DOLAR32,2017% -0.01
EURO35,0172% 0.01
STERLIN40,9145% 0.01
FRANG35,4295% 0.07
ALTIN2.505,28% 0,18
BITCOIN67.065,270.281

KIZIL ELMA NERESİ?

Yayınlanma Tarihi :
KIZIL ELMA NERESİ?

Ömer SEYFEDDİN

 

“…Heman göstersünler. Dalkılıç

olur, düşmanı harab iderüz ve

kralın tâcü tahtını başına geçürüb

Kızıl Elma’ya dek giderüz…”

Koca Sekbanbaşı

 

“Kızılelma’ya…”

“Kızılelma’ya…”

“Kızılelma’yacak gideceğiz!”

Zamanın Süleyman’ı ansızın… kükremiş bir tufan halinde akseden bu naraları duydu. Otağında yalnızdı. Yanm saat evvel dağılan divanın cenk için gösterdiği kahramanca arzuyu düşünüyordu. Bugün, yalnız vezirleri değil, kazaskerleri, defterdarları, nişancıları, “ağa, kethüda, serdar, yayabaşı, bölükbaşı, vekilharç” gibi yeniçeri zabitlerini, hatta solakları bile çağırmış, hepsini huzurunda toplamıştı. Hepsi “Kafdağı’na kadar arkandan gelmeye hazınz, padişahım!” diye ayaklarına kapanmışlar, gözlerinden sevinç gözyaşları dökmüşlerdi. İşte şimdi “sefer karan” ordu içinde yayılmış olacaktı. Otağın biraz uzağında, küçük meşe ormanının sonundaki mahşerde, deminki divanın sevinci, büyük bir heyecan ummanı gibi kaynıyor, kabarıyor, bu ummanın görünmez, işitilir dalgalan, yakın ufukların bulutlu sahillerine değil sanki, bütün cihanın tâkına çarpıyordu:

“Kızılelma’ya…”

“Kızılelma’ya…”

“Kızılelma’yacak…”

Padişah, tahtından yavaşça ayağa kalktı. Sağ elini altın koltuğuna dayadı. Gökten inen, manası anlaşılmaz bir sese kulak verir gibi başını büktü. Ordunun velvelesini dikkatle dinledi. “Kızılelma, Kızılelma…”

Bu ismi şehzadeliğinden beri binlerce defa duymuştu. Sonra tekrar tahta oturdu. Gözlerinin üstüne kadar eğilmiş yusufîyesini geri itti. Gayet çıkık geniş alnını, esmer uzun parmaklarıyla tuttu. Düşündü. Düşündü.

“Kızılelma neresi?” diye mırıldandı.

Doğuda olsun, batıda olsun sefere çıkarken galeyana gelen asker hep “Kızılelma*ya…”diye bağrışıyordu. Bu narayı yeniçeri kışlalarında, sipahi ocaklarında, geçit resimlerinde hatta İstanbul’da, sarayın iç bahçesinde bile duymuştu. Kızılelma neresiydi? Üvezrengi sırmalı perdenin arkasında nöbet bekleyen Mahmut’u çağırdı:

“Sadrazama söyle, vezirlerle beylerbeyini, kazaskerleri toplasm. Hemen gelsin!” dedi.

İllüstrasyon: Fikret KOL

Yanm saat evvelki büyük divandan çıkan vezirler, niçin yine huzura çağrıldıklarını ürkek bir ıstırap ile merak ediyorlardı. Ahmet Paşayla Hadım Ali Paşanın arkasından kazaskerler, Sokullu Mehmet Paşa, Haydar Paşa, Ayas Paşa, İskender Paşa, gözleri yerlerde otağa girdiler. Birer birer tahtın saçağını öpüp el bağladılar. Padişah, beyaz tülbent sarılı, çifte tuğlu yusufıyesini yine çok öne eğmişti. Kaşları hiç görünmüyordu, yüzü her vakitkinden daha ziyade sertti, ince murassa direkler üstüne kurulmuş donuk zümrütten bir kubbeyi andıran otağın loş sükûnunu, “Kızılelma neresi? İçinizde bilen var mı?” suali bozdu.

!

?

!..

?…

Kimse cevap vermedi. Herkes önüne bakıyordu. Padişah: “Bunu sormak için sizi çağırdım” dedi, “otağımızın etrafında daima bu narayı işitiriz. İşte bakınız. Yine ‘Kızılelma’ya, Kızılelma’ya…’ diye bağrışıyorlar… Burası neresidir?… Binlerce defa ismini işittiğim bu memleketin neresi olduğunu öğrenmek isterim.”

