde bu idrak ile, iktidar için gereğinin yerine getirilmesi konusunda artık oldukça hassas davranmaktadır. Son yıllarda, MHP’nin (genel merkezin) bu denli sorgulanıp, ülke siyasetine katkısı konusunda yetersiz bulunması da bu talebin neticesidir…

Ülkücülerin ülkemizin içinde bulunduğu duruma çare olma, çözüm arama, umut olma çabaları da, genel merkez tarafından iyi okunmalı, iyi yorumlanmalıdır. “İdeale ulaşma, hataları, eksikleri, yanlışları görme, değiştirme ve düzeltme gayreti gerektirir… Vakit o vakit!

Mevlana’nın dediği gibi ‘’Bir insan bilmiyorsa ne istediğini, hem seni ziyan eder hem kendini’’

Ülkesini ve milletini seven sorumluluğunun idrakinde olanlara selâm olsun…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.