ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,5127
EURO
54,8153
ALTIN
6.175,37
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Açık
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
32°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

Türk Milliyetçiliği ve İslamiyet

17 Ağustos 2025 03:10
7
A+
A-

Her Türk’ün Türk milletini dünü, bugünü ve yarını ile birlikte kendine yakın bulması, onu sevmesi, geliştirmeye, korumaya ve yüceltmeye çalışması, kısacası Türk milliyetçisi olması tabiidir ve zarurîdir, aksi halde «marazi» bir davranış içindedir ve gerçekten te­davi edilmeye muhtaçtır. Tabii eğer gerçekten Türk ise.. Art niyetli ve Türk ismi taşıyan, nankör ve mas­keli bir «gayrıtürk» değilse… Sığın­dığı ve himaye gördüğü aziz Türk milletine ihanet etmiyorsa… Aksi halde ihanetin tedavisi yoktur, ce­zası vardır.

S. Ahmet Arvasi

 

Milliyetçilik, psikolojik olarak «bir mensubiyet duygusu» dur. Bu sebepten olacak, Yüce Peygambe­rimiz (O’na selam olsun): «kişi kav­mini sevmekle suçlanamaz» di­ye buyurmuşlardır. Psikolojide sev­meyi yakınlık duymak veya yakın­lık duygusu» diye tarif etmek müm­kün gözükmektedir. insanın soyu­na. tarihine, kültürüne, din, ahlak ve töresine. ecdat hatıralarına yakınlık duyması ve dolayısı ile onla­rı sevmesi zaruridir. Bu, insan tabi­atının gereğidir. bunu nasıl inkar edebiliriz? Böyle bir gerçeği inkara yönelen rejimlerin. felsefi akımların tarih içindeki ve günümüzdeki du­rumunu. görmüyor muyuz? Milliyet­çilik gerçeğini red etmeye kalkı­şan her hareket bu gerçeğin şama­rını yiyerek yenilgiye ve başarısızlı­ğa uğramamış mıdır?-
Ünlü psikanalistlerden K. Gus­tav Jung, “Lâşuuru” adı ile dilimize çevrilen kitabında, her millete mah­sus kollektif bir «gayri şuurun» mevcudiyetinden söz eder. Ona gö­re milletlerin yaşayışlarına yön ve bicim veren, onların düşüncelerini şekillendiren, hatta rüyalarını ve özlemlerini ifade eden”arché”- type” (köktip) ler vardır ve her mil­lette bu köktipler değişiktir.
Sosyal psikolojide kitle psikolojisi,  sosyolojide kollektif şuur veya «maşeri şuur» kavramla­rının milletleri meydana getirmede ve her millette farklılık göstermede önemli yerleri vardır. Gerçekten de fertler kendi milletlerine ister şuurlu, ister şuursuz· olsun çok kuvvetli bir yakınlık duyarlar. Bu, mensubiyet bağıdır. Milleti meyda­na. getiren diğer amilleri ihmal et­mek mümkün değildir, ancak te­melde yatan bu mensubiyet duy­gusunun önemini belirtmek istiyoruz.

Milliyet, bir duygu olarak bü­tün milletlerde vardır. Bu duygu­nun tabii bir sonucu olarak insan­da «milletini korumak, mutlu kıl­mak ve yüceltmek» arzu ve ümidi bir gayret olarak doğacaktır. İşte milliyetçilik budur. Milliyetçilik ta­bii ve beşeri bir arzudur ve dolayısı ile normaldir. Anormal olan, insa­nın bu arzu, ümit ve gayretini kay­bederek soyuna, tarihine, kültürü­ne, din, ahlâk ve töresine, ecdat hatıralarına düşmanlık beslemesi­dir. Bu sebepten her Türk’ün Türk milletini dünü, bugünü ve yarını ile birlikte kendine yakın bulması, onu sevmesi, geliştirmeye, korumaya ve yüceltmeye çalışması, kısacası Türk milliyetçisi olması tabiidir ve zarurîdir, aksi halde «marazi» bir davranış içindedir ve gerçekten te­davi edilmeye muhtaçtır. Tabii eğer gerçekten Türk ise.. Art niyetli ve Türk ismi taşıyan, nankör ve mas­keli bir «gayrıtürk» değilse… Sığın­dığı ve himaye gördüğü aziz Türk milletine ihanet etmiyorsa… Aksi halde ihanetin tedavisi yoktur, ce­zası vardır.
Evet, ne demiştik? Her insan­da milletini sevmek, korumak, ge­liştirmek ve yüceltmek arzu ve gay­reti vardır. Ancak, bu noktada ö­nemli bir mesele ile karşılaşıyoruz. Türk milliyetçisi olarak, milletimizi nasıl mutlu kılabiliriz? Yeryüzüne dağılmış, mustarip ve mazlum Türk milletini mutlu kılmanın siyasi, kül­türel, ekonomik ve sosyal programı ne olmalıdır? Nasıl olmalıdır? Han­gi safhaları ihtiva etmelidir? Bunu başaracak kadro nasıl hazırlanma­lıdır ve başarıya ulaştırılmalıdır?