Tamışvar fatihi Ahmet Paşa kekeledi:

“Viyana olsa gerek, padişahım…”

Padişah, öteki vezirlere döndü:

“Öyle mi?”


Ne “evet”, ne “hayır” diyebiliyorlar, önlerine bakıyorlardı. Padişah, orduya getirdiği “kaplan postlu, kurt taçlı, çekirdek mahmuzlu, tekne kalkanlı, tepeden tırnağa kadar demire garkolmuş, elleri kostaniçeli, ak kızıl bayraklı”, emsali görülmemiş mükemmel alayı ile iki gün evvel teveccühünü kazanan Rumeli Beylerbeyine sordu:

“Sokullu! Sen söyle, Kızılelma neresi?”

“Roma olsa gerek, padişahım!”

“Ne biliyorsun?”

“Öyle sanırım.”

“Sanmak bilmek değildir…”

Padişah sırasıyla âlim kazaskerlere de sordu. Kızılelma için kimi “Çin”, kimi “Maçin”diyordu.

Ayas Paşa: “Hint’tir.”

Haydar Paşa: “Sint’tir!”

İskender Paşa: “Kafdağı’nın arkası olsa gerektir” dedi.

Büyük padişah, anlamak istediği şeyi kimsenin bilmediğini görünce, canı daha beter sıkıldı. Tahtın koltuklarını sinirle tuttu. Âdeti olmayan bir hiddetle kazaskerlere döndü. Acı acı gülümsedi:

“Yazık sizin ilminize!”

“Her şeyi biliyoruz!” sanan bu “Horasanî” kavuklu başlar, uğradıkları hakaretin altında hafifçe sallandılar. Onlar her şeyi kabul edebilirdi. Lâkin cahilliği? Asla…

Ortalarından, kara sakallı, bastı bacak, şişman bir fakih, bir adım ilerledi. Bu hem en âlimleri, hem en cesurlarıydı: “Padişahım” dedi, “bu ‘Kızılelma’, halk kullarının uydurduğu bir efsanedir. Ne aslı vardır ne faslı… Bir hakikat değildir ki, biz bilelim. Halk ise padişahım, bilmez söyler.”

Zamanın hâkim Süleyman’ı altın koltuğa dayalı elini kaldırdı: “Halkın dediği! Hakkın dediği!”

***

Bodur kadı, bu sözden bir şey anlamadı.

Padişah devam etti: “Bu bir hakikattir! Mademki halk söylüyor; halktan gelen ses, hakkın sesidir! Ona efsane denmez. Mutlaka bir aslı vardır. Fakat siz bilmiyorsunuz…”

“Ne İslam fıkhında, ne ilminde böyle bir isim yoktur ki, tarifi olsun…”

“Ne İslam fıkhında, ne ilminde böyle bir isim yok diyorsun…”

“Evet padişahım.”

“Lâkin örfte yok mu?”

Fakih düşündü, önüne baktı. “Yok!” diyecekti. Fakat, işte sefer eğlentisi yapmaya başlayan büyük ordunun velvelesi içinde “Kızılelma’ya” naralan birbiri arkasından çakan şimşekler gibi gürlüyordu. Asker yalnız sefere gideceği, muharebeye gireceği zaman değil, hatta şımardığı, isyan ettiği vakitlerde bile bu narayı savurmuyor muydu? Bu daima taşan. kabaran, coşan bir kuvvetin ne olduğu bilinmeyen bir gayesi idi. Sipahi, daha medresede minimini bir çömezken, yeniçeri bölüklerinin bu narayı bastıklarını işitirdi. Bunu iyice hatırlıyordu. Ama aslının ne olduğunu merak edip öğrenmemişti. Okuduğu metinlerde bu isme dair bir şeye rastgelmemişti. Yutkundu, önünde bağlı duran ellerini sıktı. Artık “Kızılelma Örfte yoktur” diyemezdi. Çünkü… işte… duruyordu!

“Var padişahım…” dedi.

“Öyleyse tarifi de var.”

Fakih sustu. Kızardı. Bir adım geriledi. Yine önüne baktı. “Örf”ün hakikatini şeriat de tasdik etmiyor muydu? Padişah bunu bilen fazıllardandı. Karşısında safsataya imkân yoktu. Öbür kazaskerler arkadaşlarının mağlubiyetine bakarak, ağız aramadıklarına için için seviniyorlar, “Sükût sözden hayırlıdır!” hikmetini hatırlıyorlardı.

