Başbakan Medyen tartısıyla hile yapıyor

Bu biyografi 15 Mayıs 2013 - 18:01 'de eklendi ve 1.605 kez görüntülendi.

MHP İzmir milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu bir basın açıklaması yaptı. Tanrıkulu yaptığı açıklamada Erdoğan’ın, IMF’ye borcu biz kapattık, sözleri ile gerçeği nasıl çarpıttığını gözler önüne serdi:

Son zamanlarda Başbakan’ın olayları ‘Medyen Tartısı’yla tarttığını görmekteyiz.

Medyen, Akabe Körfezi’nin doğusundan Sina Yarımadası’nın bir bölümüne kadar uzanan ve Kızıldeniz kıyısındaki bölgeye tarihte verilen addır. Medyenliler tarihte büyük oranda ticaretle uğraşmış bir kavimdir. Bu kavmin en önemli özelliği pek çok farklı yöntem kullanarak ticarette hile yapmaları ve ölçüye tartıya riayet etmemeleridir. Altını satarken bir kısmını çalarak tam diye satmışlar, alırken ise tartarak almışlardır.

Oysa; Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette insanların işlerinde “ölçü ve tartıya riayet etmesi, ölçü ve tartıyı hak olarak kullanması” önerilmektedir.

IMF konusuyla Medyen Tartısının dahi topuzunu kaçıranlara, Kur’an-ı Kerim’deki Hud ve Araf Ayetlerini hatırlatmak istiyoruz.
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı sonunda Başbakan Erdoğan’ın dediği gibi Türkiye’nin IMF’ye borcu 23,5 milyar dolar değil, 22 milyar dolardır.

Kendisinin binbir güçlükle Başbakan olduğu 59. Hükümet’in kuruluşunda yani 2003’ün Mart sonunda IMF’ye borç 21 milyar 965 milyon dolardır.

ABD’nin Irak’a müdahalesine destek olmayı çok isteyen 59’uncu Hükümet Başbakanı’na; o dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz’in teskere oylamasından sonra “Teskere kabul edilseydi, Türkiye daha çok kazanabilecekti” söyleminin ardından, IMF ile 19’uncu Stand By anlaşmasının bizzat kendi Bakanları ve bürokratları tarafından imzalandığını hatırlatmak isteriz. Bu anlaşmayla 6,7 SDR, yani 10 milyar dolar Türkiye’yi IMF’ye borçlandıran kendisidir ve 14 Mayıs 2013’te IMF’ye ödenen son borç taksiti kendi yaratmış olduğu borcun taksitidir.

Şimdi Başbakan ABD’ye Suriye konusu için gittiğini açıklamıştır. Orada vereceği gizli sözlerle umuyoruz ki, güzel ülkemiz birkaç milyar dolar karşılığı bir bataklığa sürüklenmez.

Bizden önceki dönemin IMF’ye borcunu biz kapattık ‘Medyen Tartısı’ zihniyetiyle vatandaşımızı kandırabileceklerini zannedenler, bir yandan 2002 yılından bu yana Cumhuriyet tarihimizin birçok değerini 38 milyar dolar karşılığında haraç-mezat özelleştirirken, öte yandan ülkemizi ne kadar borçlandırdıklarını da dile getirmeleri gerekiyor.

Elde ettikleri bu yüksek rakamlarla 10 yıldır ülkemizde yeni istihdam alanları açamayıp, işsizliğin yükselmesine seyirci kalanlar, Şubat 2013 istihdam oranını yani yüzde 10,5’i nasıl açıklayacaklar. 

2002 yılında toplam 129,5 milyar dolar olan dış borç, 2012 yılı sonunda 337 milyar dolara çıkmıştır.

Kamunun 2002 yılında 155.2 milyar TL olan iç borç stoku, yüzde 163 oranında net 253 milyar lira büyüyerek 2012 sonunda 408.3 milyar liraya yükselmiştir.

Özel sektörün 2002 yılında 43 milyar dolar olan dış borcu, 2012 sonunda 226 milyar dolara yükselmiştir. Özel sektörün borcu devleti bağlamaz yönünde açıklama yapanlar unutmamalı ki, bu borçlar ödenmediğinde ülke riski artacak, diğer yandan bu borcun ödenmesi için uluslararası tahkim kurallarına göre Hazine’nin devreye girmesi gerekecektir.

