ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,5127
EURO
54,8153
ALTIN
6.175,37
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
30°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

KİTAPLAR KİTAPLAR…

18 Ağustos 2017 05:33
1.323
A+
A-

Ali BADEMCİ

           alibademci@gmail.com

 

 

Velhasılı kelam hayat böyle geçip gidiyor; ustalarımızın bazıları eceli, bazıları da  kör kuşunla  bu dünyaya vedâ ettiler; yalnız kaldık, yapayalnız! Çok geçmeden   ezrail bizlerin de kapısını çalacak! Şaşarım şu dünyanın safahatına  kapılanlara! Irkı mazlum iken sürekli ibadet de her şeyden evvel insanı mes’ud etmiyor! Çünkü Hz. Peygamber “Ehl-i Beytim” dememiş mi? “Benim âilem, benim soyum” ve netice itibariyle  “Benim Milletim!” İşte biz de  öyle diyoruz ve derin bir ah çekiyoruz:”Milletim Canım Benim!”  Atalarımız hususî eşyaları ile  gömülmek isterlermiş; işte ben de kitaplarımla  gömülmek istiyorum ama  alan çok dar; 1×2=2 mt. kare! Anlayacağınız bu kitaplar  öbür dünyada da bizi yoracak! Lâkin öbür dünyada  servet ifâde eden  kemiyet gibi şeyler değil  keyfiyet ifâde eden  düşüncelerimiz ve amellerimizle  ikamet edeceğiz! Ne mutlu  sicili temiz olanlara!

 

KİTAPLAR  KİTAPLAR…

 

Benim eşime sorsanız  şu kitaplar var ya; sevenin de sevmeyenin de başının belâsı gibi  gözüküyor! Eski kitaplar ve meskûkatın eline alınacak hali  yok, önce onları temizlemek gerekli! Yeni kitaplarda da  cilt diye bir şey yok ki iki sallamada dağılıyor! Hele şu toz var ya  hanımların hiç sevmediği bir şey; mübarek o kadar geniş yer varken  ille de kitapları sever; sevmesine sever de böyle bir görüntünün tozunu almak da çok zor! Merdivene çıkmak ve tavana kadar uzanmak gerekiyor; bizim gibiler bu işi nasıl  yapsın? Mecburen ev taşıyınca önce kitapların çaresine bakmak lâzım; nasıl; kutu nereden bulacaksın, en iyisi plâstik çuval ama, o da çok yıpratıyor! Peki her şeyi yaptınız da  bu kitaplar bugünkü çok katlı apartmanlara nasıl çıkacak? Herkesin “Evden-Eve Nakliye”ye gücü yetmez!

 

Sormayın mesele taşınmak ve taşımakla da  bitmiyor; bu sefer  evde  işgal edeceği yer problemi savaş çıkarmaya yetiyor! Birader eskiden hanımlara söz geçirebiliyorduk da, şimdi çocukları arkasına almış ki bu da mümkün değil; evin  en karanlık odasına pineklemek zorundasın! Hele artık Türk usulünü bırakmış  yalnız yatıyorsan kitaplar gibi vay haline! Maalesef biz de artık 20 yıldan beri bu sınftayız! Hanımların öte dünyada korkuları yok; nasıl olsa “Getir yiyeyim ört de  yatayım,” oh ne âla ne âla! Bakıyorum da  önceleri maaş gidiyor diye  kitaplarla arası bozuk olanlar şimdi  baba sevgisi gibi sahipleniyor! Neden; üç beş kuruş te’lif geliyor diye, o da para sayılırsa!

 

Biliyorsunuz  bendeniz Nisan’da mekân değiştirdim; hayır varmış derler! Yazlığına geldiğimiz Belen’de devamlı kalmaya karar verdim; fakat o kadar güzel birşeymiş ki  çok geç kaldığımızı anladım! Torun üniversitenin en iyi bölümü kazanmış; Ege Dişçilik! Dişçilik deyip geçmeyin, bizim çocukluğumuzda  çingeneler ve  nalbantların yaptığı bu iş şimdi çok yüksen  puan gerektiriyormuş! Anlaşılan zaman bu kadar değişmiş de, biz neresindeyiz  anlayabilmiş değilim! Nisan ayından beri  zamanı okumakla  geçirdim; takribi  20 bin sayfa devirmişim; yeni kitaplar bir hayli birikmişti! Fakat zaten zayıf  olan gözlerim daha da da güçsüzleşti! Eylül’le beraber  hasat toplamanın da zamanı geldi; çünkü kitaplarım da başucuma yetişti!

