ÇOCUK SESLERİ

Ahmet URFALI

Onlar, milletin sinesinde

Bu haber 28 Ocak 2014 - 12:52 'de eklendi ve 761 kez görüntülendi.

  BİRKAÇ gün önce MHP Seçim Bürosu’na yapılan saldırıda şehit verdiğimiz ülküdaşımız Cengiz Akyıldız‘ın ve bugüne kadar yitirdiğimiz bütün şehitlerimizin aziz ruhları önünde okurlarımı önce iki dakika saygı duruşuna davet ediyorum…
   El Fatiha diyerek…
   Hepsini ihtiramla anıyoruz…
   Allah, mekânlarını cennet eylesin! 

Ergun KAFTANCI

Ergun KAFTANCI

    ………………………….
    Cengiz’i bizden, hukuk tanımaz ve yasaları uygulamaz özelliğe sahip AKP iktidarının başımıza bela ettiği “İleri demokrasi” dedikleri başı kıçı belirsiz anlayışla güçlenen devlet ve millet düşmanları aldı…
    Şayet ülkede hukukun üstünlüğü egemen kılınmış olsaydı insanlar, siyasal tercihlerine kontra düşünce ve duyguya sahip olanları katledilecek düzeyde hasım saymaz, farklı siyasal yapılara ve tercihlere de saygılı olurlardı…
    Evrensel hukukun yerine, iktidarda kalmak için iğrenç nefsini doyurma peşindeki siyasal anlayışın hukuku egemen kılınınca, ortalıkta ne toplumsal disiplin, ne otorite kaldı…
    Çeteler ortaya çıktı…
    Kanunsuzluk kol gezmeye başladı…
    Vatan, devlet ve millet düşmanları da pervasızca her melaneti işler hale geldi…
    Türkiye, 11 yıldan beri otoritesizliğin ve toplumsal disiplin yokluğunun ceremesini çekiyor. 12. yıla girdik, başımızdaki musibetten kurtulamadık.
    * * *
    Rahmetli Cengiz yakından tanıdığım bir ülküdaşımdı; benden çok gençti ve üstelik cevval, vatansever bir meslektaşımdı…
    Birçok arkadaşımız gibi o da çok kahır çekti; vatan, millet ve devlet için uzun soluklu mücadele sürecinden geçerek bugünlere geldi. Kalleş parmaklar, öteki ülküdaşlarımızla birlikte Cengiz’i de hedef aldı ve toprağa düşürdü…
    Bu menfur olay sonrası söylenmesi gereken her şeyi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile MHP’li yetkililer söyledi. Üzerlerine ekleyeceğim fazla bir şey yok. Yalnız buradan İ. Melih Gökçek hakkında suç duyurusu yapıyorum; herhalde savcılarımız gereğini yerine getirecektir…
    Gökçek, “Seçime 15 gün kala suikastler yaşanacaktır” dedi ve bu açıklaması bütün gazetelerde yayınlandı. “Söylemedim” deseydi yani tekzip etseydi o da yayınlanırdı…
     Tekzip mekzip etmedi…
  Bunu hatırlatıyor ve mutlaka sorgulanmalı diyorum…
    Ya bu konuda duyumlar almıştır, ya da suikastleri planlayacak olanları yakından tanıyordur…
    Üçüncü olasılık zayıf ama olmaz değil, suikastlerin organizatörü Gökçek de olabilir…
    Soruşturma sonucu, bu ihtimaller açıklık kazanır diye düşünüyorum…   
    * * *
    Katil ya da katiller PKK terör örgütü militanları mı?
    Yoksa BDP’de kümelenen dağdan inme vampirler mi?
    “AKP fanatiği Kasımpaşalı serseriler de olabilir” diyorlar. Konuya hassasiyetle eğilen ve el koyan polisler, başka ihtimalleri de araştırmak zorundadır.
    Başbakan Erdoğan konuya ilişkin görüş açıklamadı.     
    Oysa bir pastahaneyi küşat ederken bile muhalefete sataşan bir mizaç, nasıl oluyor da siyasal ve toplumsal ortamı birbirine düşürecek böyle bir gelişme karşısında sessiz kalıyor, anlamak zor.
    Öyle anlaşılıyor ki Erdoğan, sonunda otorite boşluğu yarattığını ve bu tür menfur olayların da o nedenle yaşandığını anlamış durumda…
    Tıpkı halkımız gibi…
    Halk da otoritesizliğin topluma nasıl ağır faturalar ödettiğini görüyor…
    Otorite, yaptırmanın, yasak etmenin, emretmenin, itaat ettirmenin, hakkını veya gücünü göstermenin hukuk kapsamında olmak kaydıyla bir araya gelmiş şeklidir…
    Otorite, yetke, sulta ve velayet sözcükleriyle de anılır..   
    Toplumsal disiplini sağlayan hukukun esas alınması suretiyle oluşturulan otorite, kişi ve kuruluşları huzura kavuşturur. 
    Bir siyasal irade bunu sağlayamamışsa işte böyle menfur cinayetlerin, saldırıların, ihanetlerin, yolsuzlukların ayyuka çıkmasını ancak seyredebilir…
    “Hırsız vaaaar” ya da “Katiller iktidardaaaa” şeklinde yükselen haykırmaları da bastıramaz… 
    * * *
    Bizim için Türkiye’nin geleceği de çok önemli…
    O nedenle ülkücülere ve milliyetçilere yapılan saldırıları fiili durum yaratmadan yani sokağa dökülmeden karşılayıp yok etmeliyiz. 
    Türkiye’nin varlığına kast içinde olanların yani bu canavarlıkları tezgâhlayanların karşısına halkımızı da yanımıza alarak sadece meşru zeminlerde çıkmalıyız ve bütün bu pisliklerden de oylarımızla kurtulmalıyız…    
    * * *
    Cengiz’imize ve bütün şehitlerimize rahmet diliyoruz.
    Onlar, asil Türk Milleti’nin sinesinde, Atatürk ve Alparslan Türkeş ile yan yanalar.

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments