betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6790
EURO
10,1809
ALTIN
491,77
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C

ÇANAKKALE – ENVER PAŞA – ATATÜRK

ÇANAKKALE – ENVER PAŞA – ATATÜRK

Ali BADEMCİ  

alibademci@gmail.com

 

Artık eğri de konuşsak doğru konuşmanın zamanı gelmiştir; Çanakkale’nin   gerçek kahramanı II. Abdülhamid, muzaffer orduların kumandanı Enver Paşa ve  zafer kazanarak  ordularının, şühedanın hemen yanındaki   kahraman da Mustafa Kemal’dir. Tarihimizi, belge ve bilgiler ile  bu şekilde bir bütün olarak  değerlendirmezsek  korkarız ki  Alev Coşkun’un kafasındaki Atatürk’ü de birkaç yıl sonra tanıyacak çıkmayacaktır

 

 

 

Dün gece Haber Türk TV’de  Balçiçek Pamir  kardeşimizin yönettiği keyifli bir program seyrettik. Programdan evvel başka  başka konukların adı geçmişti, ama  bereket ki karşımızda  Alev Çoşkun ve Mustafa Çalık gibi  iki Atatürkçü şahsiyet gördük. Elbette bu iki şahsiyet aynı zamanda iki kuşağı ve iki fikri temsil ediyordu! Sert tartışmalara rağmen  eski ve modası geçmiş  bir Atatürk tezahürleri ile  gerçek Atatürkçülüğün ortaya konması açısından  bizce programının  o yönü çok önemlidir. Şahsen son yıllarda   şimdi devletin başına belâ olan bir  zihniyetin Enver Paşa üzerinden   Mustafa Kemal’i vurma  düşüncelerinin  sergileneceği bir program olarak düşünüyorduk! Öyle olmadı, yanıldık ama ortaya daha değişik bir manzara çıktı; klâsik ve tadı tuzu kaçmış bir Kemalizm ile  ilmi Atatürkçülük  seyirci tarafından  tam olarak gözlemlenmiştir.

 

Alev Coşkun Mustafa Kemal hayatta iken doğmuş ve dönemin  Kemalist düşünceleri ile yetişmiştir. Akademisyen ve siyasetçidir; eserlerine baktığımız zaman   mukayeseli tarih  bilgileri ve karşılaştırmalar ile  bir devrin  doğru yorumunu ortaya koyduğunu görmüyoruz. Mustafa Kemal’den sonra  İsmet Paşa zamanında dejenere olarak  sola yatan  geminin içinde bulunanlardan! Hoş  geldiğimiz günlerde  onları da aramaya  başladık ama  artık kuru Kemalizm edebiyatı ve içi boş  Cumhuriyet düşünceleri ile  siyasetin ve milletlerarası  yarışın hızına kavuşmak mümkün değildir! Milliyetçiliğin büyük bir sür’atle  İslâmi görüşlere tahvil olduğu bir dönemde, Mustafa Kemal’in,” Büyük asker-devlet adamı-fikir adamı-hareket insanı”  şeklinde takdim edilen görüşleri  oldukça tenkid edilmiş ve bu hususta  onun kurduğu devleti ele geçirecek kadar  mesafa alınmıştır. Özellikle  Atatürk’e eleştirel gözle bakanları  bu takdim şekli  tatmin etmemekte, hatta ulu kişiliği rencide etmektedir. Meseleye  bu yönden bakma zorunluluğu karşısında   Alev Coşkun hâlâ  Köy Enstitüleri  kafasında durmakta; veya  milletin  mahkum ettiği   27 Mayıs  havalarınının etkisi altında bulunmaktadır. Böyle bir Atatürkçülük ve kökünde komitacılık bulunan  cumhuriyet düşüncesi  iflâs etmiştir. Dün geceki programda Alev Coşkun’un şahsında bu manzalaraı,  rahat rahat gördük!

 

Mustafa Çalık, Alev Coşkun’un oğlu yerindedir; eğitimi, kafası, düşünceleri, siyasi çizgisi elbette  farklıdır! Son yüz yıl Türk siyasi hayatını  daha doğru ve tarafsız açıdan değerlendirecek alt yapısı da  bulunmaktadır. Kendisi ülkücü kökenli bir hareket ve fikir adamıdır; temel düşüncelerde birleşseler de  elbette  tarih ve siyaset tahlillerinde  Coşkun ile  fevkâlade değişik  ve daha gerçekçi görüşleri  ilk bakışta sezilmektedir. Mustafa Kemâl’den sonra ilk Kemalist kuşak hâlâ dünyanın döndüğünün farkında değildir ve fasit daire içinde kıvranmakta, hatta  can çekişmektir. İslâm düşüncesi bunları çiğneyip geçmiştir; Atatürk’ün partisi çeşitli görüş ve düşüncelerin hakimiyeti altında  can çekişmektedir. Siz ikinci kuşak gerçek Atatürkçüler’e  bakınız; ülkücüler, yepyeni ve taptazedir! İşte  Çalık bu kurtarıcı ve kavrayıcı  zihniyeti hakkıyle ortaya koymuştur; kendisini  kutluyoruz!