Dış borç istatistiklerinde uluslararası standart, büyüklüklerin ABD Doları cinsinden ifade edilmesidir. Bu durum, dış borç büyüklüklerinin çapraz kurlarda gerçekleşen hareketlerden etkilenmesine yol açmaktadır. Eylül 2012-Aralık 2012 döneminde dış borç stoku, döviz kuru değişikliklerinden dolayı yaklaşık 1,8 milyar dolar artmıştır.

Kısacası iktidar özel sektörümüzün ensesinde boza pişirmekte, onları kur riskiyle savunmasız bir biçimde karşı karşıya bırakmaktadır.
Hazine garantili dış borç stoku 2002 yılından bu yana artarak, 2012 yılı sonu itibarıyla 9,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Yine 2002 yılında hanehalkımızın 2.2 milyar TL olan tüketici kredileri borcu 206 milyar TL’ye çıkmış, 4 milyar TL olan kredi kartı borcu ise 73 milyar TL’ye çıkmıştır.

Cari açık Mart ayında düşüş gösterdi diye siyaset yapanlar, önümüzdeki dönem büyüme rakamlarını aşağıya doğru revize edeceklerle aynı kişilerdir. Çünkü Türkiye ekonomisi AKP döneminde ne kadar hızlı büyüdüyse, o kadar çok cari açık vermiştir. Merkez Bankası tarafından son açıklanan Mart ayı ödemeler dengesi verileri ve sanayi üretimi rakamlarına baktığımızda Türkiye’nin yılın ilk çeyreğinde yüzde 1’in biraz üzerinde, oldukça düşük bir oranda büyüyeceği ortaya çıkmaktadır. Şimdi ekonomi yavaşladığı halde cari açığın kritik seviyesi devam etmektedir.

Diğer yandan cari açığın finansman tarafı incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin doğrudan yatırımlarının Mart ayında 597 milyon dolar gerileyerek, Eylül 2012’den bu yana aylık bazda kaydedilen en düşük seviyeye gerilemiştir. Böylece, söz konusu yatırımlar yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 55,2 düşüşle 2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.

Şubat ayında artan 12 ay birikimli cari açık, Mart ayında düşüş göstermesi, yılın ilk çeyreğinde iç talep şartlarında beklenen toparlanmanın gerçekleşmediğini de bizlere göstermektedir.

Bu aralar ‘medyen tartıcılarının’ milletimizi yanılttığı bir başka konu ise; Merkez Bankası’nın uluslararası rezervleridir.

27 milyar dolar ile devir aldık dedikleri Merkez Bankası uluslararası rezervlerinin kısa vadeli dış borçlarımızı karışlama oranı 2002 yılında yüzde 169 iken, 2012 yılında bu oran, cari açık rakamını da hesaba kattığımızda yüzde 80’lere kadar inmiştir.

Konuya bu açıdan baktığımızda, 2002 yılındaki yüzde 169’luk karşılama oranına ulaşabilmek için; ya Merkez Bankası’nın rezervlerinin 253 milyar dolar olması gerekmekte, ya da kısa vadeli dış borç rakamı ile cari açık rakamı toplamının 77 milyar dolar olması gerekmektedir.

Ortada ekonomik yönden yeni uygulamalarla başarı değil, 57’nci Hükümet’in her türlü siyasî riski alarak, daha da önemlisi vatandaşına doğruları söyleyerek uygulamaya koyduğu ‘Ekonomik Program’ın meyveleri bulunmaktadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İşten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı

Resmi gazetede yer alan Cumhurbaşkanı kararına göre, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işverenin işten çıkarma yasağı 17 Eylül 2020’den itibaren iki ay daha uzatılmış oldu. 17 Ağustos’ta 1 ay uzatılmıştı İş Kanunu'na 16 Nisan 2020 tarihinde eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilemesi yasaklandı. İşverene, çalışanı 3 aylığına ücretsiz izne ayırma imkanı veren geçici maddede, Cumhurbaşkanına da bu süreleri, 30 Haziran 2021'e kadar her defasında en az üçer aylık sürelerle uzatma yetkisi verildi. Bu madde uyarınca, 17 …