Padişah yine acı acı güldü: “Dünya ne tuhaftır!” dedi, “Siz işte bu halkın başlarısınız. Bu halkı idare edersiniz. Halbuki onun istediği şeyin ne olduğunu bilmezsiniz…”

!..


….

Lâkin hâkim padişah, kahraman, arif, faziletli, şair olduğu kadar da insaflıydı! Her şeyi evvela nefsinde muhakeme eder; her hükmü, her kararı vermezden evvel bir kere kendi vicdanından geçirirdi. Huzurundaki kulları sualine bir cevap bulamamaktan kıvranırlarken, o da sıkıldı, içinden kendi kendine sordu:

“Ey Süleyman! Bunlara sorduğum şeyin ne olduğunu acaba kendin bilir misin?

“Bilmem ama…”

“Ama?”

“… Sezerim!”

Azıcık ferahladı. Sezdiğini düşünmeye başladı. Bu, tabiatın, ilmin, irfanın ötesinde bir hakikatti. Evet, işte “Kızılelma”, ne olduğunu sanki biliyor, fakat söylemiyordu. Halbuki bu vezirler, kazaskerler, beylerbeyi… Hayır, hiçbir şey sezmiyorlardı. Birisinin lafı ötekininkine uymuyordu. Kimi Çin, kimi Hint, kimi Sint, kimi Viyana, kimi Roma diyordu. Kızılelma bunların hiçbiri değildi!

İçinden: “Belki hepsinden daha kıymetli bir yer!” dedi.

Sonra utançlarından kızaran kullarına sordu: “Kızılelma’nın neresi olduğunu kimden öğrenebiliriz?”


Herkes önüne bakıyor, yanlış bir şey söylememek için kimse ağzını açmıyordu. Yalnız İskender Paşa, “Padişahım!” dedi, “kazasker kullarının ilimleri kitaptandır! Vezir kullarınla, biz kölelerine gelince… öyle derin âlimlerden değiliz! İşte ne kadar bilgisiz olduğumuz sual-i hümayununuzla meydana çıktı. ‘Bin âlimin bilmediğini bir arif bilir’derler, irade buyurun. Bir arif bulalım. Ona sorun.”

“Arif kimdir?”

“Bilmeyip sezen, padişahım…”

Sonra İskender Paşa, saf bir askerin basit mantığı ile “Kızılelma, Kızılelma” diye halkın mutlaka bir şey murat ettiğini, kuşların ötüşünde bile kendi dillerince bir mana olduğunu söyledi. Kısa boylu, inatçı kazasker, halkın ne söylediğini, ne istediğini asla bilemeyeceğini tekrar iddia etti. Padişah, İskender Paşa’ya, çıkıp gizlice ordunun içine girmesini, merasim alayında bağıranlardan rastgele üç kişi tutup huzuruna getirmesini emretti. İskender Paşa çıkınca padişah kazaskerlere, “Örfe dair” ayn ayrı Arapça sualler sormaya başladı. Vezirlerle beylerbeyleri, anlamadan dinliyorlardı.

İskender Paşa, biraz sonra, otağa girdi: “Üç kişi tuttum, padişahım!” dedi.

“Evvela bir tanesini getir bakalım.”

İskender Paşa, otağın haşmetinden ürkerek sapsarı kesilmiş, başında perişanisi dağılmış, tir-tir titreyen bir adamı soktu. Bu, uzun boylu, palabıyıklı, kuvvetli bir garipti. Orduda ayakkabıcılık yapan serserilerden biriydi. Otağ kapısının dışındaki kapıcıların öğrettikleri gibi, tahta doğru gitti. Yeri öptü. Ayağa kalkmadı. Kolları göğsünde bağlı, dizüstü kaldı.

Padişah sordu: “Kızılelma, Kızılelma dersiniz, bu, neresi?”

Garip, işledim sandığı suçun affedilmesi için, “Herkes bağırır, padişahım. Ben de bağırdım” dedi. “Neye bağırdığım sormam. Kızılelma neresidir? Onu söyle!”

Garip, tereddüt etmedi: “Padişahıınmn bizi götüreceği yer!” dedi.

“Orası neresi?”

“Padişahımız bilir.”

Padişah, İskender Paşaya döndü: “İkincisini getir bakalım!” dedi.

