Karanlık dehlizlerde gece sefası

Bu haber 27 Mart 2014 - 19:58 'de eklendi ve 555 kez görüntülendi.

Prof.Dr.Ali Osman Özcan

Tatlı çılgınlar karanlık dehlizlere girip sefa sürmeye çalışırlar. Bunu yaparken kelebek peşinde koşan bir hayalet görürler. Bütün sefaları cefaya dönüşmek üzereyken bu işin bir şaka olduğunu sezip kendi kendilerine gülerler. Kendi kendilerine bu işin doğru olup olmadığını tartışırlar. Bazıları bunun doğru olduğunu; fakat gerçekler toplamı olmadığını ileri sürerek karşı çıkar. Bir diğeri bu meselede bir doğruluk payı olduğunu, bunu doğruculukla aynı olmadığını ileri sürer. Bunlar tartışıp dururken birisi yaptıkları işin zararsız delilerin işi olduğunu söyleyip güler. Kelebek peşinde koşanların zihinsel etkinlikleri henüz biçimlenmediğinden her söylenene inanma alışkanlığıyla hareket eder.
Siyasi partilerimizin karanlık dehlizlerde gece sefasına çıkıp bilgi alanında at dolaştırır gibi zihinleri dolaştırmaya kalkışları gerçekten ilgi çekicidir. Zihin alanında bilgiyi dolaştıracak yerde, bilgi alanında zihinler dolaştırılmak istenmektedir. Böyle bir durum, gerçekten gülünç bir durumdur. Gönül atölyesinde üretilmeyen sloganlarla oy peşinde koşmak, üretken hayal gücünü gezintiye çıkarmaktan başka bir şey değildir. Karanlıkta göz kırpmaları görecek gözler kör olunca bilgiyi dolduracak küpler de delinmiş olacaktır. Oysa ustaca yazılan sloganlar, ahmakça konuşmalar yüzünden etkilerini kaybetmektedir. Bunlara karşı seçmenlerin alaycı şüpheleri gece sefasını cefaya çevirmektedir.
Karanlık dehlizlerin yetenekli avcıları alaycı stratejileri ile dehalarını konuşturma derdine düşmüşlerdir. Onların umut ettikleri otoriteler git gide kendilerinden uzaklaşmaktadır. Gece sefası kurgusu da bir kurgu olup atlama taşı yapabilecek bir güven noktası aramaktadır. Ancak güvensizliğin emici pompası onu oyunbaz kara deliğe doğru çekmektedir. Böylece bilmezliğin yokluk denizinde yüzmeye çalışan gece sefası sürenler, anafora kapıldıklarından bir haberdirler. Yıkıcı ve olumsuz taktikler kullanarak çöp tenekelerini oy sandığı zannetme hatası, sefa umuduyla yola çıkanları cefa hapishanesine yollamaktadır.

Karanlık düzlüklerin gece sefacıları olan gençler, kibirlerinin pis kokuları yüzünden burunlarını kapatmak zorunda kalmışlardır. Bunlar her şeyi bildiklerini zanneden zihinsel güvenliklerini bir tarafa bırakan gençlerdir. Ayrıntılarla uğraşmaktan hoşlanmadıkları için, bilgileri de mozaik parçaları gibi dağılmış olmaktadır. İddiacı olan bu gençler, düşüncelerinin içindeki şüpheyi bile görmekten aciz olduklarını görmezken, deneyimli sefacıların önündeki ufuklar açılmaktadır. Toplumsal sorunları eleştirirken tamirat yerine tahribatı koyanların mutlulukları nasıl açıklanabilir? Tamirat ile tahribatı birbirine karıştıranların şiddet ile tahribatı da karıştıracağı açıktır.
Karanlıkta sefa sürmeye kalkanlar öncelikle kulaklarıyla görmeyi, gözleriyle işitmeyi öğrenmek zorundadırlar. Kulaklar görmez, gözler işitmez olduğunda ortaya çıkan düşünme biçimi öykücülükten başka bir şey değildir. Dolayısıyla bu kişiler, bilgi alanında zihin dolaştırmasına çıkıp başkalarını da aldatabilmektedirler. Bunların ileri sürdüğü fikir ve uygulamalara aldanmamakta gerekir. Söylemlerdeki şiir zenginliği, matematiksel gerçekliği unutturduğunda cehalet sevinmeye başlar. Doğrucu Davutları taşlama savaşında kahramanlık ve yiğitlik gösterenler, ne derece hayırlı insanlardır? İnsanlığa hayrı dokunan insanlara ne mutlu!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments