KORONA TARIMI TEHDİT EDİYOR

Bu haber 30 Mart 2020 - 16:27 'de eklendi ve 345 kez görüntülendi.

KORONA TARIMI TEHDİT EDİYOR…

           Pazar yerlerimizde, marketlerimizde, semt bakkallarımızda, fırınlarımızda hepsinde aradığımız her şey var. Her gün şehir hallerimize gelen kamyonlar aradığımız her türlü sebzeyi, meyveyi fazlasıyla taşıyorlar. Ülkemizde gıda ile ilgili hiçbir şeyin sıkıntısı yok çok şükür.

           İşte tam bu noktada sağlıkçılarımıza olduğu gibi çiftçilerimize de büyük bir alkış, yürekten bir teşekkür etmek gerek. Çünkü onlar olmasaydı, bugün beslenmemiz için temel gıda ürünlerini almaya gittiğimiz market rafları, pazar tezgâhları bomboş olacaktı.

           Ancak…

            Tüm dünyanın etkilendiği Korona salgını, bizleri evlerimize kapatırken, gelecek günlerimizin ihtiyacı olan özellikle de temel gıda ürünlerini nasıl etkileyecektir? Bunu da düşünmek, şimdiden tedbir almak gerekmektedir.

            Şu anda ülkemizin her kesimi Korona belasını önlemek adına sağlık tedbirlerine odaklanmış, olağanüstü çaba harcarken; yaşamak için ihtiyacımız olan türlü ürünlerin üretimi nasıl sağlanacaktır?

            Ülkemizin dört bir yanında yaşayan, geçimini tarım yaparak kazanan insanlarımız da bu etkileşimden payını fazlasıyla almış durumdadır.

            Mevsimsel olarak ekim ve hasat zamanını bekleyen, tarım alanlarında yapılması gereken faaliyetleri çiftçilerimiz nasıl yapacaktır?

           Yaz aylarının vazgeçilmez yerli üretimi domates, salatalık, biber, kabak, patlıcan, fasulye… Hepsi de bu mevsimde ekilmektedir. Şimdi ekilmez de, birkaç ay sonra ekilirse bunun bir anlamı kalacak mıdır?

         Yakın zamanda Çukurova’da patates, soğan hasadı başlayacak; bu hasat yapılmazsa, yemeklerimizin vazgeçilmezi soğan, patates nerede satılacaktır?

         Hele ki, mısır, ay çiçeği ekiminin de tam zamanı, bunlar da zamanında ekilmezse, belki de bir süre sonra hayvanlara verecek yem de olmayacaktır!

        Ya buğday?

         Bir zamanlar buğday ambarı olup da, dünya sıralamasında buğday üretiminde kendi kendine yeten birkaç ülkeden birisi olan Türkiye ne yazık ki, temel gıda maddelerimizin anası olan bu ürünün büyük bir bölümünü ithal etmektedir. 

        2019 yılında 10 milyon ton buğday ithal eden ülkemiz bu süreçte ekim yapamaz, vakti gelince hasadını toplayamaz ise ne olacaktır?  Kaldı ki, ithalat yaptığımız ülkelerde Korona tehdidi altında, kendi derdindedir. Muhtemelen bu ülkelerin büyük bir bölümü buğday ithalatına dövizini bulsan da satışına izin vermeyecektir.

       Meyvede de hasat sezonu yaklaşmaktadır.

        Örneğin iki üç haftaya kadar kiraz, erik gibi mevsim meyvelerinin hasadı başlayacak. Hasat yapılacak bölgelerde, en az 4-5 bin mevsimlik işçiye ihtiyaç olacaktır. Pekiyi, bu işçiler o bölgelere nasıl getirilecektir?

       Hayvancılığımızı da aynı sıkıntılar beklemektedir!

       Süt, et, yumurta üretimini yapan yerlerde, buralarda çalışanlarda, bu ürünlerin nakli de Korona belasının tehdidindedir.

      Tarımsal ve hayvansal üretimin bir de işçilik tarafı vardır! 

   Bu işçilerin tarım alanlarında çalışabilmesi için şehirlerarası ulaşıma ihtiyaçları vardır. Hele ki mevsimsel işçiler, eskiden olduğu gibi traktör römorklarına doldurup tarlaya taşınamayacağına göre; Valilik izinlerini şimdiden almak, sağlık kontrollerine şimdiden başlamak gerekmektedir.

     Pekiyi, bu tehdit sadece üretim safhasında mı vardır?

