Bosna Hersek’in bağımsızlık mimarı ve ilk Cumhurbaşkanı “Bilge Kral” Aliya İzzetbegoviç, vefatının 23. yıl dönümünde dualarla anılıyor. En acımasız soykırım ve kuşatmalarda dahi ahlaktan, adaletten ve vakardan taviz vermeyen Aliya; Evlad-ı Fatihan Bosna’nın ve Türk-İslam dünyasının ebedî hürriyet meşalesi olmaya devam ediyor
Tarih 19 Ekim 2003… 20. yüzyılın sonunda, Avrupa’nın göbeğinde sergilenen vahşi bir soykırıma karşı milletinin varoluş mücadelesine önderlik eden, fikir ve devlet adamı Aliya İzzetbegoviç Hakk’a yürüdü.
O, yalnızca bir milletin bağımsızlığını kazanan muzaffer bir komutan ve devlet başkanı değil; aynı zamanda Doğu ile Batı arasında sıkışan modern dünyada İslam düşüncesinin onurunu, vicdanını ve ahlakını temsil eden bir “Bilge Kral”dı.
Saraybosna’nın bombalar altında inletildiği, Srebrenitsa’da binlerce masumun vahşice katledildiği o meşum günlerde bile Aliya, hiçbir zaman intikamın ve nefretin esiri olmadı. Kendi halkına uygulanan barbarlığa karşı, düşmanının yöntemleriyle cevap vermeyi reddeden şu tarihî sözü insanlık vicdanına kazıdı:
“Bizi toprağa gömmeye çalıştılar; fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı. Savaş sadece öldüğünüzde değil, düşmanınıza benzediğinizde kaybedilir.”
Aliya İzzetbegoviç’e göre zafer; sadece toprak kazanmak değil, o topraklarda adaleti, merhameti ve hukuku yaşatabilmekti. Bu sebeple o, cellatlarına benzemeyenlerin lideriydi.
Aliya İzzetbegoviç ve Bosna davası, Türk milliyetçiliğinin ve Anadolu insanının gönlünde her zaman müstesna bir yere sahip olmuştur. Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti olan o topraklarda yaşayan Boşnak kardeşlerimiz, Türk milleti için yabancı bir coğrafya değil; tarihin, kanın ve müşterek imanın bağladığı öz kardeşlerimizdir.
Vefat döşeğindeyken Türkiye’ye ve Türk milletine olan muhabbetini “Bosna’mı koruyun, Bosna’mı emanet ediyorum” vasiyetiyle dile getiren Aliya; Ankara ile Saraybosna arasındaki manevi köprünün ebedî mimarı olmuştur.
Genç Müslümanlar Teşkilatı’ndan başlayarak komünist rejimlerin zindanlarında geçen ömründe inancından ve dik duruşundan bir milim geri adım atmayan Aliya; “Ben Müslümanım ve Müslüman olarak kalmaya kararlıyım. Bu, hayatımın gayesidir” diyerek bir şahsiyet manifestosu çizmiştir.
Bugün Gazze’den Doğu Türkistan’a kadar İslam ve mazlum milletler coğrafyasının ağır kuşatmalar altında kaldığı bir çağda; Aliya’nın dik duruşu, stratejik aklı ve tavizsiz haysiyeti hepimize rehberlik etmektedir.
Vefatının 23. sene-i devriyesinde; bağımsız Bosna’nın büyük lideri, fikir ve ahlak abidesi Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’i rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyoruz. Ruhu şad, makamı cennet olsun.