Yukarıdaki soruları daha da çoğaltmak mümkündür. Bununla şunu demek istiyoruz. Milliyetçilik, bir mensubiyet şuuru olarak ve milletini mutlu kılmak arzusu ola­rak mevcut olmakla beraber «bir ideolojiye» muhtaçtır. Bu sebepten olacak, her millet, kendini mutlu kılacak. bir diğerinden farklı bir ideoloji geliştirmiş ve bu ideolojisi­ni «âlemşümul» bir hakikat halin­de savunagelmiştir. Her milletin «kendini mutlu kılan veya mutlulu­ğa götürecek» bir dâvası vardır ve üstelik bunu bütün diğer milletlere de tavsiye etmekte, bu suretle on­ları kendi etrafında toplamaya, on­ların kurtarıcısı olmaya, dolayısı ile «mutsuz milletlerin» bir ümidi du­rumuna gelerek kendini güçlendir­meye çalışmaktadır.

Görülüyor ki, milletler «mutlu olmak için kendilerine mutluluk yo­lunu gösteren bir ideolojiye» muhtaçtırlar. Bilmem bu düşüncemizi yadırgayan arkadaşlarımız var mı­dır? Biz, herhangi bir «ideolojinin» katı ve dur kalıpları, «dogmaları» içine girmeden, çağın ve ilmin ge­rektirdiği tedbirlerle, esnek dokt­rinlerle milletimizi «mutlu» kılma­ya çalışmayı milliyetçiliğimize te­mel olarak alırız, diye düşünen ar­kadaşlarımız var mı bilmem?

Şayet böyle düşünenler var ise, bütün samimiyetlerine rağmen, sosyolojik gerçeklere, milli tarihi­mize ters düşüyorlar. Bugün yer yüzünde Bertrand Russel’ın rüya­sını kurduğu tür tek «ilmi devlet» yoktur. Bütün devletler ve millet­ler, ilimlerden faydalanmakla bir­likte bir din veya felsefeden güç a­lan bir ideolojiye sahip bulunmaktadırlar. İdeolojisi olmayan devlet ve dolayısı ile millet yoktur. Bu, bütün tarih boyunca böyle gelmiş­tir, durum şimdi de öyledir. Eğer tarih, başıboş değilse yarın do böy­le olacaktır.

Esasen ilim, kendine konu ola­rak seçtiği alanda bulunan varlıkla­rı, olayları ve durumları objektif olarak inceleyen, olayların arkasın­daki determinizmi keşfe çalışan ve bu keşiflerinden genel ve kesin hü­kümlere, kanunlara ve prensiplere ulaşmaya çalışan bir araştırma şuuruna bağlıdır. İlim, duygulara yer vermez objektiftir, ilim gayeci ve ülkücü değil deterministtir, ilim ge­nel ve kesin hükümlerin peşindedir, onu milli ve mahalli ihtiyaçlara biz uydurmak zorundayız. İlimden fay­dalanmak demek, onu milli ve be­şeri ihtiyaçlara, ülkü ve hedeflere göre kanalize etmek demektir. İlim ihmal edilmesi mümkün olmayan bir vasıtadır. Onu dost da, düşman da kullanabilir. İlim bir ideoloji değildir, ideolojilere güç, teknik, vasıta ve metod hazırlar. İdeolojiler ilimle çatışmaktan kaçınır ondan fayda­lanmaya çalışır. Elbette Türk milli­yetçiliğinin kendine mahsus bir ta­rih, bir ekonomi, bir hukuk, bir sosyoloji, bir psikoloji görüşü ola­caktır. Bilhassa beşeri konularda ilimlerin milli karakteri iyice mey­dana çıkar. Bununla ilmi, bir ideolojinin esaretine verelim demiyo­ruz, sadece ilim bize yeter diyerek milleti, ideolojisiz bırakmayalım di­yoruz. Milletin kendine mahsus dünya görüşü ve düşünce biçimleri vardır; millet, kendini besleyen ve hareket ettiren bir inanç ve tefekkür tarzına bağlıdır, onu ihmal etmek mümkün değildir, diyoruz.
Her milletin tefekkürüne, vic­danına, hareket tarzına yön veren ve bicim tayin eden bir dini vardır. Bazı toplumlarda ya bu din ilkel kalmış, yahut bozulmuş, yahut mil­li ihtiyaçlara cevap veremez duru­ma gelmiş olabilir. Hatta bazı top­lumlarda, bu durumdan ve duru­mun doğurduğu boşluktan faydalanarak radikal ve kanlı bazı felsefi akımlar hakimiyeti sağlamışlardır. İster fert olsun, ister toplum olsun vicdanındaki dini duyguları ve dav­ranışlarına yön veren iman ve tefekkürlerini kaybetmeye başladılar mı derhal bu boşluktan istifade etmek isteyen şer kuvvetler harekete geçmeye ve bu boşluğu doldurma­ya başlarlar.

