ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
17,9520
EURO
18,4045
ALTIN
1.036,40
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Salı Açık
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
31°C
Cuma Açık
32°C

Ben de Ülkücüyüm Demek Kolay

Ben de Ülkücüyüm Demek Kolay
31.07.2022
0
A+
A-

Ben de Ülkücüyüm Demek Kolay 

Kenan EROĞLU

Odgurmuş: Bazı arkadaşlar var, yerli yersiz “ben Ülkücüyüm, Ülkücülüğümü kimseye tartıştırmam”.”İyi ki Ülkücü olmuşum, Ülkücülükle gurur duyarım” gibi sözler sarf ederler. 

Ögdülmüş: Evet bazı insanlar böyle davranıyorlar. Düşünmek lazım, insan neden ikide bir ve yerli yersiz “ben Ülkücüyüm” deme gereğini hisseder. Eğer o kişi ülkücü ise zaten onu herkes tanır. Normalde o kişinin sözleri arasında ve yazılarında bunu belirtme gereğini duymaması azım.  

Bu demektir ki böylelerinin içinde bir takım tereddütler var, “beni Ülkücü olarak pek görmüyorlar herhalde” diye düşünerek ikide bir hatırlatma gereği duyuyorlar. 

Genç insanlar arasında bu durum daha da yaygın. Onlar da “Ülkücü” olduklarını vurgulama ihtiyacı duyuyorlar. Genç arkadaşları belki biraz anlarsınız. Ülkücü olan bir insan her ortamda hemen “ben de Ülkücüyüm” demez. 

Aslında;   

Ülkücülüğün gereğini yerine getiremeyenler, onu sıfat olarak kullanıp kişiliksizliklerinin üstüne örtü yapıyorlar. 

Onlardan olmamak lazım.  

O kişi eğer Ülkücü ise, yaptıklarından ve hedeflerinden sonra da o hedeflere varmak için uygun bulduğu yöntemler nelerdir onlardan haber vermesi gerekir. Ki biz de ona göre karar verelim ve o kişinin ne olup ne olmadığını anlayalım. 

Böyle söylediğinizde susarlar. Gözleri fal taşı gibi açılır. Suratları, şamar yemiş gibi kızarır ve ebleh bir bakışla bakarlar.  

Odgurmuş: Sanıyorum, kendilerini Milliyetçi Ülkücü olarak kabul eden kimseler yeteri kadar bilgileri yoksa böyle mi davranıyorlar?. 

Ögdülmüş: Evet öyle davranıyorlar, fikri ve kültürel bir soru sorduğunuzda ve bir tartışma olduğunda böyle davranırlar. Bu kimseler böyle davranıyor fikri ve kültürel konulardan kaçıyor olmaları durumu değiştirmeyecek ve fakat biz susmayacağız ve biriktirdiğimiz soruları sormaya devam edeceğiz. Şimdi bu sorularımızı sıralayalım. 

 Biliyoruz ki sorularımız onların bakışlarını geçip idraklerine belki de ulaşamayacak bir kulakdan girip ötekinden çıkacak ama yılların birikimiyle sormaya devam edelim.  

Mesela sürekli üretimden, bahsediyor, fabrika açılıp üretimi artırmak gerektiğini vurguluyorlar.  

Soralım o zaman: “Nedir yerli üretimi artırmak için tedbir ve öneriniz? 

Yerli üreticinin bugünkü meseleleri nelerdir? “ 

Tarım bitti, üretim bitti, samanı bile ithal ediyoruz diyorlar.  

“O halde Türk tarımını kurtarmak ve dünyada bu alanda söz sahibi olmak için hangi çözümleri teklif ediyorsunuz?”  

Milliyetçi-Ülkücü görüşe göre Milli Eğitimimizin temel problemleri nelerdir ve nasıl çözülür bu meseleler. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?  

Yer altı zenginliklerimizin yeteri kadar değerlendirilip işlenmediği söylenir durur. Bu zenginliklerimiz milli ekonomiye katılması sizce nasıl olmalı?  

Yabancılar konusunda neler düşünüyorsunuz? “Tüm yabancıları, özellikle de Suriyelileri ülkelerine göndereceğiz” kolaycılığına kaçmadan ne gibi bir çözüm üzerinde duruyorsunuz, bu konuda teklifiniz nedir desem ne dersiniz?  

Bazı yabancıların veya ülkemizde iş yeri açmış, ticaret yapanlardan Türk vatandaşlığına geçmek isteyenler olursa, Türk vatandaşlığına alınmasının şartları neler olmalıdır?  