Dizüstü duran garip, vezirlerin işaretiyle kalktı. Geri geri gitti. Perdenin yanında dikildi. Bu sefer huzura getirilen tıknaz, esmer, beyaz keçeli, afacan bir yeniçeri neferiydi. Serbestçe yüriidü. Saçağı öptü. Kalktı, el bağladı. Padişahın “Kızılelma neresi?” sualine düşünmeden, “Önümüze düşüp bizi götüreceğin yer padişahım!” cevabını verdi.

“Orası neresi?”

“Sen bilirsin padişahım!”

İskender Paşa üçüncüyü huzura soktu. Bu, geniş omuzlarına baratasının uçlan düşen genç bir bostancıydı.

 “Kızılelma neresi?”

“Atınızın gittiği yer… padişahım!”

“Orası neresi?”

“Neresi olduğunu ancak padişahım bilir…”

Evet… orası ne Hint, ne Sint, ne Çin, ne Maçin, ne Viyana, ne de Roma’ydı. Padişah, huzurundakilere, “Gördünüz ya” dedi, “üçünün de cevabında bir fark yok. Hakikat bir: ‘Kızılelma’ benim gitmek istediğim yer, işte… Hakkın beni göndereceği yer…”

Doğruyu söyleyen bu üç kişiye hemen üçer yüz kese akçe ihsan etti. Artık “Kızılelma’ya Kızılelma’ya” naraları çoğalıyor, taşıyor, daha ziyade yaklaşıyordu.

Padişah, birdenbire, Hakkın kendini göndereceği yeri düşündü. Nihayet bulunmaz Hak yolunun, hakikat yolunun gittiği “Kızılelma” denen bu cennet kapısında Viyana, Roma, Hint, Sint, Çin, Maçin birtakım fani harabelerden başka bir şey miydi?

Başını salladı. Arkasına dayandı. İri gözlerini ufalttı. İlahî, manevî bir zevke varmış gibiydi. Becerikli vezirlerinin, âlim kazaskerlerinin, kahraman beylerbeyinin tekrar saçak öpüp çıkışlarını görmedi bile… Otağın kapısında, onlar da, şimdiye kadar asla yüceliğinin, büyüklüğünün farkında olmadıkları muazzam bir manzara karşısında donup kaldılar; sefer eğlentisi yapan yüz binlerce asker, kol kol olmuş, cirit oynayarak, kaynaşarak otağ etrafında geniş bir daire çeviriyorlar,

“Kızılelma’ya…”

“Kızılelma’ya…” naralanyla, sanki hayalin eremeyeceği derecede yüksek, pek yüksek bir arşa doğru… kalkanlardan kanatlarıyla uçmaya hazırlanıyorlardı!

