20 Temmuz nedir?
Yılın 365 gününü oluşturan takvim yapraklarından biri midir?
Ya da kimimizin doğum, kimimizin ölüm tarihi midir?
Tabi ki değil! Ama Türk Milleti için önemlidir…
Neden önemlidir?
Çünkü tarih sayfalarını araladığımızda 20 Temmuzun önemli bir tarih olayını,Akdeniz’in tam da orta yerinde Kıbrıs adı verilen ada parçasında yaşanan bir ölüm kalım mücadelesini anlattığı görülür.
Bir halk düşünün ki, vatan topraklarımız diye belledikleri bu adada topyekûn ortadan kaldırılmak istenmiştir. Hem de komşuları olarak belledikleri, iç içe yaşadıkları Rum dostları tarafından!
Bu halkın adı; Kıbrıs Türk’üdür.
Yıllar boyunca sırf Türk olduğu için öldürülen, evleri yakıp yıkılan, toprakları yağmalanan, yaşadıkları yerlerden sürgün edilen bu halk uğradığı tüm mezalime rağmen Rumlara teslim olmamıştır.
Bu halk adada vermiş olduğu varoluş mücadelesini 20 Temmuzda kazanmıştır.
20 Temmuz; Anavatan Türkiye’nin adadaki soydaşlarını ölümün kıyısından kurtardığı gündür.
20 Temmuz; Mehmetçikle Mücahit’in kucaklaştığı, ada Türklerinin özgürlüklerine kavuştuğu günün adıdır.
20 Temmuz; geçilmez denilen Beşparmak dağlarını aşarak kahramanlık destanları yazan şanlı ordumuzun, bu dağlara ay yıldızlı bayraklarımızı kazıyan yiğitlerimizin adıdır, soyadıdır.
20 Temmuz; Kıbrıs adasında vatan ve vazife uğruna hayatlarını feda eden nice şehitlerimizin anıldığı günün adıdır.
20 Temmuz; Kıbrıs adasında kurulan son Türk Devletinin, KKTC’nin temellerinin atıldığı tarihtir, tarihe altın harflerle yazılan zaferin adıdır.
İşte 20 Temmuzlar bunun için önemlidir.
Evet, bundan yıllar önce 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs adasında yaşanan savaştan, kazandığımız bu şanlı zaferin ardından bugüne tam 52 yıl geçti.
Kıbrıs adasında çok şey değişti!
Adanın kuzeyinde ayrı, güneyinde ayrı bir devlet var. Dini, dili, gelenek ve görenekleri ayrı iki halk yaşıyor bu adada. Kuzeyinde Türkler, güneyinde Rumlar…
Adada barış var huzur var. Her iki halk da işinde gücünde yaşam mücadelesi veriyorlar.
Ancak bu iki halk bir türlü rahat bırakılmıyor! İlla ki yeniden eski günlere döneceksiniz bir arada yaşayacaksınız deniyor da başka bir şey denmiyor!
Bu birleşmeyi kimler mi istiyor? 68 yıldan beri aynı gayretin içinde olan BM ile 2004 yılından beri de olmaması gerektiği halde Kıbrıs adasına da burnunu sokan AB.
Görünen o ki, bu iki Hıristiyan kuruluşu bu adada İslam’ın temsilcisi Türkleri istemiyorlar. Yıllardan beri çözüm adı altında türlü planlarla tuzak üstüne tuzak kuruyorlar.
Ama her defasında hizmet ettikleri Rumlar çözüm diye sunulan her planı ret ediyor, kabul etmiyor. Çünkü onlar adanın tamamını geri istiyorum diyor da başka bir şey demiyor!
Rum tarafının bu akıl almaz taleplerine Türk tarafında hizmet edenlerde var! Onlar ‘’Birleşik KıbrısHayalperestleri’’ ile ‘’Yes Be Annemciler’’. Ne zaman bir tuzak plan ortaya çıksa onlarda yeniden türüyorlar…
Şimdilerde BM yeniden bir plan kurgulamış adı da ‘’gevşetilmiş çözüm planı.’’ Hangi gevşek hazırlamış olursa olsun bu planın da diğer tuzak planlardan bir farkı yok. Çünkü içeriğinde Rumlara toprak iadesi, Türkiye’nin garantörlüğünün yok edilmesi ve Türk askerinin adayı terk etmesi var!
Pekiyi karşılığında Türkler ne elde ediyor; sınırlı tanınma ve kısmi ambargolardan kurtulma…
Böylesine bir teslimiyet planına ne Türkiye ne de KKTC yetkililerinin evet demeyeceği çok net. Zaten bu tuzak planını hazırlayanları da muhatap almamak gerek. Çünkü zaman kaybetmekten başka bir şeye yaramıyor.
Bu nedenledir ki;
Kıbrıs Türk Gençleri sizlere sesleniyorum:
- Yaşadığın ata yadigârı bu topraklar senin öz be öz son yurdundur, devletine sahip çık.
- Devletinin Egemenlik hakkı; kayıtsız şartsız Kıbrıs Türk Halkınındır, değerini bil.
- Kıbrıs adasında Kıbrıslılar değil iki ayrı halk yaşamaktadır. Sen kökü Anadolu’dan gelen Türk evladısın bunu sakın unutma
- Senin dinin de, dilin de, gelenek, göreneklerin de ayrıdır. Kimilerinin farklı söylemleri seni aldatmasın.
- Özgürlüğünün değerini bil. Bu uğurda kan ve can bedeli ödendi. Sakın vazgeçme.
- Göndere çekilen ay yıldızlı bayraklarımıza sahip çık. O bayrakları gönderden indirmek isteyenlere mani ol. Bunun bir bedeli olduğunu unutma.
- Bir karış toprağını dahi paylaşma. Unutma ki, yaşadığın toprakların her karışı için nice yiğitler hayatlarını seve, seve feda ettiler.
- Türkiye senin ana vatanındır. Seni koruyup, kollayan tek devlettir. Onun garantörlüğünden, Türk askerinin adadaki varlığından asla vazgeçme.
- Bu adada Türk olarak doğdun, Türk olarak kal. Sakın ola ki bu kimliğinden vazgeçme.
Değerli okur:
Ben bu ada parçasında 52 yıl önce savaşan, Gazilik gururunu taşıyan komutanlardan birisiyim. O dönemde soydaşlarımızın özgürce yaşamı için mücadele ettim. Geride kalan 52 yıl boyunca da kalemimle bu milli davamıza hizmet etmeye devam ediyorum.
Kalan ömrüm ne kadardır, Yüce Rabbim bilir. Ama yaşadığım müddetçe hem Kıbrıs Milli Davamızı savunmaya, gerçeklerini yazmaya, hem de 20 Temmuzları hatırlatmaya devam edeceğim.
Bu vesileyle bu mücadele uğruna seve, seve hayatlarını feda eden şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyor, tüm gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum. Kıbrıs Milli Davamızın liderlerini, bu davaya hizmet eden devlet adamlarımızı sevgi ve saygı ile yâd ediyorum. Vatan onlara minnettardır.
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramımızın 52’nci yıldönümü kutlu olsun.
Ne Mutlu Türküm Diyene.
Atilla Çilingir
www.atillacilingir.com