Osman B.Karabacak
28 Temmuz 2026’da Türkiye ile Irak arasında imzalanan Fişhabur–Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı, yalnızca yeni bir sınır kapısını değil, Türkiye’nin güney koridorunu yeniden şekillendirecek tarihî bir adımı ifade etmektedir.
Ovaköy, Türkiye’yi Türkmeneli’nin kalbi olan Telafer, Musul ve Kerkük’e doğrudan bağlayacak; aynı zamanda Irak’ın Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye’ye açılan kapısı olacaktır. Basra Körfezi’nden başlayacak ticaret hattı, Ovaköy üzerinden Türkiye’nin demir yolu, otoyol ve liman ağına bağlanarak Avrupa’ya ulaşacaktır.
Bu proje, Türkiye’nin yıllardır Habur Sınır Kapısı’na olan bağımlılığını da azaltacaktır. Böylece Türkiye-Irak ticareti tek bir güzergâha mahkûm olmaktan çıkacak, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi kontrolündeki mevcut transit hattının belirleyici konumu zayıflayacaktır. Bu durum, ticaret üzerindeki siyasi baskı ve gayriresmî maliyetlerin azalmasına katkı sağlayabilecek önemli bir gelişmedir.
Ovaköy yalnızca bir ulaştırma projesi değildir. Kerkük petrol sahaları, Irak–Türkiye Petrol Boru Hattı, Ceyhan enerji merkezi ve Kalkınma Yolu tek bir ekonomik sistem içerisinde değerlendirilirse Türkiye, Körfez ile Avrupa arasındaki en önemli lojistik merkezlerden biri hâline gelebilir.
Bu gelişme aynı zamanda uzun yıllardır Türk milliyetçilerinin savunduğu Türkmeneli ile doğrudan bağlantı kurulması, Türkiye’nin jeopolitik derinliğinin artırılması ve alternatif ticaret koridorlarının oluşturulması yönündeki stratejik yaklaşımın devlet politikası hâline geldiğini göstermektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli’nin uzun yıllardır savunduğu Türk dünyası odaklı jeopolitik vizyonun ve stratejik devlet yaklaşımının, bugün somut adımlarda etkisinin görülüyor. Ovaköy projesi Türk Milliyetçilerinin tarihi başarısıdır. Bu çerçevede Bahçeli’nin, Türk siyasetinde yalnızca hükümet dengelerini etkileyen bir aktör değil, aynı zamanda stratejik devlet politikalarının şekillenmesinde etkili bir “king maker” olduğunun ispatıdır.
Nasıl ki Zengezur Koridoru Türkiye’yi Türk dünyasına bağlıyorsa, Ovaköy de Türkiye’yi Türkmeneli ve Körfez’e bağlayacaktır. Biri doğunun, diğeri güneyin stratejik koridorudur. Türkiye’nin jeopolitik geleceğinde bu iki proje birbirini tamamlayan tarihî hamlelerdir.