ÇOCUK SESLERİ

Ahmet URFALI

Gönüllerde yatan

Bu haber 08 Haziran 2014 - 19:24 'de eklendi ve 502 kez görüntülendi.

CUMHURBAŞKANI adayları henüz açıklanmadı ama insanlar gönüllerinde yatan isimleri sıralamaya başladı…
   AKP’lilerin gönlünde kimin yattığı malûm; yargılanması ihtimalini şimdiden önlemeye çalışan bir muhterem, Çankaya’ya gözünü dikmiş vaziyette…
   Parti içi önemli bir desteğe sahip, ancak halkın desteğini alıp almayacağı endişesinden kurtulabilmiş değil!
   O nedenle adaylığını açıklamayı sürekli erteliyor…
   Oysa Mehmet Ali Şahin formülü açıkladı; muhterem Çankaya’ya, Gül Başbakanlığa…
   Tutar mı?
   Sanmıyorum; bu formülü Abdullah Gül çoktan reddetti!
   ……………………….
   Benim bir adayım var, Abdüllâtif Şener
   Çankaya’ya yakışır…
   Keşke kabul etse; halkımız herkesin aradığı onlarca meziyeti bir araya getirmiş bu isimde buluşabilir…
   Şener, AKP’nin muhtemel her adayına en az on basar on!
   ………………………..
   Muhalefetin “Çatı aday” olarak Şener’i düşünmesi ve onu ikna etmesi ülkenin hayrına olur.
   MHP ve CHP, Şener kadar dirayetli, bilgili, vatansever, namuslu, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, laik cumhuriyete, bağımsızlığa, parlamenter sisteme üniter devlet anlayışına bağlı başka isimler de bulabilirler ama halkımıza en sempatik gelecek ismin Abdüllatif Şener olması ihtimalinin çok yüksek olduğu gerçeğini ortadan kaldıramazlar.
   Bir adayda, başka ne arıyoruz ki…
   * * *
   ÜLKEDE provokatör neden çoğaldı?
   Neden çocuklar dağa kaldırılıyor?
   Sokaklar neden devletin değil de eli molotoflu terör yandaşlarının egemenliği altında? 
   Neden bölücülük tırmandırılıyor, neden ülke içerisinde bir başka devletin kurulmasına çalışılıyor?
   Neden kadın cinayetleri?
   Soygunlar, yaralamalar, kanlı kansız ayaklanma provaları neden?
   Neden 301 madencimiz nefes alamadan toprak altında soluksuz kalıp can veriyor?
   Soruları çoğaltın…
   Hepsinin tek yanıtı var:
   –Çünkü ülkede siyasal otorite yok, terörist otorite var…
   ……………………….
   Bütün bu sıraladığım ve sıralamaya yer bulamadığım onlarca rezalet ve kepazelik yaşanırken hepsini önlemekle yükümlü merci gereğini yapmaz ve olanı biteni halka şikâyet ederse, aczini ikrar etmiş olmaz mı?
   İddia makamı ispatla yükümlüdür derler ya, o yargılama aşamasında öyle; şayet iddia makamı aczini ifade ediyorsa o zaman ispata ne gerek var!
   İddiasına ilişkin ispat yükümlülüğünü de yerine getirmiş demektir…
   Epey karışık…
   ………………………..
   Bir iktidar nasıl otoriter olur?
   Elbet de hukuk ve yasalarla…
   Şayet iktidar, ucu önünde sonunda kendisine dokunacak diye hukuk ve yasaları görmezden gelip rezaleti ve kepazeliği canlı tutarsa otorite elbet de oluşmaz.
   Sadece baskıcı, işkenceci, haksızlığa ve hukuksuzluğa dayalı ve demokrasi dışı bir otoriter anlayışın egemenliği yaşanmaya başlanır.
   Gerçek meydanda…
   Başımızda bir devlet var ama adam gibi bir iktidar yok…
   Başımızda “Milletin a…. koyacağız” diyecek kadar azgın, terbiyesiz, şerefsiz iş adamlarına ihale veren, kredi açan, havuz medyası kurduran, yolsuzluk ve rüşveti meziyet sayan, rezillik ve kepazeliğin ne başlangıç, ne de bitiş noktasını bilen bir siyasal irade var…
   Her musibeti marifetmiş gibi, padokta yularından tutup sellem selam gezdiren ve teşhir eden bir iktidar!
   ……………………….
   Sütçü beygirleriyle yarış kazanılsaydı saf kan Arap ve İngiliz tayları “İşe yaramıyor, bari kesip sucuk yapalım”diyenler tarafından boğazlanırdı…

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments