YAŞAMA İZ BIRAKANLAR…

Atilla ÇİLİNGİR

Bu yol, yol değil

Bu haber 03 Mart 2014 - 13:51 'de eklendi ve 755 kez görüntülendi.

Başbakan Erdoğan’a uyarılarını sürdüren MHP Lideri Devlet Bahçeli, ”Yasama da benim, yürütme de benim, yargı da benim, medya da benim diyen bir şahıs, artık gözü bir şey görmüyor, kimseyi tanımıyor. Kim itiraz ederse cezasını vermeye hevesleniyor, tek adam rolüne giriyor. Bu yol, yol değil. Bu bir tehlikedir. Bu Türkiye’yi de bitirir, AKP’yi de siler süpürür” dedi.

Manisa ve ilçelerinde önemli mesajlar veren ve 17 Aralık operasyonunun önemli bir tarih olarak siyasete, toplum hayatına not olarak düştüğünü ifade eden Bahçeli, “Nüfusun yüzde 51’i yoksulluk altında yaşıyor. Bu kadar yoksulluğun olduğu yerde bakanlar, bürokratlar, iş adamları ve arkasından da başbakanın yakınları milyar dolarla Türkiye’de oyun oynuyorlarsa, bu yiyenler-yemeyenlerin kavgasını başlatır” açıklaması yaptı

 HaberRes_33787 

Bahçeli, ”Yolsuzlukla mücadelede başarı olabilmek için, bunun hesabını sorabilmek için demokrasi içinde bir yol bulabilmeliyiz. Bu seçimdir. En yakın seçim 30 Mart’tır. 30 Mart’ta bu iktidar uyarılmalıdır. Yüzde 51’in aşağısına çekilmelidir. Bu olduğunda Çankaya yokuşunu çıkamaz. Cumhurbaşkanı olmak RecepTayyip Erdoğan için rüyadır, hülyadır. ‘Birlikte yürüyelim’… Bu yolların sonu Yüce Divan’dır. Bakanlar, Başbakanın yakınları bu yolda yürüsün, AKP’likardeşim bu yoldan çık, daha hakikatli yollarda yürümeye bak” çağrısı yaptı

 

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim çalışmaları kapsamında gittiği Manisa’da, Akhisar ve Kırkağaç ilçelerini ziyaret etti. Akhisar’da seçim otobüsü üzerinden partililere seslenen Bahçeli, seçimlere 28 gün kaldığına dikkati çekerek, oy kazanabilmek için bazen ahlaki boyutları da aşan davranışlara şahit olduklarını savunarak, bunlara rağmen 30 Mart seçimlerinin önemli olduğunu vurguladı.

Bahçeli, “Türkiye’nin bu kadar kritik döneminde yapılan seçim hayati. Buradan çıkan sonuç siyaseti yenidenşekillendirecektir. Milletimizin geleceğinin yeniden belirlenmesine fırsat verecektir. 30 Mart’ta belediye başkanlarını, belediye meclisi üyelerini seçiyoruz. 28 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı seçimi var. Sonra 25. dönem milletvekilliği seçimi olacak. Bunun üçünü bir doğru etrafından şekillendirirsek doğru bir sonuç elde ederiz, Türkiye’nin geleceğini yeniden belirleme hakkına sahip olabiliriz” diye konuştu.

 

AKP’Lİ SEÇMENE ÇAĞRI

AKP’ye oy verenlere seslendiğini söyleyen Bahçeli, “Sizi kırmak incitmek istemiyorum, hâlâ memnunsanız yolunuz açık olsun, Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte yürüyün bu yolları. ama öyle değilse, bu yollar kirlenmişse, karalanmışsa, bu yollarda güven ve huzur kalmamışsa birlikte yürümek için bir mecburiyetin olmadığını görmen lazım” dedi.

