Ankara Zirvesi Bildirisi’nde yer alan tarihî kararla; Kıbrıs meselesinin adadaki mevcut iki devletli gerçekler temelinde çözülmesi gerektiği ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen egemen eşitliğinin Türk dünyasının müşterek davası olduğu dünyaya tescillendi.
Doğu Akdeniz’in batmayan uçak gemisi, Türk milletinin Akdeniz’deki namus kalesi ve Mavi Vatan’ın güney bekçisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC); Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13. Ankara Zirvesi ile birlikte uluslararası tecrit zincirlerini bir kez daha kırmıştır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde imzalanan 163 maddelik Ankara Bildirisi, Türk dünyasının Kıbrıs davasına bakışını tartışmasız ve tavizsiz bir dille resmîleştirdi: Kıbrıs Türk halkı Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır ve Ada’daki çözüm ancak mevcut iki devletli gerçekler ile egemen eşitlik temelinde mümkündür.
Kıbrıs Postası ve diplomatik kaynakların bildirdiğine göre; KKTC Cumhurbaşkanı’nın Ankara Zirvesi’nde Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkiye ve Macaristan liderleriyle aynı yuvarlak masada yer alması, Kıbrıs Türk Devleti’nin kurumsal statüsünün dönülemez bir eşiği aştığını gösterdi.
Ankara Bildirisi’nde yer alan tescil; yarım asırdır Kıbrıs Türkü’nü ambargolarla, haksız izolasyonlarla ve federasyon masallarıyla teslim almaya çalışan Rum-Yunan ikilisine ve Avrupa Birliği’ne verilmiş en net ortak cevaptır. Türk dünyası; Hazar’dan Akdeniz’e kadar soydaşlarının hak ve hukukunu tek bir gövde gibi savunma iradesini ortaya koymuştur.
Kıbrıs meselesi sadece bir ada siyaseti değildir. Kıbrıs; Hazar havzasından Akdeniz limanlarına uzanan petrol ve doğal gaz boru hatlarının, Orta Koridor’un deniz çıkışlarının ve Türk dünyasının güney deniz yetki alanlarının anahtar kilididir:
KKTC’nin egemenliği zayıflarsa, Doğu Akdeniz’deki Türk kıta sahanlığı ve Mavi Vatan sınırları tehdit altına girer.
KKTC güçlenirse, Türk Devletleri Teşkilatı Akdeniz’de doğrudan bir kıyıdaş devlete ve stratejik bir deniz üssüne sahip olur.
Bu jeopolitik hakikat gereğince Ankara Bildirisi; Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının korunmasını ve uluslararası alanda doğrudan temasların artırılmasını tüm üye devletlerin ortak hedefi olarak belirlemiştir.
TDT bünyesinde KKTC ile üniversiteler arası denklik, doğrudan ticaret, Ortak Müze Kart, turizm köprüleri ve spor müsabakalarında yerli statüsü gibi adımların atılması; izolasyon duvarlarını fiilen anlamsızlaştırmaktadır.
Kıbrıs Türk Millî Mücadelesi’nin liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın ömrünü adadığı “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır” mefkuresi; bugün Ankara Zirvesi ile 300 milyonluk Türk dünyasının ortak andı haline gelmiştir.
Akdeniz’in mavi sularında ay yıldızlı al bayrak ile KKTC’nin bayrağı yan yana dalgalandıkça; hiçbir güç Kıbrıs Türkü’nü esaret altına alamayacak, Türk dünyasının Akdeniz’deki bu kutlu kalesi ebediyen payidar kalacaktır.