Bu, prototip…

Bu haber 04 Haziran 2014 - 12:54 'de eklendi ve 664 kez görüntülendi.

   DÜNYA, ne geçen, ne  de bu yüzyılda desteksiz atan, belgesiz ve bilgisiz konuşan, sataşmadık mecra, kişi, ülke bırakmayan siyasetçi gördü…
   Bu adam ilk…
   Hepsini yaptı, yapıyor da…
   Üstelik, her lâfına destek olacak bilgi ve belgeyi bulabilecek konumda ama ulu orta, yani sallapati ve basma kalıp konuşmaktan garip bir zevk alıyor…
   Tuttu, polisin pasaport kontrolu yaptığı CNN muhabiri İvan Watson‘u Türkiye aleyhine çalışan bir ajan- casus ilan etti. İyi ki“Pensilvanya’daki zatın müridi” diyerek de karalamadı…

   Oysa Watson da, yurt dışında görev yapan herhangi bir Türk gazetecisi gibi sadece basın mensubuydu ve dünyaca da tanınan bir isimdi…
   Adamı Taksim’den aldılar, yaka paça götürdüler, sorguladılar, sonra da salıverdiler…
   Özür (!) dilemek mi?
   O da neymiş; bizim demokrasimizde polis tarafından darbedilerek götürülen insanın masumiyeti ortaya çıksa da ondan af maf dilenmez. Sadece fişlenir; hem sonra koskoca devlet bireyden ne affı dileyecekmiş…
   ………………………….
   Watson olayını Wahington da amma büyüttü yani; Obama’nın sözcüsü Marie Harf dün, arkadaşın işkembe-i kübradan -Farsça şikembe-i kübra- attığı bu ajanlık iddiasına derhal yanıt verdi ve bizimkini gülünç ve saçma şeyler söylemekle suçladı…
   Yakıştı mı?
   Desteksiz atmaktan bahsediyorum…
   Takındığı birçok tavır gibi bu da yakışmadı… 
   …………………………..
   Onların çocukları Amerika Birleşik Devletleri’nde okuyormuş…
   “Onlar” derken kimleri işaret ettiğini, insanlar istedikleri gibi anlayabilirler…
   Amerika’da okuyan çocuklar, kimine göre dağdaki terör örgütüne kentlerde siyasal destek verenlerin
mahdumları ya da kerimeleri, kimine göre de CHP’lilerin çocukları olabilir…
   Pekiii, çocuklarını Amerika’da okutanların vatanseverliğinden şüphe edilebilir mi?
   Ben etmem…
   Ama sizin de bu arkadaş gibi düşünce melekeniz dumura uğramak üzereyse, evladını Amerika’da okutanlar hakkında endişe duyabilir, hatta “hainler” diyebilirsiniz… 
   …………………………
   Ziya Paşa’nın dilimize yerleştirdiği bir deyiş vardır; şöyle:
   -Dinime dahl eden bari Müselman olsa…
   Bu deyiş zaman içerisinde deyime dönüşmüştür ve bugünkü Türkçemizde “Dinime küfreden bari Müslüman olsa” şeklini almıştır…
   Başkalarının çocuklarını Amerika’da okutulmasına dikilen insan hele de kendi çocuklarını o ülkede okuttuysa konuşma hakkına hiç sahip değildir…
   Nokta!
   * * *
   DÜN arşivimi kurcalarken bizimkinin methederek yere göğe sığdıramadığı Adnan Menderes ile Demokrat Parti dönemine ait bilgilerimi tazelemek istedim…
   DP ve Basın başlıklı dosyamı yeniden karıştırdım…
   Bugün yaşanan ve basına reva görülen baskı ve şiddetin o gün de yapıldığını bir kez daha anımsadım…
   On yıllık DP iktidarı boyunca tam 238 gazeteci mahkûm olmuş değerli okurlar…
   İçeri girenler arasında Yusuf Ziya Ademhan, Metin Tokedeğerli okurlwrr, Erdoğan Tokatlı, Şinasi Nahit Berker, Altan Öymen, Tarık Hololu, Abdülkadir Gürol, İsmail Aras, Ülkü Arman, Bedii Faik, Ahmet Emin Yalman, hatta 75 yaşındakiHüseyin Cahit Yalçın da var…
   Bu gazeteciler içeri atıldığında, 1954 seçiminde oyların yüzde 57.5’ini alan ve Meclis’e 502 vekille giren
DP’nin iktidarı sürüyordu…
   Basına yapılanlarla demokrasiye rağmen baskı ve şiddeti sürdüren iktidar, yalan ve talanla gittiği 1957 seçiminde yüzde 47’ye geriledi ve vekil sayısı da 424’e düştü….
   Bey kardeşimizin sık aralıkla sahip çıktığı Menderes ve DP dönemi, beni bu kısa araştırmayı yapmaya itti. 
   Ne yalan söyleyim; CNN muhabirine yapılan kaba hareket ve iğrenç suçlama da bunda etkili oldu… 
    Casus (!) Watson’a teşekkürlerimi sunarım…

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

takipçi satın alinstagram takipçi satın altwitter takipçi satın altiktok takipçi satın alyoutube abone satın alfacebook takipçi satın altwitch takipçi satın al