Sigarada ÖTV oranı yüzde 17.2 arttı

Tütün ürünlerine uygulanan Özel Tüketim Vergisi oranlarında değişiklik yapıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre, sigaranın asgari maktu vergi tutarı 0.3899 liradan, 0.4569 liraya çıkarıldı. Yüzde 17.2'lik artış sonrası bir paket sigaradan alınan asgari maktu vergi tutarı 7.79 liradan, 9.13 liraya yükselmiş oldu.…

Bakan Albayrak’tan Devlet Bahçeli’ye teşekkür mesajı: Mücadelemize verdiği destek bizler için tarifsizdir

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi telefonla arayarak, ekonomiye ilişkin verdiği destek mesajlarından ötürü teşekkür etti. Albayrak, Twitter'dan bir paylaşım yaparak "Tüm gayreti ile Büyük ve Güçlü Türkiye idealini sahiplenen, siyasette gayesi millet olan sizlerin ekonomideki mücadelemize verdiği destek bizler için tarifsizdir." ifadelerini kullandı. Bakan Albayrak'ın görüşmede Bahçeli'ye, verdikleri desteğin kendileri için çok önemli olduğunu ifade ettiği ve gündemdeki konularla ilgili bilgi paylaşımında bulunduğu öğrenildi. Albayrak, görüşmenin ardından Twitter'dan Bahçeli'nin hesabını etiketleyerek, şu mesajları paylaştı: "Tüm gayretiyle Büyük ve Güçlü Türkiye idealini sahiplenen, siyasette gayesi millet ol…

EPDK’dan İGDAŞ’a soruşturma

EPDK'den yapılan yazılı açıklamada, salgın döneminde özellikle karantina bölgeleri için kıyasen fatura uygulamasına geçildiği hatırlatıldı. Türkiye'nin büyük bölümünde elektrik ve doğal gaz faturalarının düzenlenmesi için sayaçların okunduğu belirtilen açıklamada, İstanbul’da ikamet eden doğal gaz abonelerinden yoğun şekilde gelen yüksek fatura şikayetlerinin tek tek incelendiği ve İGDAŞ'ın mevzuata aykırı sürelerde abonelere fatura düzenlediğinin tespit edildiği vurgulandı. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre abonelere kesilecek faturaların kapsamının ortalama 25 günden az 35 günden fazla olmaması gerektiği hatırlatılarak, İGDAŞ'ın vatandaşlara 40-45 günlük fatura kestiği aktarıldı. Açıklama…

Ramazan öncesi kırmızı ete zam yapılacak mı? Türkiye Kasaplar Federasyonu açıkladı

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkan Vekili Osman Yardımcı, ramazana sayılı günler kaldığını, tüm kasapların hazırlıklarını tamamladığını söyledi. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle mezbahalardan kasap dükkanlarına kadar her aşamada yoğun tedbirler alındığını ifade eden Yardımcı, dezenfeksiyon kurallarına göre kesim ve satış yapıldığını bildirdi. Her zaman vatandaşa yardımcı olmaya çalıştıklarını vurgulayan Yardımcı, "Ramazanda 'vatandaşımız gıdasını alsın' diye kırmızı ete zam yapmayacağız. Kimse merak etmesin yeteri kadar et stokumuz da büyük ve küçükbaş hayvanımız da var. Ramazanda kırmızı et önemli, çok tüketiliyor" diye konuştu. "PROVOKATİF AÇIKLAMALARA İTİBAR ETMEYİN" Zam yapılacak iddialarının…

#EPDK, Elektrik ve doğalgaz sayaçları 3 ay okunmayacak

EPDK, koronavirüs salgını nedeniyle elektrik ve doğal gaz faturaları için yeni bir karar aldı. Buna göre, 3 ay süreyle elektrik ve doğal gaz faturaları için sayaç okuma yapılmayacak; abonelere geçmiş tüketim ortalamalarına göre fatura gönderilecek. AYLIK DÜZENLİ FATURA OKUNMAYACAK Buna göre; Batı'da örnekleri görüldüğü gibi doğal gaz ve elektrik şehir içi dağıtım şirketi personeli, aylık düzenli fatura okumayacak. Bunun yerine son 2 yıllık ortalama tüketim değerleri alınacak. Alınan ay için geçmiş dönemde bir tüketim yoksa, emsal tüketimler dikkate alınarak fatura çıkartılacak. Söz konusu olan 100 metrekare bir dairenin tüketimi ve faturası ise aynı özellikteki diğer tüketim miktarları göz önünde bulundurulacak. SALGIN SONRASI GERÇEK TÜKE…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