YORUM YAP

escort Bağcılar escort Bahçelievler escort Bakırköy escort Bayrampaşa escort Beylikdüzü escort Güngören escort İstiklal escort Kadıköy escort Sultanbeyli escort Üsküdar escort Avsallar escort Mahmutlar escort Oba escort Mecidiyeköy escort Ölüdeniz escort Güllük escort Kültür escort Ataşehir escort Avcılar escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Adapazarı escort Yalıkavak escort güvenilir casino siteleri Yalova escort Muğla escort Aydın escort Çanakkale escort Balıkesir escort Tekirdağ escort Manisa escort Trabzon escort Kahramanmaraşescort Kütahya escort Osmaniye escort Sivas escort Tokat escort Çorum escort Yozgat escort Isparta escort Elazığ escort Ordu escort Edirne escort Erzincan escort Zonguldak escort Rize escort Uşak escort Kırşehir escort Erzurum escort Giresun escort Amasya escort Sinop escort Niğde escort Bolu escort Karaman escort Kırıkkale escort Bayburt escort Ardahan escort Gümüşhane escort Artvin escort Çankırı escort Bartın escort Sinop escort Bilecik escort Karabük escort Burdur escort Nevşehir escort Kıbrıs escort Kırklareli escort Kastamonu escort Düzce escort Aksaray escort Adıyaman escort Afyon escort Arnavutköy escort Bebek escort Beşiktaş escort Beykoz escort Beyoğlu escort Büyükçekmece escort Çatalca escort Çekmeköy escort Eyüpsultan escort Kağıthane escort Sancaktepe escort Sarıyer escort Şile escort Silivri escort Şişli escort Taksim escort Zeytinburnu escort Aliağa escort Balçova escort Bayındır escort Bayraklı escort Bergama escort Beydağ escort Bornova escort Buca escort Çeşme escort Çiğli escort Karşıyaka escort Fehiye escort Marmaris escort Gaziemir escort Dikili escort Menderes escort Menemen escort Torbalı escort Atakum escort Çerkezköy escort Yenişehir escort Bodrum escort Toroslar escort Tarsus escort Silifke escort Mezitli escort Erdemli escort Anamur escort Akdeniz escort Melikgazi escort Elbistan escort Lüleburgaz escort İzmit escort İlkadım escort Çorlu escort Battalgazi escort Yeşilyurt escort Milas escort Ceyhan escort Çukurova escort Kozan escort Sarıçam escort Seyhan escort Emirdağ escort Sandıklı escort Merzifon escort Suluova escort Taşova escort Altındağ escort Batıkent escort Çankaya escort Çubuk escort Etimesgut escort Haymana escort Kahramankazan escort Keçiören escort Kızılcahamam escort Mamak escort Polatlı escort Pursaklar escort Sincan escort Ulus escort Yenimahalle escort Aksu escort Alanya escort Belek escort Demre escort Döşemealtı escort Elmalı escort Finike escort Gazipaşa escort Kaş escort Kemer escort Kepez escort Konyaaltı escort Korkuteli escort Kumluca escort Lara escort Manavgat escort Muratpaşa escort Serik escort Side escort Didim escort Efeler escort Nazilli escort Söke escort Altıeylül escort Ayvalık escort Bandırma escort Bigadiç escort Burhaniye escort Dursunbey escort Edremit escort Erdek escort Gömeç escort Gönen escort Havran escort İvrindi escort Karesi escort Kepsut escort Susurluk escort Büyükorhan escort Gemlik escort Görükle escort Gürsu escort Harmancık escort İnegöl escort İznik escort Karacabeyescort Kestel escort Mudanya escort Mustafakemalpaşa escort Nilüfer escort Orhangazi escort Osmangazi escort Yıldırım escort Biga escort Çan escort Gelibolu escort Karahayıt escort Merkezefendi escort Pamukkale escort Keşan escort Aziziye escort Palandöken escort Yakutiye escort Odunpazarı escort Tepebaşı escort Araban escort İslahiye escort Karkamış escort Nizip escort Nurdağı escort Oğuzeli escort Şahinbeyescort Şehitkamil escort Yavuzeli escort Bulancak escort Espiye escort Görele escort Altınözü escort Arsuz escort Antakya escort Defne escort Dörtyol escort Erzin escort Hassa escort İskenderun escort Kırıkhan escort Kumlu escort Payas escort Reyhanlı escort Samandağ escort Eğirdir escort Yalvaç escort Foça escort Karabağlar escort Kemalpaşa escort Kiraz escort Kınık escort Konak escort Narlıdere escort Ödemiş escort Tire escort Urla escort Safranbolu escort Akhisar escort Alaşehir escort Kırkağaç escort Salihli escort Sarıgöl escort Şehzadeler escort Soma escort Turgutlu escort Yunusemre escort Akkışla escort Bünyan escort Develi escort Kocasinan escort Talas escort Yahyalı escort Gazimusağa escort Girne escort İskele escort Lefke escort Lefkoşa escort Başiskele escort Çayırova escort Darıca escort Afşin escort Dulkadiroğlu escort Göksun escort Onikişubat escort Türkoğlu escort Kızıltepe escort Mut escort Dalaman escort Gümbet escort Datça escort Kavaklıdere escort Köyceğiz escort Menteşe escort Turgutreis escort Ula escort Yatağan escort Fatsa escort Altınordu escort Ünye escort Düziçi escort Kadirli escort Ardeşen escort Akyazı escort Arifiye escort Erenler escort Geyve escort Hendek escort Karasu escort Kaynarca escort Sapanca escort Derince escort Dilovası escort Gebze escort Gölcük escort Kandıra escort Karamürsel escort Kartepe escort Körfez escort Akşehir escort Beyşehir escort Bosna escort Ereğli escort Karapınar escort Meram escort Selçuklu escort Gediz escort Simav escort Tavşanlı escort Doğanşehir escort Bafra escort Çarşamba escort Boyabat escort Kapaklı escort Süleymanpaşa escort Erbaa escort Niksar escort Turhal escort Akçaabat escort Of escort Ortahisar escort Yomra escort Armutlu escort Çiftlikköy escort Çınarcık escort Akdağmadeni escort Boğazlıyan escort Sarıyaka escort Sorgun escort Alaplı escort Çaycuma escort Devrek escort Ereğli escort Kilimli escort Kozlu escort