 

Program konusu  “Çanakkale’de  Kara Savaşları” idi; araya Başbakan’ın basın toplantısı da girince  belki kaçırdığımız yerler olmuştur; lâkin o ölümsüz Çanakkale Ruhu’nın  dün gece ortaya konduğu söylenemez! Daha güzel  tam yorumlanmamış belge ve bilgilerin  tartışılacağını sanıyorduk, ki iş “Sarıkamış”a döndü! Hatta Alev Coşkun, “Enver Paşa hangi meydan savaşını kazandı,” gibi  tartışıla tartışıla cılkı çıkmış bir ilim adamına yakışmayacak  lâflar etti! Halbûki  kendini Türklüğün engin ruhuna  teslim ederek, şüphesiz ki gezmiş ve görmüş olduğu, Çanakkale tahkimat ve tabyalarının  adlarına bile dikkat etse idi, daha 18 Mart 1915’den  50 yıl önce  bu ölüm kalım savaşına nasıl  hazırlandığımızı  kavrayabilirdi! Bugünkü Çanakkale’nin  görünen manzarasının bir ma’şer yeri olduğu, hatta Türk Milletinin  Hacc merkezi  olması gerektiğini kavrayamayan  kafalara  ne demek icab eder? Millî Şair Mehmed Âkif’in Çanakkale şiirinde “Bedrin aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.” heyacanını anlayamanlar yıllardan beri  o ma’şer gününü  kuru ifâdelerle açıklamaya çalıştılar!  Mustafa Kemal adından kendinden geçenler “Çanakkale”nin manasını ne yazık ki çözemediler! Abdülhamid-İttihad Terakki- Cumhuriyet çizgisinde  bir kopukluk değil, mükemmeliyet vardır! Siz siyaseti bir yana bırakın; gözünüzü açın,  işi önce yabancılardan, hâlâ Çanakkale’ye ibadete gelen  “Anzaklar”dan öğrenin!

 

101. seneyi devresini  idrak ettiğimiz şu günlerde  Çanakkale Kara Savaşları’nın  iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Dünyanın en büyük deniz gücü İngilizler ve bağdaşıkları  3 Kasım 1914’de  Çanakkale’yi dövmeye başladılar! En çetin mücadelelerin geçtiği 19 Şubat  18 Mart  arasında   Allahaşkına  Mustafa Kemal Paşa  neredeydi? Çanakkale’yi “Geçilmez “ hâle getiren  o tahkimat, tabya ve  Osmanlı topçusu ve deniz güçü başarılı olmasaydı hangi  kara savaşından  bahsedebilirdiniz? Bu dünya ölçeğinde büyük  deniz zaferini  kazanan  zamanın Genelkurmay’ı değil miydi? Nisan 1915 ortasında başlayan ve ayın sonunda  bitme noktasına gelen  Kara Savaşı’na Mustafa Kelam 26 Nisan’da iltihak etti! Elbette  bugünden sonra hareketin kaderi değişti, fakat  baştan beri canını seve seve veren  başka komutan  yok muydu? Hiç Arıburnu’ndan İngiliz-Fransız  cephesini seyrettiniz mi? O havayı o günkü manevi iklimi teneffüs ettiniz mi? Coşkun,  Enver’in sürekli cephelere gelip gittiğinden bahsediyor, “Hiç makamında oturmazdı” diyor,  bu kötü bir şey mi? Elbette  nihaî neticeye  gidildiği  19 Mayıs 1915 gecesi Enver Paşa  Mustafa Kemal ve  Kâzım Karabekir’in yanındaydı! Bunda ne gibi  kınanacak ve Enver Paşa’yı  bayy-pas edecek durum vardır?

 

Artık eğri de konuşsak doğru konuşmanın zamanı gelmiştir; Çanakkale’nın   gerçek kahramanı II.Abdülhamid, muzaffer orduların kumandanı Enver Paşa ve  zafer kazanarak  ordularının, şühedanın hemen yanındaki   kahraman da Mustafa Kemal’dir. Tarihimizi, belge ve bilgiler ile  bu şekilde bir bütün olarak  değerlendirmezsek  korkarız ki  Alev Coşkun’un kafasındaki Atatürk’ü de birkaç yıl sonra tanıyacak çıkmayacaktır.

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal