DOLAR
8,2682
EURO
10,0627
ALTIN
487,34
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...

Bayrak as ey millet! 

Bayrak as ey millet! 
11.06.2014
0
A+
A-


 
   TORUNUM iki gündür soluk almadan, büyük şairimiz Arif Nihat Asya‘nın “Bayrak” şiirinden dizeler okuyor…
   Odası da bayraktan geçilmiyor…
   İki balkonumuz var; ikisine de büyük bayraklardan astırdı. Gece de balkonların ışığını sabaha kadar kapattırmadı. Gözünü kapatıp uyuduğunu da sanmıyorum. 
   Operasyon bitmiş değil; anladığıma göre devam edecek…
   Bayrak şiiri dizeleri de…
   Yatağa gitmeden önce karşıma dikildi, “Dedeciğim” dedi, “Bu bayrak hiç inmeyecek değil mi…”
   Söz verdim:
   -Asla kızım, asla inmeyecek, ahdımız olsun inmeyecek! 
    ………………………………..
   Bugün üçüncü gün…
   Yaşadığımız muhteşem tablonun altında artık, torunumun imzası var…
   Bizi gören konu komşu da camlarına ve balkonlarına bayrak astı değerli okurlar…
   Mahallemiz sanki gelincik tarlası…
   Şehitlerimizin kanlarıyla dalgalanan şanlı bayrağımızın altında soluk almak ne büyük nimet!
   ……………………………..
   Siyasal otoritenin oy cambazlığı yüzünden, devlet güçleri ister istemez stratejik numaralarla durumu idare etmeye çalışıyor. Oysa ülke, cambazların elinde olmasaydı askeri alandan bayrağımızı indiren piçe herhalde gereken yapılırdı.
   Bir müdahale, başımızdaki cambazların işine gelmeyecekti. Müdahale, çatışma getirir ve ortalıkta dolaşan yapay çözüm süreci bozulurdu…
   Valiler de bu nedenle “Görev alanınız içerindeki askeri birliklere talimat verebilirsiniz” şeklindeki hiyerarşik budama usulünü kullanma talimatı alınca asker, teröristin üzerine gidemedi… 
   ……………………………..
   Olayı canlandırın; hain piç, direğe tırmanıyor ama asker aldığı emir gereği müdahale edemiyor…
   Sonra da kalkıyorsun, müdahale emri vermedi diye komutan hakkında soruşturma başlatıyorsun; tabii önce de birliği teftişe tâbi tutuyorsun. Ordunun başındaki zat, yani Genelkurmay Başkanı Orgeneral için bu koşullarda istifa söz konusu değil mi?
   Bir Genelkurmay Başkanı hangi koşullarda istifa zorunda kalır?
   Olay bir demokratik ülkede yaşansaydı Genelkurmay Başkanı daha o an istifa ederdi…
   Bizimkinde böyle bir anlayış ve cesaret nerede!
   ………………………………
   -Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir….
   Böyle diyebiliyor muyuz?
   Diyorduk…
   Ama şanlı bayrağımızın askeri garnizonda uğradığı saldırıdan sonra egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğunu söylemek o kadar kolay değil! 
   Bir milletin kutsalı sayılan bayrağına, hain piçler tarafından yapılan saldırıyı insan, hayatı pahasına da olsa engellemeye kalkardı. 
   Ancak bireyleri bu anlayışta olan bir toplum, egemenlikten bahsedebilir. 
   Gerisi, cambaz seyreder gibi olanı biteni seyreder ve ileri demokrasiden filan dem vurarak prototip demokrat moduna yatar…
   ……………………………..
   Genelkurmay Başkanı’nın istifasını dilemekten önce Başbakan’ın istifasını dilemek lâzım galiba…
   Zira bütün bu çarpık çurpuk gelişmelerin oluşması ve milli değerlerimizin zedelenmesi, onun yanlışlarından kaynaklanıyor; dolayısıyla ortaya çıkan eserin de müellifi Başbakan…
   * * * 
   İRAN Devlet Başkanı geldi, pek sıcak karşıladık…
   Adam, Acem halkına göre Ahmedinejat‘tan daha demokrat ve modern dünyaya daha yakın…
   Oysa o da mollalar âleminden gelme biri; ne kadar demokrat ve modern dünyaya yakın olacak ki…
   Lâf işte… 
   Abdullah Gül de konuğuna büyük iltifatta bulundu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yükseltilmesini diledi.
   Biliyorsunuz İran, Suriye’deki dikta rejimine her türlü yardımı yapan bir ülke. Esad‘a silah, füze,  mühimmat, ilaç ve para yardımı yaptı, hâlâ da yapıyorlar. Biz de aksine Esad’a karşı ayaklananlara destek veriyoruz, silah, mühimmat, ilaç ve para yolluyoruz. Kapılarımızı iç savaştan kaçanlara açıyoruz. Oysa İran’da kaçak tek Suriyeli yok…
   Bu kadar birbirine zıt işler yapan iki ülkenin dostluk ve kardeşlik terâneleriyle nereye varacağını sanıyorlar meraka değer…
   Peki ziyaretin asıl sebebi ne, onu da söyleyim; Ahmedinejat döneminde serbest piyasaya akıtılan İran petrolünden sağlanan 300 milyar dolara yakın petrol parası.
   Nerede bu para!?
   Bu para, acem cambazlar tarafından deve yapıldı; bizdeki yolsuzluk ve rüşvet paraları da o paralardan…
   İran şimdi onları iade edin diyor…
   Ziyaretin asıl sebebi bu!
   Gelişmeleri bekleyelim…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.