KENAN EROĞLU
** İnsan davranışlarını etkileyen temel; köylülük şehirlilik, zenginlik, cehalet, sosyal statü vs. değildir.
** Davranışlarımıza yön veren şey genellikle “Dünya görüşü” ve “İdeoloji” olarak ifade edebileceğimiz “İnançlarımızdır.” İnsanlar inançları doğrultusunda hareket ederler. Ve bu inançları doğrultusunda olmadık işleri bile yapabilirler.
** Fanatik sol ideoloji mensubu bir insan devletin ve milletin her türlü hasarı verir. Neden çünkü topluma karşı nefret doludur, inancı zayıftır. O hasar verdiği devlet malının, belki de ailesinin verdiği vergilerle yapıldığını düşünmez.
** Bazı saf insanlarımız da bu sol örgütlerin yakmaya yıkmaya dayanan eylemlerinin arkasında saf ve masum düşünceler ararlar ve “Bu çocuklar çiçek böcek severlerdir. Tüm dertleri, bir yetkili ile bir masaya oturup konuşmak, dertlerini anlatıp anlayış beklemektir. Yoksa onların yakma ile yıkma ile bir ilgileri yoktur, polis bu masum! Eylemci çocukların, işçilerin üzerine su sıkıp orantısız güç kullanınca çocuklarda ne yapsınlar, hâliyle bazı şeyler hasar görüyor “diye düşünüyorlar olabilir.
** Bu masum! Olarak görülen çocukların neleri okuduklarını, hangi eğitimden geçtiklerini, nasıl kin ve nefret duygularının körüklendiğini bilmezler.
** Bu gibi insanların, Devlet ve millet malına zarar vermeleri ideolojileri gereğidir. Onlar zaten bunları öğrenmekte, bunların eğitimini yapmaktadırlar.
** Türkiye’de pek çok sağ görüşlü gruplar ve bunların bağlıları gençleri var olmasına rağmen, bu gruplar bir kere dahi toplumu rahatsız edecek bir hareketin içine girmezler, bunların tamamı devlete ve millete saygılıdırlar.
** Bu insanlar milletin değerlerine sahip çıktıkları için inançları-ideolojileri gereği devletin ve milletin malına zarar vermezler. Her insan, ister tek olarak, isterse toplu olarak bir örgüt içinde gibi dünya görüşü olarak adlandıracağımız ideolojilerinin gereğin yaparlar.
** tahsilli olarak nitelendirdiğimiz, dış kaynaklı ideolojik saplantıları olan bazı insanlar. İdeolojileri gereği her şeye karşı ve düşman olduklarından, koltukları da yırtıyorlar, trenin imdat kolunu keyfi olarak çekiyor, her eylemleri sırasında esnafın, cam çerçevelerini kırabiliyor, belediye otobüslerini tahrip edip yakıyor, kaldırımlardaki çiçekleri bile eziyor, kırıyor, çevrede bulunan her şeyi yakıp yıkarak devlet-millet malına zarar verebiliyorlar.
** Marksist-sol ideoloji mensupları her şeyi yakarak, yıkarak, içlerinde birikmiş olan kin ve nefreti orta yere döküyorlar
** Bu sayede ilk fırsatta bu insanların gerçek yüzlerini açık bir şekilde görmek mümkündür. Zarar ve hasar vermedikleri yer kalmaz. Otobüs duraklarında bulunan reklam panolarını, oturmak için yapılan yerleri, belediyelere ait araçların yanı sıra yolları üzerinde bulunan özel araçları ve özel işyerlerini dahi tahrip ederler. Gezi olaylarında olduğu gibi. Bu tür davranışın bir tek izahı vardır, içlerinde bulunan Vandallıkları dış kaynaklı ideolojileri doğrultusunda orta yere döküyorlar.
** Okumuş! ve aydın! sayılan kimselerce hor görülen, aşağılanan, cahil-kaba olarak kabul edilen bir köylü, sade bir vatandaş, dar gelirli işçi, gündelik işlerde ekmeğini kazanmak için çalışan bir kimsenin devlet malına zarar verdiği görülmez. Hızlı trenin kablolarını kesmez, koltukları yırtmak gibi bir vahşiliği yapmaz. Gittiği devlet dairesinde Müdürün odasında yerde halı varsa o halıyı kirletmemek için ayakkabılarını çıkarmayı düşünür, o halıyı kirletmekten çekinir. İnancı vardır ve Allah’tan korkar.