Yasama, yürütme ve yargıda Recep Tayyip Erdoğan’ın egemenliği oluştuğunu, Erdoğan’ın kendi medya ve basınını kurduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu: “Bir programda MHP’nin faaliyetini oradan duyunca aşırı derecede sinirleniyor. ‘Nasıl olur, ben tüm medyayı denetim altına almıştım’ diyor ve arkasında malum ‘alo’ geliyor. ‘Alo geliyor’ da sonundaki isimleri söylemeye dilim varmıyor. Sultan Fatih Mehmet’e ‘alo Fatih’ diyemiyorum. Onun için ‘alo’ diyorum. Karşısındaki de ’emrin olur’ diyor. Şimdi böyle bir kuvvetler birliği Erdoğan’ı yolundan çıkarıyor, şımartıyor.

Türkiye’nin temel meselelerini çözmek yerine Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye’deki ayağı oluyor. Tunus, Mısır,arkasından Libya, Suriye, tüm bunlarda darbeler var. Sosyal hareketlilikler var.

Yakın tarihte Ukrayna. Yarın Türkiye’ye bunların yansıması olabilir. Neden derseniz, yasama da benim, yürütme de benim, yargı da benim, medya da benim diyen bir şahıs, artık gözü bir şey görmüyor, kimseyi tanımıyor. Kim itiraz ederse cezasını vermeye hevesleniyor, tek adam rolüne giriyor. Bu yol, yol değil. Bu bir tehlikedir. Bu Türkiye’yi de bitirir, AKP’yi de siler süpürür.”

 

”BİLAL OĞLAN ŞİMDİ DE ADAYA HEVESLENMİŞ”

17 Aralık operasyonunun önemli bir tarih olarak siyasete, toplum hayatına not olarak düştüğünü ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: “Nüfusun yüzde 51’i yoksulluk altında yaşıyor. Bu kadar yoksulluğun olduğu yerde bakanlar, bürokratlar, iş adamları ve arkasından da başbakanın yakınları milyar dolarla Türkiye’de oyun oynuyorlarsa, bu yiyenler-yemeyenlerin kavgasını başlatır. Sayın Başbakan ‘bana komplo kurdular, darbeyle yıkmak istiyorlar’ diyor.

Kendi kendini kandırma. 4 bakanı avcunun içine alan İran’dan gelme birisi Türkiye’de tahliye oluyor. Bu nasıl iştir, bunu nasıl cevaplandırabiliriz. Adam dışarı çıktı. Hem de nöbetçi bir hakimle çıktı, nasıl bir hakimse. Çelenk gönderenler, geçmiş olsun için gidenler biraz utanın be. Yoksa bu kişinin bildiği mi var, tehdit mi ediyor? ‘Beni kurtarmazsanız konuşurum alayınızı yakarım’ mı diyor ? Eğer öyleyse yazıklar olsun iktidara. Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘benim partimin adı AK Parti’ diyor. Ama nasıl bir akmış. Kazan dibi gibi kapkara. Şimdi de kalkmış, baba oğlun muhabbeti televizyonlarda, gazetelerde. Yolsuzluk ve rüşveti inkar eden sayın Başbakan ‘bu montaj’ diyor.

Suçu reddediyor. Devletin tüm imkanları elinizde değil mi ? Üniversitelerde bunun eğitimi yapılıyor, ses mühendisliği denilen alanlar var, dinletin bakalım. Bilal oğlan hala konuşuyor, şimdi de adaya heveslenmiş. Bu doymazlık nedir ? Bunun gitmesi lazım. Hiçbir vatan evladı buna rıza gösteremez.

 

”30 MART’TA BU İKTİDAR UYARILMALIDIR”

Yolsuzlukla mücadelede başarı olabilmek için, bunun hesabını sorabilmek için demokrasi içinde bir yol bulabilmeliyiz. Bu seçimdir. En yakın seçim 30 Mart’tır. 30 Mart’ta bu iktidar uyarılmalıdır. Yüzde 51’in aşağısınaçekilmelidir. Bu olduğunda Çankaya yokuşunu çıkamaz. Cumhurbaşkanı olmak Recep Tayyip Erdoğan için rüyadır, hülyadır. ‘Birlikte yürüyelim’… Bu yolların sonu yüce divandır.

