
Kenan EROĞLU
** İnsanımızda ve özellikle de genç insanlarımızda millî Şuur eksikliği görülüyor. En kısa zamanda gençlerimizi ve insanlarımızı millî şuurla donatmalıyız.
** Aslolan ve ilk ele alınması gereken mesele millî şuur sahibi “Olabilmektir.” İkinci ve en önemli mesele millî şuuru “Alabilmektir.” Üçüncü ve en önemlisi ise millî Şuur sahibi gibi “Davranabilmektir.”
** “Millî şuur” sahibi olan birisinin halkına kızdığı, onu aşağı gördüğü, cahil saydığı nerede görülmüştür, milliyetçi hareketler halka-millete dayanan hareketlerdir. Halkını-milletini sevmeyen, ona dayanmayan, onu baş tacı etmeyen bir millî şuur sahibi insan ve milliyetçi bir fikir hareketi düşünülemez.
** “Millî şuur” iman tazeler gibi, nikâh tazeler gibi zamanla yeni bilgilerle takviye edilmeli ve tazelenmelidir. “Millî şuuru” yeteri kadar almış olanların, konuları değerlendirmesi de ona göre millî olmaktan uzak olacaktır.
** “Millî şuur” sahibi olunmadığı için de insanlar konuları değerlendirirken, eski bilgi seviyeleri ile havada uçuşan gri propaganda malzemelerinin hoşumuza giden yanları ile gazete kültüründen ileri geçmez.
** Birçok insanda “Millî şuur” elbet vardır, dolayısı ile pek çok millî hassasiyetleri elbette vardır fakat bu zamanla yıpranmış, örselenmiş ve önemli ölçüde sarsıntıya uğramış, eksik ve yanlışlarla malul bir millî şuurdur.
** İnsanlara yeteri kadar millî şuur verilemediği için de insanların konuları millî menfaatler yerine günlük bilgilere göre yorumlayacağı açıktır.
** Millî şuur eksikliğinden: “Daha mutedil, daha ılımlı olalım. Öyle her şeye karşı çıkmayalım. Yapılan yanlışları söylemekle birlikte memleketin hayrına olan durumlarda da takdir ifademizi kullanalım. Kendi zamanımızda yapamadığımız şeyleri karşımızdakilerden istemeyelim, kendi fikirlerimizin tahakkukunu rakibimizden beklemeyelim, muhalefet hareketi gibi davranmayalım, aksine millî ve manevi değerlerin yüceltilmesi için çalışalım, bu değerlere sahip insanlar yetiştirelim, fikir ve tefekkür edelim, öyle her şeye maydanoz olmayalım.” derler.
** Millî şuur eksikliğinden dolayı bazıları; “Mevcut iktidara karşı acımasızca mücadele edelim, her yanlışı ortaya koyalım, üzerine gidelim, her gün eleştirecek bir yön bulalım, onu diyelim, bunu diyelim, nefret edelim, hakaret edelim.” derken, “Sadece işimiz bu olsun” derler. Hatta “Yaptığımız bu muhalefet mücadelesinde gerekirse düşmanlarla bile iş birliği yapalım, onların fikir ve görüşlerinden faydalanalım, onların yayın organlarına beyanatlar verelim, onların kin ve nefret kusan televizyonlarında programlara çıkalım.” derler. Yani “İşimiz gücümüz muhalefet yapmak olsun” derler.
** Eskiden beri millî şuur sahibi olduğunu bildiğimiz bazı insanlar zamanla meydana gelen millî şuur eksikliğinden günümüzde yaşanan olaylara bazıları başka açıdan, diğer bazıları da başka bir açıdan bakarlar. Ne yazık ki eski günler geride kalmıştır, görüş ve bakış açıları değişmiş ve aynı görüşleri artık paylaşılamaz olmuştur.
** Millî şuuru yıpranmış olanlar artık tarihi olaylara ve tarihi şahsiyetlere dahi değişik açılardan bakmaya başlamışlardır.
** Konu açıldığı zaman aynı görüşlerden geldiklerini söylemeye çalışırlar. Aynı hatıraları yad ederler. Eski günleri ve o günlerde verdikleri mücadeleyi hatırlarlar bazen övünürler bazen de gözleri nemlenir. “Ne günlerdi o günler.”, “O günlerde dostluk, samimiyet ve arkadaşlık vardı” diyerek eski günleri hasretle ve iftiharla biraz da gururla anarlar. Hâlâ aynı endişeyi taşırlar ama ne yazık ki konuşma ilerledikçe derin fikir ayrılıkları olduğu ortaya çıkar.
** Aynı menşeden geldiklerini, aynı fikir ve görüşleri savunduklarını iddia eden bu insanlar, zaman geçer, gün gelir aynı ortamlarda bir araya gelemezler. Artık onları birleştirip bir araya getiren sadece ya bir cenazedir ya da düğünler.
** Geçmişte aynı fikir hareketine katılmış, millî ve manevi değerlere inanmış bu değerleri paylaşmış, yan yana yürümüş, aynı hedefe odaklanmış, aynı ekmeği bölüşmüş, aynı cezaevinde yatmış insanlar gün gelir aynı yerlerde bulunamaz, ayrı ayrı yerlerde ve ayrı ayrı faaliyetler içerisinde olurlar.
** Bir yerlerde bir şeylerde bir eksik var veya bir yerlerde bir şeylerde yanlış yapılıyor gibimize geliyor. Neden aynı kaynaktan gelen, aynı kaynaktan su içenler aynı bulgur pilavına kaşık sallayanlar ayrı ayrı yerdeler, ayrı ayrı fikirdeler. Bazen de birbirine zıt düşüncedeler. Bu konu üzerinde hassasiyetle durmak gerekir.

