İsrail merkezli yayın kuruluşu i24NEWS, Türkiye’nin Bayraktar TB3 ile kazandığı denizaltı savunma harbi kabiliyetini mercek altına aldı. Analizde, TCG Anadolu ve TB3 entegrasyonunun, İsrail Donanması’nın en stratejik unsurları olan Dolphin ve INS Drakon denizaltılarının gizliliğini tehlikeye atabileceği vurgulandı.
Türk savunma sanayiinin insansız sistemlerdeki hızlı yükselişi, bölgesel dengeleri ve yabancı basının gündemini şekillendirmeye devam ediyor. İsrail merkezli haber kanalı i24NEWS, Türkiye’nin Bayraktar TB3 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile geliştirdiği su altı tespit ve savunma yeteneklerini kapsamlı bir analizle okuyucularına sundu.
Sonoboy Entegrasyonu Su Altı Dengelerini Değiştiriyor
Analizde, dünyanın ilk SİHA gemisi niteliğindeki TCG Anadolu’dan konuşlanan Bayraktar TB3’ün sonoboy (akustik dinleme şamandırası) bırakabilme ve elde edilen verileri anlık işleyebilme kapasitesine özel dikkat çekildi. Havadan bırakılan sensörler aracılığıyla su altı harbinin insansız sistemlerle yürütülmesinin, denizaltıların en büyük kozu olan “görünmezliği” ortadan kaldırabileceği ifade edildi.
İsrail Donanmasının En Güçlü Unsurları Hedefte
Haberde, TB3’ün sahip olduğu akustik tespit kabiliyetinin doğrudan İsrail Donanması için risk teşkil ettiği belirtildi. Özellikle İsrail’in stratejik caydırıcılığının belkemiğini oluşturan Dolphin sınıfı denizaltılar ile nükleer füze kapasitesine sahip olduğu değerlendirilen yeni nesil INS Drakon denizaltısının, bu yeni konsept karşısında gizlilik avantajını yitirebileceği kaydedildi.
Yerli Mühimmatlar Yeni Bir Doktrinin Habercisi
i24NEWS’in değerlendirmesinde yalnızca tespit sistemleri değil, Türkiye’nin son dönemde envantere kazandırdığı yerli mühimmatlar da öne çıkarıldı. AKYA ağır torpidosu ve ATMACA gemisavar füzesinin Türk donanmasının vuruş gücünü en üst seviyeye taşıdığı vurgulanırken; insansız hava araçları, akustik sensörler ve gelişmiş mühimmatların tek bir ağ altında birleştirilmesinin denizlerde tamamen yeni bir savaş doktrini başlattığı aktarıldı.