 

Bakanlar, Başbakanın yakınları bu yolda yürüsün, AKP’li kardeşim bu yoldan çık, daha hakikatli yollarda yürümeye bak.” Kırkağaç ilçesini de ziyaret eden Bahçeli, düğün salonunda partililere yönelik yaptığı konuşmada, Manisa’nın seçime büyükşehir belediyesi olarak gireceğine dikkati çekerek, hizmetlerin eşit, ihtiyaçlara cevap veren anlayışla yürütülmesi için büyükşehirin bir kurucu başkana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Obaşkanın tecrübeli, bilgi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, MHP’nin bu anlayışla aday olarak Cengiz Ergün’ü gösterdiklerini kaydetti.

Halkta bir öfke olduğunu belirten Bahçeli, belediye başkanlığı seçiminin iktidarı değiştirmeyeceğini ama uyaracak bir sonuç vereceğini belirterek, “Bir yerden başlaması gerekiyor. Bu adım mahalli idareler seçimi olur. Recep Tayyip Erdoğan’ı uyaracaksınız ve oylarını aşağıya doğru çekeceksiniz. ‘Biz yüzde 51’le geldik’ diyor. Türkiye’nin hiçbir sorununu çözemiyor. İşsizliği çözdü mü, emeklilerin durumu iyileşti mi” diye konuştu.

 

”BU BECERİKSİZ İKTİDARIN SONUNU GETİREBİLMEK İÇİN BAŞLANGIÇ 30 MART’TIR”

Manisa programı kapsamında ilçe ziyaretlerinde bulunan Devlet Bahçeli, kent merkezinde de seçim otobüsü üzerinden partililere seslendi.

Yerel seçimlerin çok önemli olduğunu, bu nedenle herkesin mazeretsiz sandığa giderek iradesini ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, sandık görevlilerinin hiçbir hileye fırsat tanımamalarını, dava şuuru ile görevlerine sahip çıkmalarını istedi.

Nüfusun 44 milyonunun yoksulluk altında olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Bu kadar yoksul olan ülkede bir avuç insanın Türkiyemizin tüm kaynaklarını kullanması, istismar etmesini kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.Yerel seçimlerin ardından Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanlığı, Haziran 2015’de ise 25. dönem milletvekilliği seçimi olacağına dikkati çeken Bahçeli, şöyle konuştu:

“Öyle bir dönemdeyiz ki 3 seçim birbirini tamamlayarak, arkası arkasına gerçekleşiyor. 30 Mart belediye başkanlığı seçimi olduğu için iktidar değişikliği getirmez. Yeniden bir siyasetin oluşumu ve gelişimi için birbaşlangıç olur. İkinci olarak Cumhurbaşkanlığı seçimi. Halk ilk kez Cumhurbaşkanını seçecek, çok büyük önem taşıyor. Üçüncü seçim iktidar değişikliğini öngörür.

Belediye başkanını seçerken bir amacı daha taşımalıyız, ülkeyi kötümser hale getiren, krizlerle, kutuplaşmalarla, çatışmayla yaşanabilir ülke durumunda çıkartmaya çalışan bu beceriksiz iktidarın sonunu getirebilmek için başlangıç 30 Mart’tır. Yüzde 51’le geldiklerini söylüyorlar, öyleyse ‘bu irade senden çekiliyor’ işaretinin verileceği seçim 30 Mart’tır. Eğer bu işareti verirseniz Recep Tayyip Erdoğan kendisine ya çekidüzen verecek ya da şimdiyekadar yaptığı gibi bildiğini okumaya devam edecek.”

 

SANDIK ÇAĞRISI

Türkiye’nin 2023’te lider ülke olmayı hak ettiğini ifade eden Bahçeli, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık sorgulaması siyasetimizde kara bir çizgi olmuştur. Bunu inkar etme, yok farz etme, herkesi suçlama, hain diye ilan etme, paralel diye itirazlarda bulunma… Türkiye Cumhuriyeti tek devlettir, tek millettir. Bunun paraleli olmaz, üçgeni olmaz, bunun dört köşesi, karesi olmaz. Yolsuzluk ve rüşvetin üzerini örtme. Yargıyı serbest bırak” diye konuştu.