Herkesin artık çok iyi bildiği üzere, Türk milletinin İslam dini ile şereflenmeden önce bile Tanrı’nın kırbacı sıfatı ile zulüm ida­relerine, zulmü şiar edinmiş devlet­lere karşı savaşı vardı; adalet ve huzurun «Türk’ün cihan hâkimiyeti dâvâsı» ile gerçekleşebileceğine samimiyet ile inanıyordu. İslâmiye­te girdikten sonra da, bütün sahte mabutları, zulüm idarelerini yık­mak; yeryüzünde «Allah ve Resu­lünün» istediği adalet ve huzuru gerçekleştirmek üzere ve «ilây-ı kelimetullah ve nizam-ı âlem için» mukaddes savaş vermeye başla­mıştır. Türk milletinin bu davasını çok iyi bilmek, tanımak gerekir. Türk milliyetçiliği, İslâm iman ve şuuru içinde yücelmeyi gaye edi­nen bir harekettir. Türk kültür mal­zemesini ve Türk milletinin bütün varlığını, bin yıldan beri yoğuran bir mimardır İslamiyet. Çağdaş sosyo­loglardan P. Sorokin’in deyimi ile, İslamiyet, Türk kültür malzemesine ve Türk medeniyetine yeni bir ruh, yeni bir şuur getiren bir «üst­-sistem» dir. İslâmiyet, hiçbir din ile karşılaştırılamayacak ka­dar ileri, ilmin verilerine açık, dina­mik, birleştirici ve kaynaştırıcı bir din olmakla kalmaz, kapitalizmin ve bütün çeşitleri ile sosyalizmin ve komünizmin saçtığı zehirleri berta­raf edecek bir panzehir ve hayat kaynağıdır.
Türk milletinin ve dolayısı ile Türk milliyetçiliğinin âlemşümul dâvası Allah ve Resulünün dâvası­dır ve bunun adı İslâmiyet’tir. Türk milleti, bugün yeryüzünü işgaleden din ve ideolojiler içinde, yol göste­rici olarak İslâmiyeti seçmiş bulun­maktadır. Türk milliyetçisi,  Türkü «dini dinime, dili dilime uyan» o­larak tarif eden aziz milletinden farklı hareket etmemektedir ve dü­şünmemektedir. Aksini iddia eden­ler Türk milliyetçilerine «bühtan» etmektedirler.

 

Ülkücü Kadro, 1 Ocak 1977, Sayı 2

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren Sitelerhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabetjojobet girişjojobetjojobetjojobet girişherkülbetherkülbet girişjojobet girişchild porniptv satın alCasibomgrandpashabetmarsbahismegabahispusulabetsekabetmatbetimajbetgrandpashabetgrandpashabetDeneme Bonusu Veren Sitelerkavbetjojobetjojobetjojobettipobetgrandpashabetpusulabetcasibomchild pornjojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetibizbet girişgrandpashabet girişgrandpashabetcasinoroyalgrandpashabet girişgrandpashabetGrandpashabetsekabetimajbetpusulabetvdcasinosekabet girişVDCasinograndpashabetholiganbetholiganbetteosbet girişholiganbetgrandpashabet girişholiganbetgameofbetradissonbetholiganbettambetsuperbetin güncel girişpusulabet güncel girişcasinoroyalpornotipobetcasibompusulabet giriş