Ülkemizde demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığından sıkca söz ederler. Sizin görüşünüze göre demografik yapımız değişiyor mu? Türkiye bu konuda neler yapmalı desem ne dersiniz? Eğer bu bir uluslararası proje ise bunun arkasında kimler var? 

 Sığınmacı problemini nasıl çözeceksiniz mesela?  

Bop projesi nedir ve bu projeyi onaylıyor musunuz? Türkiye gerçekten Bop projesinin bir parçası mıdır? Konu hakkındaki çözüm öneriniz nedir dersem ne dersiniz? 

Toplumun bir kesiminde sürekli “dini siyasete alet ediyorlar” söylemi dile getiriliyor. Dinimiz gerçekten siyasete alet ediliyor mu? Dinimizin siyasete alet edilmesinden rahatsız mısınız, öyleyse ne yapılmalı?  

Siyasi partiler kanunu konusunda neler söylersiniz, bu haliyle kalmalı mı, değiştirilmeli mi? Siyasi partiler kanunu lider sultasına yol açıyor diyorlar, siz bu konuda neler söylersiniz? Siyasi partiler kanunu değiştirilmeli mi, bu konudaki öneriniz nedir dersek ne dersiniz?  

Siyasi partilerimizde bir lider sultası var mıdır? Eğer varsa bu Lider sultası konusundan memnun musunuz? Ülkücü görüş bu konunun neresindedir? Çözümü nedir ne olmalıdır?  

Çevre konusunu ve çevre kirlenmelerini mesele olarak görüyor musunuz? Bu konu hakkındaki çözüm öneriniz nelerdir söyler misiniz?  

“Türkiye’nin dört tarafı düşmanlarla çevrili, tüm komşularımızla kavgalıyız, bir tek dostumuz yok” deniliyor. Gerçekten Türkiye’nin dört tarafı düşmanlarla çevrili midir? Bu konuda ne dersiniz. Türkiye’nin dış siyaseti nasıl olmalıdır dersem ne dersiniz?  

Her ilde bir üniversite kuruluyor. Her ilde bir üniversite olmalı mıdır? Üniversitelerimizin durumu hakkında, sorunları hakkında ne düşünüyorsunuz? 

 Ekonomi konusu açıldığında herkes hep bir ağızdan “üretim, üretim” diyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Milli hâsıla üretimle nasıl artırılır. Türk ekonomisi sadece üretimle mi iyi duruma gelir?  

Ülkemizde enflasyon giderek tırmanıyor. Bu durum da dar gelirliye büyük bir yük getiriyor. Size göre Enflasyonun sebebi nedir ve nasıl çözülür desem ne dersiniz? 

Milli tarih, uzay, denizlerimiz, akaryakıtta dışa bağımlılık, bor, uranyum, mesleki eğitim, öğretim, adalet, liyakat, sanayi, sanat, edebiyat… O kadar çok meselemiz var ki en önce hangisini ele almalı, nereden başlamalı. 

Cevap beklediğimiz bu sorular biraz ağır gelebilir. Ama bunlara cevap vermek ve bilmek gerekir. 

En azından günlük politik meseleleri bir kenara bırakıp bu konularda kafa yormalı. 

 Gittikçe derinleşen mevzularda boğulmak istenmediğimiz de bir gerçek.  

Kırsal kalkınma nasıl olacak, eskiden Tarım Kentleri adı altında bir proje vardı. Bu gün de geçerli midir? Şu an nüfusun çok az bir bölümü köylerde yaşamaktadır. Tarım kentleri projesini bu gün uygulama imkânı var mıdır, yok mudur? Ya da nedir bu Tarım Kentleri desem ne dersiniz?  

Odgurmuş: Durum pek vahim görünüyor.  

Ögdülmüş: Evet durum vahim ve belki vahimden de öte. Sonuna kadar okuduğumuz bir kitap yok, aylık takip ettiğimiz bir dergi, bir yazar, bir güncel konu pek yok, edindiğiniz bir hobi, ilgilendiğiniz bir sanat, bir sosyal etkinlik, bir proje vs. vs. yok, yok, yok…  

Geçmişte Ülkücü hareketin hiçbir yerinde göremediğimiz insanlar bu gün Ülkücülüğün havasını atma konusunda da üstlerine yok. Sonra da yazdıkları bir yazıda, yaptıkları bir paylaşımda “Ülkücüyüm” diyerek neredeyse adlarından önce “Ülkücüyüm” demek ihtiyacı hissediyorlar.  

Bu gibilere hadi oradan dememek için yukarıdaki sorulardan onlarcasını sormak zorunda bırakılıyoruz.  

Not: Bu yazının hazırlanmasında Emine Özgenç,  3 Temmuz 2022, Facebook sayfasından faydalanılmıştır. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bettilt giriş