     Tabii ki, hayır…

      Çiftçi gibi, sanayici de, tüccar da, ihracatçı da şaşkın vaziyette; tarladaki ürünün markete, pazara, manava ulaşması da Korona salgınının tehdidindedir…

       Bu ürünlerin bir de ihracat safhası vardır. Tüm dünya ülkeleri Korona virüsünün yarattığı ekonomik krizi yaşarken; yıllardır yurt dışına ihraç ettiğimiz onca tarım, hayvancılık ürününü hangi ülke nasıl ve hangi şartlarla alacaktır?

     Yukarıda sıralamış olduğum bütün bu sıkıntılara çözüm getirecek, üreteni de, satanı da, alanı da, ihracatını yapanı da rahatlatacak tek bir yer vardır.  O da ülkemizin Tarım ve Orman Bakanlığıdır.

   Bu bakanlığımızda sıkıntıların aşılması, gerekli tedbirlerin alınması için; 81 İlimizin tarım ve orman müdürlüklerine göndermiş olduğu Korona’yı önleme ve destek tebliğleri yayınlamış, bu tebliğlerle bu sıkıntılı süreçte çözüm getirecek konu başlıkları belirtilmiş, şu tespitler yapılmıştır:   

        ‘’Mart-Nisan aylarının çitçilerimiz için çok önemli olduğu vurgulanarak; Her şey sınırlandırılsa da beslenme sınırlandırılamaz, tarım her şeyin kaynağıdır. Önceliğimiz gıda arz ve talep dengesini korumak, vatandaşımıza güvenli gıdayı ulaştırmaktır.’’ Yayınlanan tebliğ içeriklerinin il tarım ve orman müdürlükleri tarafından uygulama ve takip edilmesi talimatı verilen bu tebliğler de:

       Özellikle; tarımsal üretimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi için ekim, dikim, gübreleme gibi faaliyetlerin, üretim alanında sürdürülmesi için tüm imkânlarımızı seferber edelim. Üreticimizin arazilerine, bahçelerine, seralarına veya çiftliklerine ulaşmalarına imkân verelim.

       Bunların yanında gübre, tohum, ilaç, yem vb. tarımsal girdilerin üretiminin, erişim ve dağıtımının kesintisiz devam etmesini sağlayalım. Temel gıda ürünlerimizde fiyat değişimleri ve stok takibini günlük olarak yapalım. Ayrıca 65 yaş üstü çiftçilerimize bağ, bahçe ve tarlasında üretimle ilgili iş ve işlemlerini yapabilmeleri için esneklik sağlanması, bu olağanüstü süreçte hayati önem arz etmektedir.” Denilmiştir

       Bakanlık bu destek tebliğlerinin yanı sıra üreticilerimize mazot, gübre, yem, ilaç başta olmak üzere, 27 Mart Cuma gününden başlayarak, 2 Milyar liralık maddi destek de sağlayacaktır. Bu mali destek, böylesine büyük bir tehdit için yetersiz görünse de; ülkemizin mali şartları şimdilik ancak bu kadarına el vermektedir.

        Evet, önümüzdeki dönemde sadece sağlık yönünden değil, ekonomik yönden de işsizlik başta olmak üzere, çok sıkıntılı günler yaşayacağız.

       Çiftçilerimiz de, ülkemizin üretimi de, Korona Tehdidi nedeniyle çok olumsuz etkilenecektir.

        Tarım ve Orman Bakanlığımızın almış olduğu korona salgınını önleme ve çiftçilerimize vermiş olduğu destek tedbirlerinin sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. 

        Ama bu ölümcül hastalığı önlemek adına ülkemizin sağlık alanında kurulan ‘’Korona Bilim Kurulu’’ gibi, tarım alanında da ‘’Bilim Kurulu’’ oluşturmak,  alınan tedbirlerin zamanında ve yerinde takip edilmesi, aksayan hususların acilen giderilmesi, eksik kalan tedbirlerin gecikmeksizin uygulanması, çiftçilere yönelik Korona tehdidinin önlenmesi bakımından hayati öneme haizdir.

         Dünyayı kasıp kavuran on binlerce insanın canını alan Korona belası mutlak surette önlenecek, bu hastalık da geçecektir.

           Önemli olan; bu kritik süreçte sağlık ve gıda başta olmak üzere insanlarımızın her türlü ihtiyacının eksiksiz karşılanması, özellikle dar gelirlilerin alım gücünün arttırılması, herkesin bu sürece destek olması, kayıtsız kalmamasıdır.

           Ülkemizi yönetenlerin bu ölümcül hastalığın önlenmesi yönünde her kesimde almış oldukları tedbirler başarının, ya da başarısızlığın anahtarı olacak; seçim zamanı geldiğinde, iktidar kapısını da bu anahtar açacaktır.

Atilla Çilingir

Atilla Çilingir
Atilla Çilingirinfo@atillacilingir.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments
http://www.escortmersin.net/ malatya escort bayan escort mersin escort konyamersin bayan escort erotik