 

Bizim “Mongol” gözlü  Yörüğe  âilesinden miras  almış; paraları yastık altında da nerede bilinmez, başına bir şey gelse bulunmaz! Çünkü bu kadın bankayı da sevmez! Pazartesi kalktı “Ben Adana’ya  gidiyorum kitaplarını getireceğim” demez mi? Rüya mı görmüş, Allah korkusu mu aklına gelmiş, vahiy mi görmüş  anlayamadım, ki benim de beraber gitmemi bile istemedi!  “Evden eve nakliye”ye güveniyormuş; parası da var ya! Fakat tuzlu bulunca  400 liraya  bir kamyonet kiralamış; kira bir yana da hamallara 200 lira vermiş ve deli, divane olmuş, “Param gitti”diye! Olmadığı için onun dünyasında her şey paradır; benim için farketmez,”vermemiş mabud ne yapsın Mahmud!” Üç beş kuruş telifim gelmişti, şöyle iki odayı çok ölçülü bizim de  tereklerle  donattım! Vakit geçmiyor on tane de tavuk aldım; ikisi rahmetli oldu bile! Şu kitap işinde  bütün şeytani  usulleri deneyerek bu sefer  evin güzel yerine kondum; yerleştiriyorum ama sonu gelmedi, sanıyorum 500 kitaplık boşluk oluşacak!  Moğol gözlü “Hemen buraları doldurman  lâzım” demez mi? Canım o kadar da doldururuz, süs eşyası değil ya! Tabii  yerinde ve zamanında!

 

Kitap kitap dedik de, aslında bu  “Ümmî” kadın tam bilgi düşmanı; kavgaları ve savaşları hiç sevmez; işin ilginç yanı mûsikiden de hoşlanmaz; folklarla daha çok ilgili! Keyfliyim ya  işte Âşık Veysel, işte “Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden” ve işte Cengiz Özkan; inadına son sesi açtım; bir hayli de günah kazandım, ki bizim ki  namazdaymış! Namazına falan da çok takılmamak lâzım; çünkü az sonra  bilgisayarda sanal taş oyunu başlar! Kiminle oynar bilmem ama  arada bir küfürler de duyulur; bazen de bütün paraları gider “Sanal iflâs” olurmuş! Şu dünyanın haline bak!

 

Velhasılı kelam hayat böyle geçip gidiyor; ustalarımızın bazıları eceli, bazıları da  kör kuşunla  bu dünyaya vedâ ettiler; yalnız kaldık, yapayalnız! Çok geçmeden   ezrail bizlerin de kapısını çalacak! Şaşarım şu dünyanın safahatına  kapılanlara! Irkı mazlum iken sürekli ibadet de herşeyden evvel insanı mes’ud etmiyor! Çünkü Hz. Peygamber “Ehl-i Beytim” dememiş mi? “Benim âilem, benim soyum” ve netice itibariyle  “Benim Milletim!” İşte biz de  öyle diyoruz ve derin bir ah çekiyoruz: ”Milletim Canım Benim!”  Atalarımız hususî eşyaları ile  gömülmek isterlermiş; işte ben de kitaplarımla  gömülmek istiyorum ama  alan çok dar; 1×2=2 mt. kare! Anlayacağınız bu kitaplar  öbür dünyada da bizi yoracak! Lâkin öbür dünyada  servet ifâde eden  kemiyet gibi şeyler değil  keyfiyet ifâde eden  düşüncelerimiz ve amellerimizle  ikamet edeceğiz! Ne mutlu  sicili temiz olanlara!

 

Allah’a Emanet Olun.

Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2020 10:54
18 Ocak 2020 10:01
14 Ocak 2020 17:20
27 Mayıs 2019 00:23
21 Mayıs 2019 16:51
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabetjojobet girişjojobetjojobetjojobet girişjojobet girişchild porniptv satın alCasibomgrandpashabetmarsbahismegabahispusulabetsekabetmatbetimajbetgrandpashabetgrandpashabetDeneme Bonusu Veren Sitelerkavbetjojobetjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabetcasibomchild pornjojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetibizbet girişgrandpashabet girişgrandpashabetcasinoroyalgrandpashabet girişgrandpashabetGrandpashabetsekabetimajbetpusulabetvdcasinosekabet girişVDCasinograndpashabetholiganbetholiganbetteosbet girişgrandpashabet girişgrandpashabetcashwin girişcashwinesbetesbet giriştambetsuperbetin güncel girişpusulabet güncel girişcasinoroyalpornokingroyalcasibompusulabet giriş