Tartışılan ses kayıtlarının montaj olup olmadığının tespiti için Türkiye’nin gerekli teknolojiye sahip olduğunu kaydeden Bahçeli, “Montaj değil de gerçekse hanedanlarını yanına al, bakan çocuklarını, yolsuzluğun mimarlarını yanına al en yakın karakola var, ‘biz yolsuzluk yaptık’ de. Bunun örnekleri var” dedi.

Bahçeli, sandığın bunalımdan çıkış olduğunu vurgulayarak, “Kardeş kavgasını uzaklaştırır, yeni bir iktidarın oluşumuna fırsat verir. Öyleyse sandığa gitmeliyiz. İktidarın değişmesi elzem haline gelmişse millet iradesiylebunu değiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Bir süre sokakta yürüyerek vatandaşları selamlayan Bahçeli için dua eşliğinde kurban kesildi.

Saruhanlı ilçesini de ziyaret eden Bahçeli, kapalı pazaryerinde partililere seslenerek Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Saruhanlı Belediyesi için adaylarına oy istedi.

Vatandaşlara “Oy pusulasından haberiniz var mı?” diye soran Bahçeli, “Pusulanın en sonunda üç hilal var. Demek ki pusulanın en sonunda üç hilal varsa milletimizin en son umudu üç hilaldir. Geniş bir oy pusulası alacaksınız, başından sonuna bakmanıza gerek yok” diye konuştu.

Bahçeli, 30 Mart’ın 11 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi’nden kurtuluşunun günü olacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Yolsuzluğun ve rüşvetin kökünün kazındığı… Kim bulaştıysa alayı hesap verecek. Türkiye’nin bölünmesine yol açan demokratikleşme paketi ihanetine son verilmesi için bu seçimler önemlidir.”

”BU ÜLKEDE TEK DEVLETİ PARALEL YAPAMAZSIN”

Manisa programı çerçevesinde Turgutlu’yu da ziyaret eden Bahçeli, partisinin seçim merkezi önünden ilçe sakinlerine seslendi. Bahçeli, yasa değişikliğiyle birlikte Manisa’nın büyükşehir statüsünü kazandığını belirterek,MHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Ergün ile Turgutlu Belediye Başkan adayı Turgay Şirin’e destek istedi.

Yerel seçimlerin önemine değinen Bahçeli, “30 Mart yerel seçimleri, siyasi yönden önemli olayların olacağı dönemde olacak. 28 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı seçiminin halk oylaması yapılacak. Önümüzde yerel seçimler,  cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri var. Türkiye’nin kaderini belirleyeceksiniz. Bu ülke, tek devlet, tek millettir. Bu ülkede tek devleti paralel yapamazsın. Böyle hassas bir dönemde Türkiye’yi yönetenler, daha hassas olmalı. Onlar yapmıyorsa sizler yapacaksınız. Bugünkü siyasi iktidarı, oylarını aşağı çekmek suretiyle uyaracaksınız” diye konuştu.

Daha sonra Ahmetli ilçesine giden Bahçeli, buradaki konuşmasında, büyükşehir belediye başkanının, bilgili, tecrübeli, sorunların ne olduğunu bilen, nasıl çözeceğini de planlayan biri olması gerektiğini belirterek, bu doğrultuda aday belirlediklerini dile getirdi.

Manisa programı kapsamında son olarak Salihli ilçesini de ziyaret eden Bahçeli, yerel seçimlerde seçmenin, siyasi iktidarın uygulamalarına karşı uyarıcı görevini yapması durumunda, ülkeye büyük fayda sağlayacağını belirterek şunları ifade etti:

“Özellikle AKP’ye oy vermiş kardeşlerimiz şuna dikkat ediniz ki Türkiye, iyi yönetilmiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, milletimizden aldığı desteği tam kavrayamadı, anlayamadı, yorumlayamadı. Yüzde 51 oy ile tek başınaiktidar olmuşsan, olmuşsundur.

Millet başkasını isterse bu defa başkası iktidar olur. Bugünkü iktidarın siyasi ömrü tükenmiştir. Başbakan önce yasamayı, sonra yürütmeyi, sonra da basın ve medyayı denetimi altına alarak kendisine güç birikimi sağlayıp Türkiye’yi istediği gibi şekillendirme arzusu taşımaktadır.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments